gundemdekal.com

Son yazılar

1505 yazı

Peru'da 7.2 şiddetinde deprem: Can kaybı ve yaralanma yok

Peru'da 7.2 şiddetinde deprem: Can kaybı ve yaralanma yok

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Peru'nun orta kesimlerinde 7.2 şiddetinde deprem meydana geldiğini açıkladı. Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi ise depremin büyüklüğünü 6.9 olarak duyurdu. Depremde can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi ise tsunami uyarısı yaptı ancak daha sonra bu tehdidin ortadan kalktığını bildirdi. Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), bugün Peru'nun orta kesimlerinde 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Açıklamada, bazı kıyı şeritlerinde tsunami dalgalarının oluşabileceği belirtildi. USGS, Atiquipa bölgesinden 8,8 kilometre uzakta meydana gelen sarsıntıdan kısa bir süre sonra, daha önceki büyüklük derecesini yükseltti. Başlangıçta herhangi bir tehdit olmadığını söyleyen Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, daha sonra "bazı kıyılarda üç metreye kadar dalgaların mümkün olduğu" uyarısında bulundu. Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) ise Peru kıyıları yakınlarında 6.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. GFZ, depremin 10 km derinlikte olduğunu söyledi. Daha önce sarsıntının büyüklüğünü 6.4 olarak belirlemişti. ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi, daha önce tsunami tehdidi olmadığını açıklamış olmasına rağmen, mevcut verilere dayanarak depremden kaynaklanan bir tsunami tehdidi olduğunu söyledi. Bazı kıyılarda dalgaların 1 ile 3 metreye kadar ulaşabileceği belirtildi. Merkez daha sonra yaptığı açıklamada, tsunami uyarısını kaldırdı. Peru Başbakanı Gustavo Adrianzen, de tsunami tehdidinin ortadan kalktığını açıkladı. Adrianzen, deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadığını da sözlerine ekledi.

İran, cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandık başında | Hamaney'den oy çağrısı

İran, cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandık başında | Hamaney'den oy çağrısı

İran'da 14. Dönem Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için oy verme işlemi yerel saatle 08.00'de başladı. Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip ülkede, 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Dini lider Hamaney, oyunu kullanırken yaptığı açıklamada, kararsız seçmeni sandığa çağırdı. İran İçişleri Bakanlığı Seçim Merkezi'nin verilerine göre, 88 milyon nüfusa sahip ülkede, yaklaşık 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Ayrıca, 95 ülkede kurulan seçim merkezlerinde ülke dışındaki İran vatandaşları da sandığa gidebilecek. Yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi 18.00'de sona erecek ancak bu süre ihtiyaç halinde İçişleri Bakanlığına bağlı Seçim Merkezinin kararıyla uzatılabilir. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Muhafazakar adaylar Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, "muhafazakar kanatta birliği sağlamak için" seçime saatler kala adaylıktan çekildi. Adayların ilk turda seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekiyor. İlk turda yüzde 50+1'in üzerine çıkan aday olmaması halinde en fazla oyu alan 2 aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz'da yapılacak ikinci turda kazanan isim ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak. Seçim sonuçlarına dair ilk verilerin gece yarısı yayınlanması ve kesin sonuçların ise yarın açıklanması bekleniyor. İran'da cumhurbaşkanı 4 yıl süreyle görev yapıyor ve üst üste en fazla 2 defa seçilebiliyor. Son olarak İranlı Öğrenciler Anket Ajansı (ISPA) tarafından 26 Haziran'da ülke genelinde 3 bin 589 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen kamuoyu yoklamasında, yarışın ilk sırasında yüzde 33,1 ile Pezeşkiyan, ikinci sırasında yüzde 28,8 ile Celili yer alırken diğer muhafazakar aday Muhammed Bakır Kalibaf ise yüzde 19,1 ile üçüncü sırayı aldı. Anketlere göre, Pezeşkiyan'ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranı aldığı görülüyor. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, oyunu Tahran'da kabullerini gerçekleştirdiği İmam Humeyni Hüseyniyesi'ndeki salonda kurulan sandıkta kullandı. Kararsız seçmenlere oy kullanma çağrısı yapan Hamaney, konuşmasına 19 Mayıs'ta helikopter kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve ve diğer yetkilileri anarak başladı. Hamaney, seçim günlerinin İranlılar için "mutluluk ve sevinç günü" olduğunu söyleyerek, "İslam Cumhuriyeti'nin devamlılığı, istikrarı, izzeti ve dünyadaki itibarı, halkın varlığına bağlıdır. Bu nedenle değerli halkımıza oy vermeyi ciddiye almalarını ve bu önemli siyasi sınava katılmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

İran, cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandık başında | Hamaney'den oy çağrısı

İran, cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandık başında | Hamaney'den oy çağrısı

İran'da 14. Dönem Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için oy verme işlemi yerel saatle 08.00'de başladı. Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip ülkede, 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Dini lider Hamaney, oyunu kullanırken yaptığı açıklamada, kararsız seçmeni sandığa çağırdı. İran İçişleri Bakanlığı Seçim Merkezi'nin verilerine göre, 88 milyon nüfusa sahip ülkede, yaklaşık 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Ayrıca, 95 ülkede kurulan seçim merkezlerinde ülke dışındaki İran vatandaşları da sandığa gidebilecek. Yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi 18.00'de sona erecek ancak bu süre ihtiyaç halinde İçişleri Bakanlığına bağlı Seçim Merkezinin kararıyla uzatılabilir. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Muhafazakar adaylar Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, "muhafazakar kanatta birliği sağlamak için" seçime saatler kala adaylıktan çekildi. Adayların ilk turda seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekiyor. İlk turda yüzde 50+1'in üzerine çıkan aday olmaması halinde en fazla oyu alan 2 aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz'da yapılacak ikinci turda kazanan isim ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak. Seçim sonuçlarına dair ilk verilerin gece yarısı yayınlanması ve kesin sonuçların ise yarın açıklanması bekleniyor. İran'da cumhurbaşkanı 4 yıl süreyle görev yapıyor ve üst üste en fazla 2 defa seçilebiliyor. Son olarak İranlı Öğrenciler Anket Ajansı (ISPA) tarafından 26 Haziran'da ülke genelinde 3 bin 589 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen kamuoyu yoklamasında, yarışın ilk sırasında yüzde 33,1 ile Pezeşkiyan, ikinci sırasında yüzde 28,8 ile Celili yer alırken diğer muhafazakar aday Muhammed Bakır Kalibaf ise yüzde 19,1 ile üçüncü sırayı aldı. Anketlere göre, Pezeşkiyan'ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranı aldığı görülüyor. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, oyunu Tahran'da kabullerini gerçekleştirdiği İmam Humeyni Hüseyniyesi'ndeki salonda kurulan sandıkta kullandı. Kararsız seçmenlere oy kullanma çağrısı yapan Hamaney, konuşmasına 19 Mayıs'ta helikopter kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve ve diğer yetkilileri anarak başladı. Hamaney, seçim günlerinin İranlılar için "mutluluk ve sevinç günü" olduğunu söyleyerek, "İslam Cumhuriyeti'nin devamlılığı, istikrarı, izzeti ve dünyadaki itibarı, halkın varlığına bağlıdır. Bu nedenle değerli halkımıza oy vermeyi ciddiye almalarını ve bu önemli siyasi sınava katılmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Taliban'ın Katar görüşmelerinden kadınları dışlaması öfke yarattı

Taliban'ın Katar görüşmelerinden kadınları dışlaması öfke yarattı

Afganistan'da Taliban yetkililerinin, pazar günü Katar'da uluslararası temsilcilerle bir araya geleceği toplantıdan kadınların dışlanması öfke yarattı. Aralarında ABD'nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha'da ekonomik meseleleri ve narkotikle mücadeleyi konuşacak. Afganistan'ın Taliban yetkilileri, pazar günü Katar'da, uluslararası temsilcilerle bir araya gelecek. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından angajman sürecinin önemli bir adımı olarak sunulan görüşmeler, Afgan kadınları dışladığı için hak örgütleri tarafından kınanıyor. Taliban hükümeti hiçbir devlet tarafından resmen tanınmıyor. BM, aralarında ABD'nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha'da bir araya gelecek. Gündemde ekonomik meseleler ve narkotikle mücadele olacak. Ancak kadın hakları aktivistleri de dahil olmak üzere sivil toplum gruplarının bu görüşmelerden dışlanması tepkilere yol açtı. Uluslararası Af Örgütü Başkanı Agnes Callamard yaptığı açıklamada, "Taliban'ın görüşmelere katılımını sağlamak için öne sürdüğü koşullara boyun eğmek, cinsiyete dayalı kurumsallaşmış baskı sistemini meşrulaştırma riskini doğuracaktır" dedi. Callamard, "İnsan hakları konusundaki kritik tartışmaların bir kenara itilmesi kabul edilemez ve son derece zarar verici bir emsal teşkil edecektir" diye ekledi. Taliban yetkilileri geçen yıl mayıs ayında yapılan ilk görüşmelere dahil edilmemişti. Şubat ayındaki daveti de reddettiler ve sivil toplum gruplarını dışlayarak resmi toplantıdaki tek Afgan temsilci olmakta ısrar ettiler. Bu turda bu koşul yerine getirildi. BM ve uluslararası delegasyonlar 2 Temmuz'da ana toplantıların kapanışından sonra kadın hakları grupları da dahil olmak üzere sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelme şansına sahip olacak.

