ABD'nin Oklahoma eyaletinde İncil müfredata girecek

ABD’nin Oklahoma eyaletindeki tüm devlet okullarındaki müfredata, İncil ve On Emir’in dahil edilmesi talimatı verildi.

Oklahoma Eyaleti Eğitim Kurulu Başkanı Ryan Walters, eyaletteki devlet okullarına talimat gönderdi. Walters, eyaletteki her sınıfta bir İncil bulunması ve tüm öğretmenlerin sınıfta İncil’den ders vermesi gerektiğini belirterek, kutsal kitabın “Anayasa ve ülkenin doğuşu için kullanılan en temel belgelerden biri” olduğunu aktardı. Oklahoma akademik standartlarına göre İncil’in ülkenin geçmişi ve Batı medeniyeti hakkında tam bir anlayışa sahip olmak için gerekli bir tarihi belge olduğunu savunan Walters, “İncil, vazgeçilmez tarihi ve kültürel mihenk taşıdır.” ifadesini kullandı. Walters, Oklahoma öğrencilerinin İncil bilgisi olmadan ulusun temelini doğru bir şekilde kavrayamayacaklarını belirterek, “Bu sadece bir eğitim direktifi değil aynı zamanda öğrencilerimizin ülkemizin temel değerlerini ve tarihi bağlamını kavramalarını sağlamak için önemli bir adımdır.” değerlendirmesinde bulundu. Louisiana Valisi Jeff Landry de 19 Haziran’da kabul edilen, eyaletteki devlet okullarında sınıflara On Emir’in yazılı olduğu posterlerin asılmasını zorunlu kılan yasayı imzalayarak yürürlüğe koymuştu. Buna karşılık, aralarında Amerikan Sivil Özgürlükler Birliğinin (ACLU) yer aldığı bazı kuruluşlar, bu yasanın çocukların eşit eğitim almasının önüne geçtiğini ve farklı inançlardan öğrencilerin okullarda güvende hissetmemesine yol açacağını ifade ederek, bu yasaya karşı dava açılacağını bildirmişti. On Emir, Hz. Musa’ya Sina Dağı’nda verilen ilk ilahi emirler olarak biliniyor ve Eski Ahid kapsamında İncil’in bir parçası kabul ediliyor.

Kanada’dan İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım

Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistinlilere ve Batı Şeria’daki mülklerine yönelik şiddet içeren ve istikrarı bozan eylemleri nedeniyle İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım uygulanacağı bildirildi.

Kanada’dan şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım kararı geldi. Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistinlilere ve Batı Şeria’daki mülklerine yönelik şiddet içeren ve istikrarı bozan eylemleri nedeniyle İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım uygulanacağı bildirildi. Açıklamaya göre, yaptırım uygulanacak kuruluşların Batı Şeria’da yerleşim yerleri için lobi yapan Amana Derneği, Yahudilerin Araplarla evlenmesine ve asimilasyonuna karşı çıkan, İsrail’de Yahudi olmayanların kamusal faaliyetlerini engellemeye çalışan aşırı sağcı grup Lehava, Batı Şeria’da yasadışı ileri karakollar inşa eden ve genellikle genç İsraillilerden oluşan Hilltop Gençliği, Ocak 2021’de kurulan, Tirza Vadisi ileri karakolu olarak da bilinen Moshe’s Farm ve Halamish yerleşimi yakınlarındaki Zvi’s Farm’ın olduğu aktarıldı. Yaptırım uygulanan şahısların kimliği ise, Lehava’nın kurucusu Bentzi Gopstein ve yerleşimci aktivist Daniella Weiss’ın yanı sıra Shalom Zicherman, Meir Mordechai Ettinger, Ely Federman, Elisha Yered ve Einan Ben-Nir Amram Tanjil olarak bildirildi. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly yaptığı açıklamada, “Batı Şeria’daki aşırılık yanlısı yerleşimci şiddetinden derin endişe duymaya devam ediyoruz. Bu tür eylemleri sadece Filistinlilerin yaşamları üzerindeki önemli etkileri nedeniyle değil, aynı zamanda kalıcı barış umutları üzerindeki yıpratıcı etkileri nedeniyle de kınıyoruz” ifadelerini kullandı. Kanada, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan İsrailli yerleşimcilere ilk kez Mayıs ayında yaptırım açıklamıştı. İngiltere, Fransa, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’de geçtiğimiz aylarda çeşitli yatırımlar açıklamıştı.

