


Asya-pasifik Bölgesi Teknoloji Yatırımlarında Zirvede

Uzay Turizmi Popülerleşiyor: İlk Ticari Uçuşlar Gerçekleşti

Dünya Ekonomisi 2025’te Yeni Döneme Giriyor

Küresel Isınma Alarm Veriyor: Buzullar Hızla Eriyor

Teknoloji Devlerine Küresel Düzeyde Yeni Vergiler

Dünya Sağlık Örgütü’nden Yeni Salgın Uyarısı

Küresel Göç Hareketleri Ve Ekonomik Etkileri

İklim Anlaşması Zirvesi: Ülkelerden Yeni Taahhütler

Küresel Enerji Krizi: Ülkeler Yeni Çözümler Arıyor

ABD'den Eylem Tok’un Türkiye'ye iadesi için yeni adım
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından John Joseph Moakley, Boston Federal Mahkemesi savcılığına Eylem Tok'un Türkiye’ye iadesi için yazı gönderdi. Yazıda Tok'un iadesi için bir sakınca olmadığı belirtildi..

Sınırda insan kaçakçılığı yaptığı iddia edilen general tutuklandı
Suriye sınırında insan kaçakçılığı yaptığı öne sürülen general, Ankara'da gözaltına alındıktan sonra Şanlıurfa'da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Trabzonspor'un yeni transferlerinden taraftara mesaj
Trabzonspor'un yeni transferleri Borna Barisic ve John Lundstram, taraftarlara mesaj yolladı.

Aydın'da havada motoru duran uçağı başarıyla piste indirdi
İzmir’in Selçuk ilçesinden kalkış yapan eğitim uçağı, motor arızası nedeniyle Aydın Çıldır Havaalanı’na acil iniş yaparken, pilotun soğuk kanlılığı kokpit kamerasına yansıdı.

Dünyada 5 milyar insan aşırı sıcaktan etkilendi
İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı sıcak hava dalgası 16-24 Haziran'da dünyanın farklı bölgelerinde yaklaşık 5 milyar insanı etkisi altına aldı.

Hizbullah ile anlaşma tartışmaları: İsrail güvenlik kabinesi karıştı
İsrail ile Lübnan arasında "Mavi Hat" olarak tabir edilen sınır hattında gerginlik sürüyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant'ı güvenlik kabinesinde Hizbullah'ın, güçlerinin tamamını Lübnan sınırından çektiği bir anlaşmanın "kabul edilebilir" olduğunu söylemesi tartışmalara neden oldu. Toplantıda Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 7 Ekim saldırıları konusunda Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’ye yüklendi. Halevi ise Smotrich'in “Bize sorumluluk dersi vermeyin. 6 Ekim'de uyuyanlar biz değildik.” ifadesi üzerine “Sözünü geri al” diye bağırdı. Haaretz gazetesine konuşan kaynaklara göre, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant dün yapılan güvenlik kabinesi toplantısında Hizbullah ile muhtemel savaş senaryolarını ve anlaşma ihtimalini ele aldı. Hizbullah ile tansiyonun düşürülmesi konusunda bir anlaşmanın şartlarını değerlendiren Gallant, Hizbullah güçlerinin sınırdan çekilmesini ihtiva edecek bir anlaşmanın "kabul edilebilir" olduğunu ifade etti. KABİNE KARIŞTI Ancak Gallant'ın açıklamaları kabine üyeleri arasında bağrışmaları beraberinde getirdi. Kaynaklara göre, aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gallant'a savaştan nasıl kaçınılabileceğini sorusunu yönelterek, Hizbullah ile bir anlaşmaya taraf olmadığı mesajı verdi. Ben-Gvir'in çıkışına yanıt veren Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer, "Savaşı kazansak dahi yine de anlaşma imzalamak zorundayız." dedi. Dermer'e cevap olarak Ben-Gvir, "Hizbullah'la bir anlaşma başka bir 7 Ekim'e yol açacak. Nazilerle anlaşma yapamazsınız. Kazandığımızda anlaşma yapacak kimse olmayacak ve bu iyi bir şey." ifadelerini kullandı. Tartışmaya müdahale eden Başbakan Binyamin Netanyahu, "Kuzeydeki sakinlerimizin evlerine dönmesine olanak sağlayan bir anlaşmaya varılabilir." şeklinde konuştu. GENELKURMAY BAŞKANI, AŞIRI SAĞCI BAKANA BAĞIRDI The Times of Israel'in haberine göre, toplantının ilerleyen saatlerinde aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, önceki toplantıda bakanların 7 Ekim saldırıları konusunda sorumluluk almaları gerektiği ifadelerini kullanan Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’ye yüklendi. Halevi, Smotrich'in “Bize sorumluluk dersi vermeyin. 6 Ekim'de uyuyanlar biz değildik.” ifadesi üzerine “Sözünü geri al.” diye bağırdı. Gallant, bakanların, ordu komutanlarına yönelik bu tür "benzeri görülmemiş saldırılarını" kabul etmeyeceğini söyledi. Smotrich ile Halevi arasındaki kavgaya taraf olmayı reddeden Netanyahu ise iki tarafın da açıklamalarının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. MAVİ HAT'TA GERGİNLİK Gazze Şeridi'ne 7 Ekim'den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, kuzey sınırında da Lübnan Hizbullah'ı ile çatışıyor. İsrail ile Lübnan arasında "Mavi Hat" olarak tabir edilen sınır hattında son haftalarda gerginlik tırmanıyor. İsrail ordusu, 18 Haziran'da Lübnan'a yönelik olası bir saldırıya ilişkin "operasyonel planı" onayladığını duyurmuştu. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın İsrail topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırılarına izin verilemeyeceğini ve gerekli kararları yakında alacaklarını ifade etmişti. İsrail ordusunun 8 Ekim'den bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda şu ana kadar 351 Hizbullah mensubu öldü.

Rusya'nın esir tuttuğu 10 Ukraynalı serbest bırakıldı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, takas sonucu Rus esaretindeki 10 Ukrayna vatandaşının serbest bırakıldığını bildirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy , X hesabından yaptığı paylaşımda, "Tüm zorluklara rağmen 10 kişiyi daha Rus esaretinden kurtarmayı başardık." ifadesini kullandı. Esirlerin serbest bırakılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Zelenskiy, tüm esirler kurtarılıncaya kadar çaba sarf edeceklerini belirtti. Rusya ile Ukrayna'nın anlaştığı takas sonucu serbest kalanların arasında Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal de bulunuyor. Celal, 2021'de Kırım'da Ruslar güvenlik güçlerince esir alınmıştı. Rus istihbaratı Akmescit yakınındaki Anğara köyünde 23 Ağustos 2021 tarihinde bir sabotaj eylemi düzenlendiğini iddia etmiş, eylemin Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Baş Müdürlüğü ile Kırım Tatar Milli Meclisince organize edildiğini ileri sürmüştü. Rus istihbaratının operasyonları sonucu KTMM Başkan Yardımcısı Celal tutuklanmıştı.

Husiler: Akdeniz ve Kızıldeniz'de biri ABD'ye ait 4 gemiyi vurduk
Yemen'deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz ve Akdeniz'de biri ABD'ye ait 4 gemiyi vurduklarını duyurdu. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri yaptığı açıklamada, İsrail'in Hayfa limanına gitmekte olan Waler isimli petrol gemisini Akdeniz'de insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldıklarını belirtti. Söz konusu "operasyonun" Irak İslami Direnişi ile ortaklaşa gerçekleştirildiğini kaydeden Seri, geminin, "işgal altındaki Filistin limanlarına giriş yasağını" (Husilerin ilan ettiği yasak) ihlal ettiği için vurulduğunu dile getirdi. Seri, söz konusu geminin maliki şirket ya da saldırı sonucu geminin hasar alıp almadığına ilişkin açıklama yapmadı MAERSK ŞİRKETİNE BAĞLI BİR GEMİYE DE SALDIRILDI Seri ayrıca, Danimarka merkezli Maersk şirketine bağlı Johannes Maersk gemisine de Akdeniz'de seyir füzesiyle başarılı bir saldırı gerçekleştirdiklerini aktardı. Husilerin sözcüsü, Maersk şirketinin, İsrail'i en çok destekleyen ve "işgal altındaki Filistin limanlarına giriş yasağını" en çok ihlal eden şirketlerden olduğu bilgisini paylaştı. Loannis isimli geminin de Kızıldeniz'de insansız deniz aracıyla tam isabet vurulduğunu kaydeden Seri, geminin maliki şirketin ismini açıklamadı. Seri, Amerikan gemisi Delonix'in ise Kızıldeniz'de balistik füzelerle vurulduğunu belirtti. ABD ve İsrail'den söz konusu saldırılara ilişkin açıklama yapılmadı.

Trump: Sorun Biden'ın yaşı değil, yetersizliği
Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, 5 Kasım'daki başkanlık seçimleri öncesinde rakibi Joe Biden'la yaptığı ilk canlı yayın tartışmasının ardından, "Sorun Biden'ın yaşı değil, yetersizliği." dedi. Eski ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Parti başkan adayı Donald Trump, Virginia'da düzenlediği seçim kampanyasında konuştu. 27 Haziran'da düzenlenen canlı yayın tartışmasında "ülkeyi yok etmeye çalışan adama" karşı büyük başarı elde ettiğini savunan Trump, Biden'ın "ne yaptığını bilmediğini" söyledi. Trump, Biden'a dünyada hiç kimsenin saygı duymadığını belirterek, "Sorun Biden'ın yaşı değil, yetersizliği." değerlendirmesinde bulundu. Seçimin "güçlü ile zayıf, yeterli ile yetersiz ve barış ile savaş" arasında olduğunu ifade eden Trump, dünyanın hiç olmadığı kadar 3. Dünya Savaşı'na yaklaştığını savundu. İLK CANLI YAYIN TARTIŞMASI ELEŞTİRİLERE YOL AÇTI ABD'de, 5 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimleri için yarışan Demokrat Partili Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Trump, ilk canlı yayın tartışmasında kozlarını paylaşmıştı. Trump, program boyunca rakibine karşı net üstünlük sağlayamasa da Biden ikinci adaylığında yaşı konusunda duyulan kaygıları giderecek bir performans sergileyememiş, program sonrası yoğun eleştiriye maruz kalmıştı. Biden'ın adaylıktan çekilmesi gerektiği yönünde tartışmalar alevlenirken, Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Chip Roy, Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in "Anayasa'nın 25. Ek Maddesi'ni" kullanarak Başkan Biden'ı görevden alma çağrısı yapması için tasarı hazırlığında olduğunu duyurmuştu.