Taliban'ın Katar görüşmelerinden kadınları dışlaması öfke yarattı

Taliban'ın Katar görüşmelerinden kadınları dışlaması öfke yarattı

Afganistan'da Taliban yetkililerinin, pazar günü Katar'da uluslararası temsilcilerle bir araya geleceği toplantıdan kadınların dışlanması öfke yarattı. Aralarında ABD'nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha'da ekonomik meseleleri ve narkotikle mücadeleyi konuşacak. Afganistan'ın Taliban yetkilileri, pazar günü Katar'da, uluslararası temsilcilerle bir araya gelecek. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından angajman sürecinin önemli bir adımı olarak sunulan görüşmeler, Afgan kadınları dışladığı için hak örgütleri tarafından kınanıyor. Taliban hükümeti hiçbir devlet tarafından resmen tanınmıyor. BM, aralarında ABD'nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha'da bir araya gelecek. Gündemde ekonomik meseleler ve narkotikle mücadele olacak. Ancak kadın hakları aktivistleri de dahil olmak üzere sivil toplum gruplarının bu görüşmelerden dışlanması tepkilere yol açtı. Uluslararası Af Örgütü Başkanı Agnes Callamard yaptığı açıklamada, "Taliban'ın görüşmelere katılımını sağlamak için öne sürdüğü koşullara boyun eğmek, cinsiyete dayalı kurumsallaşmış baskı sistemini meşrulaştırma riskini doğuracaktır" dedi. Callamard, "İnsan hakları konusundaki kritik tartışmaların bir kenara itilmesi kabul edilemez ve son derece zarar verici bir emsal teşkil edecektir" diye ekledi. Taliban yetkilileri geçen yıl mayıs ayında yapılan ilk görüşmelere dahil edilmemişti. Şubat ayındaki daveti de reddettiler ve sivil toplum gruplarını dışlayarak resmi toplantıdaki tek Afgan temsilci olmakta ısrar ettiler. Bu turda bu koşul yerine getirildi. BM ve uluslararası delegasyonlar 2 Temmuz'da ana toplantıların kapanışından sonra kadın hakları grupları da dahil olmak üzere sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelme şansına sahip olacak.

OceanGate kurucu ortağı "Cehennem kapısına" dalış yapacak

OceanGate kurucu ortağı "Cehennem kapısına" dalış yapacak

OceanGate'in kurucu ortağı ve eski CEO'su, Titan denizaltısının çökmesinden bir yıl sonra hiç keşfedilmemiş okyanus çukuruna dalış yapacağını açıkladı. Titanik gemisinin enkazına düzenlediği sefer sırasında patlayan ve 5 kişinin ölümüne sebep olan Titan denizaltısının şirketi OceanGate'in kurucu ortağı Guillermo Söhnlein, Bahamalar'da 663 metre derinlikte bulunan ve Cehenneme açılan kapı olarak adlandırılan çukura dalış yapacağını açıkladı. Söhnlein, OceanGate'i 2009 yılında, geçen yıl Haziran ayındaki dalış sırasında ölen beş kişiden biri olan Stockton Rush ile birlikte kurdu, 2013 yılında ayrılan Söhnlein, başka bir derin deniz şirketi olan Blue Marble Exploration'ı kurdu. Söhnlein bu yıl, dünyanın en derin okyanus çukurlarından biri olan Bahamalar'daki çukuru tehlikeli bir keşif planlıyor. Söhnlein'e bu yolculukta bilim adamı Kenny Broad ve baş tıbbi görevli ve eski NASA astronotu Scott Parazynski de eşlik edecek. Söhnlein ve ekibinin yolculuk tarihi heünz belli değil. OceanGate'in Titan denizaltısı, 18 Haziran 2023'te beş yolcusuyla yola çıktı. 61 yaşındaki Rush, 77 yaşındaki Fransız Titanic uzmanı Paul-Henri Nargeolet, 58 yaşındaki turistler Hamish Harding, 48 yaşındaki iş adamı Shahzada Dawood ve 19 yaşındaki oğlu Suleman Dawood. Dalışından 2 saat sonra denizaltı aracı ile iletişim kesilmiş ve çok uluslu bir arama-kurtarma çalışması başlatılmıştı. Günler sonra denizaltıda patlama olduğu ve içerisinde bulunan tüm yolcuların öldüğü açıklanmıştı. Titan'a ait enkazın ilk parçaları, Kanada'nın St. John's limanında toplanmaya başlanmış, vinçlerle gemiden indirilen parçaların plastik koruyucu kaplamalarla muhafaza altına alındığı görülmüştü.Titan'ın yüzeye çıkarılan ilk parçalarında insan kalıntısı bulunmuştu. ABD ve Kanada, seferi sırasından kaybolan Titan denizaltısının patlamasıyla ilgili 24 Haziran'da soruşturma başlatmıştı. OceanGate şirketi, kazadan sonra tüm faaliyetlerini durdurduklarını açıklamıştı.

OceanGate kurucu ortağı "Cehennem kapısına" dalış yapacak

OceanGate kurucu ortağı "Cehennem kapısına" dalış yapacak

OceanGate'in kurucu ortağı ve eski CEO'su, Titan denizaltısının çökmesinden bir yıl sonra hiç keşfedilmemiş okyanus çukuruna dalış yapacağını açıkladı. Titanik gemisinin enkazına düzenlediği sefer sırasında patlayan ve 5 kişinin ölümüne sebep olan Titan denizaltısının şirketi OceanGate'in kurucu ortağı Guillermo Söhnlein, Bahamalar'da 663 metre derinlikte bulunan ve Cehenneme açılan kapı olarak adlandırılan çukura dalış yapacağını açıkladı. Söhnlein, OceanGate'i 2009 yılında, geçen yıl Haziran ayındaki dalış sırasında ölen beş kişiden biri olan Stockton Rush ile birlikte kurdu, 2013 yılında ayrılan Söhnlein, başka bir derin deniz şirketi olan Blue Marble Exploration'ı kurdu. Söhnlein bu yıl, dünyanın en derin okyanus çukurlarından biri olan Bahamalar'daki çukuru tehlikeli bir keşif planlıyor. Söhnlein'e bu yolculukta bilim adamı Kenny Broad ve baş tıbbi görevli ve eski NASA astronotu Scott Parazynski de eşlik edecek. Söhnlein ve ekibinin yolculuk tarihi heünz belli değil. OceanGate'in Titan denizaltısı, 18 Haziran 2023'te beş yolcusuyla yola çıktı. 61 yaşındaki Rush, 77 yaşındaki Fransız Titanic uzmanı Paul-Henri Nargeolet, 58 yaşındaki turistler Hamish Harding, 48 yaşındaki iş adamı Shahzada Dawood ve 19 yaşındaki oğlu Suleman Dawood. Dalışından 2 saat sonra denizaltı aracı ile iletişim kesilmiş ve çok uluslu bir arama-kurtarma çalışması başlatılmıştı. Günler sonra denizaltıda patlama olduğu ve içerisinde bulunan tüm yolcuların öldüğü açıklanmıştı. Titan'a ait enkazın ilk parçaları, Kanada'nın St. John's limanında toplanmaya başlanmış, vinçlerle gemiden indirilen parçaların plastik koruyucu kaplamalarla muhafaza altına alındığı görülmüştü.Titan'ın yüzeye çıkarılan ilk parçalarında insan kalıntısı bulunmuştu. ABD ve Kanada, seferi sırasından kaybolan Titan denizaltısının patlamasıyla ilgili 24 Haziran'da soruşturma başlatmıştı. OceanGate şirketi, kazadan sonra tüm faaliyetlerini durdurduklarını açıklamıştı.

Avustralya'dan vatandaşlarına Lübnan için seyahat uyarısı

Avustralya'dan vatandaşlarına Lübnan için seyahat uyarısı

Avustralya, İsrail-Lübnan sınırında yükselen gerilim nedeniyle vatandaşlarına "Lübnan'a seyahat etmeme ve uçuşlar varken ülkeden ayrılma uyarısı" yaptı. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan'daki durumun "son derece istikrarsız" olduğunu ifade etti. Wong, vatandaşlarını Lübnan'a seyahat etmemeleri konusunda uyararak, "Lübnan'daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeli." ifadesini kullandı. Bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini dile getiren Wong, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki havalimanının "kısa süre içinde kapanabilme" ihtimalinin olduğunu belirtti. HİNDİSTAN DA VATANDAŞLARINI UYARDI Hindistan'ın Beyrut Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada da Lübnan'daki Hint vatandaşlarına "son derece dikkatli olmaları ve elçilikle iletişimde kalmaları" uyarısında bulunuldu. ABD, Rusya, Makedonya, Kanada, Kuveyt, İrlanda, Almanya ve Hollanda, vatandaşlarına Lübnan'dan ayrılmayı da içeren seyahat uyarıları yapmıştı. İsrail ordusu ile Hizbullah, 8 Ekim 2023'ten bu yana Lübnan'ın güneyi ile İsrail'in kuzeyinde karşılıklı saldırılarını sürdürüyor.

Avustralya'dan vatandaşlarına Lübnan için seyahat uyarısı

Avustralya'dan vatandaşlarına Lübnan için seyahat uyarısı

Avustralya, İsrail-Lübnan sınırında yükselen gerilim nedeniyle vatandaşlarına "Lübnan'a seyahat etmeme ve uçuşlar varken ülkeden ayrılma uyarısı" yaptı. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan'daki durumun "son derece istikrarsız" olduğunu ifade etti. Wong, vatandaşlarını Lübnan'a seyahat etmemeleri konusunda uyararak, "Lübnan'daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeli." ifadesini kullandı. Bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini dile getiren Wong, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki havalimanının "kısa süre içinde kapanabilme" ihtimalinin olduğunu belirtti. HİNDİSTAN DA VATANDAŞLARINI UYARDI Hindistan'ın Beyrut Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada da Lübnan'daki Hint vatandaşlarına "son derece dikkatli olmaları ve elçilikle iletişimde kalmaları" uyarısında bulunuldu. ABD, Rusya, Makedonya, Kanada, Kuveyt, İrlanda, Almanya ve Hollanda, vatandaşlarına Lübnan'dan ayrılmayı da içeren seyahat uyarıları yapmıştı. İsrail ordusu ile Hizbullah, 8 Ekim 2023'ten bu yana Lübnan'ın güneyi ile İsrail'in kuzeyinde karşılıklı saldırılarını sürdürüyor.