Kanada’dan İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım

Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistinlilere ve Batı Şeria’daki mülklerine yönelik şiddet içeren ve istikrarı bozan eylemleri nedeniyle İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım uygulanacağı bildirildi.

Kanada’dan şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcilere yaptırım kararı geldi. Kanada Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistinlilere ve Batı Şeria’daki mülklerine yönelik şiddet içeren ve istikrarı bozan eylemleri nedeniyle İsrailli 7 kişi ve 5 kuruluşa yaptırım uygulanacağı bildirildi. Açıklamaya göre, yaptırım uygulanacak kuruluşların Batı Şeria’da yerleşim yerleri için lobi yapan Amana Derneği, Yahudilerin Araplarla evlenmesine ve asimilasyonuna karşı çıkan, İsrail’de Yahudi olmayanların kamusal faaliyetlerini engellemeye çalışan aşırı sağcı grup Lehava, Batı Şeria’da yasadışı ileri karakollar inşa eden ve genellikle genç İsraillilerden oluşan Hilltop Gençliği, Ocak 2021’de kurulan, Tirza Vadisi ileri karakolu olarak da bilinen Moshe’s Farm ve Halamish yerleşimi yakınlarındaki Zvi’s Farm’ın olduğu aktarıldı. Yaptırım uygulanan şahısların kimliği ise, Lehava’nın kurucusu Bentzi Gopstein ve yerleşimci aktivist Daniella Weiss’ın yanı sıra Shalom Zicherman, Meir Mordechai Ettinger, Ely Federman, Elisha Yered ve Einan Ben-Nir Amram Tanjil olarak bildirildi. Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly yaptığı açıklamada, “Batı Şeria’daki aşırılık yanlısı yerleşimci şiddetinden derin endişe duymaya devam ediyoruz. Bu tür eylemleri sadece Filistinlilerin yaşamları üzerindeki önemli etkileri nedeniyle değil, aynı zamanda kalıcı barış umutları üzerindeki yıpratıcı etkileri nedeniyle de kınıyoruz” ifadelerini kullandı. Kanada, Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan İsrailli yerleşimcilere ilk kez Mayıs ayında yaptırım açıklamıştı. İngiltere, Fransa, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’de geçtiğimiz aylarda çeşitli yatırımlar açıklamıştı.

2023'te 19 seçimde müdahalesi ortaya çıktı: Yapay zeka seçimleri etkiler mi?

Yapay zeka insan yaşamını getirdiği kolaylıklar yanı sıra pek çok alanda riskler de barındırıyor. Gelecekte bu riskleri en az indirmek ve gerçekle sahte olanı ayırt etmek çok daha zor olacak. Uzmanlar bu durumun ülkelerin siyasi geleceğini tehdit edebileceğini, iktidarları şekillendirmede rol oynayabileceğini söylüyor.

Yapay zeka seçmenlerin siyasi tercihine etki edip bir ülkenin kaderinin belirlenmesinde rol oynayabilir mi? İngiltere’deki Alan Turing Enstitüsü araştırmacıları yapay zekanın siyasete olabilecek etkisini masaya yatırdı.  Yapılan araştırmaya göre yapay zeka ve onunla birlikte gelen sahte görüntüler üretilen deepfake teknolojisi seçim sonuçlarını etkileyebiliyor. Ancak henüz bu etki kısıtlı seviyede.  Araştırmaya göre 2023’ten bugüne yapılan 112 ulusal seçimin yalnızca 19’unda yapay zeka müdahalesi olduğu ortaya çıktı. 

