gundemdekal.com

Son yazılar

1505 yazı

Estonya Cumhurbaşkanı Karis, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak

Estonya Cumhurbaşkanı Karis, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak

Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde, iki ülke ilişkileri tüm yönleriyle gözden geçirilerek, iş birliğinin geliştirilmesi için atılabilecek ortak adımlar ele alınacak. Türkiye ve Estonya arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 100'üncü yıl dönümüne denk gelen ziyaret kapsamında, ikili münasebetlerin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunulması da öngörülüyor.

Pakistan'da aşırı sıcaklar: 29 kişi öldü

Pakistan'da aşırı sıcaklar: 29 kişi öldü

Pakistan'ın Sind eyaletinin Karaçi kentinde, aşırı sıcaklar nedeniyle 29 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Dawn gazetesinin haberine göre, ülkedeki yardım kuruluşlarından yetkililer, Karaçi kentinin farklı bölgelerinde son 3 günde aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybeden 29 kişinin cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı. Yüzlerce kişinin de kentteki hastanelere kaldırıldığı aktarıldı. Öte yandan, ülkedeki en büyük yardım kuruluşlarından Edhi Vakfı yetkilisi Faisal Edhi, AA'ya yaptığı açıklamada, aşırı sıcaklarda hayatını kaybedenlerin sayısının çok daha fazla olduğunu söyledi. Edhi, son günlerde kuruluşun Karaçi'deki morglarına aşırı sıcaklar nedeniyle öldüğü düşünülen yüzlerce kişinin getirildiğini, doktorlar teşhis koymadan ölümlerin sebebinin ne olduğunu tam olarak bilemeyeceklerini dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrailli bakana tepki

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrailli bakana tepki

Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan paylaşımına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanının bir sosyal medya platformunda yaptığı paylaşım hakkında açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İsrail Dışişleri Bakanının, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan seviyesiz paylaşımını, ancak soykırım suçlamasıyla yargılanan bir devletin yetkilisi tarafından benimsenecek bir üslup olarak değerlendiriyoruz. Bu tür iftira ve yalanlar, İsrail'in işlediği suçları örtbas etme çabasının bir parçasıdır. Türkiye, adalet ve barış için mücadele etmeye devam edecektir."

Bolivya'da darbe girişimi | Devlet Başkanı Arce halkı meydanlara çağırdı

Bolivya'da darbe girişimi | Devlet Başkanı Arce halkı meydanlara çağırdı

Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını kuşattı. Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Luis Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Arce, "Halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir" dedi. Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını sardı. Çok sayıda güvenlik gücüne karşı Bolivya halkı da sokağa çıktı. DEVLET BAŞKANI ARCE'DEN ORDUYA "GERİ ÇEKİLME" ÇAĞRISI Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce, ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek, ordudan, demokrasiye saygı göstermesini istedi. X sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Arce, "Bolivya ordusunun bazı birimleri tarafından bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirilmesini kınıyoruz. Demokrasiye saygı gösterilmelidir." ifadesini kullandı. ARCE, HALKI MEYDANLARA ÇAĞIRDI Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Luis Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Ulusal seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunarak, "Bolivya'nın devlet başkanı ve bakanları görevlerinin başındadır ve halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir. Demokrasiye ve anayasaya saygı duymalarını istiyorum." ifadelerini kullandı. Hükümetini destekleyen ülkelere teşekkür eden Arce, "Bize destek olan kardeş ülke devlet başkanlarını selamlıyoruz ve onlara teşekkür ediyoruz. Demokrasiye sahip çıkan belediye başkanlarına, valilere ve polis müdürlerine teşekkür ediyoruz. Demokrasiye sahip çıkan halkımızı selamlıyoruz." diye konuştu. Yerel basında çıkan haberlerde, tank ve kapüşonlu askerlerin başkent Plaza Murillo Meydanı'ndaki sivilleri tahliye ettiği ve bölgeyi kordon altına aldığı kaydedildi. Haberlerde, Bolivya ordusunun üst düzey komutanlarının yürütmeye el koymakla tehdit ettiği öne sürüldü. Sosyal medyaya yansıyan haberlerde ise askeri birliklerin Genelkurmay Başkanlığı civarında konuşlandığı belirtildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, askeri zırhlı aracın başkent La Paz'daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı görülüyor. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ediliyor. Eski Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales ise sosyal meyda hesabıdan yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin "darbe" yapmaya çalıştığını duyurdu. Morales, "Darbe yaklaşıyor. Genelkurmay Başkanlığındaki komutanlar, 15.00'te acil toplantı çağrısında bulundu. Kent ve kırsal kesimdeki tüm halkımıza demokrasiyi savunmaları için ulusal seferberlik çağrısında bulunuyoruz. Süresiz genel grev ilan ediyoruz. Silahlı kuvvetlerin, demokrasiyi ihlal etmesine ve halkı sindirmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı. YENİ ATANAN ORDU KOMUTANININ EMRİ ÜZERİNE ASKERLER GERİ ÇEKİLDİ Devlet Başkanı Luis Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Sanchez, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Askeri kalkışmayı kınayan Sanchez, "Cadde ve meydanlardaki tüm askerlere ve personele birliklerine dönmelerini emrediyorum." ifadesini kullandı. Sanchez, "büyük" bir sorumluluk aldıklarını vurgulayarak, "Böyle bir göreve layık görülmekten onur duyuyorum. Bize güvendikleri için Devlet Başkanı ve Savunma Bakanı'na teşekkür ediyoruz. Cadde ve meydanlarda hiç kimsenin arzu etmeyeceği görüntülerle karşı karşıyayız. Ordunun yeni komutanı olarak, demokrasi dışı eylemlere izin vermeyeceğimizi bildirmek isterim." diye konuştu. Basında çıkan haberlerde, askeri kalkışmanın 25 Haziran'da görevden alınan eski ordu komutanı Jose Zuniga'nın öncülüğünde yapıldığı iddia edildi. Zuniga'nın, ülkede 2025'te yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimine ilişkin eski Devlet Başkanı Evo Morales'in adaylığına karşı çıktığı ve rahatsızlığını hükümete ilettiği öne sürüldü. Zuniga'nın başını çektiği askerlerin hükümet sarayını ele geçirerek yeni bir bakanlar kurulu oluşturmaya çalıştığı belirtilen haberlerde, Morales'i "açık" şekilde tehdid eden Zuniga'nın, "Onun anayasayı çiğnemesine ve halkın verdiği yetkiye itaatsizlik etmesine izin vermeyeceğiz. Silahlı kuvvetler, vatanın silahlı kanadıdır. Bu vatanı onlardan geri alacağız. Ülkemiz, bu şekilde daha fazla devam edemez." ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Fransa'da mahkeme, Esad için tutuklama emrini onayladı: Doğu Guta katliamı

Fransa'da mahkeme, Esad için tutuklama emrini onayladı: Doğu Guta katliamı

Fransa'da mahkeme, Suriye'deki rejimin lideri Beşşar Esed için 2013'te Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde yapılan kimyasal saldırıda "suça ortaklık ettiği" gerekçesiyle çıkarılan tutuklama emrini onayladı. Paris Temyiz Mahkemesinin yazılı açıklamasında, Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (Pnat) tarafından yapılan ve "Esed’in yargı dokunulmazlığına sahip olması" nedeniyle hakkında çıkarılan tutuklama emrinin geçersiz ilan edilmesini talep eden iptal başvurusunun reddedildiği ve tutuklama emrinin onaylandığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında, "kimyasal silah kullanım yasağının, emredici bir norm olarak uluslararası hukukun bir parçası olduğu ve bu suçların rejimin liderinin resmi görevleri arasında görülemeyeceği" kanısına varıldığı bildirilen açıklamada, "Suriye'nin Esed'i bu suçlardan yargılamayacağı, rejim liderinin kişisel dokunulmazlığından feragat etmeyeceği" ve Beşşar Esed hakkında Fransa'da çıkarılan tutuklama emrinin geçerli olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, davanın tetkik hakimlerine iade edileceği ve gerekmesi halinde savcılığın Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunmak için 5 gün süresi bulunduğu aktarıldı. Mahkeme, Kasım 2023'te, Esed'i 2013'teki Doğu Guta kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamış ve Esed hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Hakkında tutuklama emri çıkarılanlar arasında Esed'in yanı sıra kardeşi Suriye ordusu Dördüncü Tümen Komutanı Mahir Esed ve rejim generali de bulunuyor. Paris'teki mahkeme, 2013 kimyasal saldırılarına ilişkin soruşturmasını 2021'de açmıştı. DOĞU GUTA KATLİAMI Suriye yönetimi, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silaha başvurarak 1400'ün üzerinde sivili öldürmüştü. Doğu Guta, 2018'de de Suriye yönetiminin en sıkı ablukayı uyguladığı, neredeyse tüm silahları kullandığı bölge haline gelmişti. Bölgedeki muhalifler, Şam yönetimi ve Rusya ile yaptıkları mecburi anlaşma neticesinde Nisan 2018'de Doğu Guta'yı boşaltmak zorunda kalmıştı.

Bolivya nerede? Bolivya'nın haritadaki konumu

Bolivya nerede? Bolivya'nın haritadaki konumu

Bolivya'da "olağan dışı bir askeri hareketlilik" bildirildi. Bolivyalı üst düzey yetkililer de, ordunun ve tankların meydanı ele geçirdiğini söyleyerek bunu bir "darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Ordu'nun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Peki, Bolivya nerede? Bolivya ya da resmî adıyla Bolivya Çokuluslu Devleti bir Güney Amerika ülkesidir. Başkenti Sucre olup; La Paz, Cochabamba, Santa Cruz, Potosi diğer önemli şehirlerinden birkaçıdır. Ülke İspanyol sömürgeciliği döneminde Yukarı Peru olarak adlandırılan bu bölgeye daha sonra Güney Amerika'yı İspanyol boyunduruğundan kurtaran Simón Bolívar'ın anısına Bolivya (Bolivar'ın ülkesi) ismi verilmiştir. Bolivya nerede? Bolivya'nın haritadaki konumu Bolivya'da "olağan dışı bir askeri hareketlilik" bildirildi. Bolivyalı üst düzey yetkililer de, ordunun ve tankların meydanı ele geçirdiğini söyleyerek bunu bir "darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Ordu'nun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Peki, Bolivya nerede? Güney Amerika ülkesi Bolivya, İspanya'dan bağımsızlığını kazandıktan sonra sayısız darbe ve savaş gördü. 1825'ten bugüne kadar 180'e yakın darbe, ondan fazla anayasa ve 80 devlet başkanı gören ülke, Şili ile girdiği savaşın ardından Pasifik Okyanusu’na olan kıyısını kaybederek bir kara devleti haline geldi. 1982'den bu yana sivillerin yönetimindeki Bolivya’yı, 2005'teki seçimleri kazanan sosyalist Devlet Başkanı Evo Morales yönetiyor. Künye Nüfus: 11 milyon (2015 tahmini) Etnik yapı: Yüzde 68 Mestizo (beyaz-yerli melezi), yüzde 20 yerli, yüzde 5 beyaz, yüzde 2 cholo, yüzde 1 siyahi, yüzde 4 diğer Yüzölçümü: 1,09 milyon kilometre kare Dil: 2009 anayasasına göre İspanyolca ve 36 farklı yerel grubun kullandığı toplam 37 resmi dil bulunuyor. Din: Yüzde 92,8 Hristiyan, yüzde 1,7 diğerleri, yüzde 5,5 herhangi bir dine inanmıyor Para Birimi: Boliviano Genel Durum Güney Amerika'da Paraguay ile okyanusa kıyısı olmayan iki ülkeden biri olan Bolivya, bağımsızlığının üzerinden geçen 200 yıla yakın sürede yaşadığı siyasi çalkantılarla tanınıyor. İspanyol sömürgesi olduğu dönemde Yukarı Peru olarak adlandırılan ülke, 1825 yılında İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti, ancak bu bağımsızlık 1847 yılında tanındı. Bağımsızlığını kazanmasında Simon Bolivar'ın katkısı üzerine ülke Bolivya ismini aldı. Resmi adı Bolivya Çokuluslu Devleti olan Bolivya, Güney Amerika'nın en yoksul ve geri kalmış ülkelerinden biri. Ülke topraklarının üçte biri dağlık araziden oluşuyor. Komşuları Brezilya, Paraguay, Arjantin, Şili ve Peru. 1879 yılında Peru ile Şili'ye saldıran Bolivya, Pasifik Savaşı'nı kaybederek Pasifik Okyanusu kıyısındaki topraklarını Şili'ye kaptırdı. Başkenti Sucre olan ülkenin en önemli kentleri Santa Cruz ve La Paz. Nüfusunun büyük çoğunluğunu beyaz ve yerli melezi Mestizoların oluşturduğu Bolivya'da en fazla kullanılan resmi dil İspanyolca iken yerli kabilelere ait bugün bazıları kullanılmayan 36 dil de resmi dil olarak kabul ediliyor. Bunlardan en fazla Guarani, Aymara ve Quechua dilleri kullanılıyor. Bolivya, Güney Amerika’da sosyalist devrimlerin yöneticilerinden Che Guevera'nın öldürüldüğü ülke olarak da tanınıyor. Ekonomi Gelişmekte olan bir ülke konumundaki Bolivya nüfusunun yüzde 53'ü yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ülkede temel geçim kaynakları tarım, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve tekstil. Ülke başta lityum, doğal gaz ve kalay madeni olmak üzere çeşitli madenler açısından oldukça zengin. Dünya lityum rezervinin yarısının Bolivya'da olduğu belirtiliyor. Gayrı safi yurt içi hasıla beklentisi 2017 yılı için 39 milyar dolar olan Bolivya, dünyanın 96. büyük ekonomisi. Kişi başına düşen milli gelir 3 bin 500 dolar ile dünya genelinde 119. sırada yer alıyor.