Alzheimer hastalığının sinyali konuşma şeklinizde gizli olabilir

Alzheimer hastalığının sinyali konuşma şeklinizde gizli olabilir

Alzheimer hastalığına neyin sebep olduğu hala tam olarak bilinmezken, yeni bir araştırmaya göre konuşma şekliniz gelecekti Alzheimer'ın habercisi olabilir. Alzheimer hastalığına neyin sebep olduğunu hâlâ tam olarak bilmiyoruz , ancak etkilerinin nasıl göründüğünü biliyoruz. Erken belirtilerini tespit etme konusunda daha fazla araştırma yapan bilim insaları yeni bir araştırma ortaya koydu. Boston Üniversitesi'nden bilim insanları, hafif bilişsel bozukluğu (MCI) olanların konuşma kalıplarını analiz eden yeni bir AI (yapay zeka) algoritması geliştirdi. Bu algoritmanın, altı yıl içinde MCI'dan Alzheimer'a ilerlemeyi yüzde 78,5'lik bir doğrulukla öngörebildiği açıklandı. Araştırma kapsamında binden fazla bireyin ses kayıtları kullanılarak bilişsel bozukluğun doğru bir şekilde tespit edilmesi için bir model oluşturuldu. Yeni algoritma, 63-97 yaş arası 166 MCI'lı bireyin yazıya dönüştürülmüş ses kayıtları üzerinde eğitildi. Eğitildikten sonra algoritma, daha önce işlenmemiş konuşma örneklerinden Alzheimer riskini tahmin etmek için tersine uygulandı. Yaş ve cinsiyet gibi diğer önemli faktörler de son tahmin puanını oluşturmak için kullanıldı. Algoritmanın çıkardığı sonuç, bir kişinin MCI'dan Alzheimer hastalığına geçiş olasılığını gösteren bir skor olarak düşünülebilir. Uzmanlar bu teknolojinin Alzheimer hastalığının erken tespiti ve müdahalede bulunulması konusunda potansiyel olarak büyük önem taşıdığını belirtti. Çünkü risk altındaki bireylerin erken tanı, hastaların tedavi imkanlarından erken yararlanmasına yardımcı olabilir.

Alzheimer hastalığının sinyali konuşma şeklinizde gizli olabilir

Alzheimer hastalığının sinyali konuşma şeklinizde gizli olabilir

Alzheimer hastalığına neyin sebep olduğu hala tam olarak bilinmezken, yeni bir araştırmaya göre konuşma şekliniz gelecekti Alzheimer'ın habercisi olabilir. Alzheimer hastalığına neyin sebep olduğunu hâlâ tam olarak bilmiyoruz , ancak etkilerinin nasıl göründüğünü biliyoruz. Erken belirtilerini tespit etme konusunda daha fazla araştırma yapan bilim insaları yeni bir araştırma ortaya koydu. Boston Üniversitesi'nden bilim insanları, hafif bilişsel bozukluğu (MCI) olanların konuşma kalıplarını analiz eden yeni bir AI (yapay zeka) algoritması geliştirdi. Bu algoritmanın, altı yıl içinde MCI'dan Alzheimer'a ilerlemeyi yüzde 78,5'lik bir doğrulukla öngörebildiği açıklandı. Araştırma kapsamında binden fazla bireyin ses kayıtları kullanılarak bilişsel bozukluğun doğru bir şekilde tespit edilmesi için bir model oluşturuldu. Yeni algoritma, 63-97 yaş arası 166 MCI'lı bireyin yazıya dönüştürülmüş ses kayıtları üzerinde eğitildi. Eğitildikten sonra algoritma, daha önce işlenmemiş konuşma örneklerinden Alzheimer riskini tahmin etmek için tersine uygulandı. Yaş ve cinsiyet gibi diğer önemli faktörler de son tahmin puanını oluşturmak için kullanıldı. Algoritmanın çıkardığı sonuç, bir kişinin MCI'dan Alzheimer hastalığına geçiş olasılığını gösteren bir skor olarak düşünülebilir. Uzmanlar bu teknolojinin Alzheimer hastalığının erken tespiti ve müdahalede bulunulması konusunda potansiyel olarak büyük önem taşıdığını belirtti. Çünkü risk altındaki bireylerin erken tanı, hastaların tedavi imkanlarından erken yararlanmasına yardımcı olabilir.

Rusya: ABD'nin Karadeniz'deki İHA uçuşlarında artış var, karşılık vereceğiz

Rusya: ABD'nin Karadeniz'deki İHA uçuşlarında artış var, karşılık vereceğiz

ABD'nin Karadeniz üzerindeki insansız hava aracı (İHA) uçuşlarında artış gözlemlediğini açıklayan Rusya, bunun NATO ile doğrudan çatışma riski taşıdığını belirtti ve karşılık vermeyi planladığını bildirdi. Rusya, ABD'nin Karadeniz üzerindeki insansız hava aracı uçuşlarında bir artış gözlemlediğini duyurdu. NATO ile "doğrudan karşı karşıya gelme" uyarısında bulunan Moskova hükümeti, bu duruma karşılık vermeyi planladığını bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Savunma Bakanı Andrey Belousov'un orduya ABD insansız hava araçlarının artan faaliyetlerini ele almak için "provokasyonlara karşı operasyonel bir yanıt için önlem önerileri sunma" talimatı verdiği belirtildi. Bakanlık, bu tür faaliyetlerin Rus uçaklarının karıştığı olay riskini arttırdığını ve Rusya ile NATO arasında doğrudan çatışmaya neden olabileceğini ifade etti. Öte yandan ABD Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood, ABD'nin bugün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Kuzey Kore'ye yönelik silah ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Rusya ile karşı karşıya geleceğini ve Moskova ile Pyongyang arasında artan ilişkiler konusunda Çin'in görüşünü almaya çalışacağını söyledi. 15 üyeli konseyin toplantısı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen hafta Pyongyang'a giderek Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile silahlı saldırıya uğramaları halinde askeri yardım sağlamayı kabul ettikleri bir anlaşma imzalamasının ardından gerçekleşiyor.

Rusya: ABD'nin Karadeniz'deki İHA uçuşlarında artış var, karşılık vereceğiz

Rusya: ABD'nin Karadeniz'deki İHA uçuşlarında artış var, karşılık vereceğiz

ABD'nin Karadeniz üzerindeki insansız hava aracı (İHA) uçuşlarında artış gözlemlediğini açıklayan Rusya, bunun NATO ile doğrudan çatışma riski taşıdığını belirtti ve karşılık vermeyi planladığını bildirdi. Rusya, ABD'nin Karadeniz üzerindeki insansız hava aracı uçuşlarında bir artış gözlemlediğini duyurdu. NATO ile "doğrudan karşı karşıya gelme" uyarısında bulunan Moskova hükümeti, bu duruma karşılık vermeyi planladığını bildirdi. Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Savunma Bakanı Andrey Belousov'un orduya ABD insansız hava araçlarının artan faaliyetlerini ele almak için "provokasyonlara karşı operasyonel bir yanıt için önlem önerileri sunma" talimatı verdiği belirtildi. Bakanlık, bu tür faaliyetlerin Rus uçaklarının karıştığı olay riskini arttırdığını ve Rusya ile NATO arasında doğrudan çatışmaya neden olabileceğini ifade etti. Öte yandan ABD Büyükelçi Yardımcısı Robert Wood, ABD'nin bugün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Kuzey Kore'ye yönelik silah ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Rusya ile karşı karşıya geleceğini ve Moskova ile Pyongyang arasında artan ilişkiler konusunda Çin'in görüşünü almaya çalışacağını söyledi. 15 üyeli konseyin toplantısı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in geçen hafta Pyongyang'a giderek Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile silahlı saldırıya uğramaları halinde askeri yardım sağlamayı kabul ettikleri bir anlaşma imzalamasının ardından gerçekleşiyor.

Aşırı işlenmiş gıdalara uyarı yazıları önerisi

Aşırı işlenmiş gıdalara uyarı yazıları önerisi

Aşırı işlenmiş gıdalarla ilgili yeni bir uyarı geldi. Uyarıyı yapan kişi, bu terimi ilk kez bulan bilim insanı Brezilyalı profesör, Carlos Monteiro. Monteiro,aşırı işlenmiş gıdaların paketlerine sigara paketlerinde olduğu gibi uyarılar yazılması gerektiğini söyledi. "Aşırı işlenmiş gıdalar" terimini ilk bulan bilim insanı Brezilyalı profesör Carlos Monteiro uluslararası obezite kongresi öncesinde dikkat çeken uyarılarda bulundu. Monteiro, dünyada aşırı işlenmiş gıdaların tüketiminin giderek arttığını belirterek. "tüm dünyada aşırı işlenmiş gıdalar, daha sağlıklı ve az işlenmiş gıdaların yerini alıyor. bu gıdalar obezite ve diyabet gibi beslenmeye bağlı kronik hastalıkları tetikliyor" dedi. Brezilyalı biliminsanı, aşırı işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak için tütün kullanımına karşı yürütülen kampanyalara benzer çalışmalar yapılması gerektiğinin altını çizdi. Carlos Monteiro, aşırı işlenmiş gıdaların paketlerine de sigara paketlerinde olduğu gibi uyarılar yazılması gerektiğini söyledi. REKLAMLAR YASAKLANMALI Monteiro aşırı işlenmiş gıdaların reklamlarının da yasaklanması ve okullarda da satışının engellenmesi gerektiğini belirtti. Brezilyalı profesör, aşırı işlenmiş gıdalara yüksek vergiler konulmasını da talep ediyor. Bu vergilerden elde edilecek gelirin taze gıdaların üretiminde kullanılmasını öneriyor. Monteiro, aşırı işlenmiş gıdaları üreten firmaların agresif pazarlama strajetileri yürüten çok uluslu şirketler olduğuna dikkat çekiyor. Bu firmaların aşırı işlenmiş gıdalarla ilgili düzenlemelere karşı lobi faaliyetleri yürüttüğünün de altını çiziyor. Aşırı işlenmiş gıda terimi 15 yıl önce tarihte Monteiro ve ekibince kullanılmıştı. Şubat ayında aşırı işlenmiş gıdalarla ilgili bugüne kadar yapılan en kapsamlı araştırmada bu gıdaların kalp hastalıkları, kanser ve diyabet riskini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştı. Bu gıdaların ruh sağlığını da olumsuz etkilediği ve erken ölümlere yol açtığı uyarısı yapılmıştı.