“SANDIĞI ETKİLEYECEK BOYUTTA DEĞİL”

Alan Turing Enstitüsü araştırmacısı Sam Stockwell bu müdahalelerin sandıktan çıkan sonuçları etkileyecek boyutta olmadığını söylüyor.  Stockwell, “Şu an yapay zekanın seçimlere etkisi ve yapabileceği manipülasyonlar hakkında bir endişe var. Neyse ki yaptığımız araştırmada şu ana kadar sandık sonuçlarını etkileyebilecek bir müdahaleye rastlamadık.” dedi.  Oxford Üniversitesinden Sandra Wachter ise teknolojinin insanoğlunu tanımada oldukça ilerlediğine dikkat çekerken, “Algoritmalar neyi sevip neyi sevmediğinizi sizin internetteki hareketlerinizden öğrenebiliyor. Sizden öğrendiği bu gerçekliğe uygun içerikleri karşınıza çıkarıyor. Böylelikle siz de internette kendinizi, sizinle aynı düşünen insanlarla birlikte bir yankı odasında buluyorsunuz. Ve bunun farkında bile olmuyorsunuz.” ifadelerini kullandı. 

“DEEPFAKE RİSK TEŞKİL EDİYOR” Teknoloji güvenliği firması sahibi Rich Turner deepfake’le yaratılan sahte görüntü ve seslerin gün geçtikçe daha kolay üretiliyor hale gelmesinin de insanlık için risk teşkil ettiğini söylüyor. Turner, “Deepfake’le sesimin bir kopyasını yaratmak için gazeteden bir metin okumam yeterli oluyor. Yani herhangi biri internetteki bir videomdan ya da kısa bir ses kaydımdan, sıradan bir insanın gerçeğiyle ayırt edemeyeceği konuşmalar üretebilir. Bana istediğini söyletebilir. Biraz daha zor olsa da aynısı video için de yapılabilir.” dedi. 

DEEPFAKE VİDEOLAR HİNDİSTAN’DA TARTIŞMA YARATTI Hindistan’daki genel seçimlerde ülkenin ünlü aktörlerinin Başbakan Narendra Modi’yi eleştirirken görüldüğü deepfake videolar ülkede dolaşıma sokuldu. Bu tarz durumların yaşanmasının önüne geçilebilmesi için gerçek içerikle yapay zeka ile üretilmiş içeriğin ayrımına yönelik mekanizmalar olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak şu an için bu tarz bir mekanizma yok. AVRUPA BİRLİĞİ YAPAY ZEKA YASASINI ONAYLADI Yapay zeka regülasyonuyla ilgili en önemli adımlardan biri geçen yıl Avrupa Birliği tarafından atıldı. Birlik dünyadaki ilk yapay zeka yasasını onayladı.  Gelecek yıl yürürlüğe girmesi beklenen yasaya göre, yapay zeka sistemleri topluma zarar verme ihtimaline göre risk temelli bir yaklaşımla düzenlenecek. Yüksek riskli yapay zeka sistemlerine daha katı kurallar getirilecek. Yapay zekayı basit yazılım sistemlerinden ayıracak açık kriterler belirlenecek. Yapay zekanın, hiçbir durumda üye ülkelerin ulusal güvenlik konusundaki yeterliliklerini veya bu alanda görevlendirilen herhangi bir kuruluşu etkilememesi sağlanacak.

2023'te 19 seçimde müdahalesi ortaya çıktı: Yapay zeka seçimleri etkiler mi?

Yapay zeka insan yaşamını getirdiği kolaylıklar yanı sıra pek çok alanda riskler de barındırıyor. Gelecekte bu riskleri en az indirmek ve gerçekle sahte olanı ayırt etmek çok daha zor olacak. Uzmanlar bu durumun ülkelerin siyasi geleceğini tehdit edebileceğini, iktidarları şekillendirmede rol oynayabileceğini söylüyor.