İran’da cumhurbaşkanlığı seçimi için oy verme işlemi sona erdi
İran’da Cumhurbaşkanlığı Seçimi için oy verme işlemi saat 24.00 itibarıyla sona erdi. Ülkede gece itibariyle sandıklardaki oylar sayılmaya başlanacak ve resmi sonuçlar ise yarın öğleden önce açıklanacak. İran’da halk bugün 14’üncü dönem Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandık başına gitti. Ülke genelindeki seçim merkezlerinde kurulan 59 binden fazla sandıkta oy kullanıldı. Ülkede sabah 08.00’da başlayan seçim için oy verme işlemi yerel saatle 24.00’da sona erdi. 61 milyon 452 bin 321 seçmenin bulunduğu İran'da sandıkların kapanmasının ardından Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “14’üncü dönem Cumhurbaşkanlığı seçimleri için oy verme süresi sona erdi ancak halen halkın içerisinde bulunduğu şubelerde oy verme işlemi devam ediyor ve bu kişilerinde oy verme işlemlerinin bitmesinin ardından oy sayımına başlanacak” ifadeleri kullanıldı. RESMİ SONUÇLAR ÖĞLEDEN ÖNCE AÇIKLANACAK Ülkede gece itibariyle sandıklardaki oylar sayılmaya başlanacak ve resmi sonuçlar ise yarın öğleden önce açıklanacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk olarak 18.00’de sona ereceği açıklanan oy verme işlemi önce 20.00’ye ardından 22.00’ye daha sonra da 24.00’e kadar uzatılmıştı. 14'üncü dönem Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muhafazakar cepheden eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi ile Reformist Cepheden Tebriz Milletvekili Mesut Pezeşkiyan tek aday olarak yarışıyor. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin 19 Mayıs'ta helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından 14’üncü dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 28 Haziran'da yapılması kararlaştırılmıştı.

İsrail ordusunun Gazze'de bombaladığı evde 2 Filistinli çocuk öldü
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde bir evi hedef alması sonucu 2 çocuk hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. Gazze Sivil Savunma Biriminden yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin el-Yermuk bölgesinde "Ebu Hadra" ailesine ait bir evi hedef aldığı belirtildi. İsrail ordusunun hedef aldığı evde 2 Filistinli çocuğun cansız bedeni ile 5 yaralıya ulaşıldığı aktarıldı. İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 15 bin 694’ü çocuk, 10 bin 279'u kadın olmak üzere 37 bin 765 Filistinli öldü, 86 bin 429 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İspanya, Uluslararası Adalet Divanında İsrail'in soykırımla yargılandığı davaya müdahil oldu
İspanya, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Uluslararası Adalet Divanında (UAD) İsrail'e karşı "soykırım" suçlamasıyla açtığı davaya müdahil olma talebini resmileştirdi. Hem Uluslararası Adalet Divanı'ndan hem de İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamalarda, İspanya'nın, Güney Afrika'nın İsrail'e karşı başlattığı "Gazze Şeridi'ndeki Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinin Uygulanması" konulu davaya müdahil olmak için gerekli resmi talebi, UAD'ye bugün sunduğu bildirildi. Bakanlık açıklamasında, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi uyarınca ve mahkeme tüzüğünün 63. maddesi kullanılarak davaya müdahil olunduğu belirtildi. Açıklamada, halihazırda Kolombiya, Meksika, Filistin gibi diğer ülkelerin de bu davaya müdahil olduğu ve İrlanda, Belçika ile Şili'nin de müdahil olma niyetlerini açıkladıkları hatırlatıldı. "AMAÇ BU SAVAŞI SONA ERDİRMEK" "1948 Sözleşmesine taraf bir devlet olmanın sorumluluğuyla, uluslararası hukuka ve UAD'nin çalışmalarına sıkı sıkıya bağlı olma bilinciyle İsrail'e karşı açılan soykırım davasına müdahil olunduğu" kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu: "İspanya, bu müdahaleyle Gazze ve Orta Doğu'da barışın geri dönüşüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Amaç, savaşı sona erdirmek ve Filistinliler ile İsraillilerin barış ve güvenlik içinde bir arada yaşamalarının ve bölgede istikrarın sağlanmasının tek garantisi olan iki devlet uygulamasını ilerletmeye başlamaktır." "İspanya, bu davaya müdahil olarak UAD'nin ülkemiz açısından da bağlayıcı olacak kararına uymayı taahhüt etmektedir." ifadesi kullanılan açıklamada, mahkemenin bu zamana kadar verdiği tedbir kararlarının uygulanmasını istedi.

Kenya'daki vergi zammı protestolarında 23 kişi polis kurşunuyla öldü
Vergi zammını da içeren 2024 Finans Tasarısı'na karşı başlayan protestolarla sarsılan Kenya'da, polisin ateş açması sonucu 23 kişi hayatını kaybetti. Vurulan 30 kişi ise tedavi altında. Çoğunlukla gençlerin öncülük ettiği eylemleri bastırmak için ordu devreye sokuldu. Kenya'da vergi zammı protestoları polisin ölümcül müdahalelerine sahne oldu. Eylemciler dün, vergi zammını da içeren 2024 Finans Tasarısı'na karşı çıkan göstericiler, planın kabul edildiği parlamentonun bazı bölümlerini ateşe verdi. Başkent Nairobi'de polis dün eylemcilere ateş açtı, en az 23 kişi hayatını kaybetti. Kenya Tabipler Birliği, vurulan 30 kişinin de tedavi altında olduğunu açıkladı. Protestoları bastıramayan Devlet Başkanı William Ruto hükümeti, orduyu devreye soktu. Ülke basınının gündemi protestolardı. Standard gazetesi birinci sayfadan "Ölümler, kargaşa" manşetini attı. Daily Nation da durumu "Kargaşa" olarak tanımladı ve şöyle dedi: "Ülkenin temelleri kökünden sarsıldı." Çoğunlukla gençlerin öncülük ettiği gösteriler geçen hafta barışçıl bir şekilde başladı ve binlerce gösterici başkent ve ülke genelinde vergi artışlarına karşı yürüdü. Ancak dün öğleden sonra, polislerin parlamentoyu basan protestoculara gerçek mermilerle ateş açmasıyla tansiyon yükseldi. Saatler sonra Savunma Bakanı Aden Bare Duale, hükümetin ülkedeki "acil güvenlik durumuyla" mücadelede polise destek olmak üzere orduyu görevlendirdiğini açıkladı. Gece geç saatlerde düzenlediği basın brifinginde Devlet Başkanı Ruto, hükümetinin "şiddet ve anarşiye" karşı sert bir tavır alacağı uyarısında bulunarak bazı göstericileri "suçlular" olarak tanımladı. Ruto, "Barışçıl protestocular gibi davranan suçluların halka, onların seçilmiş temsilcilerine ve anayasamız uyarınca kurulmuş kurumlara karşı terör estirmesi ve cezasız kalmayı beklemesi doğru değildir, hatta düşünülemez bile" ifadelerini kullandı. AFP'nin bildirdiğine göre bu sabah parlamento çevresinde yoğun bir polis varlığı göze çarptı. Havada ise hala göz yaşartıcı gaz kokusu vardı. Olaylar uluslararası toplumu alarma geçirirken, Beyaz Saray sükûnet çağrısında bulundu. Aralarında Kanada, Almanya ve İngiltere'nin de bulunduğu 10'dan fazla Batılı ülke "özellikle Kenya Parlamentosu'nun önünde yaşananlar karşısında şoke olduklarını" açıkladı. Afrika Birliği komisyonu başkanı Moussa Faki Mahamat, can kayıplarından duyduğu "derin endişeyi" dile getirerek tüm paydaşları sükunete ve daha fazla şiddetten kaçınmaya çağırdı. Muhalefetteki Azimio koalisyonuna başkanlık eden kıdemli muhalefet lideri Raila Odinga ise hükümeti "ülkenin çocuklarına kaba kuvvet uygulamakla" suçladı. Odinga, "Kenya, sırf çocuklar yiyecek, iş ve dinleyecek bir kulak istiyor diye çocuklarını öldürmeyi göze alamaz" dedi. Doğu Afrika ülkesi Kenya'da, artan hayat pahalılığına ilişkin uzun süredir devam eden şikâyetler, geçen hafta milletvekillerinin 2024 finansman tasarısında önerilen vergi artışlarını tartışmaya başlamasıyla daha da arttı. Ekmek alımlarını, araba sahipliğini, finansal ve mobil hizmetleri etkileyecek olan daha tartışmalı tekliflerden bazılarını geri çeken hükümet şimdi de akaryakıt fiyatlarını ve ihracat vergilerini arttırmayı planlıyor.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, NATO'nun yeni lideri oldu
NATO müttefı̇klerı̇, Hollanda Başbakanı Mark Rutte'yı̇ bı̇r sonrakı̇ genel sekreter olarak seçtı̇. Stoltenberg, halefi Rutte'yı̇ "gerçek Transatlantı̇kçı̇, güçlü lı̇der ve uzlaşı kurucu" sözleriyle övdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı da Rutte'yi yeni görevi için tebrik etti. NATO müttefı̇klerı̇, Hollanda Başbakanı Mark Rutte'yı̇ yeni genel sekreter olarak seçtı̇. Rutte, görevi 1 Ekim'de Jens Stoltenberg'den devralacak. Rutte'nin atanması, görev için tek rakibi olan Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis'in geçen hafta yarışı bıraktığını açıklamasının ardından bugün resmileşti. NATO'nun eski lideri Stoltenberg, halefi Rutte'yı̇ "gerçek Transatlantı̇kçı̇, güçlü lı̇der ve uzlaşı kurucu" sözleriyle övdü. Görevi devralmayı sabırsızlıkla beklediğini söyleyen Rutte, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "NATO Genel Sekreteri olarak atanmak büyük bir onur" dedi ve ittifakın, kolektif güvenliğin temel taşı olduğunu, öyle kalacağını" belirtti. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da tüm müttefiklerin onayıyla seçilen Rutte’yi tebrik etti. Açıklamada, "Bu vesileyle, göreve geldiği 2014 yılından bu yana sergilediği başarılı liderlik için Genel Sekreter Stoltenberg’e şükranlarımızı sunuyoruz" denildi. ERDOĞAN'DAN TEBRİK TELEFONU İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rutte ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve yeni görevinde başarılar dilediği bildirildi. Rutte de Erdoğan’a desteklerinden dolayı teşekkür etti. Erdoğan, Rutte ile ABD'de görüşeceklerini söyledi. Washington'da 9-11 Temmuz'da NATO liderler zirvesi düzenlecek. Türkiye nisan ayında, yeni liderlik için Rutte'yi desteklediğini ittifak üyelerine bildirmişti. Rutte, 26 Nisan'da İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmişti. Rutte, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin NATO'da çok önemli bir müttefik olduğunu ve ABD'nin ardından NATO bünyesindeki en büyük ikinci askeri gücü temsil ettiğini söylemişti.