İsveç Güvenlik Servisi: Terör tehdit seviyesi değişmedi

İsveç Güvenlik Servisi: Terör tehdit seviyesi değişmedi

İsveç Güvenlik Servisi,ülkenin artık şiddet yanlısı aşırılıkçıların propagandası için aynı odak noktasında olmadığını ancak terörör tehdit seviyesinin dörtte kalmaya devam ettiğini bildirdi. İsveç güvenlik polisi, ülkedeki terör durumuna ilişkin açıklama yaptı. Bugün yapılan açıklamada, İskandinav ülkesinin artık şiddet yanlısı aşırılıkçıların propagandası için aynı odak noktasında olmadığı belirtildi. Açıklamada, terörörizm tehdit seviyesi değerlendirmesinin beş puanlık bir ölçekte dörtte kalmaya devam ettiğini söyledi. İsveç Güvenlik Servisi'nden yapılan açıklamada "İsveç'teki güvenlik durumu ciddiyetini koruyor ve son zamanlarda İsveç'in Ukrayna'ya verdiği askeri desteğe yönelik tehdidin arttığı düşünülüyor" denildi. İsveç Güvenlik Servisi (SAPO) ülkedeki Kur'an-ı Kerim yakma eylemleri sonrası ülkedeki terör tehdidini 3'ten 4'e yükseltmişti. ABD, iki hafta kadar önce İsveç merkezli neo-Nazi grubu İskandinav Direniş Hareketi'ni (Nordic Resistance Movement, NRM) "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist" listesine eklemişti. Norveç, Danimarka, İzlanda ve Finlandiya'da da temscilikleri bulunan NRM'nin bu listeye alınması ile örgütün ABD'deki tüm varlıklarının dondurulacağı ve ABD mali sistemini kullanmalarının engelleneceği belirtilmişti.

Belarus, sınırda bilgi topladığı öne sürülen Ukrayna İHA'sını düşürdü

Belarus, sınırda bilgi topladığı öne sürülen Ukrayna İHA'sını düşürdü

Belarus, sınırdan bilgi toplamak üzere Ukrayna'dan yasadışı şekilde sınırı geçerek gelen bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü açıkladı. Belarus sınır servisi, bu olayın ardından güvenliği artırmak için yeni önlemler aldığını bildirdi. Belarus sınır servisinden yapılan açıklamada, yaşanan bir güvenlik olayının ardından Belarus'un Ukrayna sınırını daha da güçlendirmek için önlemler aldığı belirtildi. Sınır servisi, personelinin çarşamba günü Belarus sınır altyapısı hakkında bilgi toplamak üzere Ukrayna'dan yasadışı yollarla sınırı geçen bir "quadrocopter" tipi insanız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Sınır servisi, hafta başında da aynı bölgede gizlenmiş halde ev yapımı bomba malzemeleri bulunduğunu açıklamıştı. Açıklamada, Ukrayna'nın Belarus sınırındaki bir bölgesinde Ukrayna yanlısı Rus savaşçılardan oluşan bir birliğin varlığından haberdar olunduğu belirtilmişti. Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sıkı müttefiklerinden. Rusya da bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin Karadeniz üzerindeki insansız hava aracı hareketliliğinin arttığını bildirdi. Moskova, bu tehdide karşılık vermeyi planladığını ifade etti.

Polonya cinsel saldırıya cezayı artırdı: Rızasız gerçekleşen her türlü cinsel ilişki tecavüz sayılacak

Polonya cinsel saldırıya cezayı artırdı: Rızasız gerçekleşen her türlü cinsel ilişki tecavüz sayılacak

Polonya, "rıza olmaksızın" gerçekleşen her türlü cinsel ilişkiyi tecavüz olarak sınıflandıran yasayı kabul etti. Yasa ile tecavüz faillerine verilecek azami hapis cezası 12 yıldan 15 yıla çıkacak. Polonya parlamentosunun alt kanadı, tecavüzün tanımını genişleten ve suçun cezasını ağırlaştıran bir yasa değişikliğini ezici bir çoğunlukla onayladı. Değişiklik, "rıza olmaksızın" gerçekleşen her türlü cinsel ilişkiyi tecavüz olarak sınıflandırıyor ve azami hapis cezasını 12 yıldan 15 yıla çıkarıyor. AFP'nin bildirdiğine göre önceki tasarıda rızadan bahsedilmiyor ve cinsel ilişkinin tecavüz sayılabilmesi için tehdit, aldatma ya da şiddet içermesi gerekiyordu. Tasarıyı sunan Sol Parti, oylamadan sonra yaptığı açıklamada "Bu tasarı ile tüm kadın ve erkeklerin cinsel özerkliğini Polonya yasalarına dahil edeceğiz" dedi. Değişiklik, Polonya parlamentosunun alt kanadında 335 milletvekili tarafından desteklenirken, 44 milletvekili karşı oy kullandı. Değişikliğin yürürlüğe girmesi için senato ve Polonya'nın muhafazakar cumhurbaşkanının yeşil ışık yakması gerekiyor. Değişikliklere aşırı sağcı Konfederasyon grubu ve çoğunluğu Katolik olan ülkede daha önce iktidarda olan sağcı Hukuk ve Adalet (PiS) partisinin bazı üyeleri karşı çıktı. İktidardaki Sivil Koalisyon milletvekili Monika Rosa çarşamba günü parlamentoda yaptığı konuşmada, "Bu taslak çok önemli çünkü rıza olmadan yapılan seksin tecavüz olduğunu açıkça belirtiyor" demişti. Rosa, "Seks için rıza gerekir. Bu yenilikçi ya da modern bir şey değil" diye ekledi.

Biden ve Trump'ın seçim düellosu: Doping iddialarına esprili yanıt

Biden ve Trump'ın seçim düellosu: Doping iddialarına esprili yanıt

Amerika Birleşik Devletleri seçim atmosferine girdi. Başkan Joe Biden, selefi Donald Trump ile televizyonda kozlarını paylaştı. Başkanlık münazarasında en çok dikkat çeken unsurlardan biri Joe Biden'ın eleştirilen performansıydı. Münazara öncesinde doping iddialarını şakacı bir üslüpla reddeden Biden'ın anlamsız bazı sözleri, rakibi Trump'tan da tepki çekti. İşte münazaradan akıllara kazınan ayrıntılar...

Mısır'da "Ölüler Şehri" keşfedildi: 300'den fazla mezarın bulunuyor

Mısır'da "Ölüler Şehri" keşfedildi: 300'den fazla mezarın bulunuyor

Bilim insanları Mısır'da 300'den fazla mezarın bulunduğu "Ölüler Şehri" adını verdikleri devasa bir mezarlık keşfettiler. Arkeologlar Mısır'ın Asvan kentinde 300'den fazla mezarın bulunduğu bir keşif yaptılar. 4 bin 500 yıl önce kurulduğu belirtilen şehirin önemli bir ticaret, taş ocağı ve askeri bölge olduğu ancak burada yaşayan halkın yaşamının uzun süre bir sır olarak kaldığı aktarıldı. Beş yıldır bölgede çalışan ekip, yakın zamanda her biri 30 ila 40 mumya içerecek şekilde 900 yıl boyunca yeniden kullanılmış 36 mezarı ortaya çıkardı. Mumyaların çoğunda hastalık belirtileri görülüyordu. Çocuklarda anemi ve yetersiz beslenme tespit edildi. Mumyalar üzerinde yapılan araştırmalar, gömülerin yüzde 30 ila 40'ının gençlik yıllarında, yeni doğmuşken veya ergenlik çağında ölmüş olduğunu gösteriyordu. Kazıda ayrıca insanların sınıflarına göre gömüldüğü ortaya çıkarıldı. Ekip, Asvan'ın başkomutanının mumyalanmış kalıntıları da dahil olmak üzere seçkinlerin tepenin üzerinde, orta sınıfın ise aşağıda olduğunu buldu. Milano Üniversitesi'nde arkeolog olan Patrizia Piacentini, "Bu gerçekten muhteşem bir buluntu, Mısır'da eşi benzeri yok" dedi. Dünyanın kesintisiz olarak yaşanılan en eski şehirlerinden biri olan Asvan, Nil Nehri'nin doğu kıyısında yer almaktadır. Bugün hala ayakta olan birçok eski Mısır anıtına granit sağlayan taş ocaklarına ev sahipliği yapmış ve Romalılar, Türkler ve İngilizler için askeri bir karakol olmuştur.