IMF'den Kenya açıklaması: Durumu yakından izliyoruz

IMF'den Kenya açıklaması: Durumu yakından izliyoruz

Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, Kenya'da son günlerde yaşanan olaylardan üzüntü duyduklarını belirterek, IMF'nin ülkedeki durumu yakından izlediğini bildirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack yazılı açıklamasında, Kenya'da son günlerde yaşanan trajik olaylardan derin kaygı duyduklarını vurgulayarak, "Can kaybı ve çok sayıda yaralanmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Düşüncelerimiz, ülkedeki krizden etkilenen tüm insanlarla birlikte." ifadesini kullandı. IMF'nin Kenya'daki durumu yakından izlediğini dile getiren Kozack, şunları kaydetti: "Kenya'yı desteklemekteki temel amacımız, karşılaştığı güç ekonomik zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olmak, ekonomik beklentilerini ve halkının refahını artırmaktır. Sağlam, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik bir rota çizmek için Kenya ile birlikte çalışmaya kararlıyız." KENYA'DAKİ GÖSTERİLER Kenya'da çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu göstericiler, 18 Haziran'dan bu yana ülkenin farklı şehirlerinde 2024 Finans Tasarısı'nı protesto ediyor. Vergi artışlarına tepki göstermek ve ekonomi politikalarına yönelik endişeleri dile getirmek için düzenlenen protestolara güvenlik güçleri müdahale etmiş ve birçok kişi gözaltına alınmıştı. Hükümetin vergi düzenlemesine karşı çıkan ve meclis binasına giren göstericilere polisin ateş açması sonrası başkent Nairobi başta olmak üzere ülke genelinde çıkan olaylarda 23 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Bolivya'da darbe girişimi: Halk meydanlara döküldü, ordu komutanı tutuklandı

Bolivya'da darbe girişimi: Halk meydanlara döküldü, ordu komutanı tutuklandı

Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını kuşattı. Askerlerin baskınının ardından Devlet Başkanı Luis Arce, halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Arce, "Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir" dedi. Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Darbeci general Zuniga ise tutuklandı. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Juan Jose Zuniga liderliğindeki ordu güçleri, La Paz'da hükümet binasını sardı. Çok sayıda güvenlik gücüne karşı Bolivya halkı da sokağa çıktı. Devlet Başkanı Luis Arce, ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek, ordudan demokrasiye saygı göstermesini istedi. X sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Arce, "Bolivya ordusunun bazı birimleri tarafından bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirilmesini kınıyoruz. Demokrasiye saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı. Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Bolivya İşçi Merkezi de canlı yayında yaptığı açıklama ile darbe gişirimine karşı süresiz genel grev ilan etti ve demokrasi vurgusu yaptı. Ulusa seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunarak, "Bolivya'nın devlet başkanı ve bakanları görevlerinin başındadır ve halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir. Demokrasiye ve anayasaya saygı duymalarını istiyorum" diye konuştu. Eski Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales de sosyal meyda hesabıdan yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin "darbe" yapmaya çalıştığını duyurdu. Morales, "Darbe yaklaşıyor. Genelkurmay Başkanlığındaki komutanlar, 15.00'te acil toplantı çağrısında bulundu. Kent ve kırsal kesimdeki tüm halkımıza demokrasiyi savunmaları için ulusal seferberlik çağrısında bulunuyoruz. Süresiz genel grev ilan ediyoruz. Silahlı kuvvetlerin, demokrasiyi ihlal etmesine ve halkı sindirmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu. Yerel basında çıkan haberlerde, tank ve kapüşonlu askerlerin başkent Plaza Murillo Meydanı'ndaki sivilleri tahliye ettiği ve bölgeyi kordon altına aldığı kaydedildi.Haberlerde, Bolivya ordusunun üst düzey komutanlarının yürütmeye el koymakla tehdit ettiği öne sürüldü. Sosyal medyaya yansıyan haberlerde ise askeri birliklerin Genelkurmay Başkanlığı civarında konuşlandığı belirtildi. Görüntülerde ayrıca askeri zırhlı aracın başkent La Paz'daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı görülüyor. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ediliyor. Arce daha sonra ordunun başına yeni komutan atadı. Askeri kalkışmayı kınayan komutan Sanchez, "Cadde ve meydanlardaki tüm askerlere ve personele birliklerine dönmelerini emrediyorum" dedi. Sanchez, "büyük" bir sorumluluk aldıklarını vurgulayarak, "Böyle bir göreve layık görülmekten onur duyuyorum. Bize güvendikleri için Devlet Başkanı ve Savunma Bakanı'na teşekkür ediyoruz. Cadde ve meydanlarda hiç kimsenin arzu etmeyeceği görüntülerle karşı karşıyayız. Ordunun yeni komutanı olarak, demokrasi dışı eylemlere izin vermeyeceğimizi bildirmek isterim" ifadelerini kullandı. Daha sonra yapılan açıklamalarda, darbe baskına katılan askerlerin hükümet binasından çekildiği açıklandı. Halkın da sokağa dökülmesiyle darbe girişiminin püskürtüldüğü belirtilirken, Zuniga'nın canlı yayında gözaltına alındığına ilişkin görüntüler paylaşıldı. Darbe girişminin başarısız olmasının ardından ordu komutanı Zuniga tutuklandı. Bolivya basınında çıkan haberde, Zuniga'nın, Genelkurmay Başkanlığı karargahından çıktıktan sonra gözaltına alındığı, ardından polis aracıyla savcılığa götürüldüğü kaydedildi. Öte yandan başsavcılık, darbe girişimi iddiaları ve yaşanan olaylara ilişkin kapsamlı soruşturma başlatıldığını duyurdu. Arce ise yönetimsel başkent La Paz'daki hükümet binasından halka seslendi. Arce, "Tüm Bolivyalılar olarak tüm darbe girişimlerini bozguna uğratacağız" dedi. Demokrasiye gösterilen duyarlılık nedeniyle halka teşekkür ederek, "Yaptıkları tek şey ülkenin uluslararası imajına zarar vermek. Bugün uluslarararası toplum ve Bolivya halkı, bir darbe girişimine tanık oldu. Demokrasimizi tehdit eden tüm darbe girişimlerine karşı mücadele etmek için ekibimiz ve bakanlarımızla buradayız. Kazandığımız demokrasiyi hiç kimse elimizden alamaz" diye konuştu. Devlet Başkanı Arce, şunları ekledi: "Bolivya halkı, demokrasi çağrımızı yanıtsız bırakmadı ve hep birlikte karşı durdu. Bir daha böyle darbe girişimlerinin olmasına izin veremeyiz. Yaşasın demokrasi, kahrolsun darbeler." Daha sonra sosyal medya hesabından bu fotoğrafı paylaştı. Darbe girişiminin liderliğini üstlenen Zuniga'nın, ülkede 2025'te yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimine ilişkin eski Devlet Başkanı Evo Morales'in adaylığına karşı çıktığı ve rahatsızlığını hükümete ilettiği, basında çıkan haberlerde yer aldı. Zuniga'nın başını çektiği askerlerin hükümet sarayını ele geçirerek yeni bir bakanlar kurulu oluşturmaya çalıştığı belirtilen haberlerde, Morales'i "açık" şekilde tehdid eden Zuniga'nın, "Onun anayasayı çiğnemesine ve halkın verdiği yetkiye itaatsizlik etmesine izin vermeyeceğiz. Silahlı kuvvetler, vatanın silahlı kanadıdır. Bu vatanı onlardan geri alacağız. Ülkemiz, bu şekilde daha fazla devam edemez" ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Nadir canlıların yaşadığı yerler toplu yok oluşu önleyebilir

Nadir canlıların yaşadığı yerler toplu yok oluşu önleyebilir

Bilim insanlarının yaptığı yeni araştırma, nadir canlılara ev sahipliği yapan bölgelerin korunmasının, toplu yok oluşu öleyebileceğini ortaya koydu. Nadir bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan ancak koruma altında olmayan alanların korumaya alınması, söz konusu türlerin yok olmasını önleyebilir. "Frontiers in Science" dergisinde yayımlanan araştırmada, ender bitki ve hayvan türlerinin yoğunlaştığı bölgeler incelendi. Araştırmada, dünyadaki toprakların yaklaşık yüzde 1,2'sine tekabül eden nadir bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan ancak henüz koruma altında olmayan 17 bin bölge ele alındı. "HÜKÜMETLERİN EN BÜYÜK ÖNCELİĞİ OLMALI" Yaklaşık 164 milyon hektarlık bu alanların korunmasının, söz konusu türlerin yok olmasını önleyebileceği tespit edildi. Koruma alanlarının tahribinin, türlerin yok olmasını hızlandırdığı aktarılan araştırmada, bu alanların hükümetlerin en büyük önceliği olması gerektiği ifade edildi. Araştırmada, söz konusu alanların yüzde 80'inden fazlasının sadece 30 ülkede yer aldığı belirtilirken yaklaşık yüzde 72'sinin de 10 ülkede bulunduğu kaydedildi. Korunmasız yerlerin "çok küçük alanlarda" yoğunlaştığını belirten araştırmacılardan Dr. Eric Dinerstein, "acil koruma için bu alanların hedeflenmesinin" kitlesel yok oluşun önlenmesi açısından çok kritik olduğuna dikkati çekti.

Bolivya'da darbe girişimi | Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu'ndan acil toplantı çağrısı

Bolivya'da darbe girişimi | Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu'ndan acil toplantı çağrısı

Bolivya'da darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) üye ülkelere acil toplantı çağrısı yaptı. CELAC lideri Castro, "faşizmin kınanması ve sivil iktidara saygı duyulması" için devlet başkanlarını bir araya toplayacak. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da, Luis Arce hükümetine yönelik darbe girişiminin ardından Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) Dönem Başkanı ve Honduras Devlet Başkanı Xiomara Castro, üye ülkeleri "acil toplantı"ya çağırdı. Castro, basına yaptığı açıklamada, Bolivya'daki darbe girişimini kınadı. "Bolivya'nın demokrasisini tehdit eden faşizmin kınanması ve sivil iktidara saygı duyulması için CELAC üyesi ülkelerin devlet başkanlarını acil olarak toplantıya çağırıyorum" diyen Castro, şunları söyledi: "Askeri güçler bir kez daha suç teşkil edecek darbe girişiminde bulunmuştur. Kardeş Bolivya halkına, Devlet Başkanı Luis Arce'ye ve Evo Morales'e koşulsuz desteğimizi ifade ediyoruz." Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Genel Sekreteri Luis Almagro da "Bolivya'daki meşru anayasal düzenin herhangi bir şekilde ihlal edilmesine müsamaha göstermeyiz" açıklamasını yaptı. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Bolivya'da yaşanan askeri darbe girişimini "en sert" şekilde kınadığını bildirdi. Darbe girişiminin Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesinde yargılanması gerektiğini söyleyen Petro, "Faşizme karşı demokrasi. Biz bir özgürlükler ülkesiyiz. Tiranlıklar ve diktatörlükler bölgede filizlenmez. Bolivya halkı darbeye karşı direnmeli ve demokrasiye sahip çıkmalı. Latin Amerika, demokrasinin yanında saf tutmalıdır" diye konuştu.

İsrail Cibaliye mülteci kampını vurdu, sekiz Filistinli hayatını kaybetti

İsrail Cibaliye mülteci kampını vurdu, sekiz Filistinli hayatını kaybetti

İsrail güçleri dün gece bir kez daha Cibaliye mültecini kampını hedef aldı. Saldırıda sekiz Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerinde de bombardımanlar devam ediyor. İsrail'in gece yarısı Cibaliye mülteci kampına düzenlediği saldırıda sekiz Filistinlinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. Wafa haber ajansının aktardığına göre ayrıca Beyt Lahya bölgesindeki Wadi ailesinin evinde düzenlenen saldırıda da bir kişinin öldüğü açıklandı. Gazze şehrinin yakınlarında ise İsrail savaş uçakları Sabra mahallesini hedef aldı. Burada iki kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Meydana gelen enkazların altında da kayıp kişilerin olduğu tahmin ediliyor. İsrail güçleri aynı mahallede başka bir eve de saldırı düzenledi ve can kaybına ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Öte yandan güneydeki Han Yunus kentinde, yerinden edilenlerin sığındığı bir okula yönelik bombardımanda, aralarında kadın ve çocukların da olduğu can kayıplarının yaşandığı bildirildi. İsrail saldırıları ayrıca Zeytun, Hawa ve Şeyh İjlin bölgelerini de hedef alırken Mısır sınırındaki Refah'ta da yerleşim yerlerinin tahrip edildiği kaydedildi. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre Gazze Şeridi'nde 265 gündür devam eden İsrail saldırılarında en az 37 bin 718 kişi hayatını kaybetti. Yaralı sayısı ise en az 86 bin 377.

Uzayda 21. gün: Boeing astronotları mahsur kaldı, ne zaman dönecekleri belli değil

Uzayda 21. gün: Boeing astronotları mahsur kaldı, ne zaman dönecekleri belli değil

Boeing'in skandallarla dolu mekiği Starliner uzayda mahsur kaldı. iki NASA astronotunu taşıyan uzay aracının gemide çeşitli arızalar bulunmasından dolayı yerinden çıkamadığı bildirildi. 6 Haziran'da uzay istasyonuna ulaşan ve 1 hafta kalması beklenen aracının uzaydaki 21. günü. Dünya'ya dönüşü birçok kez ertelenen Starliner'in dönüş tarihi bilinmiyor. Boeing'in SpaceX'e rakip olması beklenen Starliner uzay aracı taşıdığı iki NASA astronotu ile birlikte uzayda mahsur kaldı. 6 Haziran'da Uluslararası Uzay İstasyonu'na NASA astronotları Suni Williams ve Butch Wilmore ile birlikte inişini gerçekleştiren uzay aracı 21 gündür uzayda. Bu bir hafta sürmesi beklenen yolculuğun çok üstünde. Defalarca kez dönüşü ertelenen Starliner uzay aracının, gemide çeşitli arızalar bulunmasından dolayı yerinden çıkamadığı bildirilmişti. Kesin dönüş tarihi bilinmeyen araç en az 2 Temmuz'a kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) bağlı kalacak. Daha sonra 18 Haziran salı günü planlanan kalkış tarihi yeniden 26 Haziran'a kaydırıldı. Gerekçe benzerdi: Ekstra zaman, helyum sızıntılarının ve itici sorunlarının daha ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacaktı. SpaceX zaten bu tür uçuşları Crew Dragon kapsülüyle gerçekleştiriyor; Elon Musk'ın şirketi sekizinci uzun süreli mürettebatlı görevinin ortasında. NASA yetkilileri cuma günkü güncellemede, "İstasyonda bol miktarda kaynak bulunduğundan ve istasyonun programı Ağustos ortasına kadar nispeten müsait olduğundan mürettebatın istasyondan ayrılmak için zaman sıkıntısı yok" dedi.

Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nedir, görevleri neler? FATF gri listesinde hangi ülkeler var?

Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nedir, görevleri neler? FATF gri listesinde hangi ülkeler var?

Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) 28 Haziran'daki toplantısında Türkiye'nin uluslarası mali gözlemcilerin gri listesinden çıkarılması bekleniyor. Peki, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nedir, görevleri neler? FATF gri listesinde hangi ülkeler var? Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – FATF), “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı” ile mücadelede uluslararası standartlar oluşturmak ve söz konusu standartlarla uyumlu yasal ve kurumsal tedbirlerin alınması ve bu tedbirlerin operasyonel açıdan etkili bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek amacıyla 1989 yılında G-7 ülkelerinin (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) Paris’te yapılan toplantısında kurulan hükümetler arası bir organizasyondur.FATF’in görev süresi, kuruluşundan itibaren periyodik olarak uzatılırken, 2019 yılının Nisan ayında alınan kararla süresiz hale getirilmiştir.FATF’nin karar mercii olan Genel Kurul yılda üç kez toplanmaktadır. Bu kapsamdaki temel faaliyetleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Aklama, terörizmin finansmanı ve finansal sistemin bütünlüğüne karşı tehdit oluşturan diğer suçları, bu suçların işlenmesinde kullanılan yöntemleri ve eğilimleri belirlemek ve analiz etmek; uluslararası finansal sistemin kötü amaçlarla kullanılmasını önlemek amacıyla getirilen tedbirlerin etkisini incelemek; ulusal, bölgesel ve küresel tehdit ve risk değerlendirmelerini desteklemek; Aklama, terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadele için uluslararası standartlar oluşturmak ve bu standartları geliştirmek; Aklama, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadele sistemlerinin FATF standartlarına teknik uyum, uygulama ve etkinlik düzeylerinin tespiti amacıyla üye ülkeleri “Karşılıklı Değerlendirmeler” (Mutual Evaluations) yoluyla değerlendirmek ve takip (follow-up) süreçleriyle gözetim altında bulundurmak; standart değerlendirme metodolojisi ile karşılıklı değerlendirme ve takip için oluşturulan ortak prosedürleri geliştirmek;Yüksek riskli, işbirliği yapmayan ve ulusal sistemlerinde stratejik eksiklikler bulunan ülkeleri belirlemek, bu ülkelerden kaynaklanan tehditlere karşı finansal sistemin bütünlüğünü korumak için alınan tedbirleri koordine etmek; FATF tavsiyelerinin FATF Benzeri Bölgesel Kuruluşlar (FATF-Style Regional Bodies – FSRBs) ve uluslararası kuruluşların oluşturduğu küresel ağ yoluyla bütün ülkeler tarafından tam ve etkili bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, G-20 ve FATF’nin kendisinin de dâhil olduğu uluslararası toplum tarafından belirlenen ihtiyaçlarla uygun şekilde, finansal sistemin bütünlüğüne yönelik olarak ortaya çıkan yeni ve ciddi tehditlere karşı çalışmalar yapmak; FATF standartları ile uyumlu olacak şekilde, ilgili uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini kolaylaştırmak için ihtiyaç olduğunda rehber hazırlamak; Kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesine karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarının finansal hükümlerinin uygulanmasında ülkelere yardımcı olmak, FATF karşılıklı değerlendirme ve takip süreçleri doğrultusunda bu tedbirlerin uygulama ve etkinlik seviyesini değerlendirmek ve FATF standartları ile uyumlu olacak şekilde, ilgili uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini kolaylaştırmak için ihtiyaç olduğunda rehber hazırlamak; FATF çalışma alanı ile ilgili konularda özel sektör ve sivil toplum ile temas kurmak ve müzakerelerde bulunmak; Faaliyet gösterdiği süre içinde ve görev alanı çerçevesinde, üye ülkelerce mutabık kalınan yeni görevleri üstlenmek. Halihazırda FATF'nin gri listesinde Türkiye'nin yamı sıra; Bulgaristan, Burkina Faso, Filipinler, Güney Afrika, Güney Sudan, Haiti, Hırvatistan, Jamaika, Kamerun, Kenya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mali, Mozambik, Namibya, Nijerya, Senegal, Suriye, Tanzanya, Vietnam, Yemen bulunuyor. Gri listede yer almak, ülkelerin uluslararası bankalar ve yatırımcılarla iş yapma kabiliyetlerini azaltıyor. FATF'nin kara listesinde ise İran, Kuzey Kore, Myanmar yer alıyor.