Almanya, sosyal medyada terör içerikleri yayan ve beğenenleri sınır dışı edecek
Almanya'da hükümet, suç işleyen yabancıların sınır dışı edilme işlemlerini hızlandırıyor. Kabul edilen tasarıya göre ağır suç işleyenlerin yanında, sosyal medyada "terörizmi övücü içerik" hazırlayan ve yayanlar ile bu tür içeriği beğenenenler de suçlu sayılacak ve sınır dışı edilebilecek. Almanya'da hükümet, suç işleyen yabancıların sınır dışı edilme işlemlerini hızlandırmaya yönelik hazırlanan yasa tasarısını kabul etti. Tasarıyı hazırlayan İçişleri Bakanı Nancy Faeser, yaptığı açıklamada, internet üzerinden işlenen nefret suçlarına karşı sert önlemler aldıklarını belirterek, "Alman vatandaşı olmayan ve burada terör eylemlerini yücelten herkes sınır dışı edilebilmelidir" dedi. Buna göre, ağır suç işleyenlerin yanında, sosyal medyada terörizmi övücü içerik hazırlayan ve yayanlar ile bu tür içeriği "beğenerek" işaretleyenler de suçlu sayılacak ve sınır dışı edilebilecek. Terör suçlarına göz yuman, hoş gören ya da yücelten yabancılar daha kolay sınır dışı edilebilecek. Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Robert Habeck, "terörizmi alkışlayarak ve eylemlerini kutlayarak liberal temel düzenle alay eden herkesin kalma hakkını kaybedeceğini" vurgulayarak, "Bu nedenle oturum hakkı şimdi buna göre değiştiriliyor" diye konuştu. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 31 Mayıs'ta Mannheim'da bir polis memurunun öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, sınır dışı düzenlemesinin değiştirileceği mesajını vermişti.

NATO'nun yeni Genel Sekreteri Mark Rutte kimdir?
NATO'nun Genel Sekreterliğine Hollanda Başbakanı Mark Rutte atandı.Rutte, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "NATO Genel Sekreteri olarak atanmak büyük bir onur." ifadesini kullandı. Peki, NATO'nun yeni Genel Sekreteri Mark Rutte kimdir? Hollandalı siyasetçi Mark Rutte, 14 Şubat 1967 tarihinde dünyaya geldi. 1988'den 1991'e kadar Liberal Gençlik Örgütü JOVD'nin ve partinin 1993-1997 yılları arası yönetim kurulu üyesi oldu. Daha önce 22 Temmuz 2002'den 17 Haziran 2004'e kadar Sosyal İşler ve İstihdam Müsteşarı, 17 Haziran 2004'ten 27 Haziran 2006'ya kadar Eğitim, Kültür ve Bilim için Müsteşar olarak görev yaptı. 2006 yılında VVD lideri oldu.Uzun bir oluşum sürecinden sonra Başbakan oldu ve bir Kabine kurdu. 14 Ekim 2010'da yemin etmiş ve 92 yıl sonra Hollanda'nın ilk liberal Başbakanı oldu. 2017 Hollanda genel seçimlerinin sonucuna göre hiçbir parti tek başına hükûmet kuracak çoğunluğa erişemedi. 4 Ekim 2010 tarihinden beri Hollanda Başbakanıdır. En uzun süre görev yapan Hollanda başbakanıdır. 8 Ekim 2010'da yeni hükûmeti kurmakla görevlendirildi. 2006 yılından bu yana Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (Volkspartij voor Vrijheid en Democratie, VVD) lideridir. 2006-2010 yılları arasında mecliste grup başkanlığı yaptı. 1988'den 1991'e kadar Liberal Gençlik Örgütü JOVD'nin ve partinin 1993-1997 yılları arası yönetim kurulu üyesi oldu. Daha önce 22 Temmuz 2002'den 17 Haziran 2004'e kadar Sosyal İşler ve İstihdam Müsteşarı, 17 Haziran 2004'ten 27 Haziran 2006'ya kadar Eğitim, Kültür ve Bilim için Müsteşar olarak görev yaptı. 2006 yılında VVD lideri oldu. Rutte, Hollanda'da koalisyon hükümetinin bozulması üzerine 7 Temmuz 2023'te istifa etmiş ve yeni hükümet kurulana kadar başbakanlık görevini sürdürüp ardından aktif siyaseti bırakacağını duyurmuştu. Stoltenberg'in görevinin bir dönem daha uzatılmayacağının kesinleşmesinin ardından Rutte, NATO Genel Sekreterliği adaylığını açıklamıştı. Kısa sürede birçok ülkenin desteğini kazanan Rutte, son olarak 18 Haziran'da Macaristan'ın onayını almıştı. 20 Haziran'da diğer aday Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis'in çekildiğini açıklaması üzerine Rutte, tek aday kalmıştı.

Einstein'ın mektubu ortaya çıktı: Eski ABD Başkanı Roosevelt'i Naziler hakkında uyarmış
Ünlü teorik fizikçi ve bilim insanı Albert Einstein'ın eski ABD Başkanı Franklin Roosevelt'i uyardığı mektubu eylülde açık artırma ile satışa sunulacak. Ünlü teorik fizikçi ve bilim insanı Albert Einstein'ın eski ABD Başkanı Franklin Roosevelt'i, Nazilerin "çok güçlü bombalar" yapabilecek nükleer araştırma kapasitesine sahip olabileceği konusunda uyardığı mektubu eylülde açık artırma ile satışa sunulacak. The Guardian gazetesinin haberine göre, değerinin yaklaşık 4 milyon dolar olduğu tahmin edilen iki sayfalık mektup, "Christie's" adlı açık attırma şirketi tarafından eylül ayında açık arttırmaya çıkarılacak. Einstein mektupta, dönemin Alman hükümetinin nükleer araştırmaları desteklediği ve bu araştırmalar sonucunda "çok güçlü bombalar" üretebileceği hakkında uyarırken, ABD'nin de benzer faaliyetlere başvurmasını tavsiye ediyor. Almanya'nın, Polonya'yı işgal etmesinden birkaç hafta önce yazılan 2 Ağustos 1939 tarihli mektupta Einstein, uranyumun önemli bir enerji kaynağı olabileceğine dikkati çekiyor. Mektupta, büyük kütlelerdeki uranyumun nükleer zincirleme reaksiyonu oluşturabileceğini belirten teorik fizikçi, bu reaksiyonun bomba yapımında kullanılabileceğini vurguluyor. Microsoft şirketinin eş kurucusu Paul Allen, 2002'de Malcolm Forbes'ten 2,1 milyon dolara satın alarak mektubun son sahibi olmuştu. Mektubun uzun nüshası ise Hyde Park'taki Roosevelt kütüphanesinde bulunuyor.