Refah'ın kapanmasından bu yana ilk tıbbi tahliye

Refah'ın kapanmasından bu yana ilk tıbbi tahliye

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Mayıs’ta Refah sınır kapısının kapanmasından bu yana dün ilk kez 21 hastanın tedavi edilmek üzere Gazze dışına gönderildiğini duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 7 Mayıs'tan bu yana gerçekleştirilen ilk tıbbi tahliye ile ilgili konuştu. Ghebreyesus, “Dün 21 hastanın Gazze dışına tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, 7 Mayıs'ta Refah sınır kapısının kapatılmasından bu yana gerçekleşen ilk tahliye" açıklaması yaptı. Halen 10 binden fazla hastanın tıbbi tahliyeye ihtiyacı olduğunu belirten Ghebreyesus "Refah ve Karem Şalom da dahil olmak üzere mümkün olan tüm güzergâhlar üzerinden Mısır'a, Batı Şeria'ya, Doğu Kudüs'e ve gerektiğinde diğer ülkelere tıbbi tahliyelerin kolaylaştırılması çağrısında bulunuyoruz" dedi. Tıbbi tahliyelerin sürdürülmesi ve sürecin güvenli, zamanında, şeffaf ve organize bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulundıklarını söyleyen genel direktör "Bu hastaların acilen Gazze'de alamayacakları hayat kurtarıcı özel bakıma ihtiyaçları vardır” ifadelerini kullandı.

Yünlü Mamutlar neden yok oldu? Sebebi soy içi üreme değil

Yünlü Mamutlar neden yok oldu? Sebebi soy içi üreme değil

Araştırmacılar, yünlü mamutların neslinin yaklaşık 4 bin yıl önce "genetik olmayan" sebeplerle tükendiğini öne sürdü. Latince adı "mammuthus primigenius" olan yünlü mamutların neslinin tükenme sebepleri araştırıldı. Araştırmada, yaklaşık 10 bin yıl önce Vrangel Adası'nda mahsur kalan ve 4 bin yıl önce de nesli tükenen yünlü mamutların yok olma sebebinin bilinenin aksine "soy içi üremeye bağlı" olmadığı belirtildi. Bilgisayar yoluyla 21 yünlü mamutun genlerini inceleyen araştırmacılar, mamutların "soy içi üremeyle çoğaldığını" belirledi. Araştırmacılardan Love Dalen, "Artık genetik nedenlerle soylarının tükendiği fikrini reddedebiliriz." ifadesini kullandı. Dalen, "Bulgular, mamutların rastgele bir olayla soyunun tükendiğini ve eğer bu olay yaşanmamış olsaydı mamutların hala hayatta olacağını gösteriyor. Bu olayın ne olduğuna ilişkin hala net bir fikrimiz yok. Ancak yok oluşun aniden gerçekleştiğini düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail, "güvenli bölge"yi vurdu: 11 Filistinli öldü

İsrail, "güvenli bölge"yi vurdu: 11 Filistinli öldü

Refah'ın batısındaki El-Mevasi bölgesini hedef alan İsrail güçleri, burada yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadır bölgesini vurdu. Sağlık yetkililerine göre bombardımanda 11 kişi öldü, 40 kişi de yaralandı. El-Mavasi ,İsrail ordusunun göçe zorladığı Filistinliler için belirlediği "güvenli bölgeler" arasında yer alıyordu. İsrail ordusu, bugün Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadır bölgesini bombaladı. Saldırıda 11 kişinin hayatını kaybettiği, en az 40 kişinin yaralandığı bildirildi. İsrail güçleri, Refah'ın batısındaki El-Mevasi bölgesini hedef aldı.Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, 40 kişi de saldırıda yaralandı. İsrail ordusunun bölge çevresinde toprak barikatlar kurduğu aktarıldı. Han Yunus ile Refah kentlerine uzanan El-Mevasi bölgesi, İsrail ordusunun daha önce göçe zorladığı Filistinlilerin gitmesini istediği "güvenli bölgeler" arasında yer alıyordu. Refah'ın batısında bulunan ve yerleşim yeri olmayan El-Mevasi'de, büyük ölçüde açık araziler bulunuyor. Altyapı, kanalizasyon ağları, elektrik hatları, iletişim ağları ve internetten de yoksun olan bölgede, yerinden edilmiş Filistinliler, oldukça zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor. Evlerini terk edip bu bölgeye sığınan insanlar, su, gıda, temizlik ve sağlık hizmetleri konusunda büyük yoksunluk yaşıyor.

Meloni'nin partisindeki faşizm içerikli videolar tartışma yarattı: Başbakanın Sonraki adımı ne olacak?

Meloni'nin partisindeki faşizm içerikli videolar tartışma yarattı: Başbakanın Sonraki adımı ne olacak?

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin partisi İtalya'nın Kardeşleri'nin (FdI) gençlik kolları iki üyesinin Nazi sloganları attığı görüntüler ülkede tartışmalara yol açtı. İtalya'da Başbakan Giorgia Meloni'nin lideri olduğu aşırı sağcı İtalya'nın Kardeşleri Partisi'nin (FdI) gençlik kolları 2 üyesinin faşizm yanlısı söylemlerde bulunup, Nazi sloganları attığı görüntülerin ortaya çıkması ülkede tartışmalara yol açtı. Haber sitesi Fanpage, iktidar partisinin Ulusal Gençlik isimli gençlik hareketine sızarak elde ettiği görüntü ve bilgileri yayımladı. MELONİ GENÇLİĞİ “Meloni Gençliği” ismi verilen dosyanın ilk bölümü iki hafta önce, ikinci bölümü de önceki gün yayımlandı. Video haberde, “Faşistiz” diye övünen, “Sieg Heil”, “Duce” (Mussolini) diye haykıran, faşist selamı veren Ulusal Gençlik üyeleri görülüyor. Görüntülerde, bazı üyelerin, FdI Senatörü Ester Mieli'nin Yahudi kökeni dolayısıyla alay ettiği, Nazi faşizmi sembollerini övdüğü görülüyor. KAMUOYUNDA VE SOSYAL MEDYADA TEPKİLER Söz konusu internet sitesinin yayınladığı görüntüler, ülkede gündem olurken, kamuoyunda ve sosyal medyada tepkilere neden oldu. Ana muhalefet partisi Demokratik Parti (PD) lideri Elly Schlein, Başbakan Meloni'yi görüntülere karşı tutum almaya çağırdı. Roma Yahudi Toplumu da Fanpage sitesinin araştırma haberinde ortaya çıkan Meloni'nin partisinin gençlik kollarına ait görüntüleri kınadığını bildirdi. Tepkilerin odağındaki iktidar partisi FdI Milletvekili Giovanni Donzelli, partilerinde "Nazizm ve antisemitizm"e yer olmadığı yanıtını verdi. Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine, söz konusu görüntülerdeki gençlik kolları yetkilileri, Flaminia Pace ardından da FdI Milletvekili Ylenja Lucaselli’nin sekreteri Elisa Segnini dün istifa ederek, partiden ayrıldı. BAŞBAKANDAN AÇIKLAMA Ortaya çıkan görüntüler ve tepkiler, Meloni'nin Avrupa Birliği'nin (AB) üst pozisyonlara isim belirlendiği Brüksel'deki liderler zirvesinde, "İtalya'yı izole etmekle" eleştirildiği döneme denk geldi. Partisinin gençlik kollarına dair ortaya çıkan görüntüler karşısında "sessiz" kalmakla da eleştirilen Başbakan Meloni, Brüksel'deki AB Liderler Zirvesi'nin dün gece geç saatlerde bitiren oturumlarının ardından İtalyan basınına açıklamalarda bulundu. "İTALYA'NIN KARDEŞLERİ İLE BAĞDAŞMIYOR" Meloni, "Daha önce birkaç kez söylediğim ve tekrar ettiğim gibi ırkçı, antisemitik ya da nostaljik duygulara sahip olan herkesin yanlış eve girdiğini düşünüyorum. Çünkü bu duygular, İtalya’nın Kardeşleri ile bağdaşmıyor." dedi. Fanpage'in bir partinin organına sızarak görüntü almasını da eleştiren Meloni, "Bunun siyasi çatışmanın yeni bir cephesi olduğunu not ediyorum. Bugünden itibaren siyasi partilere ve sendikalara sızmak, toplantıları filme almak ve görüntüleri yayınlamak mümkün. Bu, 360 derece kullanılabilecek bir araç." diye konuştu. "SORUN GAZETECİLERDE DEĞİL" Muhalefetteki "Daha Fazla Avrupa Partisi" lideri Riccardo Magi, Meloni'nin Fanpage'in gazeteciliğini eleştirmesine yanıt olarak X hesabından, "Sorunun, gazetecilerde değil İtalya'nın Kardeşleri Partisinin yeraltı dünyasında yaşayan Adolf Hitler sempatizanı geçmişinde olduğu" paylaşımında bulundu. Eski başbakanlardan ve Italia Viva Partisi lideri Matteo Renzi de Meloni'nin bu olay karşısındaki tutumuna şaşırdığını, sorunun haberi yapan gazetecilerde değil, Hitler'i övenlerin siyaset yapması olduğunu, FdI'nin bünyesindeki ırkçıları dışarı atması gerektiğini savundu. Meloni, daha önce de İtalya'nın faşist diktatörü Benito Mussolini'nin 1938'de çıkardığı ırkçı, Yahudi karşıtı ayrımcı yasaları farklı vesilelerle kınasa da kendisinin de gençlik döneminde Mussolini'yi övdüğü videolar internette bulunuyor. İtalya'da Eylül 2022'deki genel seçimleri kazanarak aynı yıl ekimde iktidara gelen Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağcı FdI'nin köklerinin MSI’ye dayandığı ve FdI’nin logosundaki "alev" figürünün MSI'den geldiği belirtiliyor.