Yapay zeka seçmenlerin siyasi tercihine etki edip bir ülkenin kaderinin belirlenmesinde rol oynayabilir mi? İngiltere’deki Alan Turing Enstitüsü araştırmacıları yapay zekanın siyasete olabilecek etkisini masaya yatırdı.  Yapılan araştırmaya göre yapay zeka ve onunla birlikte gelen sahte görüntüler üretilen deepfake teknolojisi seçim sonuçlarını etkileyebiliyor. Ancak henüz bu etki kısıtlı seviyede.  Araştırmaya göre 2023’ten bugüne yapılan 112 ulusal seçimin yalnızca 19’unda yapay zeka müdahalesi olduğu ortaya çıktı. 

“SANDIĞI ETKİLEYECEK BOYUTTA DEĞİL”

Alan Turing Enstitüsü araştırmacısı Sam Stockwell bu müdahalelerin sandıktan çıkan sonuçları etkileyecek boyutta olmadığını söylüyor.  Stockwell, “Şu an yapay zekanın seçimlere etkisi ve yapabileceği manipülasyonlar hakkında bir endişe var. Neyse ki yaptığımız araştırmada şu ana kadar sandık sonuçlarını etkileyebilecek bir müdahaleye rastlamadık.” dedi.  Oxford Üniversitesinden Sandra Wachter ise teknolojinin insanoğlunu tanımada oldukça ilerlediğine dikkat çekerken, “Algoritmalar neyi sevip neyi sevmediğinizi sizin internetteki hareketlerinizden öğrenebiliyor. Sizden öğrendiği bu gerçekliğe uygun içerikleri karşınıza çıkarıyor. Böylelikle siz de internette kendinizi, sizinle aynı düşünen insanlarla birlikte bir yankı odasında buluyorsunuz. Ve bunun farkında bile olmuyorsunuz.” ifadelerini kullandı. 

“DEEPFAKE RİSK TEŞKİL EDİYOR” Teknoloji güvenliği firması sahibi Rich Turner deepfake’le yaratılan sahte görüntü ve seslerin gün geçtikçe daha kolay üretiliyor hale gelmesinin de insanlık için risk teşkil ettiğini söylüyor. Turner, “Deepfake’le sesimin bir kopyasını yaratmak için gazeteden bir metin okumam yeterli oluyor. Yani herhangi biri internetteki bir videomdan ya da kısa bir ses kaydımdan, sıradan bir insanın gerçeğiyle ayırt edemeyeceği konuşmalar üretebilir. Bana istediğini söyletebilir. Biraz daha zor olsa da aynısı video için de yapılabilir.” dedi. 

DEEPFAKE VİDEOLAR HİNDİSTAN’DA TARTIŞMA YARATTI Hindistan’daki genel seçimlerde ülkenin ünlü aktörlerinin Başbakan Narendra Modi’yi eleştirirken görüldüğü deepfake videolar ülkede dolaşıma sokuldu. Bu tarz durumların yaşanmasının önüne geçilebilmesi için gerçek içerikle yapay zeka ile üretilmiş içeriğin ayrımına yönelik mekanizmalar olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak şu an için bu tarz bir mekanizma yok. AVRUPA BİRLİĞİ YAPAY ZEKA YASASINI ONAYLADI Yapay zeka regülasyonuyla ilgili en önemli adımlardan biri geçen yıl Avrupa Birliği tarafından atıldı. Birlik dünyadaki ilk yapay zeka yasasını onayladı.  Gelecek yıl yürürlüğe girmesi beklenen yasaya göre, yapay zeka sistemleri topluma zarar verme ihtimaline göre risk temelli bir yaklaşımla düzenlenecek. Yüksek riskli yapay zeka sistemlerine daha katı kurallar getirilecek. Yapay zekayı basit yazılım sistemlerinden ayıracak açık kriterler belirlenecek. Yapay zekanın, hiçbir durumda üye ülkelerin ulusal güvenlik konusundaki yeterliliklerini veya bu alanda görevlendirilen herhangi bir kuruluşu etkilememesi sağlanacak.