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı

Güney Kore, ABD ve Japonya, yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Cumartesi günü sona erecek tatbikat, balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacak. Güney Kore, ABD ve Japonya yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Müttefikler Kuzey Kore'nin artan tehditlerine karşı koymaya çalışırken düzenlenen tatbikatla ilgili Seul Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Freedom Edge" (Özgürlük Eşiği" adı verilen tatbikatın diğer alanların yanı sıra balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacağı belirtildi Üç ülkenin liderleri geçen yıl bir zirve düzenleyerek Kuzey Kore'nin nükleer tehditleri ve Çin'in artan bölgesel etkisi karşısında birlik olduklarını göstermek için her yıl tatbikat yapma kararı aldılar. Geçmişte yapılan benzer birleşik askeri tatbikatlar, bunları bir "işgal provası" olarak gören Pyongyang'ı kızdırmıştı. Cumartesi günü sona erecek olan tatbikatta, nükleer enerjiyle çalışan uçak gemisi USS Theodore Roosevelt, Japonya'nın güdümlü füze destroyeri JS Atago ve Seul'ün KF-16 savaş uçağı da yer alacak. Tatbikat öncesinde Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hafta sonu güneydeki Busan limanına ulaşan USS Theodore Roosevelt'i ziyaret etmişti. Amerika Birleşik Devletleri, tahrik için nükleer enerji kullanan uçak gemilerine sahip iki ülkeden biri ve bu gemiler bu sayede yakıt ikmaline ihtiyaç duymadan uzun süreler boyunca çalışabiliyor.

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı

Güney Kore, ABD ve Japonya, yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Cumartesi günü sona erecek tatbikat, balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacak. Güney Kore, ABD ve Japonya yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Müttefikler Kuzey Kore'nin artan tehditlerine karşı koymaya çalışırken düzenlenen tatbikatla ilgili Seul Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Freedom Edge" (Özgürlük Eşiği" adı verilen tatbikatın diğer alanların yanı sıra balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacağı belirtildi Üç ülkenin liderleri geçen yıl bir zirve düzenleyerek Kuzey Kore'nin nükleer tehditleri ve Çin'in artan bölgesel etkisi karşısında birlik olduklarını göstermek için her yıl tatbikat yapma kararı aldılar. Geçmişte yapılan benzer birleşik askeri tatbikatlar, bunları bir "işgal provası" olarak gören Pyongyang'ı kızdırmıştı. Cumartesi günü sona erecek olan tatbikatta, nükleer enerjiyle çalışan uçak gemisi USS Theodore Roosevelt, Japonya'nın güdümlü füze destroyeri JS Atago ve Seul'ün KF-16 savaş uçağı da yer alacak. Tatbikat öncesinde Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hafta sonu güneydeki Busan limanına ulaşan USS Theodore Roosevelt'i ziyaret etmişti. Amerika Birleşik Devletleri, tahrik için nükleer enerji kullanan uçak gemilerine sahip iki ülkeden biri ve bu gemiler bu sayede yakıt ikmaline ihtiyaç duymadan uzun süreler boyunca çalışabiliyor.

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa'nın başkent Atina'daki evinin önünde bulunan polis aracına molototofkokteyli atılması sonucu yangın çıktı. Olayla ilgili dokuz kişi gözaltına alındı. Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa Hristdulea'nın evinin önünde bulunan polis aracına molotofkokteylli saldırı düzenlendi. Yunanistan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece yarısından sonra Hristdulea'nın Atina'daki evinin önünde nöbet tutan polis aracına kimliği belirsiz kişilerin molotofkokteyli atması sonucu araçta yangın çıktı. Yangın nedeniyle nöbet tutan bir polis yaralandı. Hastaneye sevk edilen polisin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Olayla ilgili olduğu şüphesiyle gözaltına alınan 9 kişi, serbest bırakıldı. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınadı. Marinakis, "Ne demokrasimiz ne de adalet ve yargı çalışanları gibi demokrasimizin temelleri terörize edilebilir. Faillerin yakalanması önceliğimizdir. Yaralı polisimize acil şifalar diliyoruz" diye konuştu.

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa'nın başkent Atina'daki evinin önünde bulunan polis aracına molototofkokteyli atılması sonucu yangın çıktı. Olayla ilgili dokuz kişi gözaltına alındı. Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa Hristdulea'nın evinin önünde bulunan polis aracına molotofkokteylli saldırı düzenlendi. Yunanistan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece yarısından sonra Hristdulea'nın Atina'daki evinin önünde nöbet tutan polis aracına kimliği belirsiz kişilerin molotofkokteyli atması sonucu araçta yangın çıktı. Yangın nedeniyle nöbet tutan bir polis yaralandı. Hastaneye sevk edilen polisin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Olayla ilgili olduğu şüphesiyle gözaltına alınan 9 kişi, serbest bırakıldı. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınadı. Marinakis, "Ne demokrasimiz ne de adalet ve yargı çalışanları gibi demokrasimizin temelleri terörize edilebilir. Faillerin yakalanması önceliğimizdir. Yaralı polisimize acil şifalar diliyoruz" diye konuştu.

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Japonya'nın en yüksek noktası Fuji Dağı krateri yakınlarında, kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı. Japon ulusal basını yerli ve yabancı turistleri kazalar konusunda uyardı. Japonya merkezli Kyodo ajansına göre, Şizuoka Eyalet Emniyeti, dağcıların kaybolduğuna yönelik alınan ihbar sonrası arama faaliyeti başlattı. Fuji'ye tırmanılan patikalarda yapılan aramaların sonucunda, dağın Şizuoka'ya bakan krateri yakınlarında 3 dağcının cansız bedeni bulundu. Yılın büyük bölümünde karla kaplı Fuji Dağı'na temmuz-eylül sezonunda 200 bini aşkın ziyaretçi, popüler yürüyüş patikalarını kullanıyor. Japon ulusal basını, yerli ve yabancı ziyaretçilerin gün doğumunu izlemek dahil, turistik amaçlarla gece boyu yaptıkları tırmanışlar esnasında kazalar yaşanabildiğini bildiriyor. ULUSAL SİMGE UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan ve 3 bin 776 metre yüksekliğindeki Fuji Dağı, Japonya'nın ulusal simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yamanaşi ve Şizuoka eyaletleri arasında yer alan, ülkenin en yüksek noktası Fuji Dağı, dağcıların uğrak rotaları arasında bulunuyor.

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Japonya'nın en yüksek noktası Fuji Dağı krateri yakınlarında, kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı. Japon ulusal basını yerli ve yabancı turistleri kazalar konusunda uyardı. Japonya merkezli Kyodo ajansına göre, Şizuoka Eyalet Emniyeti, dağcıların kaybolduğuna yönelik alınan ihbar sonrası arama faaliyeti başlattı. Fuji'ye tırmanılan patikalarda yapılan aramaların sonucunda, dağın Şizuoka'ya bakan krateri yakınlarında 3 dağcının cansız bedeni bulundu. Yılın büyük bölümünde karla kaplı Fuji Dağı'na temmuz-eylül sezonunda 200 bini aşkın ziyaretçi, popüler yürüyüş patikalarını kullanıyor. Japon ulusal basını, yerli ve yabancı ziyaretçilerin gün doğumunu izlemek dahil, turistik amaçlarla gece boyu yaptıkları tırmanışlar esnasında kazalar yaşanabildiğini bildiriyor. ULUSAL SİMGE UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunan ve 3 bin 776 metre yüksekliğindeki Fuji Dağı, Japonya'nın ulusal simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yamanaşi ve Şizuoka eyaletleri arasında yer alan, ülkenin en yüksek noktası Fuji Dağı, dağcıların uğrak rotaları arasında bulunuyor.

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel'de, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen Gare de Midi tren istasyonu yakınlarındaki bir bölgede iki kişi silahlı saldırıda öldü. Şüphelilerin kaçtığı bildirildi. Brüksel'deki Gare de Midi tren istasyonu yakınlarında iki kişi vurularak öldürüldü, ikisi ağır üç kişi yaralandı. Olay, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen bir bölgede meydana geldi. Bir polis sözcüsü, olayın Belçika'nın başkentinin Saint Gilles bölgesindeki bir kafenin yakınında yaşandığını ve şüphelilerin kaçtığını söyledi. Brüksel bölgesi yetkilileri, bu yıl Saint Gilles'i başkentin 19 bölgesindeki 14 diğer bölge arasında uyuşturucunun yoğun olduğu bir nokta olarak tanımladı. Polis şu ana kadar silahlı saldırı ile şehrin yasadışı uyuşturucu ticareti arasında bir bağlantı kuramadıklarını bildirdi. Adli yetkililerin ilerleyen saatlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Belçika'da son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı çeteleri arasındaki rekabete bağlı olarak silahlı şiddet olaylarında artış görülüyor. Brüksel'de ve limanı Latin Amerika'dan yasadışı yollarla ithal edilen kokainin Avrupa'ya ana giriş noktası haline gelen Antwerp'te sokak çatışmaları yaşanmıştı.

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel'de, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen Gare de Midi tren istasyonu yakınlarındaki bir bölgede iki kişi silahlı saldırıda öldü. Şüphelilerin kaçtığı bildirildi. Brüksel'deki Gare de Midi tren istasyonu yakınlarında iki kişi vurularak öldürüldü, ikisi ağır üç kişi yaralandı. Olay, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen bir bölgede meydana geldi. Bir polis sözcüsü, olayın Belçika'nın başkentinin Saint Gilles bölgesindeki bir kafenin yakınında yaşandığını ve şüphelilerin kaçtığını söyledi. Brüksel bölgesi yetkilileri, bu yıl Saint Gilles'i başkentin 19 bölgesindeki 14 diğer bölge arasında uyuşturucunun yoğun olduğu bir nokta olarak tanımladı. Polis şu ana kadar silahlı saldırı ile şehrin yasadışı uyuşturucu ticareti arasında bir bağlantı kuramadıklarını bildirdi. Adli yetkililerin ilerleyen saatlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Belçika'da son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı çeteleri arasındaki rekabete bağlı olarak silahlı şiddet olaylarında artış görülüyor. Brüksel'de ve limanı Latin Amerika'dan yasadışı yollarla ithal edilen kokainin Avrupa'ya ana giriş noktası haline gelen Antwerp'te sokak çatışmaları yaşanmıştı.

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Balon savaşları ve birlik saldırıları Kore Tarafsız Bölgesi'nde belirsizliğin artmasına neden oldu. Bu bölgede yaşayanlar siyasi gerilimin ortasına yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Kuzey ve Güney arasında adım adım artan gerilim nasıl başladı,nasıl devam ediyor? Bill Clinton'un 1993'te başkan olarak ziyareti sırasında "dünyanın en korkunç yeri" olarak tanımladığı Kore Tarafsız Bölgesi (DMZ), üç yıl süren çatışmalar sonrasu 1953'te ateşkes sağlanmasıyla birlikte iki Kore arasında tampon görevi görmeye başladı. Son haftalarda sınır boyunca yaşanan olaylar bölgenin yeni bir gerginlik ve belirsizlik dönemine girdiğini gösteriyor. Kuzey, Güney Kore sokaklarına gübre, sigara izmaritleri, kullanılmış piller, kumaş artıkları ve atık kağıtlar saçan binlerce balon gönderdi. Güney'deki muhalif gruplar da Kuzey lideri Kim Jong-un'un meşruiyetini zayıflatmak üzere tasarlanmış broşürler, K-pop ve K-drama yüklü USB bellekler içeren balonlarla karşılık verdi. Güney Kore Birleşme Bakanlığı balonlarla gönderilen atıklar arasından alınan toprak örneklerinde kırbaç kurdu, kıl kurdu ve yuvarlak kurt gibi bulaşıcı parazitlere rastlandığını açıklamıştı. Buna rağmen atıkların miktarının az olması ve ordu tarafından kontrollü olarak toplanması nedeniyle herhangi bir enfeksiyon riski oluşturmadığı belirtilmişti. Ancak endişe verici olan gelişme bu ay 20 ila 30 Kuzey Kore askerinin, DMZ'nin ortasından geçen sınır çizgisinin güney tarafına üç "saldırı" gerçekleştirdiğinin bildirilmesi oldu. Güney'deki mevkidaşlarının uyarı ateşi açmasının hemen ardından askerlerin geri çekilmesiyle sonuçlanan olaylar medya tarafından "kaza" olarak nitelendirildi. DMZ'deki askeri tansiyon artarken, bölge sakinleri, kırılgan barışın devamını umduklarını ancak endişeli olduklarını dile getiriyorlar. "Tüm bu durumlar bizi endişelendiriyor. Bir şey olursa ne olacak? Bu sürekli aklımızda" diyorlar.Bu olayları izlemekle görevli olan Tarafsız Milletler Denetleme Komisyonu (NNSC), Kore savaşının sona erdiği 1953 yılından bu yana DMZ'yi aktif olarak denetliyor ve şu anda beş İsviçreli ve beş İsveçli askerden oluşuyor. BBC'nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı habere göre, yeni uydu görüntüleri, Kuzey Kore'nin Güney Kore sınırına yakın birden fazla yerde duvara benzeyen bölümler inşa ettiğini ortaya çıkardı. DMZ içindeki arazinin de temizlendiğini gösteren uydu görüntülerine göre Uzmanlar bunun Güney Kore ile uzun süredir devam eden ateşkesin ihlali anlamına gelebileceğini söylüyor. Güney Kore, 7 yıl aradan sonra ilk kez Koreler arası deniz sınırı yakınlarındaki adalarda tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdi. Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, deniz piyadelerinin 7 yıl aradan sonra ilk kez Sarı Deniz'deki Koreler arası deniz sınırı olan Kuzey Sınır Çizgisi (NLL) yakınlarında tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Tatbikat kapsamında Yeonpyeong ve Baengnyeong adalarına konuşlanan birliklerin, K9 obüsleri, Chunmoo çoklu roketatar sistemleri ve Spike tanksavar füzeleri ile adalar açıklarındaki sulara 290'dan fazla gerçek atış yaptığı açıklandı. Güney Kore son olarak 2017 yılında, Kuzey Kore ile askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşma imzalanmadan önce benzer bir tatbikat yapmıştı. Güney Kore, Kuzey Kore'nin ülkenin sınır bölgelerine çöp taşıyan balonlar göndermesinin ardından 2018’de Kuzey Kore ile imzalanan askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşmadan tamamen çekilme kararı almıştı. Güney Kore, anlaşmadan çekilmesinin ardından Askeri Sınır Hattı ve sınır adaları yakınlarındaki tüm askeri faaliyetlerine yeniden başlayacağını duyurmuştu. Eylül 2018'de Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki askeri gerilimleri azaltmak üzere imzalanan anlaşma kapsamında belirli kara ve deniz tampon bölgeleri oluşturulmuş, bu bölgelerde askeri tatbikatların yapılması yasaklanmıştı. Ayrıca, kazaları önlemek adına iki ülke sınırında uçuşa yasak bölgeler belirlenmişti.