Acil durum ilan edildi! Dang humması vakaları 3 kat arttı
ABD sağlık yetkilileri, sivrisineklerden yayılan Dang humması vakalarının geçen yıla göre üç kat daha fazla arttığına dikkat çekerek halk sağlığı uyarısı yayınladı. Dünya Sağlık Örgütü, Nisan ayında yaptığı açıklamada Dang virüsünün yol açtığı Dang Hummasının (kırık kemik ateşi) görülme sıklığının son yıllarda dünya çapında önemli ölçüde arttığını, 2000'de 505 bin civarında olan vakaların 2019'da 5.2 milyona çıktığını duyurmuştu. Porto Riko sağlık yetkilileri Mart ayında açıklama yaparak Dang hummasını bir halk sağlığı acil durumu ilan etti. ABD sağlık yetkilileri (CDC), dün yayınladıkları halk sağlığı uyarısında bu yılın ilk yarısında 50 eyalette geçen yılın aynı noktasına göre üç kat daha fazla Dang humması vakası görüldüğünü vurguladı. CDC, küresel dang vakalarında bu yıl içinde kayıtlara geçen en yüksek vaka sayısı olduğunun altını çizerek “2024 yılında, Amerika kıtasındaki ülkeler rekor sayıda dang vakası bildirerek, tek bir yılda kaydedilen en yüksek sayıyı aşmıştır. 1 Ocak - 24 Haziran 2024 tarihleri arasında, Amerika kıtasındaki ülkeler 9,7 milyondan fazla dang vakası bildirmiştir; bu sayı 2023 yılının tamamında bildirilen vaka sayısının (4,6 milyon vaka) iki katıdır” denildi. Dang humması (kemik kırığı ateşi), sivrisineklerden insanlara yayılan viral bir enfeksiyondur. En belirgin semptomları arasında yüksek ateşi, baş ağrısı, vücut ağrıları, mide bulantısı ve deri döküntüsüdür. Şiddetli vakalarda hastalık ölümcüldür. Özellikle vücutta sebep olduğu ağrılar kırık kemik ağrısına benzediği için kemik kırığı ateşi olarak da adlandırılır.

Gezegen katili asteroid Dünya'ya yaklaşıyor!
Olası bir çarpma halinde dramatik bir iklim değişikliğini tetikleyebilecek dev bir "gezegen katili" asteroit Dünya'ya çok yakın bir mesafeden geçmeye hazırlanıyor. Bu, son 110 yıldaki en büyük yaklaşma olacak. Daily Mail'de yer alan habere göre yaklaşık Everest Dağı büyüklüğündeki 2011 UL21 adlı uzay taşı, 125 yıl içinde gezegenimizin yakınından geçecek en büyük "potansiyel tehlikeli" asteroitlerden biri olacak. 2011 UL21'in 27 Haziran'da Dünya'ya dört milyon mil yaklaşması bekleniyor, bu da son 110 yıldaki en büyük yaklaşması olacak. Asteroid Güneş'in etrafında yaklaşık bin 130 günde bir dönüyor. Ancak gökyüzü gözlemcileri uzay taşını iyi bir teleskopla, özellikle de en parlak olacağı 28 ve 29 Haziran tarihlerinde tespit edebilecek. Avrupa Uzay Ajansı tarafından yapılan duyuruda, bu asteroidin bilinen tüm Dünya'ya yakın cisimlerin yüzde 99'undan daha büyük olduğu belirtildi. 2011'DE BELGELENDİ Asteroit avcıları 27 binden fazla gizli uzay taşı tespit etti ve bazıları Dünya'nın "tehlikeli derecede" yakınından geçiyor. Açıklamada, "Ancak Dünya'ya o kadar da yaklaşmayacak. En yakın olduğu 27 Haziran tarihinde Ay'ın 17 katından daha uzakta olacak" denildi. Asteroid 2089 yılında gezegenimizin 1,7 milyon mil yakınına geldiğinde Dünya'ya geri dönecek. 2011 UL21, Arizona'da bulunan bir dizi teleskoptan oluşan Catalina Sky Survey projesi tarafından 17 Ekim 2011 tarihinde belgelendi. Asteroidin çapının 7 bin 500 fitten fazla olduğu tahmin ediliyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YARATACAK KADAR ENKAZ ÜRETEBİLİR SETI Enstitüsü, "2011 UL21 oldukça büyük ve Apollo asteroitleri kategorisine giriyor" diye belirtti ve şunları ekledi: "Adını destansı yolculuklarıyla tanınan Yunan tanrısı Apollo'dan alan bu asteroitler, 2011 UL21 gibi birkaç metreden birkaç kilometreye kadar çeşitli boyutlarda olabilir. Daha da önemlisi, Apollo asteroitleri, Güneş etrafındaki yörüngeleri Dünya'nınkinden daha büyük olmasına rağmen, Dünya'nın yörüngesini geçerek yakınlaşır ve kişiselleşir." Gökbilimciler aylardır 2011 UL21'i yakından izliyor ve Dünya insanlarının güvende olduğundan emin olmak için yolunu takip ediyor. LiveScience'ın haberine göre 2011 UL21 aynı zamanda kıtasal ölçekte hasar verebilecek ve çarpma anında önemli iklim değişikliklerini tetikleyecek kadar enkaz üretebilecek bir asteroit olarak tanımlanan "gezegen katil" olarak da kategorize ediliyor.

Bakan Fidan, Polonyalı mevkidaşı Sikorksi ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Polonya-Romanya Üçlü İşbirliği Süreci Dışişleri Bakanları Toplantısı için gittiği Varşova'da Polonyalı mevkidaşı Radoslav Sikorski ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Polonya'nın başkenti Varşova'da, Polonyalı mevkidaşı Radoslav Sikorski ile bir araya geldi. Bakanlığın X sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye-Polonya-Romanya Üçlü İşbirliği Süreci Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında iki bakanının görüşme gerçekleştirdiği belirtildi. Daha sonra Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu da katılımıyla üç bakan ortak basın toplantısı düzenleyecek. Üçlü toplantıda, 9-11 Temmuz'da Washington'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesinin hazırlıkları, NATO sınırlarındaki mevcut güvenlik durumu ve üç ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımlar ele alınacak. Toplantıda ayrıca, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları üzerinde de görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor.

Fransa'nın Esad hakkındaki tutuklama emri yürürlükte kalacak
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hakkında Fransa tarafından çıkarılan tutuklama emri yürürlükte kalmaya devam edecek. Savaş suçları nedeniyle verilen kararı Paris temyiz mahkemesi onayladı. Avukatlar"İlk kez bir ulusal mahkeme görevdeki bir devlet başkanının kişisel dokunulmazlığının mutlak olmadığını kabul etti" dedi. Paris temyiz mahkemesi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hakkındaki uluslararası tutuklama emrinin yürürlükte kalacağına karar verdi. Esad hakkında, Suriye'deki iç savaş sırasında savaş suçlarına ortak olduğu iddiasıyla Fransa tarafından tutuklama emri çıkarılmıştı. Davacıları temsil eden avukatlar Jeanne Sulzer ve Clemence Witt ile şikâyetin arkasındaki sivil toplum kuruluşları, kararı "tarihi bir karar" olarak selamladı. Mayıs ayında Fransız terörle mücadele savcıları Paris temyiz mahkemesinden Esad hakkındaki tutuklama emrinin kaldırılmasına karar vermesini istemiş ve Esad'ın görevdeki bir devlet başkanı olarak mutlak dokunulmazlığa sahip olduğunu belirtmişlerdi. Avukatlar yaptıkları açıklamada, "İlk kez bir ulusal mahkeme görevdeki bir devlet başkanının kişisel dokunulmazlığının mutlak olmadığını kabul etti" dedi. Fransız adli makamları geçtiğimiz kasım ayında Esad, 4. Zırhlı Tümen Komutanı olan kardeşi Mahir Esad ve iki Suriyeli general Ghassan Abbas ve Bassam al-Hassan hakkında savaş suçlarına ve insanlığa karşı işlenen suçlara iştirak ettikleri iddiasıyla uluslararası tutuklama emri çıkarmıştı. Bu saldırılar arasında 2013 yılında Şam'ın o dönem muhaliflerin elinde bulunan banliyölerine düzenlenen kimyasal saldırı da yer alıyor.

Dışişleri Bakanı Fidan: İsrail'i destekleyen ülkeler çok geç olmadan tutumlarını gözden geçirmeli
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Polonya-Romanya Üçlü İşbirliği Süreci Dışişleri Bakanları Toplantısı için gittiği Varşova'da ortak basın toplantısında konuştu. Fidan, İsrail'i kayıtsız şartsız destekleyen ülkelerin "çok geç olmadan tutumlarını gözden geçirmelerini" istedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Polonya-Romanya Üçlü İşbirliği Süreci Dışişleri Bakanları Toplantısı için Varşova'ya gitti. Fidan, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorksi ve Romanya Dışişleri Bakanı Luminita Odobescu ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Bakan Fidan, bir NATO müttefikinin diğerine uyguladığı yaptırımların askeri ittifakın özüne aykırı olduğunu ve terörle mücadele gibi son derece hassas bir konuda tüm NATO müttefiklerinin azami dayanışma göstermesi gerektiğini söyledi. Fidan ayrıca İsrail'i kayıtsız şartsız destekleyen ülkelerin "çok geç olmadan tutumlarını gözden geçirmelerini" istedi. Üçlü toplantıda 9-11 Temmuz tarihlerinde Washington'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesinin hazırlıklarının ele alınması bekleniyor. Üç ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımlar da toplantının gündemlerinden olacak. Toplantıda ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden saldırılarının da masaya yatırılması öngörülüyor.

Kapıda vize mağduriyetleri giderilecek, Türk turistler ileri tarihte gidecek
Kurban Bayramı tatili için kapıda vize uygulamasındaki aksaklıklar nedeniyle Rodos Adası'nda konaklayamayan Türk turistlerin mağduriyetinin, ileri bir tarihte misafir edilerek giderilmesi için çalışma yürütüldüğü belirtildi. Rodos Otelciler Birliği Başkanı Yannis Papavasiliu, yerel basına yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı tatilini geçirmek için Rodos Adası'nı tercih eden ancak kapıda vize uygulamasındaki gecikmeler nedeniyle Ada'ya ulaşamayan, ödemesini önceden yapmış Türk turistlere, rezervasyon yaptıkları otelde, tesisin doluluk durumuna bağlı olarak eylül ve ekim aylarında konaklama imkanı sağlanabileceğini kaydetti. Papavasiliu, üzerinde düşünülen bir başka çözümün ise para iadesi olduğunu ifade ederek "Türkiye pazarı Rodos için çok önemli ve hepimizin arzusu Türk ziyaretçilerin adamıza mümkün olduğunca sorunsuz gelmesi. Devlet ve ilgili yetkililerin desteğiyle normalleşmenin yakın bir zamanda sağlanacağını umuyoruz. O zamana dek biz de Birlik olarak Ada'mızın ziyaretçilerini desteklemek için elimizden geleni yapacağız." diye konuştu. Öte yandan geçen yaz çıkan orman yangınlarının ardından, Yunan hükümeti, Rodos yerel yönetimiyle işbirliği içerisinde, Ada'daki yangın nedeniyle tatilini yarıda kesmek zorunda kalan turistlere bir hafta ücretsiz tatil imkanı sunulacağını açıklamıştı. Ada'da Temmuzda 2023'te çıkan orman yangınlarında yaklaşık 135 bin dönüm ormanlık alan yanmış, yangın nedeniyle 20 bin kişi Ada'dan tahliye edilmişti.