Biden ve Trump karşı karşıya geldi: ABD seçimi öncesi televizyonda ilk tartışma

Amerika Birleşik Devletleri’nde Kasım’daki başkanlık seçimleri öncesinde mevcut Başkan Joe Biden ve eski başkan Donald Trump, televizyonda seçim tartışmasında kozlarını paylaştı. Trump, “Ben başkan olsaydım Hamas İsrail’e saldırmazdı” derken, Biden ise Trump gibi adayları engellemek için aday olduğunu söyledi.

ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde Joe Biden ile Donald Trump arasında ilk televizyon tartışması yapıldı. 
HABERİN VİDEOSUNA GİT
Tartışma bir buçuk sürdü. Kurallara göre, münazarada ilk sözü Başkan Joe Biden aldı. Son söz hakkı ise Donald Trump’ın oldu. 
Trump, ABD Başkanı Joe Biden’ın Amerika’yı üçüncü dünya savaşına sürüklediğini söyledi. Trump, “III. Dünya Savaşı’na hayal edebileceğinizden çok daha yakınız. Kendisi bizi III. Dünya Savaşı’na sürüklüyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin lideri Xi ve Rusya lideri Putin dahil kimse kendisine saygı göstermiyor, kendisinden korkmuyor. Hiçbiri, bu beyefendiyi umursamıyor. Kendisi bizi III. Dünya Savaşı’na sürüklüyor.” diye konuştu.
Rusya Ukrayna savaşıyla ilgili konuşan Trump, “Putin Biden’a saygı duysaydı Ukrayna’yı işgal etmezdi” derken, Zelenski’nin her geldiğinde ABD’den para alıp gittiğini söyledi. 
Trump, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin korkunç bir düzensizlik içerisinde gerçekleştirilmesinin Rusya Devlet Başkanı Putin’i Ukrayna’ya saldırmaya teşvik ettiğini söyledi. Trump, “Eğer gerçek bir başkanımız, saygı duyulan bir başkanımız olsaydı, asla işgal yaşanmazdı” dedi.
Trump, kendi başkanlığı sırasında İran’ın “beş parasız” olduğunu ve bu nedenle kendisi yönetimde olmuş olsaydı Hamas’ın da asla İsrail’e saldırmamış olacağını söyledi.
ABD Başkanı Biden’ın İsrail politikasını eleştiren ve Biden’ı “Filistinlilere yakınlık duymakla” suçlayan Trump, Biden’ın çok kısıtlayıcı davrandığını savundu. İsrail’in Hamas’a karşı savaşta daha serbest hareket etmesine izin verilmesi gerektiğini savunan Trump, “Onları bırakıp, başladıkları işi bitirmelerine izin verilmesi gerekiyor” dedi.
Zihinsel testlerden sorunsuz geçtiğini belirten Trump, “Biden bilişsel teste girsin 2 soru yapamaz.” dedi. 
Düzensiz göçmen ve mültecilerin ABD’de suç işlediklerini söyleyen Trump, “Genç kadınlar, Biden’ın sınırı geçmeye izin verdiği göçmenler tarafından öldürülüyor. Bu katiller, ülkemize gelerek kadınlarımıza tecavüz ediyor ve onları öldürüyor” diye konuştu.ABD’nin Biden’ın göçmenlik politikaları nedeniyle bir “fare yuvasına” dönüştüğünü söyleyen Trump, “Artık, kelimenin tam manasıyla medeniyet dışı kalmış bir ülke halindeyiz” dedi.