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Balon savaşları ve birlik saldırıları Kore Tarafsız Bölgesi'nde belirsizliğin artmasına neden oldu. Bu bölgede yaşayanlar siyasi gerilimin ortasına yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Kuzey ve Güney arasında adım adım artan gerilim nasıl başladı,nasıl devam ediyor? Bill Clinton'un 1993'te başkan olarak ziyareti sırasında "dünyanın en korkunç yeri" olarak tanımladığı Kore Tarafsız Bölgesi (DMZ), üç yıl süren çatışmalar sonrasu 1953'te ateşkes sağlanmasıyla birlikte iki Kore arasında tampon görevi görmeye başladı. Son haftalarda sınır boyunca yaşanan olaylar bölgenin yeni bir gerginlik ve belirsizlik dönemine girdiğini gösteriyor. Kuzey, Güney Kore sokaklarına gübre, sigara izmaritleri, kullanılmış piller, kumaş artıkları ve atık kağıtlar saçan binlerce balon gönderdi. Güney'deki muhalif gruplar da Kuzey lideri Kim Jong-un'un meşruiyetini zayıflatmak üzere tasarlanmış broşürler, K-pop ve K-drama yüklü USB bellekler içeren balonlarla karşılık verdi. Güney Kore Birleşme Bakanlığı balonlarla gönderilen atıklar arasından alınan toprak örneklerinde kırbaç kurdu, kıl kurdu ve yuvarlak kurt gibi bulaşıcı parazitlere rastlandığını açıklamıştı. Buna rağmen atıkların miktarının az olması ve ordu tarafından kontrollü olarak toplanması nedeniyle herhangi bir enfeksiyon riski oluşturmadığı belirtilmişti. Ancak endişe verici olan gelişme bu ay 20 ila 30 Kuzey Kore askerinin, DMZ'nin ortasından geçen sınır çizgisinin güney tarafına üç "saldırı" gerçekleştirdiğinin bildirilmesi oldu. Güney'deki mevkidaşlarının uyarı ateşi açmasının hemen ardından askerlerin geri çekilmesiyle sonuçlanan olaylar medya tarafından "kaza" olarak nitelendirildi. DMZ'deki askeri tansiyon artarken, bölge sakinleri, kırılgan barışın devamını umduklarını ancak endişeli olduklarını dile getiriyorlar. "Tüm bu durumlar bizi endişelendiriyor. Bir şey olursa ne olacak? Bu sürekli aklımızda" diyorlar.Bu olayları izlemekle görevli olan Tarafsız Milletler Denetleme Komisyonu (NNSC), Kore savaşının sona erdiği 1953 yılından bu yana DMZ'yi aktif olarak denetliyor ve şu anda beş İsviçreli ve beş İsveçli askerden oluşuyor. BBC'nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı habere göre, yeni uydu görüntüleri, Kuzey Kore'nin Güney Kore sınırına yakın birden fazla yerde duvara benzeyen bölümler inşa ettiğini ortaya çıkardı. DMZ içindeki arazinin de temizlendiğini gösteren uydu görüntülerine göre Uzmanlar bunun Güney Kore ile uzun süredir devam eden ateşkesin ihlali anlamına gelebileceğini söylüyor. Güney Kore, 7 yıl aradan sonra ilk kez Koreler arası deniz sınırı yakınlarındaki adalarda tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdi. Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, deniz piyadelerinin 7 yıl aradan sonra ilk kez Sarı Deniz'deki Koreler arası deniz sınırı olan Kuzey Sınır Çizgisi (NLL) yakınlarında tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Tatbikat kapsamında Yeonpyeong ve Baengnyeong adalarına konuşlanan birliklerin, K9 obüsleri, Chunmoo çoklu roketatar sistemleri ve Spike tanksavar füzeleri ile adalar açıklarındaki sulara 290'dan fazla gerçek atış yaptığı açıklandı. Güney Kore son olarak 2017 yılında, Kuzey Kore ile askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşma imzalanmadan önce benzer bir tatbikat yapmıştı. Güney Kore, Kuzey Kore'nin ülkenin sınır bölgelerine çöp taşıyan balonlar göndermesinin ardından 2018’de Kuzey Kore ile imzalanan askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşmadan tamamen çekilme kararı almıştı. Güney Kore, anlaşmadan çekilmesinin ardından Askeri Sınır Hattı ve sınır adaları yakınlarındaki tüm askeri faaliyetlerine yeniden başlayacağını duyurmuştu. Eylül 2018'de Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki askeri gerilimleri azaltmak üzere imzalanan anlaşma kapsamında belirli kara ve deniz tampon bölgeleri oluşturulmuş, bu bölgelerde askeri tatbikatların yapılması yasaklanmıştı. Ayrıca, kazaları önlemek adına iki ülke sınırında uçuşa yasak bölgeler belirlenmişti.

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, bugün düzenlediği basın toplantısında tutuklanan darbeci general Zuniga'nın ifadesini paylaştı. Buna göre Zuniga ifadesinde, Viacha'dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söyledi. Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Vatandaşlara seslenen Prada, demokrasiyi savunma çağrısı yaptı ve tutuklanan general Juan Jose Zuniga’nın komutası altında meydana gelen olaylara şüphe düşürmeye çalışılmaması, başarısız darbenin siyasi kazanç için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Latin Amerika basınının bildirdiğine göre başkanlık kabinesi ile birlikte bugün bir basın toplantısı düzenleyen Prada, darbe girişimi ve Devlet Başkanı Luis Arce'nin görev süresini kesintiye uğratma planını önlemeye yönelik eylemleri konusundaki bakanların tutumunu ortaya koydu. Prada, "Bolivya halkı ve uluslararası toplum önünde kesin ve tam bir şekilde söylüyoruz ki bugün yaşadığımız şey bir darbe girişimidir, başarısız bir darbedir" dedi. Ayrıca muhalefetin ve bazı analistlerin, "siyasi pozisyondan küçük bir dilim elde etmeye çalıştığını" belirtti. "ASKERLER GEÇ KALDI" Bakan Prada, eski general Zuniga’nın La Paz'daki Suçla Mücadele Özel Kuvvetlerine (Felcc) verdiği polis ifadesinin bir bölümünde, darbe planının gerçekleşmediğini çünkü Viacha'dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söylediğini aktardı. Buna ek olarak, darbe girişiminin ordu tarafından uygulanan şiddetin bir parçası olarak en az 12 kişinin kurşunlarla yaralandığını ifade etti. Öte yandan Bakan Prada, uluslararası toplum ile Bolivya'daki farklı sosyal ve siyasi aktörlerin başarısız darbe girişimini kınadıklarını ve planlanmasından uygulanmasına kadar tüm sorumluların bulunması için cezai ve askeri yollarla soruşturulacağını belirtti. Zuniga ve beraberindeki askerlerin hükümetin binasını kuşatmasının ardından Bolivya halkı sokağa dökülmüş ve demokrasiyi savunacaklarını söylemişti. Askerler, halkın tepkisi üzerine ve Devlet Başkanı Luis Arce ile yeni atanan komutanın çağrıları sonucu birliklerine geri dönmüştü. İşçi sendikaları da darbe girişimine karşı süresiz genel grev ilan etmişti.

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, bugün düzenlediği basın toplantısında tutuklanan darbeci general Zuniga'nın ifadesini paylaştı. Buna göre Zuniga ifadesinde, Viacha'dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söyledi. Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Vatandaşlara seslenen Prada, demokrasiyi savunma çağrısı yaptı ve tutuklanan general Juan Jose Zuniga’nın komutası altında meydana gelen olaylara şüphe düşürmeye çalışılmaması, başarısız darbenin siyasi kazanç için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Latin Amerika basınının bildirdiğine göre başkanlık kabinesi ile birlikte bugün bir basın toplantısı düzenleyen Prada, darbe girişimi ve Devlet Başkanı Luis Arce'nin görev süresini kesintiye uğratma planını önlemeye yönelik eylemleri konusundaki bakanların tutumunu ortaya koydu. Prada, "Bolivya halkı ve uluslararası toplum önünde kesin ve tam bir şekilde söylüyoruz ki bugün yaşadığımız şey bir darbe girişimidir, başarısız bir darbedir" dedi. Ayrıca muhalefetin ve bazı analistlerin, "siyasi pozisyondan küçük bir dilim elde etmeye çalıştığını" belirtti. "ASKERLER GEÇ KALDI" Bakan Prada, eski general Zuniga’nın La Paz'daki Suçla Mücadele Özel Kuvvetlerine (Felcc) verdiği polis ifadesinin bir bölümünde, darbe planının gerçekleşmediğini çünkü Viacha'dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söylediğini aktardı. Buna ek olarak, darbe girişiminin ordu tarafından uygulanan şiddetin bir parçası olarak en az 12 kişinin kurşunlarla yaralandığını ifade etti. Öte yandan Bakan Prada, uluslararası toplum ile Bolivya'daki farklı sosyal ve siyasi aktörlerin başarısız darbe girişimini kınadıklarını ve planlanmasından uygulanmasına kadar tüm sorumluların bulunması için cezai ve askeri yollarla soruşturulacağını belirtti. Zuniga ve beraberindeki askerlerin hükümetin binasını kuşatmasının ardından Bolivya halkı sokağa dökülmüş ve demokrasiyi savunacaklarını söylemişti. Askerler, halkın tepkisi üzerine ve Devlet Başkanı Luis Arce ile yeni atanan komutanın çağrıları sonucu birliklerine geri dönmüştü. İşçi sendikaları da darbe girişimine karşı süresiz genel grev ilan etmişti.

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD'de 5 Kasım'daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Peki Trump mı, Biden mı önde? Albrigh Stonebridge Group Başdanışmanı Hakan Akbaş, NTV yayınında konuya ilişkin soruları yanıtladı.

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 2 ölü, 50 yaralı

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 2 ölü, 50 yaralı

Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada 40 kişi ise yaralandı. Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde Vorkuta-Novorossiysk seferini yapan yolcu treninin dokuz vagonu raydan çıktı. Kazada iki kişinin hayatını kaybettiği, 40 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Rusya Sağlık Bakanlığı, kazada yedisi ağır olmak üzere 40 kişinin yaralandığını açıkladı. Rus Demiryolları ilk etapta 70 yaralı olduğunu bildirmiş, ancak bunların çoğunun çürük ve kesikleri olduğu aktarılmıştı. 232 yolcunun bulunduğu trende 14 vagon bulunuyordu. Rusya Soruşturma Komitesi ise vagonların raydan çıkmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. İlk belirlemelere göre, yoğun yağışlardan dolayı raylarda hasar oluştuğu ve kazanın bu nedenle meydana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD'de 5 Kasım'daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Peki Trump mı, Biden mı önde? Albrigh Stonebridge Group Başdanışmanı Hakan Akbaş, NTV yayınında konuya ilişkin soruları yanıtladı.