Dışişleri Bakanı Fidan, Mısır'lı mevkidaşı Şükri ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre; Fidan-Şükri görüşmesinde Gazze'deki savaşın bölgesel düzeye yayılma riskine dikkat çekildi. Savaşın bir an önce durması ve kalıcı ateşkes ilan edilmesi gerektiğine değinildi. İnsani yardımının kesintisiz biçimde Gazze’ye ulaşmasının önemi vurgulandı.

Estonya Cumhurbaşkanı Karis, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak
Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde, iki ülke ilişkileri tüm yönleriyle gözden geçirilerek, iş birliğinin geliştirilmesi için atılabilecek ortak adımlar ele alınacak. Türkiye ve Estonya arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 100'üncü yıl dönümüne denk gelen ziyaret kapsamında, ikili münasebetlerin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunulması da öngörülüyor.

Pakistan'da aşırı sıcaklar: 29 kişi öldü
Pakistan'ın Sind eyaletinin Karaçi kentinde, aşırı sıcaklar nedeniyle 29 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Dawn gazetesinin haberine göre, ülkedeki yardım kuruluşlarından yetkililer, Karaçi kentinin farklı bölgelerinde son 3 günde aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybeden 29 kişinin cansız bedeninin bulunduğunu açıkladı. Yüzlerce kişinin de kentteki hastanelere kaldırıldığı aktarıldı. Öte yandan, ülkedeki en büyük yardım kuruluşlarından Edhi Vakfı yetkilisi Faisal Edhi, AA'ya yaptığı açıklamada, aşırı sıcaklarda hayatını kaybedenlerin sayısının çok daha fazla olduğunu söyledi. Edhi, son günlerde kuruluşun Karaçi'deki morglarına aşırı sıcaklar nedeniyle öldüğü düşünülen yüzlerce kişinin getirildiğini, doktorlar teşhis koymadan ölümlerin sebebinin ne olduğunu tam olarak bilemeyeceklerini dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığı'ndan İsrailli bakana tepki
Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan paylaşımına tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanının bir sosyal medya platformunda yaptığı paylaşım hakkında açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İsrail Dışişleri Bakanının, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan seviyesiz paylaşımını, ancak soykırım suçlamasıyla yargılanan bir devletin yetkilisi tarafından benimsenecek bir üslup olarak değerlendiriyoruz. Bu tür iftira ve yalanlar, İsrail'in işlediği suçları örtbas etme çabasının bir parçasıdır. Türkiye, adalet ve barış için mücadele etmeye devam edecektir."

Bolivya'da darbe girişimi | Devlet Başkanı Arce halkı meydanlara çağırdı
Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını kuşattı. Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Luis Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Arce, "Halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir" dedi. Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını sardı. Çok sayıda güvenlik gücüne karşı Bolivya halkı da sokağa çıktı. DEVLET BAŞKANI ARCE'DEN ORDUYA "GERİ ÇEKİLME" ÇAĞRISI Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce, ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek, ordudan, demokrasiye saygı göstermesini istedi. X sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Arce, "Bolivya ordusunun bazı birimleri tarafından bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirilmesini kınıyoruz. Demokrasiye saygı gösterilmelidir." ifadesini kullandı. ARCE, HALKI MEYDANLARA ÇAĞIRDI Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Luis Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Ulusal seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunarak, "Bolivya'nın devlet başkanı ve bakanları görevlerinin başındadır ve halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir. Demokrasiye ve anayasaya saygı duymalarını istiyorum." ifadelerini kullandı. Hükümetini destekleyen ülkelere teşekkür eden Arce, "Bize destek olan kardeş ülke devlet başkanlarını selamlıyoruz ve onlara teşekkür ediyoruz. Demokrasiye sahip çıkan belediye başkanlarına, valilere ve polis müdürlerine teşekkür ediyoruz. Demokrasiye sahip çıkan halkımızı selamlıyoruz." diye konuştu. Yerel basında çıkan haberlerde, tank ve kapüşonlu askerlerin başkent Plaza Murillo Meydanı'ndaki sivilleri tahliye ettiği ve bölgeyi kordon altına aldığı kaydedildi. Haberlerde, Bolivya ordusunun üst düzey komutanlarının yürütmeye el koymakla tehdit ettiği öne sürüldü. Sosyal medyaya yansıyan haberlerde ise askeri birliklerin Genelkurmay Başkanlığı civarında konuşlandığı belirtildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, askeri zırhlı aracın başkent La Paz'daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı görülüyor. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ediliyor. Eski Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales ise sosyal meyda hesabıdan yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin "darbe" yapmaya çalıştığını duyurdu. Morales, "Darbe yaklaşıyor. Genelkurmay Başkanlığındaki komutanlar, 15.00'te acil toplantı çağrısında bulundu. Kent ve kırsal kesimdeki tüm halkımıza demokrasiyi savunmaları için ulusal seferberlik çağrısında bulunuyoruz. Süresiz genel grev ilan ediyoruz. Silahlı kuvvetlerin, demokrasiyi ihlal etmesine ve halkı sindirmesine izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı. YENİ ATANAN ORDU KOMUTANININ EMRİ ÜZERİNE ASKERLER GERİ ÇEKİLDİ Devlet Başkanı Luis Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Sanchez, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Askeri kalkışmayı kınayan Sanchez, "Cadde ve meydanlardaki tüm askerlere ve personele birliklerine dönmelerini emrediyorum." ifadesini kullandı. Sanchez, "büyük" bir sorumluluk aldıklarını vurgulayarak, "Böyle bir göreve layık görülmekten onur duyuyorum. Bize güvendikleri için Devlet Başkanı ve Savunma Bakanı'na teşekkür ediyoruz. Cadde ve meydanlarda hiç kimsenin arzu etmeyeceği görüntülerle karşı karşıyayız. Ordunun yeni komutanı olarak, demokrasi dışı eylemlere izin vermeyeceğimizi bildirmek isterim." diye konuştu. Basında çıkan haberlerde, askeri kalkışmanın 25 Haziran'da görevden alınan eski ordu komutanı Jose Zuniga'nın öncülüğünde yapıldığı iddia edildi. Zuniga'nın, ülkede 2025'te yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimine ilişkin eski Devlet Başkanı Evo Morales'in adaylığına karşı çıktığı ve rahatsızlığını hükümete ilettiği öne sürüldü. Zuniga'nın başını çektiği askerlerin hükümet sarayını ele geçirerek yeni bir bakanlar kurulu oluşturmaya çalıştığı belirtilen haberlerde, Morales'i "açık" şekilde tehdid eden Zuniga'nın, "Onun anayasayı çiğnemesine ve halkın verdiği yetkiye itaatsizlik etmesine izin vermeyeceğiz. Silahlı kuvvetler, vatanın silahlı kanadıdır. Bu vatanı onlardan geri alacağız. Ülkemiz, bu şekilde daha fazla devam edemez." ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Fransa'da mahkeme, Esad için tutuklama emrini onayladı: Doğu Guta katliamı
Fransa'da mahkeme, Suriye'deki rejimin lideri Beşşar Esed için 2013'te Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde yapılan kimyasal saldırıda "suça ortaklık ettiği" gerekçesiyle çıkarılan tutuklama emrini onayladı. Paris Temyiz Mahkemesinin yazılı açıklamasında, Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (Pnat) tarafından yapılan ve "Esed’in yargı dokunulmazlığına sahip olması" nedeniyle hakkında çıkarılan tutuklama emrinin geçersiz ilan edilmesini talep eden iptal başvurusunun reddedildiği ve tutuklama emrinin onaylandığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında, "kimyasal silah kullanım yasağının, emredici bir norm olarak uluslararası hukukun bir parçası olduğu ve bu suçların rejimin liderinin resmi görevleri arasında görülemeyeceği" kanısına varıldığı bildirilen açıklamada, "Suriye'nin Esed'i bu suçlardan yargılamayacağı, rejim liderinin kişisel dokunulmazlığından feragat etmeyeceği" ve Beşşar Esed hakkında Fransa'da çıkarılan tutuklama emrinin geçerli olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, davanın tetkik hakimlerine iade edileceği ve gerekmesi halinde savcılığın Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunmak için 5 gün süresi bulunduğu aktarıldı. Mahkeme, Kasım 2023'te, Esed'i 2013'teki Doğu Guta kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamış ve Esed hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Hakkında tutuklama emri çıkarılanlar arasında Esed'in yanı sıra kardeşi Suriye ordusu Dördüncü Tümen Komutanı Mahir Esed ve rejim generali de bulunuyor. Paris'teki mahkeme, 2013 kimyasal saldırılarına ilişkin soruşturmasını 2021'de açmıştı. DOĞU GUTA KATLİAMI Suriye yönetimi, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silaha başvurarak 1400'ün üzerinde sivili öldürmüştü. Doğu Guta, 2018'de de Suriye yönetiminin en sıkı ablukayı uyguladığı, neredeyse tüm silahları kullandığı bölge haline gelmişti. Bölgedeki muhalifler, Şam yönetimi ve Rusya ile yaptıkları mecburi anlaşma neticesinde Nisan 2018'de Doğu Guta'yı boşaltmak zorunda kalmıştı.