Biden ve Trump arasındaki düello sırasında sağlık hizmetleri konusundaki tartışmalar sırasında Başkan Biden’ın dilinin sürçmesi ve doğru kelimeleri bulmakta zorlanması sonrasında söz alan Trump, “Kendisinin cümlenin sonunda ne dediğini anlayamadım. Ama kendisinin de ne konuştuğunun farkında olduğunu sanmıyorum” diye konuştu.
Trump’ın kendisi aleyhindeki birçok suçlamasını yalanlayan Demokrat Partili Başkan Joe Biden, “Hayatımda bu kadar saçmalık duymadım” diye konuştu.ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımlarını da savunan Biden, bu şekilde daha büyük bir savaşın önüne geçmekte olduklarını ileri sürdü.
ABD’nin İsrail politikasını savunan Başkan Biden, ABD’nin müttefiki İsrail’e desteğinde hiçbir şüphe bulunmadığını söyledi.ABD’nin İsrail’e vermeyi reddettiği tek şeyin bir tonluk yıkıcı bombalar olduğunu ileri süren Biden, “Bu arada, İran kapsamlı bir balistik füze saldırısı başlattığında dünyayı İran aleyhinde organize eden kişi bendim. İsrail’i biz kurtardık. İsrail için en büyük destek kaynağı biziz” diye konuştu.Gazze’de savaşın durması için teklif ettiği ateşkes planını savunan Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da bu ateşkes planını kabul ettiğini ileri sürdü.Biden, “Savaşa devam etmek isteyen tek taraf Hamas” dedi. Biden’ın bu iddiası Trump tarafından reddedildi.
Trump’ın ofisten ayrılırken Amerikan ekonomisini kaos içerisinde bıraktığını söyleyen Biden, ülke ekonomisini kendisinin yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ettiğini söyledi.Biden, “Kendisi ayrıldığında, durum kaos içerisindeydi. Her şey kaos içerisindeydi. İşleri biz yoluna koyduk” dedi.
Tartışma sırasında Trump’ı eşi Melania Trump’ı aldatmakla suçlayan Biden, Trump’a seslenerek, “Toplum içinde kadınlara saldırdın. Eşin hamileyken bir yetişkin film yıldızı ile beraber oldun. Ahlak seviyen, bir sokak kedisi ile aynı seviyede” diye konuştu.Trump, Biden’ın bu suçlamalarını reddeti.
Biden ve Trump, tartışma programının sonunda el sıkışmadı.
Tartışma 1960’tan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapıldı. Bundan sonraki televizyon tartışması ise 10 Eylül’de yapılacak.
Donald Trump’ın çalışma arkadaşları, tartışma programından mutlu ayrıldı ve eski başkanın düelloyu açık bir şekilde kazandığını ileri sürdü.TV düellosunun ardından Atlanta’da destekçilerine hitap eden Başkan Joe Biden, partililer tarafından “Dört yıl daha” sloganlarıyla karşılandı. Sahneye “tartışma programının galibi” olarak davet edilen Biden, Trump’ın program boyunca yalan söylediğini ileri sürdü.
Diğer yandan Biden’ın programda düşük bir performans gösterdiğini savunan Demokrat Partili bazı analistler, Biden’ın yerine yeni bir aday belirlenmesi gerektiği çağrılarını yineledi.
Biden ve Trump, henüz partilerinin resmi adayları değil. Cumhuriyetçi Parti’nin resmi adayını temmuz ayı ortasındaki kongrede belirlemesi, Demokrat Parti’nin adayının ise ağustos ayında resmiyet kazanması bekleniyor.