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 2 ölü, 50 yaralı

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 2 ölü, 50 yaralı

Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada 40 kişi ise yaralandı. Rusya'ya bağlı Komi Cumhuriyeti'nde Vorkuta-Novorossiysk seferini yapan yolcu treninin dokuz vagonu raydan çıktı. Kazada iki kişinin hayatını kaybettiği, 40 kişinin ise yaralandığı bildirildi. Rusya Sağlık Bakanlığı, kazada yedisi ağır olmak üzere 40 kişinin yaralandığını açıkladı. Rus Demiryolları ilk etapta 70 yaralı olduğunu bildirmiş, ancak bunların çoğunun çürük ve kesikleri olduğu aktarılmıştı. 232 yolcunun bulunduğu trende 14 vagon bulunuyordu. Rusya Soruşturma Komitesi ise vagonların raydan çıkmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. İlk belirlemelere göre, yoğun yağışlardan dolayı raylarda hasar oluştuğu ve kazanın bu nedenle meydana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar, Meksika Körfezi'nde Son Buzul Çağı'na ait su altına gömülmüş alanları belirlemek için yeni bir çalışma başlattı. Birleşik Krallık'taki Bradford Üniversitesi, ABD'den kuruluşlarla işbirliği içinde Meksika Körfezi'nde incelemeler ve dalışlar yapmayı planladığını duyurdu. Yaklaşık 115 bin yıl önce başlayıp 11 bin yıl önce sona eren Son Buzul Çağı sırasında, Meksika Körfezi'nin bazı bölgeleri kara parçalarıydı. Ancak buzulların erimesi ve deniz seviyelerinin yükselmesiyle bu alanlar sular altında kaldı. 50 SU ALTI ALANI KEŞFEDİLDİ Independent Türkçe'nin haberine göre, bugüne kadar Körfez'de yaklaşık 50 su altı alanı keşfedilmiş durumda. Ancak bu alanların çoğu iyi durumda değil, bu da binlerce yıl önce yaşamış insanlara dair bilgi edinmeyi zorlaştırıyor. ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu'ndan 1,5 milyon dolarlık bir fon sağlanan ve 5 yıl sürecek olan proje kapsamında, Teksas, Louisiana, Mississippi, Alabama ve Florida kıyılarının açıklarında araştırmalar yapılacak. YERLİ HALK DA PROJEYE DAHİL EDİLECEK Bradford Üniversitesi, arkeolojik alanların tespiti için yeni yöntemler kullanacaklarını ve yerli halkları da eğitimler ve saha çalışmalarıyla projeye dahil edeceklerini belirtiyor. Projede yer alan Dr. Simon Fitch, "Bu gerçekten heyecan verici. Yerli kökenli topluluklar, on binlerce yıl öncesine uzanan bir kültüre sahipler," diyor ve ekliyor: "Toplum olarak buna gereken ilgiyi göstermiyoruz. Bu gerçeği kabul etmek önemlidir. Bu onların tarihi ve kültürel miraslarının bir parçası." Deniz araştırmalarının ardından dalgıçların su altında arkeolojik alanları tespit etmesi planlanıyor. Proje, insanlık tarihinin bu dönemlerine ilişkin anlayışımızı derinleştirmeyi ve kültürel miras yönetimi uygulamalarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar, Meksika Körfezi'nde Son Buzul Çağı'na ait su altına gömülmüş alanları belirlemek için yeni bir çalışma başlattı. Birleşik Krallık'taki Bradford Üniversitesi, ABD'den kuruluşlarla işbirliği içinde Meksika Körfezi'nde incelemeler ve dalışlar yapmayı planladığını duyurdu. Yaklaşık 115 bin yıl önce başlayıp 11 bin yıl önce sona eren Son Buzul Çağı sırasında, Meksika Körfezi'nin bazı bölgeleri kara parçalarıydı. Ancak buzulların erimesi ve deniz seviyelerinin yükselmesiyle bu alanlar sular altında kaldı. 50 SU ALTI ALANI KEŞFEDİLDİ Independent Türkçe'nin haberine göre, bugüne kadar Körfez'de yaklaşık 50 su altı alanı keşfedilmiş durumda. Ancak bu alanların çoğu iyi durumda değil, bu da binlerce yıl önce yaşamış insanlara dair bilgi edinmeyi zorlaştırıyor. ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu'ndan 1,5 milyon dolarlık bir fon sağlanan ve 5 yıl sürecek olan proje kapsamında, Teksas, Louisiana, Mississippi, Alabama ve Florida kıyılarının açıklarında araştırmalar yapılacak. YERLİ HALK DA PROJEYE DAHİL EDİLECEK Bradford Üniversitesi, arkeolojik alanların tespiti için yeni yöntemler kullanacaklarını ve yerli halkları da eğitimler ve saha çalışmalarıyla projeye dahil edeceklerini belirtiyor. Projede yer alan Dr. Simon Fitch, "Bu gerçekten heyecan verici. Yerli kökenli topluluklar, on binlerce yıl öncesine uzanan bir kültüre sahipler," diyor ve ekliyor: "Toplum olarak buna gereken ilgiyi göstermiyoruz. Bu gerçeği kabul etmek önemlidir. Bu onların tarihi ve kültürel miraslarının bir parçası." Deniz araştırmalarının ardından dalgıçların su altında arkeolojik alanları tespit etmesi planlanıyor. Proje, insanlık tarihinin bu dönemlerine ilişkin anlayışımızı derinleştirmeyi ve kültürel miras yönetimi uygulamalarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD'de 5 Kasım'daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak. CNN'nin Atlanta merkezindeki stüdyosunda gerçekleşecek seçim tartışmasında iki rakip karşı karşıya gelecek. CNN sunucuları Jake Tapper ile Dana Bash'in moderatörlüğünü yapacağı açık oturum, doğu yakası saati ile 21.00'de (TSİ 04.00) başlayacak ve 90 dakika sürecek. "Adayların tartışmaya ayrılan süreyi en üst düzeye çıkarabilmelerini sağlamak" amacıyla 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak başkanlık tartışması boyunca, Biden tarafının talebi üzerine, Trump'ın araya girmelerini engellemek için yalnızca söz alan konuşmacının mikrofonu açık tutulacak. Format olarak adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Adayların, yanlarına önceden yazılmış notlar almalarına izin verilmeyecek, sadece tartışmada not almaları için bir kalem, bir deste kağıt ve bir şişe su sağlanacak. UKRAYNA VE GAZZE'Yİ DE ELE ALACAKLAR Oturumda Biden ve Trump'ın, ekonomi ve göçmen sorunu gibi iç meselelerin yanı sıra, Ukrayna ve Gazze gibi dış politika konuları ile yaşları ve sağlık durumlarıyla ilgili tartışmaları, gizli belgelerin saklanması başta olmak üzere kendileri veya aile üyeleriyle ilgili gündemdeki hukuki konuları masaya yatırması bekleniyor. 81 yaşındaki Biden, 19 Haziran'dan bu yana Maryland eyaletinin dağlık bölgesinde bulunan, başkanların geleneksel olarak çekildiği "Camp David" yerleşkesinde danışmanları ile tartışmaya hazırlanırken, eski Başkan 78 yaşındaki Trump ise haftayı seçim kampanyalarına katılarak geçirdi. Trump'ın tartışmaya hazırlık için daha az kaygılı bir yaklaşım benimsediği kaydedilirken eski Başkan, 22 Haziran'da Philadelphia'daki seçim mitinginde, Biden'ın günlerdir seçim tartışmasına hazırlanmasına ilişkin "Biden, orada dersine çalışmak yerine uyuyordur." şeklinde alaycı eleştiride bulundu. HER 10 YETİŞKİNDEN 6'SI TARTIŞMAYI İZLEYECEK Associated Press-NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi ile PBS News'in gerçekleştirdiği iki ayrı ankette, ABD'li her 10 yetişkinden 6'sının seçim tartışmasını canlı izleyeceği belirtildi. Tartışmayı katılımcıların yüzde 61'i canlı olarak "son derece" ilgiyle izleyeceğini, yüzde 24'ü de daha sonra haberlerden ve sosyal medyadan takip edeceğini aktarırken, yüzde 14'ü tartışmayla ilgilenmediğini kaydetti. Trump ve Biden, kasım seçimleri öncesi ikinci ve son tartışmasını, ABC televizyonunda sunucular David Muir ve Linsey Davis'in moderatörlüğünde 10 Eylül'de gerçekleştirecek. Bu tartışma için henüz mekan açıklanmadı. Daha önceki seçim tartışmalarını organize eden Başkanlık Tartışmaları Komisyonu (CPD), Biden ile Trump arasında 16 Eylül ile 9 Ekim tarihlerinde iki oturum planlamış ancak hem Biden hem de Trump tarafı, CPD'nin tartışma formatını ve programını beğenmediği için CNN ve ABC'nin önerilerini kabul etmişti. CNN ve ABC, seçim tartışmasına katılım için ulusal düzeydeki en az 4 farklı ankette seçmenlerin en az yüzde 15'inin desteğine sahip olma şartı getirdiğinden, kasım seçimlerine bağımsız aday olarak giren Robert F. Kennedy Jr. ise tartışmada yer almayacak. Biden ve Trump, en son 2020 Başkanlık Seçimi için 22 Ekim 2020'de yüz yüze canlı yayında tartışmıştı.

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD'de 5 Kasım'daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak. CNN'nin Atlanta merkezindeki stüdyosunda gerçekleşecek seçim tartışmasında iki rakip karşı karşıya gelecek. CNN sunucuları Jake Tapper ile Dana Bash'in moderatörlüğünü yapacağı açık oturum, doğu yakası saati ile 21.00'de (TSİ 04.00) başlayacak ve 90 dakika sürecek. "Adayların tartışmaya ayrılan süreyi en üst düzeye çıkarabilmelerini sağlamak" amacıyla 1960'dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak başkanlık tartışması boyunca, Biden tarafının talebi üzerine, Trump'ın araya girmelerini engellemek için yalnızca söz alan konuşmacının mikrofonu açık tutulacak. Format olarak adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Adayların, yanlarına önceden yazılmış notlar almalarına izin verilmeyecek, sadece tartışmada not almaları için bir kalem, bir deste kağıt ve bir şişe su sağlanacak. UKRAYNA VE GAZZE'Yİ DE ELE ALACAKLAR Oturumda Biden ve Trump'ın, ekonomi ve göçmen sorunu gibi iç meselelerin yanı sıra, Ukrayna ve Gazze gibi dış politika konuları ile yaşları ve sağlık durumlarıyla ilgili tartışmaları, gizli belgelerin saklanması başta olmak üzere kendileri veya aile üyeleriyle ilgili gündemdeki hukuki konuları masaya yatırması bekleniyor. 81 yaşındaki Biden, 19 Haziran'dan bu yana Maryland eyaletinin dağlık bölgesinde bulunan, başkanların geleneksel olarak çekildiği "Camp David" yerleşkesinde danışmanları ile tartışmaya hazırlanırken, eski Başkan 78 yaşındaki Trump ise haftayı seçim kampanyalarına katılarak geçirdi. Trump'ın tartışmaya hazırlık için daha az kaygılı bir yaklaşım benimsediği kaydedilirken eski Başkan, 22 Haziran'da Philadelphia'daki seçim mitinginde, Biden'ın günlerdir seçim tartışmasına hazırlanmasına ilişkin "Biden, orada dersine çalışmak yerine uyuyordur." şeklinde alaycı eleştiride bulundu. HER 10 YETİŞKİNDEN 6'SI TARTIŞMAYI İZLEYECEK Associated Press-NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi ile PBS News'in gerçekleştirdiği iki ayrı ankette, ABD'li her 10 yetişkinden 6'sının seçim tartışmasını canlı izleyeceği belirtildi. Tartışmayı katılımcıların yüzde 61'i canlı olarak "son derece" ilgiyle izleyeceğini, yüzde 24'ü de daha sonra haberlerden ve sosyal medyadan takip edeceğini aktarırken, yüzde 14'ü tartışmayla ilgilenmediğini kaydetti. Trump ve Biden, kasım seçimleri öncesi ikinci ve son tartışmasını, ABC televizyonunda sunucular David Muir ve Linsey Davis'in moderatörlüğünde 10 Eylül'de gerçekleştirecek. Bu tartışma için henüz mekan açıklanmadı. Daha önceki seçim tartışmalarını organize eden Başkanlık Tartışmaları Komisyonu (CPD), Biden ile Trump arasında 16 Eylül ile 9 Ekim tarihlerinde iki oturum planlamış ancak hem Biden hem de Trump tarafı, CPD'nin tartışma formatını ve programını beğenmediği için CNN ve ABC'nin önerilerini kabul etmişti. CNN ve ABC, seçim tartışmasına katılım için ulusal düzeydeki en az 4 farklı ankette seçmenlerin en az yüzde 15'inin desteğine sahip olma şartı getirdiğinden, kasım seçimlerine bağımsız aday olarak giren Robert F. Kennedy Jr. ise tartışmada yer almayacak. Biden ve Trump, en son 2020 Başkanlık Seçimi için 22 Ekim 2020'de yüz yüze canlı yayında tartışmıştı.

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

Rusya Ukrayna savaşı devam ederken Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki askeri gerilim de giderek artıyor. Yeni bir dünya savaşına ilişkin yorumların çoğalmasına neden olan çatışmalar nasıl sonuçlanacak? Kuzey Kore, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in askeri birliklerini desteklemek için bir ay içinde Ukrayna'ya askeri personel gönderme sözü verdi. Güney Kore televizyonu Chosun'un bir hükümet yetkilisine dayandırdığı haberine göre Pyongyang, yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olmak üzere temmuz ayı başlarında Ukrayna'nın işgal altındaki topraklarına inşaat ve mühendislik güçleri göndererek benzeri görülmemiş bir adım atacak. Bu nadir dış destek sözü, Putin'in geçen hafta Kuzey Kore'ye yaptığı ve neredeyse çeyrek asır sonra ilk kez gerçekleşen resmi ziyaretin ardından geldi. 19 Haziran'daki görüşmede, bir savunma anlaşması imzalandı. Anlaşma, imzacı tarafları "silahlı bir işgal nedeniyle savaş durumuna düşülmesi" halinde gecikmeksizin elindeki tüm imkanlarla askeri ve diğer yardımları sağlamakla yükümlü kılıyor. Moskova, Ukrayna'nın nüfus yoğun bölgelerini vurmaya devam ederken ve kuzeyde kesin kazanımlar elde etmeye çalışırken, Kuzey Kore'nin ağustos ve ocak ayları arasında Rusya'ya yaklaşık 1.6 milyon top mermisi tedarik ettiğine inanılıyor. Devlet medyasına göre, kutuplaşma sertleşirken, Pyongyang yetkilileri Pazartesi günü ABD'yi Ukrayna'ya artan askeri yardımı ve Güney Kore'ye bir uçak gemisi göndermesi nedeniyle eleştirdi. Yeni bir dünya savaşına neden olabileceği uyarısında bulundu. Putin'in Pyongyang ziyaretinden birkaç gün sonra Kuzey Kore'nin üst düzey askeri yetkililerinden Pak Jong Chon, Washington'un Ukrayna'yı Rusya'ya karşı bir "vekalet savaşına" itmeye devam etmesi halinde Moskova'nın her türlü misilleme saldırısını tercih etme hakkı olduğunu söyledi. KCNA haber ajansına göre Pak, bunun Moskova'nın daha güçlü bir yanıt vermesine ve yeni bir dünya savaşına neden olabileceğini söyledi. Pak, Pentagon'un geçen hafta yaptığı, Ukrayna güçlerinin ABD tarafından tedarik edilen silahları kullanarak Rusya sınırı boyunca herhangi bir yerdeki Rus güçlerini vurabileceği yönündeki açıklamalara atıfta bulundu. Kuzey Kore Savunma Bakan Yardımcısı Kim Kang Il ise bir Amerikan uçak gemisinin Güney Kore sularına varışının çok tehlikeli bir güç gösterisi olduğunu ve Kuzey Kore'nin "ezici, yeni bir caydırıcılık gösterisi" için kapıları açık bıraktığını söyledi. ABD donanma yetkilileri, 1,092ft'lik devasa bir gemi olan Theodore Roosevelt uçak gemisinin, bu ay içinde ev sahibi ülke ve Japonya ile ortak askeri tatbikatlara katılmak üzere Cumartesi günü Güney Kore'nin liman kenti Busan'a vardığını söyledi. Washington ve Seul, Rusya ve Kuzey arasındaki askeri işbirliğinin derinleşmesinden giderek daha fazla endişe duyuyor ve Rusya'yı Ukrayna'ya karşı kullanması için silah ticareti yaparak uluslararası yasaları ihlal etmekle suçluyor. Moskova ve Pyongyang ise herhangi bir silah transferini reddetti.

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

Rusya Ukrayna savaşı devam ederken Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki askeri gerilim de giderek artıyor. Yeni bir dünya savaşına ilişkin yorumların çoğalmasına neden olan çatışmalar nasıl sonuçlanacak? Kuzey Kore, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in askeri birliklerini desteklemek için bir ay içinde Ukrayna'ya askeri personel gönderme sözü verdi. Güney Kore televizyonu Chosun'un bir hükümet yetkilisine dayandırdığı haberine göre Pyongyang, yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olmak üzere temmuz ayı başlarında Ukrayna'nın işgal altındaki topraklarına inşaat ve mühendislik güçleri göndererek benzeri görülmemiş bir adım atacak. Bu nadir dış destek sözü, Putin'in geçen hafta Kuzey Kore'ye yaptığı ve neredeyse çeyrek asır sonra ilk kez gerçekleşen resmi ziyaretin ardından geldi. 19 Haziran'daki görüşmede, bir savunma anlaşması imzalandı. Anlaşma, imzacı tarafları "silahlı bir işgal nedeniyle savaş durumuna düşülmesi" halinde gecikmeksizin elindeki tüm imkanlarla askeri ve diğer yardımları sağlamakla yükümlü kılıyor. Moskova, Ukrayna'nın nüfus yoğun bölgelerini vurmaya devam ederken ve kuzeyde kesin kazanımlar elde etmeye çalışırken, Kuzey Kore'nin ağustos ve ocak ayları arasında Rusya'ya yaklaşık 1.6 milyon top mermisi tedarik ettiğine inanılıyor. Devlet medyasına göre, kutuplaşma sertleşirken, Pyongyang yetkilileri Pazartesi günü ABD'yi Ukrayna'ya artan askeri yardımı ve Güney Kore'ye bir uçak gemisi göndermesi nedeniyle eleştirdi. Yeni bir dünya savaşına neden olabileceği uyarısında bulundu. Putin'in Pyongyang ziyaretinden birkaç gün sonra Kuzey Kore'nin üst düzey askeri yetkililerinden Pak Jong Chon, Washington'un Ukrayna'yı Rusya'ya karşı bir "vekalet savaşına" itmeye devam etmesi halinde Moskova'nın her türlü misilleme saldırısını tercih etme hakkı olduğunu söyledi. KCNA haber ajansına göre Pak, bunun Moskova'nın daha güçlü bir yanıt vermesine ve yeni bir dünya savaşına neden olabileceğini söyledi. Pak, Pentagon'un geçen hafta yaptığı, Ukrayna güçlerinin ABD tarafından tedarik edilen silahları kullanarak Rusya sınırı boyunca herhangi bir yerdeki Rus güçlerini vurabileceği yönündeki açıklamalara atıfta bulundu. Kuzey Kore Savunma Bakan Yardımcısı Kim Kang Il ise bir Amerikan uçak gemisinin Güney Kore sularına varışının çok tehlikeli bir güç gösterisi olduğunu ve Kuzey Kore'nin "ezici, yeni bir caydırıcılık gösterisi" için kapıları açık bıraktığını söyledi. ABD donanma yetkilileri, 1,092ft'lik devasa bir gemi olan Theodore Roosevelt uçak gemisinin, bu ay içinde ev sahibi ülke ve Japonya ile ortak askeri tatbikatlara katılmak üzere Cumartesi günü Güney Kore'nin liman kenti Busan'a vardığını söyledi. Washington ve Seul, Rusya ve Kuzey arasındaki askeri işbirliğinin derinleşmesinden giderek daha fazla endişe duyuyor ve Rusya'yı Ukrayna'ya karşı kullanması için silah ticareti yaparak uluslararası yasaları ihlal etmekle suçluyor. Moskova ve Pyongyang ise herhangi bir silah transferini reddetti.