Putin, Biden-Trump tartışmasını izlemedi

Putin, Biden-Trump tartışmasını izlemedi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ABD seçimleri öncesi yapılan Biden-Trump tartışmasını izlemediği bildirildi. Kremlin, "Ancak tartışmalar sırasında yapılan açıklamaları yakından inceleyeceğiz" dedi. Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Joe Biden ve Donald Trump arasındaki başkanlık münazaralarını izlemedi. Bugün gazetecilere konuşan Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, "Rus liderin gündeminin üst sıralarında yer almadığı için" tartışmaları izlemediğini söyledi. Ancak Kremlin'in tartışmalar sırasında yapılan açıklamaları yakından inceleyeceğini de sözlerine ekledi. Peskov, "Yapılan tüm açıklamalara aşina olacağız" dedi. Peskov ayrıca Kremlin'in Fransa'da bu hafta sonu yapılacak parlamento seçimlerinin ilk tur oylaması öncesinde seçim kampanyasını izlediğini belirtti. Peskov, "Bazı siyasi güçlerin popülaritesini kaybetmesi ve diğer siyasi güçlerin popülaritesinin artmasıyla ilgili bir dinamik olduğunu görüyoruz" dedi. Ancak yine de bu Fransa'nın iç meselesidir" diye konuştu. Avrupa Birliği'ndeki üst düzey yetkililerin adaylıklarının blok ile Rusya arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkıda bulunmayacağını da ifade eden Kremlin sözcüsü, "Moskova ve Brüksel arasındaki ilişkiler için beklentiler zayıf" diye ekledi.

Aliyev Milli Meclisi feshetti, Azerbaycan'da erken seçim kararı

Aliyev Milli Meclisi feshetti, Azerbaycan'da erken seçim kararı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Milli Meclisi feshederek genel seçimlerin 1 Eylül'de yapılması yönünde karar aldı. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının internet sitesinde yer alan kararnameye göre Aliyev, ülkenin yasama organı Milli Meclisi feshetti. Kasımda yapılması planlanan genel seçimler, 1 Eylül'de düzenlenecek. Azerbaycan Milli Meclisi, ülkenin 11-22 Kasım'da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29 Taraflar Konferansı'na (COP 29) ev sahipliği yapacak olması dolayısıyla "Meclisi feshetmesi ve kasımda yapılması planlanan genel seçimlerin iki ay öne alınması" için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e başvuruda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Aliyev, Milli Meclisin kararını, anayasaya uygunluğunun değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesine göndermişti. Anayasa Mahkemesi, Milli Meclisin feshedilmesi ve genel seçimlerin öne alınmasının anayasaya uygun olduğuna karar vermişti.

Antik Mısır'daki katipler de meslek hastalıkları yaşamış: Duruş bozukluğuna sahip oldukları ortaya çıktı

Antik Mısır'daki katipler de meslek hastalıkları yaşamış: Duruş bozukluğuna sahip oldukları ortaya çıktı

Araştırmacılar, Antik Mısır'da yaşayan katiplerin, işlerinden dolayı kemik ve eklemlerinin zarar gördüğünü keşfetti. Antik Mısır'da duvar yazılarını yazan katiplerin bel, çene ve baş parmaklarında normalin üstünde hasar bulunduğu belirlendi. The Guardian gazetesinin haberine göre, Çekya'daki Charles Üniversitesi'nde yapılan araştırmada Mısır'ın Abusir Piramit bölgesinde MÖ 2700 ile MÖ 2180 arasında gömülen 69 yetişkin erkeğin kemikleri incelendi. Kemikleri incelenen 69 kişiden 30'unun katip olduğu tespit edildi, duvar yazıları yazan bu kişilerin diğer mesleklerde çalışanlara kıyasla bel, çene ve baş parmaklarında daha çok sorun görüldüğü ortaya çıktı. SEBEBİ ÇALIŞMA ŞARTLARI Katiplerin eklemlerinde dokuların zamanla parçalanmasına sebep olan osteoartrit rahatsızlığı diğerlerine kıyasla daha yüksek oranda gözlemlendi. İskeletlerde bu rahatsızlığın dışında diz kapaklarında çökmeler, sol kalça kemiğinde zedelenmeler ve sağ bilekte değişimler de saptandı. Araştırmacılar, bu hasarların ve rahatsızlıkların kafalarını yukarı kaldırarak, kollarına destek koymayarak ve omurgalarına baskı yaparak çalıştıkları için olabileceğini kaydetti. KALEM TUTMAKTAN AŞINMIŞ Katiplerin sürekli kalem tutmaları sebebiyle baş parmaklarının aşındığını belirten araştırmacılar, çene kemiklerinde görülen problemlerin ise aletlerinin uçlarını çiğnemekten dolayı oluştuğunu anlattı. Araştırmanın yazarlarından Petra Brukner Havelkova, çalışmanın Antik Mısır'da katip olmanın getirdiği riskleri gösterdiğini ve ayrıca gelecekte incelenen kişilerin hangi mesleği yaptığını saptamada fayda sağlayacağını kaydetti.

Yunan adası Delos'ta iklim krizi: 50 yıl içinde yok olacak

Yunan adası Delos'ta iklim krizi: 50 yıl içinde yok olacak

Yunan adası Delos, iklim değişikliği nedeniyle sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Araştırmacılara göre ada 50 yıl içinde yok olma riski taşıyor. Delos, Yunan mitolojisinde güneş tanrısı olarak bilinen Apollo ve ikiz kız kardeşi ay tanrıçası Artemis'in doğum yeri olarak biliniyor. Yunan adası Delos'un yıllar içinde sular altında kalacağı öne sürüldü. Fransız Atina Arkeoloji Okulu (EFA) Başkanı Veronique Chankowski yaptığı açıklamada, "Delos yaklaşık 50 yıl içinde yok olmaya mahkum." dedi. Ege Denizi'nde Mikonos yakınlarında yer alan 1,3 mil karelik ada, M.Ö. 4. yüzyıl yıldan beri insanlar tarafından iskan edilmiştir. APOLLO VE ARTEMIS'İN DOĞUM YERİ OLARAK BİLİNİYOR Daha sonra Yunan mitolojisinde önemli bir yer olarak tanınan Delos, güneş tanrısı Apollo ve ikiz kız kardeşi ay tanrıçası Artemis'in doğum yeri olarak biliniyor. M.Ö. 9. yüzyıla gelindiğinde Delos bir Apollon tapınağı olarak kurulmuştur. Arkeolojik bir alan olarak Delos, M.Ö. 4. yüzyıl ile Hıristiyanlığın ilk dönemleri arasında birçok Ege uygarlığının izlerini taşıyan olağanüstü kapsamlı ve zengin bir yerdir. ANTİK BÖLGEYİ RİSK ALTINA SOKUYOR Günümüzde, iklim değişikliğinin neden olduğu yükselen deniz seviyeleri antik bölgeyi risk altına sokuyor. Newsweek'ten Aristos Georgiou'nun haberine göre, EFA'dan araştırmacılar 150 yıldır Delos'u inceliyor ve son araştırmalar çoktan verilen zararı ortaya çıkardı. SON 10 YILDA DENİZ SEVİYESİ YÜKSELDİ Sadece son on yılda Delos'un bazı bölgelerinde deniz seviyesi yaklaşık 70 feet yükseldi. Aynı zamanda adanın bölgedeki tektonik plakaların hareketleri nedeniyle giderek battığı belirtildi. Araştırmacılar en fazla hasarı M.Ö. birinci ve ikinci yüzyıllara tarihlenen depo binalarının bulunduğu alanda tespit etti. "HER YIL YENİ DUVARLARIN ÇÖKTÜĞÜNÜ FARK EDİYORUM" Fransız misyonunun Delos'taki yöneticisi Jean-Charles Moretti, "Kışın depolara su giriyor," diyor. "Duvarların tabanını yiyip bitiriyor. ... Her yıl ilkbaharda yeni duvarların çöktüğünü fark ediyorum." ifadelerini kullandı. Delos'un popüler bir turizm merkezi olmasından dolayı yoğun yaya trafiğiyle birlikte sorun daha da kötüleştiriyor. Kaynaklara göre ziyaretçiler sık sık yasak bölgelerden geçerek adanın çürümesini hızlandırıyor.

Japonya uzay araştırmasını erteledi

Japonya uzay araştırmasını erteledi

Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), H3 roketiyle yeni tip "ALOS-4" gözlem uydusunun fırlatılmasını ertelediğini duyurdu. Erteleme nedeni hava muhalefeti olarak açıklandı. JAXA, yeni tip "ALOS-4" gözlem uydusunun fırlatılmasını erteledi. JAXA'nın açıklamasına göre, güneydeki Tanegaşima Uzay Merkezi'nden yeni tip gözlem uydusunun fırlatılmasına ilişkin takvimde değişiklik yapıldı. 30 Haziran'da fırlatılacağı duyurulan gözlem uydusu, ülkenin güney bölgelerindeki kötü hava şartları sebebiyle hafta başı gerçekleştirilecek. Japonya Savunma Bakanlığınca geliştirilen kızılötesi sensöre sahip "Gelişmiş Kara Gözlem Uydusu" (ALOS-4), kullanımdaki ALOS-2'nin yerini alacak. Yeni tip "ALOS-4" uydusu, afet haritalama için veri toplama ile füze denemeleri dahil askeri faaliyetlerin izlenmesi gibi keşif görevleri yürütecek.