Bolivya nerede? Bolivya'nın haritadaki konumu
Bolivya'da "olağan dışı bir askeri hareketlilik" bildirildi. Bolivyalı üst düzey yetkililer de, ordunun ve tankların meydanı ele geçirdiğini söyleyerek bunu bir "darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Ordu'nun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Peki, Bolivya nerede? Bolivya ya da resmî adıyla Bolivya Çokuluslu Devleti bir Güney Amerika ülkesidir. Başkenti Sucre olup; La Paz, Cochabamba, Santa Cruz, Potosi diğer önemli şehirlerinden birkaçıdır. Ülke İspanyol sömürgeciliği döneminde Yukarı Peru olarak adlandırılan bu bölgeye daha sonra Güney Amerika'yı İspanyol boyunduruğundan kurtaran Simón Bolívar'ın anısına Bolivya (Bolivar'ın ülkesi) ismi verilmiştir. Bolivya nerede? Bolivya'nın haritadaki konumu Bolivya'da "olağan dışı bir askeri hareketlilik" bildirildi. Bolivyalı üst düzey yetkililer de, ordunun ve tankların meydanı ele geçirdiğini söyleyerek bunu bir "darbe girişimi" olarak nitelendirdi. Ordu'nun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Peki, Bolivya nerede? Güney Amerika ülkesi Bolivya, İspanya'dan bağımsızlığını kazandıktan sonra sayısız darbe ve savaş gördü. 1825'ten bugüne kadar 180'e yakın darbe, ondan fazla anayasa ve 80 devlet başkanı gören ülke, Şili ile girdiği savaşın ardından Pasifik Okyanusu’na olan kıyısını kaybederek bir kara devleti haline geldi. 1982'den bu yana sivillerin yönetimindeki Bolivya’yı, 2005'teki seçimleri kazanan sosyalist Devlet Başkanı Evo Morales yönetiyor. Künye Nüfus: 11 milyon (2015 tahmini) Etnik yapı: Yüzde 68 Mestizo (beyaz-yerli melezi), yüzde 20 yerli, yüzde 5 beyaz, yüzde 2 cholo, yüzde 1 siyahi, yüzde 4 diğer Yüzölçümü: 1,09 milyon kilometre kare Dil: 2009 anayasasına göre İspanyolca ve 36 farklı yerel grubun kullandığı toplam 37 resmi dil bulunuyor. Din: Yüzde 92,8 Hristiyan, yüzde 1,7 diğerleri, yüzde 5,5 herhangi bir dine inanmıyor Para Birimi: Boliviano Genel Durum Güney Amerika'da Paraguay ile okyanusa kıyısı olmayan iki ülkeden biri olan Bolivya, bağımsızlığının üzerinden geçen 200 yıla yakın sürede yaşadığı siyasi çalkantılarla tanınıyor. İspanyol sömürgesi olduğu dönemde Yukarı Peru olarak adlandırılan ülke, 1825 yılında İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti, ancak bu bağımsızlık 1847 yılında tanındı. Bağımsızlığını kazanmasında Simon Bolivar'ın katkısı üzerine ülke Bolivya ismini aldı. Resmi adı Bolivya Çokuluslu Devleti olan Bolivya, Güney Amerika'nın en yoksul ve geri kalmış ülkelerinden biri. Ülke topraklarının üçte biri dağlık araziden oluşuyor. Komşuları Brezilya, Paraguay, Arjantin, Şili ve Peru. 1879 yılında Peru ile Şili'ye saldıran Bolivya, Pasifik Savaşı'nı kaybederek Pasifik Okyanusu kıyısındaki topraklarını Şili'ye kaptırdı. Başkenti Sucre olan ülkenin en önemli kentleri Santa Cruz ve La Paz. Nüfusunun büyük çoğunluğunu beyaz ve yerli melezi Mestizoların oluşturduğu Bolivya'da en fazla kullanılan resmi dil İspanyolca iken yerli kabilelere ait bugün bazıları kullanılmayan 36 dil de resmi dil olarak kabul ediliyor. Bunlardan en fazla Guarani, Aymara ve Quechua dilleri kullanılıyor. Bolivya, Güney Amerika’da sosyalist devrimlerin yöneticilerinden Che Guevera'nın öldürüldüğü ülke olarak da tanınıyor. Ekonomi Gelişmekte olan bir ülke konumundaki Bolivya nüfusunun yüzde 53'ü yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Ülkede temel geçim kaynakları tarım, hayvancılık, balıkçılık, madencilik ve tekstil. Ülke başta lityum, doğal gaz ve kalay madeni olmak üzere çeşitli madenler açısından oldukça zengin. Dünya lityum rezervinin yarısının Bolivya'da olduğu belirtiliyor. Gayrı safi yurt içi hasıla beklentisi 2017 yılı için 39 milyar dolar olan Bolivya, dünyanın 96. büyük ekonomisi. Kişi başına düşen milli gelir 3 bin 500 dolar ile dünya genelinde 119. sırada yer alıyor.

IMF'den Kenya açıklaması: Durumu yakından izliyoruz
Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, Kenya'da son günlerde yaşanan olaylardan üzüntü duyduklarını belirterek, IMF'nin ülkedeki durumu yakından izlediğini bildirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack yazılı açıklamasında, Kenya'da son günlerde yaşanan trajik olaylardan derin kaygı duyduklarını vurgulayarak, "Can kaybı ve çok sayıda yaralanmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Düşüncelerimiz, ülkedeki krizden etkilenen tüm insanlarla birlikte." ifadesini kullandı. IMF'nin Kenya'daki durumu yakından izlediğini dile getiren Kozack, şunları kaydetti: "Kenya'yı desteklemekteki temel amacımız, karşılaştığı güç ekonomik zorlukların üstesinden gelmesine yardımcı olmak, ekonomik beklentilerini ve halkının refahını artırmaktır. Sağlam, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik bir rota çizmek için Kenya ile birlikte çalışmaya kararlıyız." KENYA'DAKİ GÖSTERİLER Kenya'da çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu göstericiler, 18 Haziran'dan bu yana ülkenin farklı şehirlerinde 2024 Finans Tasarısı'nı protesto ediyor. Vergi artışlarına tepki göstermek ve ekonomi politikalarına yönelik endişeleri dile getirmek için düzenlenen protestolara güvenlik güçleri müdahale etmiş ve birçok kişi gözaltına alınmıştı. Hükümetin vergi düzenlemesine karşı çıkan ve meclis binasına giren göstericilere polisin ateş açması sonrası başkent Nairobi başta olmak üzere ülke genelinde çıkan olaylarda 23 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Bolivya'da darbe girişimi: Halk meydanlara döküldü, ordu komutanı tutuklandı
Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Zuniga önderliğindeki ordu güçleri La Paz'da hükümet binasını kuşattı. Askerlerin baskınının ardından Devlet Başkanı Luis Arce, halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Arce, "Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir" dedi. Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Jose Wilson Sanchez'in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü. Darbeci general Zuniga ise tutuklandı. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da General Juan Jose Zuniga liderliğindeki ordu güçleri, La Paz'da hükümet binasını sardı. Çok sayıda güvenlik gücüne karşı Bolivya halkı da sokağa çıktı. Devlet Başkanı Luis Arce, ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek, ordudan demokrasiye saygı göstermesini istedi. X sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Arce, "Bolivya ordusunun bazı birimleri tarafından bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirilmesini kınıyoruz. Demokrasiye saygı gösterilmelidir" ifadelerini kullandı. Askerlerin hükümet binasına zorla girmesinin ardından Devlet Başkanı Arce, askeri kalkışmaya karşı halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı. Bolivya İşçi Merkezi de canlı yayında yaptığı açıklama ile darbe gişirimine karşı süresiz genel grev ilan etti ve demokrasi vurgusu yaptı. Ulusa seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunarak, "Bolivya'nın devlet başkanı ve bakanları görevlerinin başındadır ve halkı demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyorum. Askerler, derhal çekilmeli ve görevlerinin başına dönmelidir. Demokrasiye ve anayasaya saygı duymalarını istiyorum" diye konuştu. Eski Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales de sosyal meyda hesabıdan yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin "darbe" yapmaya çalıştığını duyurdu. Morales, "Darbe yaklaşıyor. Genelkurmay Başkanlığındaki komutanlar, 15.00'te acil toplantı çağrısında bulundu. Kent ve kırsal kesimdeki tüm halkımıza demokrasiyi savunmaları için ulusal seferberlik çağrısında bulunuyoruz. Süresiz genel grev ilan ediyoruz. Silahlı kuvvetlerin, demokrasiyi ihlal etmesine ve halkı sindirmesine izin vermeyeceğiz" diye konuştu. Yerel basında çıkan haberlerde, tank ve kapüşonlu askerlerin başkent Plaza Murillo Meydanı'ndaki sivilleri tahliye ettiği ve bölgeyi kordon altına aldığı kaydedildi.Haberlerde, Bolivya ordusunun üst düzey komutanlarının yürütmeye el koymakla tehdit ettiği öne sürüldü. Sosyal medyaya yansıyan haberlerde ise askeri birliklerin Genelkurmay Başkanlığı civarında konuşlandığı belirtildi. Görüntülerde ayrıca askeri zırhlı aracın başkent La Paz'daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı görülüyor. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ediliyor. Arce daha sonra ordunun başına yeni komutan atadı. Askeri kalkışmayı kınayan komutan Sanchez, "Cadde ve meydanlardaki tüm askerlere ve personele birliklerine dönmelerini emrediyorum" dedi. Sanchez, "büyük" bir sorumluluk aldıklarını vurgulayarak, "Böyle bir göreve layık görülmekten onur duyuyorum. Bize güvendikleri için Devlet Başkanı ve Savunma Bakanı'na teşekkür ediyoruz. Cadde ve meydanlarda hiç kimsenin arzu etmeyeceği görüntülerle karşı karşıyayız. Ordunun yeni komutanı olarak, demokrasi dışı eylemlere izin vermeyeceğimizi bildirmek isterim" ifadelerini kullandı. Daha sonra yapılan açıklamalarda, darbe baskına katılan askerlerin hükümet binasından çekildiği açıklandı. Halkın da sokağa dökülmesiyle darbe girişiminin püskürtüldüğü belirtilirken, Zuniga'nın canlı yayında gözaltına alındığına ilişkin görüntüler paylaşıldı. Darbe girişminin başarısız olmasının ardından ordu komutanı Zuniga tutuklandı. Bolivya basınında çıkan haberde, Zuniga'nın, Genelkurmay Başkanlığı karargahından çıktıktan sonra gözaltına alındığı, ardından polis aracıyla savcılığa götürüldüğü kaydedildi. Öte yandan başsavcılık, darbe girişimi iddiaları ve yaşanan olaylara ilişkin kapsamlı soruşturma başlatıldığını duyurdu. Arce ise yönetimsel başkent La Paz'daki hükümet binasından halka seslendi. Arce, "Tüm Bolivyalılar olarak tüm darbe girişimlerini bozguna uğratacağız" dedi. Demokrasiye gösterilen duyarlılık nedeniyle halka teşekkür ederek, "Yaptıkları tek şey ülkenin uluslararası imajına zarar vermek. Bugün uluslarararası toplum ve Bolivya halkı, bir darbe girişimine tanık oldu. Demokrasimizi tehdit eden tüm darbe girişimlerine karşı mücadele etmek için ekibimiz ve bakanlarımızla buradayız. Kazandığımız demokrasiyi hiç kimse elimizden alamaz" diye konuştu. Devlet Başkanı Arce, şunları ekledi: "Bolivya halkı, demokrasi çağrımızı yanıtsız bırakmadı ve hep birlikte karşı durdu. Bir daha böyle darbe girişimlerinin olmasına izin veremeyiz. Yaşasın demokrasi, kahrolsun darbeler." Daha sonra sosyal medya hesabından bu fotoğrafı paylaştı. Darbe girişiminin liderliğini üstlenen Zuniga'nın, ülkede 2025'te yapılması beklenen devlet başkanlığı seçimine ilişkin eski Devlet Başkanı Evo Morales'in adaylığına karşı çıktığı ve rahatsızlığını hükümete ilettiği, basında çıkan haberlerde yer aldı. Zuniga'nın başını çektiği askerlerin hükümet sarayını ele geçirerek yeni bir bakanlar kurulu oluşturmaya çalıştığı belirtilen haberlerde, Morales'i "açık" şekilde tehdid eden Zuniga'nın, "Onun anayasayı çiğnemesine ve halkın verdiği yetkiye itaatsizlik etmesine izin vermeyeceğiz. Silahlı kuvvetler, vatanın silahlı kanadıdır. Bu vatanı onlardan geri alacağız. Ülkemiz, bu şekilde daha fazla devam edemez" ifadelerini kullandığı kaydedildi.