Aşırı sağın güç kazandığı Fransa'da antisemitizm de Müslüman karşıtlığı da arttı

Aşırı sağın güç kazandığı Fransa'da antisemitizm de Müslüman karşıtlığı da arttı

Fransa'da insan hakları komisyonu CNCDH, Gazze'deki savaşın ve aşırı sağın güçlenmesinin de etkisiyle Fransa'da tüm ırkçılık türlerinin arttığını bildirdi. Rapora göre 2023 yılında antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında arttı. Fransa'da 2023 yılında tüm ırkçılık türlerinde artış görüldü. Fransa'nın insan hakları komisyonu CNCDH, yayınladığı yıllık raporunda, Gazze'deki savaş ve kamusal tartışmalardaki aşırı sağcı fikirlerin etkisiyle Fransa'da ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün arttığını belirtti. CNCDH'nin Fransız anayasasında yer alan "eşitlik, kardeşlik ve özgürlük ilkelerine cepheden karşı olduğunu" ve ırkçı görüşleri cesaretlendireceğini söylediği aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), göçmenlerin haklarının kısıtlanmasını öneren bir platformda yarışarak yaklaşan yasama seçimleri için anketlerde önde gidiyor. RN, 2022 yasama seçimlerinde 88 sandalye kazanarak parlamentodaki ikinci en büyük parti olurken, bu ayın başlarında yapılan Avrupa Birliği oylamasında da Avrupa parlamentosunda 30 sandalye kazandı. Emmanuel Macron hükümeti de güvenlik, kimlik ve göç konularında sağa kaydı. Gazze savaşı, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Fransa'da da antisemitizm ve İslamofobinin artmasına neden oldu. "DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ BİR SEVİYE" CNCDH raporunda, "2023 yılına, gerek görüşlerde gerekse eylemlerde Öteki'nin reddedilmesinde güçlü bir ilerleme damgasını vurdu" denildi ve şunlar belirtildi: "İsrail-Filistin çatışması düzenli olarak (antisemitik) eylemleri tetikliyor ve bu eylemler İsrail ordusunun Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonlarla bağlantılı olarak zirve yapıyor. Ancak bu seviye daha önce görülmemiş bir seviyedir. Şubat 2023'te hükümet tarafından önerilen ve (RN'nin fikri olan) 'ulusal tercih'in yankılarını içeren göç yasası ve etrafındaki tartışmalar bu yabancı düşmanı eğilimi güçlendirdi." YARISINDAN FAZLASI KENDİNİ EVİNDE HİSSETMİYOR Rapora göre antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında artarken, diğer ırkçı eylem türleri yüzde 21 oranında arttı. 2022 yılında Fransız vatandaşlarının yüzde 43'üne kıyasla, genel nüfustan ankete katılanların yüzde 51'i artık Fransa'da kendilerini evlerinde hissetmiyor ve bu durum rapor yazarları tarafından göçün reddedilmesine bağlanıyor.RN destekçileri arasında bu oran yüzde 91'e yükseliyor. Ankete katılan Fransızların yüzde 43'ü güvensizliğin esas olarak göçten kaynaklandığını düşünürken, RN destekçilerinin oranı yüzde 83. Yüzde 69'u ise RN'nin iş, sosyal yardım ve barınma konularında yabancılar yerine Fransızların tercih edilmesi gerektiği yönündeki "ulusal tercih" fikrini desteklemiyor.

Aşırı sağın güç kazandığı Fransa'da antisemitizm de Müslüman karşıtlığı da arttı

Aşırı sağın güç kazandığı Fransa'da antisemitizm de Müslüman karşıtlığı da arttı

Fransa'da insan hakları komisyonu CNCDH, Gazze'deki savaşın ve aşırı sağın güçlenmesinin de etkisiyle Fransa'da tüm ırkçılık türlerinin arttığını bildirdi. Rapora göre 2023 yılında antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında arttı. Fransa'da 2023 yılında tüm ırkçılık türlerinde artış görüldü. Fransa'nın insan hakları komisyonu CNCDH, yayınladığı yıllık raporunda, Gazze'deki savaş ve kamusal tartışmalardaki aşırı sağcı fikirlerin etkisiyle Fransa'da ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün arttığını belirtti. CNCDH'nin Fransız anayasasında yer alan "eşitlik, kardeşlik ve özgürlük ilkelerine cepheden karşı olduğunu" ve ırkçı görüşleri cesaretlendireceğini söylediği aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), göçmenlerin haklarının kısıtlanmasını öneren bir platformda yarışarak yaklaşan yasama seçimleri için anketlerde önde gidiyor. RN, 2022 yasama seçimlerinde 88 sandalye kazanarak parlamentodaki ikinci en büyük parti olurken, bu ayın başlarında yapılan Avrupa Birliği oylamasında da Avrupa parlamentosunda 30 sandalye kazandı. Emmanuel Macron hükümeti de güvenlik, kimlik ve göç konularında sağa kaydı. Gazze savaşı, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Fransa'da da antisemitizm ve İslamofobinin artmasına neden oldu. "DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ BİR SEVİYE" CNCDH raporunda, "2023 yılına, gerek görüşlerde gerekse eylemlerde Öteki'nin reddedilmesinde güçlü bir ilerleme damgasını vurdu" denildi ve şunlar belirtildi: "İsrail-Filistin çatışması düzenli olarak (antisemitik) eylemleri tetikliyor ve bu eylemler İsrail ordusunun Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonlarla bağlantılı olarak zirve yapıyor. Ancak bu seviye daha önce görülmemiş bir seviyedir. Şubat 2023'te hükümet tarafından önerilen ve (RN'nin fikri olan) 'ulusal tercih'in yankılarını içeren göç yasası ve etrafındaki tartışmalar bu yabancı düşmanı eğilimi güçlendirdi." YARISINDAN FAZLASI KENDİNİ EVİNDE HİSSETMİYOR Rapora göre antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında artarken, diğer ırkçı eylem türleri yüzde 21 oranında arttı. 2022 yılında Fransız vatandaşlarının yüzde 43'üne kıyasla, genel nüfustan ankete katılanların yüzde 51'i artık Fransa'da kendilerini evlerinde hissetmiyor ve bu durum rapor yazarları tarafından göçün reddedilmesine bağlanıyor.RN destekçileri arasında bu oran yüzde 91'e yükseliyor. Ankete katılan Fransızların yüzde 43'ü güvensizliğin esas olarak göçten kaynaklandığını düşünürken, RN destekçilerinin oranı yüzde 83. Yüzde 69'u ise RN'nin iş, sosyal yardım ve barınma konularında yabancılar yerine Fransızların tercih edilmesi gerektiği yönündeki "ulusal tercih" fikrini desteklemiyor.

Uzayın sırları: TESS tarafından Keşfedilen öte gezegenler

Uzayın sırları: TESS tarafından Keşfedilen öte gezegenler

Gökbilimciler, güneş sistemi dışındaki yeni dünyaları keşfetmeye devam ediyor. Uzayın sonsuz boşluğunda her yıl yüzlerce yeni gezegen keşfediliyor. 2018 yılından beri çalışmalarına devam eden Öte Gezegen Araştırma Uydusu'nun (TESS) bazı keşfileri... NASA yeni dünyaları aramak için 2018 yılında öte gezegen araştırma uydusunu (TESS) fırlattı. NASA'ya göre, onaylanmış öte gezegen sayısı şu anda 5 bin 638'e ulaştı ve binlercesi incelenmeye devam ediyor. Bu gezegenler, galaksimizin yakın çevresinde bulunuyorlar; ancak Chandra X ışını Gözlemevi tarafından ilk kez Samanyolu dışında bir gezegen tespi edildiğine inanılıyor. İşe yakın zamanda keşfedilmiş ötegezegenler... 2018 yılında fırlatılan TESS'in ilk keşfi "Pi Mensae c" oldu. Dünya'dan 59,5 ışık yılı uzakta Mensa (Masa) Takımyıldızındaki Pi Mansea yıldızının yörüngesinde "süper-Dünya" kategorisindeKİ Pi Mensae c'ninçapı Dünya'nın 2,14 katı, kütlesinin ise Dünya'nın 4,82 katı olduğu bildirildi. TOI 700 e, Dünya'ya yaklaşık 100 ışık yılı mesafedeki bir yıldız etrafında dönüyor. En önemlisi ise bu öte gezegen, yaşama elverişli olarak nitelendiriliyor. Yer küremizle hemen hemen aynı boyutta olan öte gezegen yörüngesindeki yıldıza, suyun gezegen yüzeyinde var olmasına olanak sağlayacak mesafede. Dünya'nın 1,5 katı büyüklüğündeki "TOI-715 b" adı verilen gezegenin, yaşanabilir bölgede yani yörüngesinde dolaştığı yıldıza yüzeyinde sıvı halde su bulunmasına imkan verecek uzaklıktaki bir yörüngede dolaştığı ve yıldızın çevresindeki bir turunu 19 günde tamamladığı bildirildi.Dünya'ya 137 ışık yılı uzaklığındaki "Süper Dünya" ötegezegenin bağlı olduğu kırmızı cüce yıldızın Güneş'ten küçük ve daha soğuk olduğu, bu türde yıldızların yörüngelerinde kayadan oluşan gezegenler barındırdığı tespit edildi. Gökbilimcilere göre aslında var olmaması gereken 8 Ursae Minoris b kendisini yok etmesi gereken bir yıldızın yörüngesinde dönüyor. Yine de 8 Ursae Minoris b, tüm mantıksal açıklamalara meydan okuyarak ve astronomları şaşırtan bir şekilde varlığını sürdürüyor.

Uzayın sırları: TESS tarafından Keşfedilen öte gezegenler

Uzayın sırları: TESS tarafından Keşfedilen öte gezegenler

Gökbilimciler, güneş sistemi dışındaki yeni dünyaları keşfetmeye devam ediyor. Uzayın sonsuz boşluğunda her yıl yüzlerce yeni gezegen keşfediliyor. 2018 yılından beri çalışmalarına devam eden Öte Gezegen Araştırma Uydusu'nun (TESS) bazı keşfileri... NASA yeni dünyaları aramak için 2018 yılında öte gezegen araştırma uydusunu (TESS) fırlattı. NASA'ya göre, onaylanmış öte gezegen sayısı şu anda 5 bin 638'e ulaştı ve binlercesi incelenmeye devam ediyor. Bu gezegenler, galaksimizin yakın çevresinde bulunuyorlar; ancak Chandra X ışını Gözlemevi tarafından ilk kez Samanyolu dışında bir gezegen tespi edildiğine inanılıyor. İşe yakın zamanda keşfedilmiş ötegezegenler... 2018 yılında fırlatılan TESS'in ilk keşfi "Pi Mensae c" oldu. Dünya'dan 59,5 ışık yılı uzakta Mensa (Masa) Takımyıldızındaki Pi Mansea yıldızının yörüngesinde "süper-Dünya" kategorisindeKİ Pi Mensae c'ninçapı Dünya'nın 2,14 katı, kütlesinin ise Dünya'nın 4,82 katı olduğu bildirildi. TOI 700 e, Dünya'ya yaklaşık 100 ışık yılı mesafedeki bir yıldız etrafında dönüyor. En önemlisi ise bu öte gezegen, yaşama elverişli olarak nitelendiriliyor. Yer küremizle hemen hemen aynı boyutta olan öte gezegen yörüngesindeki yıldıza, suyun gezegen yüzeyinde var olmasına olanak sağlayacak mesafede. Dünya'nın 1,5 katı büyüklüğündeki "TOI-715 b" adı verilen gezegenin, yaşanabilir bölgede yani yörüngesinde dolaştığı yıldıza yüzeyinde sıvı halde su bulunmasına imkan verecek uzaklıktaki bir yörüngede dolaştığı ve yıldızın çevresindeki bir turunu 19 günde tamamladığı bildirildi.Dünya'ya 137 ışık yılı uzaklığındaki "Süper Dünya" ötegezegenin bağlı olduğu kırmızı cüce yıldızın Güneş'ten küçük ve daha soğuk olduğu, bu türde yıldızların yörüngelerinde kayadan oluşan gezegenler barındırdığı tespit edildi. Gökbilimcilere göre aslında var olmaması gereken 8 Ursae Minoris b kendisini yok etmesi gereken bir yıldızın yörüngesinde dönüyor. Yine de 8 Ursae Minoris b, tüm mantıksal açıklamalara meydan okuyarak ve astronomları şaşırtan bir şekilde varlığını sürdürüyor.

Kenya'da sert polis müdahalesine rağmen protestolar sürüyor

Kenya'da sert polis müdahalesine rağmen protestolar sürüyor

Doğu Afrika ülkesi Kenya'da vergi zamlarına karşı geçen hafta başlayan eylemler bugün de devam etti. Bir kez daha sokaklara dökülen protestoculara polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Kenya polisi, bugün de devam eden vergi zammı protestolarına yeniden göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Cumhurbaşkanı vergi artışı tasarısını geri çekmesi yönündeki baskılara boyun eğdi ancak birçok şehirde protestolar devam ediyor. Göstericiler bugün, Cumhurbaşkanlığı sarayına giden caddeleri kapattı. Başkan William Ruto, polisin açtığı ateşte en az 23 kişinin ölmesi ve parlamentonun basılıp ateşe verilmesinin ardından vergi zammını da içeren 2024 Finans Tasarısı'nı geri çekti. Ruto, iki yıllık başkanlığının en ciddi kriziyle boğuşurken, gençlerin başını çektiği protesto hareketi, vergi zamlarına internet üzerinden tepki gösterilmesinin ardından siyasi revizyon talep eden kitlesel mitinglere evrildi. Başkent Nairobi'de polis ve askerler bugün sokaklarda devriye gezdi ve devlet binasına erişimi engelledi. Polis, şehrin merkezinde toplanan birkaç düzine insanı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Gönüllü doktorlar grubu Medics for Kenya, Jamia Mosque/Crescent hastanesindeki personelinin göz yaşartıcı gazla vurulduğunu ve "gönüllü sağlık ekiplerine uygulanan şiddeti en güçlü ifadelerle" kınadığını açıkladı. Hükümetin, polise yardım etmesi için orduyu görevlendirmesi sonrası bugün de sokaklarda askeri araçlar görüldü. Yerel televizyonlar, liman kenti Mombasa'da ve batıdaki Kisumu kentinde de yüzlerce protestocunun toplandığını gösterdi. Siyasi aktivist ve protestocu Davis Tafari Reuters'e gönderdiği kısa mesajda, "Şu anda mesele sadece finans tasarısı değil Ruto gitmeli" dedi. Tafari, "Ruto ve milletvekillerinin istifa ettiğinden ve yeni seçimlerin yapıldığından emin olmalıyız. Haysiyet ve adalet için Devlet Binasını işgal ediyoruz" diye ekledi.