Kosovalı ve Sırp gençlerin düzenlediği festival, milliyetçilerin tehditleri nedeniyle iptal edildi

Kosovalı ve Sırp gençlerin düzenlediği festival, milliyetçilerin tehditleri nedeniyle iptal edildi

Kosova ve Sırbistan arasında kültürel alışverişi teşvik etmek üzere bu yıl 10. yapılcak olan Miredita Dobar Dan Festivali iptal edildi. Belgrad polisi, iptale gerekçe olarak güvenlik endişelerini gösterdi. Kosova ve Sırbistan arasında kültürel alışverişi teşvik etmek üzere tasarlanan bir festivalin organizatörleri, Belgrad makamlarının holigan grupların baskısına boyun eğerek bu yılki etkinliği yasakladığını söyledi. Belgrad polisi, dün öğleden sonra yaptığı açıklamada, Sırbistan'ın başkentinde dün başlaması planlanan Miredita Dobar Dan (Arnavutça ve Sırpça'da "İyi günler" anlamına geliyor) etkinliğinin iptal edilmesine gerekçe olarak güvenlik endişelerini gösterdi. Ancak festivali düzenleyen Sırbistanlı ve Kosovalı gençlik grupları, Sırbistan İçişleri Bakanlığını, festivali basan ve katılımcılara gözdağı veren milliyetçi holigan gruplara karşı kendilerini koruyamamakla suçluyor. The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre organizatörler yaptıkları açıklamada, "Festivalin polis gözetiminde gerçekleşmesi gereken alanda bulunduğumuz sırada, holiganlar arka girişe bir asma kilit yerleştirmeyi başardılar ve müdahale edemeyeceklerini iddia eden Sırbistan İçişleri Bakanlığı üyelerinin gözleri önünde insanların rehin tutulduğu bir durum yarattılar" dedi. Açıklamada, festivalin başlamasından günler önce, festivalin yapılacağı mekânın dışına "Defolun!" ve "Hoş gelmediniz!" gibi mesajlar yazıldığı da belirtildi. 10. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAYACAKTI Kosova ile Sırbistan arasında 1998-99 yıllarında yaşanan savaşın derinleştirdiği etnik bölünmeler arasında köprü kurmak amacıyla 2014 yılında başlatılan Miredita Dobar Dan, bu yıl 10. yıldönümünü kutlayacaktı. Belgrad, ezici çoğunluğu etnik Arnavut olan eski vilayeti Kosova'nın 2008 yılındaki bağımsızlık ilanını tanımıyor. Perşembe günü Baba ve Baba adlı oyunuyla etkinliğin açılışını yapacak olan oyun yazarı Jeton Neziraj, "Ne yazık ki festivalin yasaklanması çok öngörülebilirdi" dedi. The Guardian'a konuşan Neziraj, "Sırp siyaseti son altı yıldır Kosova ile Sırbistan arasındaki kültürel işbirliğini bir Truva atı olarak göstermek ve iç popülist amaçlarla damgalamak için çok çaba harcadı" diye ekledi.

İranlılar, ekonomik sorunların ve Gazze savaşının ortasında sandığa gitti

İranlılar, ekonomik sorunların ve Gazze savaşının ortasında sandığa gitti

İran'da seçimler, Gazze savaşı nedeniyle artan bölgesel gerilim ve İran'ın yaptırımlarla sarsılan ekonomisinin durumuna ilişkin hoşnutsuzluk ortamında gerçekleşiyor. İranlılar, yüksek enflasyon ve riyalin dolar karşısındaki düşüşünün artan etkileri konusunda endişeli. Öte yandan İran Seçim Komisyonu, oy verme sürecini iki saat uzattı. İranlılar, iki muhafazakar adaya karşı bir reformist adayın yarıştığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy vermeye devam ediyor. İran Seçim Komisyonu, yerel saatle 18.00'de bitmesi planan seçimler için oy verme sürecini iki saat uzattığını açıkladı. Aşırı muhafazakar Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin geçtiğimiz ay bir helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından yapılan seçimde yaklaşık 62 milyon İranlı oy kullanma hakkına sahip. Oylama, Gazze savaşı nedeniyle artan bölgesel gerilim ve İran'ın yaptırımlarla sarsılan ekonomisinin durumuna ilişkin hoşnutsuzluk ortamında gerçekleşiyor. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. İki aşırı muhafazakar Tahran Belediye Başkanı Alirıza Zakani ve Reisi'nin eski başkan yardımcısı Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, "muhafazakar kanatta birliği sağlamak için" seçime saatler kala adaylıktan çekilmişti. İranlılar, yükselen enflasyonun ve riyalin dolar karşısındaki düşüşünün artan etkileri konusunda endişeli. "YABANCI ÜLKELERE BAĞIMLI OLMADAN İLERLEMELİ" Dini lider Ali Hamaney, bu hafta yaptığı açıklamada, "en nitelikli adayın" 1979'da ABD destekli monarşiyi deviren "İslam Devrimi'nin ilkelerine gerçekten inanan kişi" olması gerektiğini söyledi. hamaney, bir sonraki cumhurbaşkanının İran'ın yabancı ülkelere bağımlı olmadan ilerlemesine izin vermesi ancak İran'ın dünya ile ilişkilerini kesmemesi gerektiğini söyledi. Yakın zamana kadar pek tanınmayan Pezeşkiyan'ın adaylığı, muhafazakâr ve aşırı muhafazakâr kampların yıllarca süren hâkimiyetinin ardından İran'ın reformcu kanadı için temkinli umutları canlandırdı. İran'ın son reformist cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, Pezeşkiyan'ı "dürüst, adil ve sevecen" olarak övmüştü. NÜKLEER ANLAŞMA TARTIŞMASI Kampanya tartışmaları sırasında Celili ılımlıları, nükleer programını durdurması karşılığında İran'a yaptırımların hafifletilmesini öngören 2015 anlaşmasını imzaladıkları için eleştirdi. ABD'nin 2018 yılında dönemin başkanı Donald Trump döneminde çekildiği anlaşmanın "İran'a hiçbir fayda sağlamadığını" söyledi. Celili, 2007-2013 yılları arasında İran'ın nükleer program müzakerelerini yürütmüştü. Pezeshkianise anlaşmanın kurtarılması ve felç edici yaptırımların kaldırılması için çaba gösterilmesi çağrısında bulundu ve "Amerika'ya ebediyen düşman mı olmalıyız, yoksa bu ülkeyle sorunlarımızı çözmeyi mi arzuluyoruz?" diye sordu.

Fransa'da erken seçim endişeleriyle tahvil faizi yükseldi

Fransa'da erken seçim endişeleriyle tahvil faizi yükseldi

Fransa'da erken seçimin ardından sağcı hükümetin kurulma ihtimali, yatırımcıları endişelendirirken Fransız tahvil piyasalarındaki satış baskısıyla tahvil faizi 2012 Euro Krizi'nden bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 3,26'ya yükseldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinde aşırı sağın Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinden açık ara farkla birinci çıkmasının ardından 9 Haziran'da Parlamentoyu feshederek 30 Haziran-7 Temmuz için erken seçim kararını duyurdu. Avrupa'da aşırı sağın seçimde yükselmesi ve bölgenin en büyük ikinci ekonomisi Fransa'da erken seçimin ardından sağcı hükümetin kurulması olasılığı, Avrupa devlet tahvillerini olumsuz etkilerken yatırımcılar, ağırlıklı olarak Fransız tahvillerini satmaya devam ediyor. Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi, AP seçimlerinin ardından 25 baz puan artarak yüzde 3,26'ya çıktı. Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi arasındaki fark, 84 baz puanla Eylül 2012'den beri en yüksek seviyesine ulaştı. Fransız borsası da 30 Haziran'da düzenlenecek erken genel seçimde aşırı sağın olası başarısına yönelik endişelerle düşüşünü sürdürüyor. Erken seçim kararının ardından Fransa'da düşen CAC 40 endeksinin son 3 gündür yüzde 5’ten fazla değer kaybetmesi dikkati çekti. Analistler, 30 Haziran'da düzenlenecek, 7 Temmuz'da ikinci turu yapılacak oylama sonucunda sağ popülistlerin Fransa'da çoğunluğu kazanması halinde Avrupa Birliği (AB) düzeyinde çatışma riskinin artacağını belirterek, borç krizinin pek olası olmadığını ifade etti. Fransa’da aşırı sağ partilerin seçimi kazanması halinde seçim vaatlerinin hayata geçirilebileceği, bunun ulusal bütçeyi daha istikrarsız hale getirebileceği ve finansal piyasalarda türbülans yaşanabileceği endişesine yol açtığı bildirildi.

Havalimanlarında eylem yapmaya hazırlanan 27 çevreci gözaltına alındı

Havalimanlarında eylem yapmaya hazırlanan 27 çevreci gözaltına alındı

İngiltere'de havalimanlarında eylem yapmaya hazırlandıkları iddiasıyla gözaltına altına alınan çevreci aktivistlerin sayısı 27'ye çıktı. Londra Metropolitan Polisi, "Just Stop Oil" protesto grubuyla ilişkili 17 kişinin evlerine baskın yapıldığını açıkladı. İngiltere'de havalimanlarındaki işleyişi aksatacak eylemler planladıkları iddiasıyla 27 aktivist gözaltına alındı. Londra Metropolitan Polisi'nden yapılan açıklamaya göre, 25 ve 27 Haziran'da gözaltına alınan 10 kişinin ardından bugün yeni açıklama yapıldı. Londra dışında Gloucestershire, Oxfordshire, Devon, Essex, Manchester, Surrey, Sussex, Norfolk ve Batı Yorkshire'da "Just Stop Oil" protesto grubuyla ilişkili 17 kişinin evlerine baskın yapıldı. Bu kişilerin, Kamu Düzeni Yasası'nı ihlal etme planları yaptıkları ve ulusal altyapıya zarar verebilecek eylemler hazırladıkları gerekçesiyle gözaltına alındığını açıklayan polis, bazılarının arasında Just Stop Oil'in üst düzey isimlerinin bulunduğu bilgisini paylaştı. Gözaltına alınanlardan bazılarının serbest bırakıldığı kaydedilen açıklamada, bu şüphelilerin herhangi bir havalimanına bir kilometreden fazla yaklaşamayacakları ifade edildi. Operasyonu yürüten Başkomiser Ian Howells, "Londra havalimanlarının güvenliği ve uçuş emniyetini hiçe sayan herkes, polis ve güvenlik görevlilerinin vereceği sert karşılığa hazır olmalı" diye konuştu.

ABD basınından 6 makale: Biden-Trump düellosundan sonra ne olacak?

ABD basınından 6 makale: Biden-Trump düellosundan sonra ne olacak?