Nadir canlıların yaşadığı yerler toplu yok oluşu önleyebilir
Bilim insanlarının yaptığı yeni araştırma, nadir canlılara ev sahipliği yapan bölgelerin korunmasının, toplu yok oluşu öleyebileceğini ortaya koydu. Nadir bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan ancak koruma altında olmayan alanların korumaya alınması, söz konusu türlerin yok olmasını önleyebilir. "Frontiers in Science" dergisinde yayımlanan araştırmada, ender bitki ve hayvan türlerinin yoğunlaştığı bölgeler incelendi. Araştırmada, dünyadaki toprakların yaklaşık yüzde 1,2'sine tekabül eden nadir bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan ancak henüz koruma altında olmayan 17 bin bölge ele alındı. "HÜKÜMETLERİN EN BÜYÜK ÖNCELİĞİ OLMALI" Yaklaşık 164 milyon hektarlık bu alanların korunmasının, söz konusu türlerin yok olmasını önleyebileceği tespit edildi. Koruma alanlarının tahribinin, türlerin yok olmasını hızlandırdığı aktarılan araştırmada, bu alanların hükümetlerin en büyük önceliği olması gerektiği ifade edildi. Araştırmada, söz konusu alanların yüzde 80'inden fazlasının sadece 30 ülkede yer aldığı belirtilirken yaklaşık yüzde 72'sinin de 10 ülkede bulunduğu kaydedildi. Korunmasız yerlerin "çok küçük alanlarda" yoğunlaştığını belirten araştırmacılardan Dr. Eric Dinerstein, "acil koruma için bu alanların hedeflenmesinin" kitlesel yok oluşun önlenmesi açısından çok kritik olduğuna dikkati çekti.

Bolivya'da darbe girişimi | Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu'ndan acil toplantı çağrısı
Bolivya'da darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) üye ülkelere acil toplantı çağrısı yaptı. CELAC lideri Castro, "faşizmin kınanması ve sivil iktidara saygı duyulması" için devlet başkanlarını bir araya toplayacak. Güney Amerika ülkesi Bolivya'da, Luis Arce hükümetine yönelik darbe girişiminin ardından Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) Dönem Başkanı ve Honduras Devlet Başkanı Xiomara Castro, üye ülkeleri "acil toplantı"ya çağırdı. Castro, basına yaptığı açıklamada, Bolivya'daki darbe girişimini kınadı. "Bolivya'nın demokrasisini tehdit eden faşizmin kınanması ve sivil iktidara saygı duyulması için CELAC üyesi ülkelerin devlet başkanlarını acil olarak toplantıya çağırıyorum" diyen Castro, şunları söyledi: "Askeri güçler bir kez daha suç teşkil edecek darbe girişiminde bulunmuştur. Kardeş Bolivya halkına, Devlet Başkanı Luis Arce'ye ve Evo Morales'e koşulsuz desteğimizi ifade ediyoruz." Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Genel Sekreteri Luis Almagro da "Bolivya'daki meşru anayasal düzenin herhangi bir şekilde ihlal edilmesine müsamaha göstermeyiz" açıklamasını yaptı. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Bolivya'da yaşanan askeri darbe girişimini "en sert" şekilde kınadığını bildirdi. Darbe girişiminin Amerikalılar Arası İnsan Hakları Mahkemesinde yargılanması gerektiğini söyleyen Petro, "Faşizme karşı demokrasi. Biz bir özgürlükler ülkesiyiz. Tiranlıklar ve diktatörlükler bölgede filizlenmez. Bolivya halkı darbeye karşı direnmeli ve demokrasiye sahip çıkmalı. Latin Amerika, demokrasinin yanında saf tutmalıdır" diye konuştu.

İsrail Cibaliye mülteci kampını vurdu, sekiz Filistinli hayatını kaybetti
İsrail güçleri dün gece bir kez daha Cibaliye mültecini kampını hedef aldı. Saldırıda sekiz Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerinde de bombardımanlar devam ediyor. İsrail'in gece yarısı Cibaliye mülteci kampına düzenlediği saldırıda sekiz Filistinlinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildirildi. Wafa haber ajansının aktardığına göre ayrıca Beyt Lahya bölgesindeki Wadi ailesinin evinde düzenlenen saldırıda da bir kişinin öldüğü açıklandı. Gazze şehrinin yakınlarında ise İsrail savaş uçakları Sabra mahallesini hedef aldı. Burada iki kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Meydana gelen enkazların altında da kayıp kişilerin olduğu tahmin ediliyor. İsrail güçleri aynı mahallede başka bir eve de saldırı düzenledi ve can kaybına ilişkin net bir açıklama yapılmadı. Öte yandan güneydeki Han Yunus kentinde, yerinden edilenlerin sığındığı bir okula yönelik bombardımanda, aralarında kadın ve çocukların da olduğu can kayıplarının yaşandığı bildirildi. İsrail saldırıları ayrıca Zeytun, Hawa ve Şeyh İjlin bölgelerini de hedef alırken Mısır sınırındaki Refah'ta da yerleşim yerlerinin tahrip edildiği kaydedildi. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre Gazze Şeridi'nde 265 gündür devam eden İsrail saldırılarında en az 37 bin 718 kişi hayatını kaybetti. Yaralı sayısı ise en az 86 bin 377.

Uzayda 21. gün: Boeing astronotları mahsur kaldı, ne zaman dönecekleri belli değil
Boeing'in skandallarla dolu mekiği Starliner uzayda mahsur kaldı. iki NASA astronotunu taşıyan uzay aracının gemide çeşitli arızalar bulunmasından dolayı yerinden çıkamadığı bildirildi. 6 Haziran'da uzay istasyonuna ulaşan ve 1 hafta kalması beklenen aracının uzaydaki 21. günü. Dünya'ya dönüşü birçok kez ertelenen Starliner'in dönüş tarihi bilinmiyor. Boeing'in SpaceX'e rakip olması beklenen Starliner uzay aracı taşıdığı iki NASA astronotu ile birlikte uzayda mahsur kaldı. 6 Haziran'da Uluslararası Uzay İstasyonu'na NASA astronotları Suni Williams ve Butch Wilmore ile birlikte inişini gerçekleştiren uzay aracı 21 gündür uzayda. Bu bir hafta sürmesi beklenen yolculuğun çok üstünde. Defalarca kez dönüşü ertelenen Starliner uzay aracının, gemide çeşitli arızalar bulunmasından dolayı yerinden çıkamadığı bildirilmişti. Kesin dönüş tarihi bilinmeyen araç en az 2 Temmuz'a kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) bağlı kalacak. Daha sonra 18 Haziran salı günü planlanan kalkış tarihi yeniden 26 Haziran'a kaydırıldı. Gerekçe benzerdi: Ekstra zaman, helyum sızıntılarının ve itici sorunlarının daha ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyacaktı. SpaceX zaten bu tür uçuşları Crew Dragon kapsülüyle gerçekleştiriyor; Elon Musk'ın şirketi sekizinci uzun süreli mürettebatlı görevinin ortasında. NASA yetkilileri cuma günkü güncellemede, "İstasyonda bol miktarda kaynak bulunduğundan ve istasyonun programı Ağustos ortasına kadar nispeten müsait olduğundan mürettebatın istasyondan ayrılmak için zaman sıkıntısı yok" dedi.

Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nedir, görevleri neler? FATF gri listesinde hangi ülkeler var?
Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) 28 Haziran'daki toplantısında Türkiye'nin uluslarası mali gözlemcilerin gri listesinden çıkarılması bekleniyor. Peki, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nedir, görevleri neler? FATF gri listesinde hangi ülkeler var? Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – FATF), “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı” ile mücadelede uluslararası standartlar oluşturmak ve söz konusu standartlarla uyumlu yasal ve kurumsal tedbirlerin alınması ve bu tedbirlerin operasyonel açıdan etkili bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek amacıyla 1989 yılında G-7 ülkelerinin (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) Paris’te yapılan toplantısında kurulan hükümetler arası bir organizasyondur.FATF’in görev süresi, kuruluşundan itibaren periyodik olarak uzatılırken, 2019 yılının Nisan ayında alınan kararla süresiz hale getirilmiştir.FATF’nin karar mercii olan Genel Kurul yılda üç kez toplanmaktadır. Bu kapsamdaki temel faaliyetleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Aklama, terörizmin finansmanı ve finansal sistemin bütünlüğüne karşı tehdit oluşturan diğer suçları, bu suçların işlenmesinde kullanılan yöntemleri ve eğilimleri belirlemek ve analiz etmek; uluslararası finansal sistemin kötü amaçlarla kullanılmasını önlemek amacıyla getirilen tedbirlerin etkisini incelemek; ulusal, bölgesel ve küresel tehdit ve risk değerlendirmelerini desteklemek; Aklama, terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadele için uluslararası standartlar oluşturmak ve bu standartları geliştirmek; Aklama, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanı ile mücadele sistemlerinin FATF standartlarına teknik uyum, uygulama ve etkinlik düzeylerinin tespiti amacıyla üye ülkeleri “Karşılıklı Değerlendirmeler” (Mutual Evaluations) yoluyla değerlendirmek ve takip (follow-up) süreçleriyle gözetim altında bulundurmak; standart değerlendirme metodolojisi ile karşılıklı değerlendirme ve takip için oluşturulan ortak prosedürleri geliştirmek;Yüksek riskli, işbirliği yapmayan ve ulusal sistemlerinde stratejik eksiklikler bulunan ülkeleri belirlemek, bu ülkelerden kaynaklanan tehditlere karşı finansal sistemin bütünlüğünü korumak için alınan tedbirleri koordine etmek; FATF tavsiyelerinin FATF Benzeri Bölgesel Kuruluşlar (FATF-Style Regional Bodies – FSRBs) ve uluslararası kuruluşların oluşturduğu küresel ağ yoluyla bütün ülkeler tarafından tam ve etkili bir şekilde uygulanmasını teşvik etmek; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, G-20 ve FATF’nin kendisinin de dâhil olduğu uluslararası toplum tarafından belirlenen ihtiyaçlarla uygun şekilde, finansal sistemin bütünlüğüne yönelik olarak ortaya çıkan yeni ve ciddi tehditlere karşı çalışmalar yapmak; FATF standartları ile uyumlu olacak şekilde, ilgili uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini kolaylaştırmak için ihtiyaç olduğunda rehber hazırlamak; Kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesine karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarının finansal hükümlerinin uygulanmasında ülkelere yardımcı olmak, FATF karşılıklı değerlendirme ve takip süreçleri doğrultusunda bu tedbirlerin uygulama ve etkinlik seviyesini değerlendirmek ve FATF standartları ile uyumlu olacak şekilde, ilgili uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesini kolaylaştırmak için ihtiyaç olduğunda rehber hazırlamak; FATF çalışma alanı ile ilgili konularda özel sektör ve sivil toplum ile temas kurmak ve müzakerelerde bulunmak; Faaliyet gösterdiği süre içinde ve görev alanı çerçevesinde, üye ülkelerce mutabık kalınan yeni görevleri üstlenmek. Halihazırda FATF'nin gri listesinde Türkiye'nin yamı sıra; Bulgaristan, Burkina Faso, Filipinler, Güney Afrika, Güney Sudan, Haiti, Hırvatistan, Jamaika, Kamerun, Kenya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Mali, Mozambik, Namibya, Nijerya, Senegal, Suriye, Tanzanya, Vietnam, Yemen bulunuyor. Gri listede yer almak, ülkelerin uluslararası bankalar ve yatırımcılarla iş yapma kabiliyetlerini azaltıyor. FATF'nin kara listesinde ise İran, Kuzey Kore, Myanmar yer alıyor.

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı
Güney Kore, ABD ve Japonya, yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Cumartesi günü sona erecek tatbikat, balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacak. Güney Kore, ABD ve Japonya yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Müttefikler Kuzey Kore'nin artan tehditlerine karşı koymaya çalışırken düzenlenen tatbikatla ilgili Seul Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Freedom Edge" (Özgürlük Eşiği" adı verilen tatbikatın diğer alanların yanı sıra balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacağı belirtildi Üç ülkenin liderleri geçen yıl bir zirve düzenleyerek Kuzey Kore'nin nükleer tehditleri ve Çin'in artan bölgesel etkisi karşısında birlik olduklarını göstermek için her yıl tatbikat yapma kararı aldılar. Geçmişte yapılan benzer birleşik askeri tatbikatlar, bunları bir "işgal provası" olarak gören Pyongyang'ı kızdırmıştı. Cumartesi günü sona erecek olan tatbikatta, nükleer enerjiyle çalışan uçak gemisi USS Theodore Roosevelt, Japonya'nın güdümlü füze destroyeri JS Atago ve Seul'ün KF-16 savaş uçağı da yer alacak. Tatbikat öncesinde Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hafta sonu güneydeki Busan limanına ulaşan USS Theodore Roosevelt'i ziyaret etmişti. Amerika Birleşik Devletleri, tahrik için nükleer enerji kullanan uçak gemilerine sahip iki ülkeden biri ve bu gemiler bu sayede yakıt ikmaline ihtiyaç duymadan uzun süreler boyunca çalışabiliyor.

Kuzey Kore "işgal provası" demişti: Güney Kore, ABD ve Japonya yeni askeri tatbikata başladı
Güney Kore, ABD ve Japonya, yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Cumartesi günü sona erecek tatbikat, balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacak. Güney Kore, ABD ve Japonya yeni ve büyük bir askeri tatbikata başladı. Müttefikler Kuzey Kore'nin artan tehditlerine karşı koymaya çalışırken düzenlenen tatbikatla ilgili Seul Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Freedom Edge" (Özgürlük Eşiği" adı verilen tatbikatın diğer alanların yanı sıra balistik füze ve hava savunması, denizaltı savunma harbi ve savunma amaçlı siber eğitim konularına odaklanacağı belirtildi Üç ülkenin liderleri geçen yıl bir zirve düzenleyerek Kuzey Kore'nin nükleer tehditleri ve Çin'in artan bölgesel etkisi karşısında birlik olduklarını göstermek için her yıl tatbikat yapma kararı aldılar. Geçmişte yapılan benzer birleşik askeri tatbikatlar, bunları bir "işgal provası" olarak gören Pyongyang'ı kızdırmıştı. Cumartesi günü sona erecek olan tatbikatta, nükleer enerjiyle çalışan uçak gemisi USS Theodore Roosevelt, Japonya'nın güdümlü füze destroyeri JS Atago ve Seul'ün KF-16 savaş uçağı da yer alacak. Tatbikat öncesinde Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hafta sonu güneydeki Busan limanına ulaşan USS Theodore Roosevelt'i ziyaret etmişti. Amerika Birleşik Devletleri, tahrik için nükleer enerji kullanan uçak gemilerine sahip iki ülkeden biri ve bu gemiler bu sayede yakıt ikmaline ihtiyaç duymadan uzun süreler boyunca çalışabiliyor.

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı
Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa'nın başkent Atina'daki evinin önünde bulunan polis aracına molototofkokteyli atılması sonucu yangın çıktı. Olayla ilgili dokuz kişi gözaltına alındı. Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa Hristdulea'nın evinin önünde bulunan polis aracına molotofkokteylli saldırı düzenlendi. Yunanistan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece yarısından sonra Hristdulea'nın Atina'daki evinin önünde nöbet tutan polis aracına kimliği belirsiz kişilerin molotofkokteyli atması sonucu araçta yangın çıktı. Yangın nedeniyle nöbet tutan bir polis yaralandı. Hastaneye sevk edilen polisin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Olayla ilgili olduğu şüphesiyle gözaltına alınan 9 kişi, serbest bırakıldı. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınadı. Marinakis, "Ne demokrasimiz ne de adalet ve yargı çalışanları gibi demokrasimizin temelleri terörize edilebilir. Faillerin yakalanması önceliğimizdir. Yaralı polisimize acil şifalar diliyoruz" diye konuştu.