Kenya'da sert polis müdahalesine rağmen protestolar sürüyor

Kenya'da sert polis müdahalesine rağmen protestolar sürüyor

Doğu Afrika ülkesi Kenya'da vergi zamlarına karşı geçen hafta başlayan eylemler bugün de devam etti. Bir kez daha sokaklara dökülen protestoculara polis göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Kenya polisi, bugün de devam eden vergi zammı protestolarına yeniden göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Cumhurbaşkanı vergi artışı tasarısını geri çekmesi yönündeki baskılara boyun eğdi ancak birçok şehirde protestolar devam ediyor. Göstericiler bugün, Cumhurbaşkanlığı sarayına giden caddeleri kapattı. Başkan William Ruto, polisin açtığı ateşte en az 23 kişinin ölmesi ve parlamentonun basılıp ateşe verilmesinin ardından vergi zammını da içeren 2024 Finans Tasarısı'nı geri çekti. Ruto, iki yıllık başkanlığının en ciddi kriziyle boğuşurken, gençlerin başını çektiği protesto hareketi, vergi zamlarına internet üzerinden tepki gösterilmesinin ardından siyasi revizyon talep eden kitlesel mitinglere evrildi. Başkent Nairobi'de polis ve askerler bugün sokaklarda devriye gezdi ve devlet binasına erişimi engelledi. Polis, şehrin merkezinde toplanan birkaç düzine insanı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Gönüllü doktorlar grubu Medics for Kenya, Jamia Mosque/Crescent hastanesindeki personelinin göz yaşartıcı gazla vurulduğunu ve "gönüllü sağlık ekiplerine uygulanan şiddeti en güçlü ifadelerle" kınadığını açıkladı. Hükümetin, polise yardım etmesi için orduyu görevlendirmesi sonrası bugün de sokaklarda askeri araçlar görüldü. Yerel televizyonlar, liman kenti Mombasa'da ve batıdaki Kisumu kentinde de yüzlerce protestocunun toplandığını gösterdi. Siyasi aktivist ve protestocu Davis Tafari Reuters'e gönderdiği kısa mesajda, "Şu anda mesele sadece finans tasarısı değil Ruto gitmeli" dedi. Tafari, "Ruto ve milletvekillerinin istifa ettiğinden ve yeni seçimlerin yapıldığından emin olmalıyız. Haysiyet ve adalet için Devlet Binasını işgal ediyoruz" diye ekledi.

Haziran ayında dikkat çeken bilimsel gelişmeler

Haziran ayında dikkat çeken bilimsel gelişmeler

Prostat kanseriyle bağlantılı DNA'daki genetik farklılıkları saptayan tükürük testinden, keşfedilen balık türüne Yüzüklerin Efendisi karakteri "Sauron"un isminin verilmesine kadar haziranda dünyada birçok bilimsel gelişme yaşandı. Bilim ve teknoloji dünyasında ortaya çıkan her keşif ve yapılan her deneyle insanoğlu, evrenin karmaşık işleyişini anlamaya daha da yaklaşıyor. Haziran ayında öne çıkan bazı bilimsel gelişmeler. Londra'daki Kanser Araştırmaları Enstitüsünün (ICR) ve "The Royal Marsden NHS Foundation Trust"tan araştırmacılar, prostat kanseriyle bağlantılı DNA'daki genetik farklılıkları saptayan test geliştirdi. Araştırmacılar, yeni geliştirilen tükürük testinin, hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanseri, var olan kan testlerine kıyasla daha yüksek oranda belirlediğini saptadı.Araştırmanın "Barkod 1" adı verilen ilk deneyinde, 55-69 yaş aralığındaki 6 bin 142 erkeğin tükürüğü incelendi. Prostat kanserine bağlı 130 genetik farklılık üzerinden değerlendirilen tükürük testlerinde, yalnızca kan testleriyle belirlenemeyecek hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanser hücreleri daha kolay tespit edildi. Araştırma sonucunda, tükürük testlerinin, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) taramalarından ve standart kan testlerinden daha güvenilir sonuçlar sağladığı saptandı. ICR'den araştırmacılar, farklı tiplerde meme kanserine yakalanan 78 kişiden hastalığın teşhisi, ameliyat ve kemoterapi aşamaları sonrasında topladıkları numuneleri "ultra hassas" veri oluşturduğunu söyledikleri "sıvı biyopsi" yöntemiyle alınan kan testiyle inceledi. Araştırmacılar, yeni test uygulamasında hastalardan 1 yıl boyunca her 3 ayda ve sonraki 5 yıl boyunca da her 6 ayda bir kan alarak deneklerin takibini yaptı.Araştırmada, testin, hastalığın belirtileri yeniden ortaya çıkmadan ya da taramalarda fark edilmeden yaklaşık 15 ay öncesine kadar tespit edilebileceği görüldü. Testin, hastaların kanına kanser hücrelerince salınan ve DNA yapısında 1800 civarında mutasyona yol açan değişiklikleri algıladığı belirtilen araştırmada, bu kan testi aracılığıyla 11 kadında meme kanserinin nüks edeceğinin önceden tespit edildiği açıklandı. İngiltere'nin güneydoğusundaki Surrey bölgesinde yaşayan Cecil Farley, 15 yıl boyunca sağ gözünde sorun yaşadı ve bir süre sonra da bu gözündeki görme yetisini kaybetti.Farley'e görme yetisini geri kazandırmak için insan korneasıyla yapılan bir önceki ameliyat başarısız oldu ve doktorlar bir sonraki ameliyatın da başarısız olabileceği uyarısında bulundu.Farley'in gözüne şubatta yapay kornea implantı yerleştirildi. Bu uygulamayla görme yetisini geri kazanan 91 yaşındaki Farley, İngiltere'de yapay kornea nakli yapılan ilk kişi oldu. Oxford Üniversitesinden bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada, prostat kanseri olan 23 erkeğe, prostatlarını almak üzere ameliyata girmeden önce işaretleyici floresan boya enjekte edildi. Floresan boya, kanser hücrelerini ve bunların pelvis ve lenf düğümleri gibi diğer dokulara yayıldığı yerleri vurguladı.Floresan boya, çıplak gözle görülemeyen küçük kanserli dokuları aydınlatarak cerrahların, sağlıklı dokuyu koruyarak her bir kanser hücresini çıkarmasını sağlıyor. Bu ise ameliyat sonrası olası yan etkilerin daha az yaşanması anlamına gelebilir.Çalışmada yer alan Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Freddie Hamdy, yaptığı açıklamada, cerraha, kanser hücrelerinin nerede olduğunu ve yayılıp yayılmadığını görmesi için ikinci bir çift göz verdiklerine işaret ederek, bu teknikle tümörden yayılan ve daha sonra tekrardan geri gelme ihtimali olan hücreler de dahil olmak üzere tüm kanseri ortadan kaldırabileceklerini belirtti.Hamdy, ilk defa ameliyat sırasında prostat kanserinin bu kadar ince ayrıntılarını gerçek zamanlı olarak görmeyi başardıklarını dile getirerek, "inkontinans ve erektil disfonksiyon" gibi yaşamı etkileyen gereksiz yan etkileri azaltmak için prostat çevresindeki sağlıklı yapıları mümkün olduğunca koruyabildiklerini vurguladı. Çin'in Ay'ın karanlık yüzüne gönderdiği "Çang'ı 6" keşif aracı, topladığı kaya ve toprak örnekleriyle Dünya'ya döndü.Çang'ı 6, bugüne dek Ay'ın karanlık yüzeyinden kaya ve toprak örneği toplayan ilk keşif görevi olurken Çin de bunu yapan ilk ülke oldu. İskoçya'nın Glasgow Üniversitesinden yapay zeka uzmanları ve kanser hakkında çalışmalar yapan bilim insanlarından oluşan bir ekip, kanser hastalıklarının teşhisinin kolaylaşması için yapay zeka teknolojisinden yararlandı.Araştırmacılar, geliştirdikleri "Histomorfolojik Fenotip Öğrenme" (HPL) adlı bilgisayar programıyla patologların kanser teşhisi koymasının kolaylaşıp hızlanabileceğini açıkladı.ABD Kanser Enstitüsünün Kanser Genom Atlası veri tabanındaki 452 hastanın akciğer doku örneklerinin binlerce yüksek çözünürlüklü görüntüyü toplayan araştırmacılar, görüntüleri analiz etmek ve görüntülerdeki örüntüleri tespit etmek için kendi kendini eğiten bir algoritma geliştirdi.Araştırmacılar, görüntüleri binlerce küçük kareye ayıran algoritmanın, doku örneklerindeki hücrelerin görsel özelliklerini tanıma ve sınıflandırma sürecinde kendini eğiterek yüzde 99 doğruluk oranıyla ayrım yapabildiğini saptadı.Doktorlar, kanserin tekrarlama olasılığını ve zamanlamasını yüzde 64 doğru tahmin ederken, HPL'de bu oranın yüzde 72 olduğu gözlemlendi. "Neotropical Ichthyology" dergisinde yayımlanan makalede bir grup uluslararası araştırmacının Amazon Nehri'nde piranalarla yakın akraba yeni pacu türünü keşfettiği bildirildi.Keşfedilen yeni türün üzerinde dikey siyah bir çizgi ile turuncu renklerin hakim olduğu belirtilen makalede, bu renklerin J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisinde büyük ve ateşli gözü simgeleyen "Sauron" karakteriyle benzerlik gösterdiği ifade edildi. Makalede, yeni keşfedilen türe "Myloplus Sauron" isminin verildiği duyuruldu. Oxford Üniversitesinden araştırmacılar, 8 ay boyunca Uganda'daki Budongo Ormanı'nda yaşayan iki şempanze grubunu ve tükettikleri 13 bitki türünü araştırdı. Neubrandenburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi araştırmacıları tarafından incelenen bitkilerin iltihap sökücü ve antibiyotik özelliklerinin bulunduğu gözlendi.Hastalık belirtisi gösteren şempanzelerin, iyileşmek için yaprak yeme ve kabuk çiğneme gibi davranışlar sergiledikleri ortaya çıktı. Şempanzelerin parazitlerden kurtulmak amacıyla da yaprak yedikleri, çalıların kabuklarındaki yumuşak dokuyu, benzer rahatsızlıklarını iyileştirmek için çiğnedikleri tespit edildi.

Haziran ayında dikkat çeken bilimsel gelişmeler

Haziran ayında dikkat çeken bilimsel gelişmeler

Prostat kanseriyle bağlantılı DNA'daki genetik farklılıkları saptayan tükürük testinden, keşfedilen balık türüne Yüzüklerin Efendisi karakteri "Sauron"un isminin verilmesine kadar haziranda dünyada birçok bilimsel gelişme yaşandı. Bilim ve teknoloji dünyasında ortaya çıkan her keşif ve yapılan her deneyle insanoğlu, evrenin karmaşık işleyişini anlamaya daha da yaklaşıyor. Haziran ayında öne çıkan bazı bilimsel gelişmeler. Londra'daki Kanser Araştırmaları Enstitüsünün (ICR) ve "The Royal Marsden NHS Foundation Trust"tan araştırmacılar, prostat kanseriyle bağlantılı DNA'daki genetik farklılıkları saptayan test geliştirdi. Araştırmacılar, yeni geliştirilen tükürük testinin, hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanseri, var olan kan testlerine kıyasla daha yüksek oranda belirlediğini saptadı.Araştırmanın "Barkod 1" adı verilen ilk deneyinde, 55-69 yaş aralığındaki 6 bin 142 erkeğin tükürüğü incelendi. Prostat kanserine bağlı 130 genetik farklılık üzerinden değerlendirilen tükürük testlerinde, yalnızca kan testleriyle belirlenemeyecek hızlı büyüyen ve yayılma ihtimali bulunan kanser hücreleri daha kolay tespit edildi. Araştırma sonucunda, tükürük testlerinin, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) taramalarından ve standart kan testlerinden daha güvenilir sonuçlar sağladığı saptandı. ICR'den araştırmacılar, farklı tiplerde meme kanserine yakalanan 78 kişiden hastalığın teşhisi, ameliyat ve kemoterapi aşamaları sonrasında topladıkları numuneleri "ultra hassas" veri oluşturduğunu söyledikleri "sıvı biyopsi" yöntemiyle alınan kan testiyle inceledi. Araştırmacılar, yeni test uygulamasında hastalardan 1 yıl boyunca her 3 ayda ve sonraki 5 yıl boyunca da her 6 ayda bir kan alarak deneklerin takibini yaptı.Araştırmada, testin, hastalığın belirtileri yeniden ortaya çıkmadan ya da taramalarda fark edilmeden yaklaşık 15 ay öncesine kadar tespit edilebileceği görüldü. Testin, hastaların kanına kanser hücrelerince salınan ve DNA yapısında 1800 civarında mutasyona yol açan değişiklikleri algıladığı belirtilen araştırmada, bu kan testi aracılığıyla 11 kadında meme kanserinin nüks edeceğinin önceden tespit edildiği açıklandı. İngiltere'nin güneydoğusundaki Surrey bölgesinde yaşayan Cecil Farley, 15 yıl boyunca sağ gözünde sorun yaşadı ve bir süre sonra da bu gözündeki görme yetisini kaybetti.Farley'e görme yetisini geri kazandırmak için insan korneasıyla yapılan bir önceki ameliyat başarısız oldu ve doktorlar bir sonraki ameliyatın da başarısız olabileceği uyarısında bulundu.Farley'in gözüne şubatta yapay kornea implantı yerleştirildi. Bu uygulamayla görme yetisini geri kazanan 91 yaşındaki Farley, İngiltere'de yapay kornea nakli yapılan ilk kişi oldu. Oxford Üniversitesinden bilim insanları tarafından yürütülen çalışmada, prostat kanseri olan 23 erkeğe, prostatlarını almak üzere ameliyata girmeden önce işaretleyici floresan boya enjekte edildi. Floresan boya, kanser hücrelerini ve bunların pelvis ve lenf düğümleri gibi diğer dokulara yayıldığı yerleri vurguladı.Floresan boya, çıplak gözle görülemeyen küçük kanserli dokuları aydınlatarak cerrahların, sağlıklı dokuyu koruyarak her bir kanser hücresini çıkarmasını sağlıyor. Bu ise ameliyat sonrası olası yan etkilerin daha az yaşanması anlamına gelebilir.Çalışmada yer alan Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Freddie Hamdy, yaptığı açıklamada, cerraha, kanser hücrelerinin nerede olduğunu ve yayılıp yayılmadığını görmesi için ikinci bir çift göz verdiklerine işaret ederek, bu teknikle tümörden yayılan ve daha sonra tekrardan geri gelme ihtimali olan hücreler de dahil olmak üzere tüm kanseri ortadan kaldırabileceklerini belirtti.Hamdy, ilk defa ameliyat sırasında prostat kanserinin bu kadar ince ayrıntılarını gerçek zamanlı olarak görmeyi başardıklarını dile getirerek, "inkontinans ve erektil disfonksiyon" gibi yaşamı etkileyen gereksiz yan etkileri azaltmak için prostat çevresindeki sağlıklı yapıları mümkün olduğunca koruyabildiklerini vurguladı. Çin'in Ay'ın karanlık yüzüne gönderdiği "Çang'ı 6" keşif aracı, topladığı kaya ve toprak örnekleriyle Dünya'ya döndü.Çang'ı 6, bugüne dek Ay'ın karanlık yüzeyinden kaya ve toprak örneği toplayan ilk keşif görevi olurken Çin de bunu yapan ilk ülke oldu. İskoçya'nın Glasgow Üniversitesinden yapay zeka uzmanları ve kanser hakkında çalışmalar yapan bilim insanlarından oluşan bir ekip, kanser hastalıklarının teşhisinin kolaylaşması için yapay zeka teknolojisinden yararlandı.Araştırmacılar, geliştirdikleri "Histomorfolojik Fenotip Öğrenme" (HPL) adlı bilgisayar programıyla patologların kanser teşhisi koymasının kolaylaşıp hızlanabileceğini açıkladı.ABD Kanser Enstitüsünün Kanser Genom Atlası veri tabanındaki 452 hastanın akciğer doku örneklerinin binlerce yüksek çözünürlüklü görüntüyü toplayan araştırmacılar, görüntüleri analiz etmek ve görüntülerdeki örüntüleri tespit etmek için kendi kendini eğiten bir algoritma geliştirdi.Araştırmacılar, görüntüleri binlerce küçük kareye ayıran algoritmanın, doku örneklerindeki hücrelerin görsel özelliklerini tanıma ve sınıflandırma sürecinde kendini eğiterek yüzde 99 doğruluk oranıyla ayrım yapabildiğini saptadı.Doktorlar, kanserin tekrarlama olasılığını ve zamanlamasını yüzde 64 doğru tahmin ederken, HPL'de bu oranın yüzde 72 olduğu gözlemlendi. "Neotropical Ichthyology" dergisinde yayımlanan makalede bir grup uluslararası araştırmacının Amazon Nehri'nde piranalarla yakın akraba yeni pacu türünü keşfettiği bildirildi.Keşfedilen yeni türün üzerinde dikey siyah bir çizgi ile turuncu renklerin hakim olduğu belirtilen makalede, bu renklerin J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisinde büyük ve ateşli gözü simgeleyen "Sauron" karakteriyle benzerlik gösterdiği ifade edildi. Makalede, yeni keşfedilen türe "Myloplus Sauron" isminin verildiği duyuruldu. Oxford Üniversitesinden araştırmacılar, 8 ay boyunca Uganda'daki Budongo Ormanı'nda yaşayan iki şempanze grubunu ve tükettikleri 13 bitki türünü araştırdı. Neubrandenburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi araştırmacıları tarafından incelenen bitkilerin iltihap sökücü ve antibiyotik özelliklerinin bulunduğu gözlendi.Hastalık belirtisi gösteren şempanzelerin, iyileşmek için yaprak yeme ve kabuk çiğneme gibi davranışlar sergiledikleri ortaya çıktı. Şempanzelerin parazitlerden kurtulmak amacıyla da yaprak yedikleri, çalıların kabuklarındaki yumuşak dokuyu, benzer rahatsızlıklarını iyileştirmek için çiğnedikleri tespit edildi.