ABD Başkanı Joe Biden ve eski başkan Donald Trump, kasım ayında yapılacak seçimler için televizyondaki ilk tartışmalarını gerçekleştirdi. Bu ilk tartışma ABD basın yayın organlarında nasıl yorumlandı? NTV Dış Haberler Servisi, ABD'nin önde gelen gazete, televizyon ve internet sitelerinden 6 makaleyi derledi. Başkan Biden'ın tartışmadaki sallantılı ve duraksayan performansı Demokratların onun adaylığını sorgulamasına yol açtı. Partisinde panik havası hakim. Biden’ın kongresinde yerine başka bir isime devretmesi seçenek olabilir. Fakat onun gurulu ve inatçı bir adam olduğunu herkes biliyor. Yaşlı Joe’yu ikna edebilcek tek kişi karısı Jill Biden, ama onun da hevesli olmadığı anlaşılıyor. Biden’ın yakın çevresi ve kampanya ekibi 10 Eylül’de yapılacak ikinci münazaraya kadar mevcut hasarı giderebileceklerini düşünüyorlar. Peki ya ikinci münazarada da aynı şeyler yaşanırsa? Bunu engellemenin yolunu bulana kadar Demokratlara uyku yok! The New York Times – Peter Baker VİDEO: Biden ve Trump'ın seçim düellosu Biden-Trump karşılaşmasında performansı nedeniyle eleştirilen Joe Biden yerine başka bir aday öne çıkabilir mi? Kaliforniya Valisi Gavin Newsom adı öne çıkan kişilerden belki de en önde geleni. CBS yayınına katılan Newsom, Biden’a asla sırtını dönmeyeceğini ve onu desteklemeye devam edeceğini söyledi. Demokrat Parti’de bunu yapacak birini tanımadığı belirten Kaliforniya valisi, Joe Biden’ın yalnız bırakılmayacağını vurguladı. Bütün bu kararlı görüntüye rağmen Gavin Newsom Biden adaylıktan çekilme kararı alırsa delegelerin desteğini alacak en önemli isim olarak görünüyor. Bu seçimde olmasa da Newson’ın adaylığına 2028’de kesin gözüyle bakılıyor. CBS - Editör Masası 78 yaşındaki Trump, Biden'dan yalnızca üç yaş genç olmasına rağmen söz düekkosunda baştan sona hakim taraftı. Başkan Biden'ın ekibinden çıkacak en yaratıcı fikirler bile onun Donald Trump'a karşı korkunç performansından bir zafer anlatısı üretmesine olanak vermiyor. Biden çok erken bir dönemde münazara çağrısını kabul ederek adeta bir kumar oynadı. Şimdi Demokratlar onun adaylığını boşa çıkaracak yollar arıyorlar ama işleri çok zor. Biden’ın ekibi onu kurtaracak formülleri aramaya başladı bile. Çünkü Perşembe gecesi yaşananlar Joe Biden için unutulması çok zor bir darbe oldu. The Washington Post – Karen Tumulty Demokratlar "En büyük korkularımız gerçekleşti", diyor. Kendi iletişim gruplarında biribirlerine attıkları mesajlarda; "Biden vatanseverlik görevini yerine getirmeli ve derhal kenara çekilmeli, Demokrat Parti kongresi Amerikan halkının şimdiye kadar görmediği bir heyecanla yeni adayını ilan etmeli”, ifadeleri yer alıyor. Gerçek şu ki, Demokratların yaşadığı panik çok büyük. Trump ilk münazarayla ayak seslerini duyurdu, ancak önümüzde dört ay daha var. Kazanmak için her şeyi yapacağı anlaşılıyor. Trump, seçim sonuçlarını kabul edip etmeyeceği konusundaki soruları defalarca geçiştirdi. Üçüncü kez sorulduğunda şu yanıtı verdi: "Eğer adil, yasal ve iyi bir seçimse, kesinlikle." Biden’ın bu halde seçim kazanamayacağı algısı yerleşirken Trump’ın kaybedeceği bir seçime itiraz yolunu açtığı anlaşılıyor. The Financial Times – Lauren Fedor ve Demetri Sevastopulo Perşembe gecesi Joe Biden ile Donald Trump arasında gerçekleşen çamur güreşi mücadelesinde birçok ilk yaşandı. Hepsi de tatsız şeyler… Tartışmanın ikinci yarısında toparlansa da Biden'ın performansı, onun zindeliğiyle ilgili endişeleri ortadan kaldırmaya yetmedi. Demokratların kongre öncesinde aday değiştirilmesi için konuşmaya başlamaları bir panik havası izlenimi veriyor. Biden’ın adaylıktan çekilmesi için ikna edilmesi ve bunun için bir bahane bulunması mümkün. Ama bunu yol açacağı tahribat daha büyük olabilir. Hatta Demokratlar bunun bedelini Başkanlık koltuğunu Trump’a kaptırarak ödeyebilir. Demokratlar her yönden köşeye sıkışmış görünüyor. İyimserlerin sayısı hayli az. The Los Angeles Times - Mark Z. Barabak Trump, bir dizi yalan söylemesine rağmen Biden'dan daha iyi göründü. Akşamın en çok alıntılanan cümlesi şu olabilir: "Ne söylediğini gerçekten bilmiyorum ve bence o da bilmiyordu." Biden'ın dilinin dolanması ve mantık silsilesini bozması nedeniyle ortaya çıkan görüntüye Trump'ın verdiği tepki artık onun kampanyasının slogan olabilir. Donald Trump daha önce de sıkça yaptığı gibi sayısız yalan söyledi ve ortalama seçmeni yakalamayı başardı. Sorun Trump'ın yalanları değil Biden’ın beceriksiz ve sağlıksız görüntüsü. Trump'ın her türlü suç dosyasına rağmen bu görüntü Biden’a kaybettirdi. Seçimde de kaybetmesi muhtemel. O halde Demokrat Parti’nin Kongre'de sürpriz bir karar alma ihtimalini konuşabiliriz. Fakat bunun gerçekleşmesi için Biden'ın ikna edilmesi gerekiyor. Bu da hayli zor bir iş. Politico – Jeff Greenfield

AB büyük şirketlerin yapay zeka anlaşmaları için harekete geçti

AB büyük şirketlerin yapay zeka anlaşmaları için harekete geçti

Avrupa Birliği (AB), Microsoft ve OpenAI ile Google ve Samsung arasındaki yapay zeka ortaklıklarını incelemeye aldı. AB Komisyonu'nun Rekabetten Sorumlu Üyesi Margrethe Vestager, Brüksel'de düzenlenen bir programda yapay zeka alanında atacakları adımlar konusunda değerlendirmelerde bulundu. Vestager, belirli "münhasırlık hükümlerinin" rakipler üzerinde olumsuz etkisi olup olmayacağını anlamak için Microsoft ve OpenAI şirketlerine AB rekabet kuralları kapsamında takip soruları gönderileceğini belirtti. Google'ın Samsung ile yaptığı ve Gemini'nin belirli Samsung cihazlara önceden yüklenmesine ilişkin anlaşmanın etkilerini de daha iyi anlamak istediklerini ifade eden Vestager, büyük teknoloji şirketlerinin daha küçük model geliştiricilerin son kullanıcılara ulaşmasını zorlaştırma riskini gördüklerini söyledi. Vestager, son dönemde yapay zekanın çok hızlı geliştiğini anımsatarak, bu alana ve piyasadaki çeşitli uygulamalara yönelik sıkı incelemenin devam edeceğini anlattı. Önemli sanayi ve teknolojik değişikliklerin yaşandığı zamanlarda katı rekabet kurallarına ve uygulamalarına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Vestager, yapay zeka alanında da hızla harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı Biden: Trump, tek bir münazarada en çok yalan söyleme rekorunu kırdı

ABD Başkanı Biden: Trump, tek bir münazarada en çok yalan söyleme rekorunu kırdı

ABD Başkanı Joe Biden, 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde rakibi Donald Trump'la yaptığı ilk canlı yayın tartışmasında "başarılı" performans sergilediğini savundu. Biden, "Dün gece Trump'ı gördünüz mü? Tek bir münazarada en çok yalan söyleme rekorunu kırdı" dedi. ABD Başkanı Joe Biden, Atlanta'da basının sorularını yanıtladı. Dün akşamki yayında Beyaz Saray yetkililerinin "Başkan grip" yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine Biden, "Evet boğazım ağrıyor." dedi. Biden, dünkü performansına ilişkin olarak da "Bence iyi iş çıkardık." diye konuştu. "YALANCI BİRİYLE TARTIŞMAK KOLAY DEĞİL" Demokratların canlı yayın sonrası dile getirdiği eleştiriler ve endişe hakkında ise Biden, "Yalancı biriyle tartışmak kolay değil." ifadesini kullandı. Trump'ın canlı yayın tartışmasında 26 kere yalan söylediğini iddia eden Biden, "Dün gece Trump'ı gördünüz mü? Tek bir münazarada en çok yalan söyleme rekorunu kırdı" dedi. Biden, "Bu seçimi kazanmak niyetindeyim" dedi. NE OLDU? ABD'de 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimleri için yarışan Demokrat Partili Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, ilk canlı yayın tartışmasında kozlarını paylaşmıştı. Trump program boyunca rakibine karşı net bir üstünlük sağlayamasa da Biden ikinci kez adaylık için yaşı konusunda duyulan kaygıları giderecek bir performans sergileyememiş, program sonrasında yoğun eleştiriye maruz kalmıştı. Biden'ın adaylıktan çekilmesi gerektiği yönünde tartışmalar alevlenirken, ABD'de Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Chip Roy, Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in, "Anayasa'nın 25. Ek Maddesi'ni" kullanarak Başkan Biden'ı görevden alma çağrısı yapması için tasarı hazırlığında olduğunu duyurmuştu.