İsrail tehdit etti: Taş devrine döndürürüz!

İsrail tehdit etti: Taş devrine döndürürüz!

İsrail, Gazze genelinde saldırılarını sürdürüyor. Kuzeydeki Cebaliye mülteci kampına düzenlenen hava saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlar oldu. Lübnan Hizbullah'ı ile gerginlik sürerken İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'ı taş devrine döndürmekle tehdit etti. İsrail Gazze'nin kuzeyindeki mülteci kampını bir kez daha hedef aldı. Aşırı kalabalık kampa 3 hava saldırısı düzenlendi. Ölenler ve yaralananlar oldu. İsrail askerleri, Hamas'la haftalar süren çatışmaların ardından ay başında cebaliye Mülteci Kampı'ndan çekilmişti. Askerlerin çekilmesi sonrası bölgede çoğu kadın ve çocuk 360'dan fazla kişinin cansız bedenine ulaşılmıştı. Aynı kamp bu kez hava saldırılarıyla vuruldu. 3 ayrı noktaya düzenlenen saldırılarda can kayıpları yaşandı. Kuzeydeki Beyt Lahya şehrine düzenlenen saldırı sonucu da ölenler oldu. İsrail ordusu, Han Yunus'taki bir okula savaş uçaklarının saldırdığını duyurduHamas karargahı olarak kullanıldığı öne sürülen okulun hassas silahlarla hedef alındığı açıklandı. İsrail, güneydeki refah kentinde de ilerlemeyi sürdürüyor. İsrail askerlerinin Refah'ta geçtikleri yerlerdeki yerleşim yerlerini sistematik şekilde yok ettikleri belirtiliyor.Washington Post gazetesi ise, ABD'nin 7 ekim'den bu yana İsrail'e yaptığı güvenlik yardımlarının değerinin 6 buçuk milyar doları bulduğunu yazdı. Askeri yardımların yarısından fazlasının yalnızca geçen ay sağlandığı bildirildi. İsrail ile Lübnan Hizbullah'ı arasındaki gerginlik de sürüyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah'la savaşın kızışması halinde İsrail güçlerinin Lübnan'ı taş devrine döndürebileceğini söyledi.Diplomatik bir çözüm tercih ettiklerini vurgulayan Gallant, "Savaş istemiyoruz ama her senaryoya hazırlanıyoruz" dedi. Üst düzey ABD'li yetkililerle, savaş sonrası Gazze'nin yerel Filistinlileri, bölgesel ortakları ve ABD'yi içerecek şekilde yönetilmesine ilişkin önerileri ele aldıklarını söyledi. Sürecin uzun ve karmaşık olacağını vurguladı. Kanada'nın ardından Almanya ve Hollanda da Lübnan'daki vatandaşlarına geniş çaplı bir savaş çıkabilme endişesi nedeniyle Lübnan'ı terk etmeleri çağrısı yaptı. Suriye basını ise İsrail'in Suriye'nin güney bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini yazdısaldırıda 2 kişinin öldüğü,, bir askerin ise yaralandığı belirtildi.

İsrail tehdit etti: Taş devrine döndürürüz!

İsrail tehdit etti: Taş devrine döndürürüz!

İsrail, Gazze genelinde saldırılarını sürdürüyor. Kuzeydeki Cebaliye mülteci kampına düzenlenen hava saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlar oldu. Lübnan Hizbullah'ı ile gerginlik sürerken İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'ı taş devrine döndürmekle tehdit etti. İsrail Gazze'nin kuzeyindeki mülteci kampını bir kez daha hedef aldı. Aşırı kalabalık kampa 3 hava saldırısı düzenlendi. Ölenler ve yaralananlar oldu. İsrail askerleri, Hamas'la haftalar süren çatışmaların ardından ay başında cebaliye Mülteci Kampı'ndan çekilmişti. Askerlerin çekilmesi sonrası bölgede çoğu kadın ve çocuk 360'dan fazla kişinin cansız bedenine ulaşılmıştı. Aynı kamp bu kez hava saldırılarıyla vuruldu. 3 ayrı noktaya düzenlenen saldırılarda can kayıpları yaşandı. Kuzeydeki Beyt Lahya şehrine düzenlenen saldırı sonucu da ölenler oldu. İsrail ordusu, Han Yunus'taki bir okula savaş uçaklarının saldırdığını duyurduHamas karargahı olarak kullanıldığı öne sürülen okulun hassas silahlarla hedef alındığı açıklandı. İsrail, güneydeki refah kentinde de ilerlemeyi sürdürüyor. İsrail askerlerinin Refah'ta geçtikleri yerlerdeki yerleşim yerlerini sistematik şekilde yok ettikleri belirtiliyor.Washington Post gazetesi ise, ABD'nin 7 ekim'den bu yana İsrail'e yaptığı güvenlik yardımlarının değerinin 6 buçuk milyar doları bulduğunu yazdı. Askeri yardımların yarısından fazlasının yalnızca geçen ay sağlandığı bildirildi. İsrail ile Lübnan Hizbullah'ı arasındaki gerginlik de sürüyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah'la savaşın kızışması halinde İsrail güçlerinin Lübnan'ı taş devrine döndürebileceğini söyledi.Diplomatik bir çözüm tercih ettiklerini vurgulayan Gallant, "Savaş istemiyoruz ama her senaryoya hazırlanıyoruz" dedi. Üst düzey ABD'li yetkililerle, savaş sonrası Gazze'nin yerel Filistinlileri, bölgesel ortakları ve ABD'yi içerecek şekilde yönetilmesine ilişkin önerileri ele aldıklarını söyledi. Sürecin uzun ve karmaşık olacağını vurguladı. Kanada'nın ardından Almanya ve Hollanda da Lübnan'daki vatandaşlarına geniş çaplı bir savaş çıkabilme endişesi nedeniyle Lübnan'ı terk etmeleri çağrısı yaptı. Suriye basını ise İsrail'in Suriye'nin güney bölgelerine hava saldırıları düzenlediğini yazdısaldırıda 2 kişinin öldüğü,, bir askerin ise yaralandığı belirtildi.

"Pompeiili Ali" gözaltına alındı: Ceii Evi’ne ismini kazıdı

"Pompeiili Ali" gözaltına alındı: Ceii Evi’ne ismini kazıdı

Kazakistanlı bir turist, Pompeii Arkeoloji Parkı'ndaki Ceii Evi'nde açık renkli sıva üzerine ALİ harflerini kazırken yakalandı. Kazakistanlı bir turist, Pompeii’de geç Samnit döneminden kalan birkaç konut mimarisi örneğinden biri olan Ceii Evi’ne “ALİ” ismini kazıdı. Kentin ünlü evlerinden birinin alçı duvarına adını yazarken yakalanan turist gözaltına alındı. Kazakistan merkezli haber ajansı Kazinform’un haberine göre, kimliği açıklanmayan turist, gerekli tüm işlemlerin tamamlanmasının ardından İtalyan kolluk kuvvetleri tarafından serbest bırakıldı. Park Müdürü Gabriel Zuchtriegel, duvarda yapılacak herhangi bir restorasyonun turist tarafından karşılanması gerektiğini söyledi. İtalya Kültür Bakanı Gennaro Sangiuliano yaptığı basın açıklamasında, yapılan eylemi “medeniyetsiz ve aptalca bir rezalet” olarak nitelendirdi ve suçlunun duvarın onarımı için para ödemek zorunda kalacağına dair güvence verdi. CEİİ EVİ 1913 ile 1914 yılları arasında kazılan, gösterişli bir şekilde tasarlanmış ve renkli fresklerle dolu Ceii Evi, geç Samnit döneminden (MÖ 2. yüzyıl) kalan birkaç konut mimarisi örneğinden biri olarak kabul ediliyor. Zengin mozaikleri ve detaylı duvar süslemeleriyle dikkat çeken, beyaz alçı panelli ve kübik harflerle taçlandırılmış yüksek girişli cepheye sahip ev, geç Samnit dönemindeki orta sınıf bir evin neye benzeyebileceğinin bir örneği nitelğinde değerlendiriliyor.

"Pompeiili Ali" gözaltına alındı: Ceii Evi’ne ismini kazıdı

"Pompeiili Ali" gözaltına alındı: Ceii Evi’ne ismini kazıdı

Kazakistanlı bir turist, Pompeii Arkeoloji Parkı'ndaki Ceii Evi'nde açık renkli sıva üzerine ALİ harflerini kazırken yakalandı. Kazakistanlı bir turist, Pompeii’de geç Samnit döneminden kalan birkaç konut mimarisi örneğinden biri olan Ceii Evi’ne “ALİ” ismini kazıdı. Kentin ünlü evlerinden birinin alçı duvarına adını yazarken yakalanan turist gözaltına alındı. Kazakistan merkezli haber ajansı Kazinform’un haberine göre, kimliği açıklanmayan turist, gerekli tüm işlemlerin tamamlanmasının ardından İtalyan kolluk kuvvetleri tarafından serbest bırakıldı. Park Müdürü Gabriel Zuchtriegel, duvarda yapılacak herhangi bir restorasyonun turist tarafından karşılanması gerektiğini söyledi. İtalya Kültür Bakanı Gennaro Sangiuliano yaptığı basın açıklamasında, yapılan eylemi “medeniyetsiz ve aptalca bir rezalet” olarak nitelendirdi ve suçlunun duvarın onarımı için para ödemek zorunda kalacağına dair güvence verdi. CEİİ EVİ 1913 ile 1914 yılları arasında kazılan, gösterişli bir şekilde tasarlanmış ve renkli fresklerle dolu Ceii Evi, geç Samnit döneminden (MÖ 2. yüzyıl) kalan birkaç konut mimarisi örneğinden biri olarak kabul ediliyor. Zengin mozaikleri ve detaylı duvar süslemeleriyle dikkat çeken, beyaz alçı panelli ve kübik harflerle taçlandırılmış yüksek girişli cepheye sahip ev, geç Samnit dönemindeki orta sınıf bir evin neye benzeyebileceğinin bir örneği nitelğinde değerlendiriliyor.

Yeni yasaya ilk onay: Siyasi parti ve şirketlerin üst kadrosunda kadın-erkek sayısı eşitlenecek

Yeni yasaya ilk onay: Siyasi parti ve şirketlerin üst kadrosunda kadın-erkek sayısı eşitlenecek

İspanya'da, iş dünyasındaki eşitsizliğe karşı oylanan tasarı ilk onayını aldı. Tasarı yasalaşırsa siyasi partilerin seçim listelerinde, Mecliste ve Senatoda, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda, ayrıca şirketlerin üst düzey yönetim kadrolarında kadın ve erkek sayıları eşitlenecek. İspanya'da toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı önemli bir adım atıldı. Madrid hükümeti, siyasette ve iş dünyasındaki üst düzey yönetim kadrolarında kadın-erkek sayısına eşitlik getirilmesini öngören yasa tasarısı Meclisten ilk onayını aldı. Azınlık sol koalisyon hükümetinin girişimiyle Meclise getirilen "kadın ve erkeklerin eşit temsili" ile ilgili yasa tasarısı, muhalefetteki sağ görüşlü partilerin (PP, Vox ve UPN) 171 "hayır" oyuna karşı 177 "evet" ile kabul edildi. Tasarının parlamentonun üst ve alt kanatlarındaki sürecin tamamlanmasının ardından yasalaşarak, ağustos başında yürürlüğe girmesi bekleniyor. Tasarı gereği siyasi partilerin seçim listelerinde, Mecliste ve Senatoda, Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda, ayrıca şirketlerin üst düzey yönetim kadrolarında kadın ve erkek sayılarının eşitlenmesi istenecek. ANCAK KADINLAR YÜZDE 50'Yİ GEÇEBİLİR Kadınlardan yana pozitif ayrımcılığı getirecek tasarıyla bu kurum, kuruluş ve şirketlerde yüzde 50'nin üzerinde temsil hakkı sadece kadınlar için geçerli olacak. Erkeklerin sayısının ise yüzde 50'yi geçmesi halinde bu oranın kadınlar lehine düzeltilmesi gerekecek. Eşitlik Bakanı Ana Redondo, tasarıyla İspanya'daki "tarihsel bir adaletsizliğin ortadan kaldırıldığını, kadınlara liyakat ve yetenekleri sayesinde sorumluluk gerektiren pozisyonlara ulaşma fırsatlarının olması gerektiği gibi düzenlendiğini" söyledi. Senatoya gönderilen tasarının son olarak 23 Temmuz'da Mecliste bir kez daha oylanması, kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesi bekleniyor.