Biden ve Trump karşı karşıya geldi: ABD seçimi öncesi televizyonda ilk tartışma

Amerika Birleşik Devletleri’nde Kasım’daki başkanlık seçimleri öncesinde mevcut Başkan Joe Biden ve eski başkan Donald Trump, televizyonda seçim tartışmasında kozlarını paylaştı. Trump, “Ben başkan olsaydım Hamas İsrail’e saldırmazdı” derken, Biden ise Trump gibi adayları engellemek için aday olduğunu söyledi.

ABD’de Kasım ayında yapılacak seçimler öncesinde Joe Biden ile Donald Trump arasında ilk televizyon tartışması yapıldı. 
HABERİN VİDEOSUNA GİT
Tartışma bir buçuk sürdü. Kurallara göre, münazarada ilk sözü Başkan Joe Biden aldı. Son söz hakkı ise Donald Trump’ın oldu. 
Trump, ABD Başkanı Joe Biden’ın Amerika’yı üçüncü dünya savaşına sürüklediğini söyledi. Trump, “III. Dünya Savaşı’na hayal edebileceğinizden çok daha yakınız. Kendisi bizi III. Dünya Savaşı’na sürüklüyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin lideri Xi ve Rusya lideri Putin dahil kimse kendisine saygı göstermiyor, kendisinden korkmuyor. Hiçbiri, bu beyefendiyi umursamıyor. Kendisi bizi III. Dünya Savaşı’na sürüklüyor.” diye konuştu.
Rusya Ukrayna savaşıyla ilgili konuşan Trump, “Putin Biden’a saygı duysaydı Ukrayna’yı işgal etmezdi” derken, Zelenski’nin her geldiğinde ABD’den para alıp gittiğini söyledi. 
Trump, ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin korkunç bir düzensizlik içerisinde gerçekleştirilmesinin Rusya Devlet Başkanı Putin’i Ukrayna’ya saldırmaya teşvik ettiğini söyledi. Trump, “Eğer gerçek bir başkanımız, saygı duyulan bir başkanımız olsaydı, asla işgal yaşanmazdı” dedi.
Trump, kendi başkanlığı sırasında İran’ın “beş parasız” olduğunu ve bu nedenle kendisi yönetimde olmuş olsaydı Hamas’ın da asla İsrail’e saldırmamış olacağını söyledi.
ABD Başkanı Biden’ın İsrail politikasını eleştiren ve Biden’ı “Filistinlilere yakınlık duymakla” suçlayan Trump, Biden’ın çok kısıtlayıcı davrandığını savundu. İsrail’in Hamas’a karşı savaşta daha serbest hareket etmesine izin verilmesi gerektiğini savunan Trump, “Onları bırakıp, başladıkları işi bitirmelerine izin verilmesi gerekiyor” dedi.
Zihinsel testlerden sorunsuz geçtiğini belirten Trump, “Biden bilişsel teste girsin 2 soru yapamaz.” dedi. 
Düzensiz göçmen ve mültecilerin ABD’de suç işlediklerini söyleyen Trump, “Genç kadınlar, Biden’ın sınırı geçmeye izin verdiği göçmenler tarafından öldürülüyor. Bu katiller, ülkemize gelerek kadınlarımıza tecavüz ediyor ve onları öldürüyor” diye konuştu.ABD’nin Biden’ın göçmenlik politikaları nedeniyle bir “fare yuvasına” dönüştüğünü söyleyen Trump, “Artık, kelimenin tam manasıyla medeniyet dışı kalmış bir ülke halindeyiz” dedi.
Biden ve Trump arasındaki düello sırasında sağlık hizmetleri konusundaki tartışmalar sırasında Başkan Biden’ın dilinin sürçmesi ve doğru kelimeleri bulmakta zorlanması sonrasında söz alan Trump, “Kendisinin cümlenin sonunda ne dediğini anlayamadım. Ama kendisinin de ne konuştuğunun farkında olduğunu sanmıyorum” diye konuştu.
Trump’ın kendisi aleyhindeki birçok suçlamasını yalanlayan Demokrat Partili Başkan Joe Biden, “Hayatımda bu kadar saçmalık duymadım” diye konuştu.ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımlarını da savunan Biden, bu şekilde daha büyük bir savaşın önüne geçmekte olduklarını ileri sürdü.
ABD’nin İsrail politikasını savunan Başkan Biden, ABD’nin müttefiki İsrail’e desteğinde hiçbir şüphe bulunmadığını söyledi.ABD’nin İsrail’e vermeyi reddettiği tek şeyin bir tonluk yıkıcı bombalar olduğunu ileri süren Biden, “Bu arada, İran kapsamlı bir balistik füze saldırısı başlattığında dünyayı İran aleyhinde organize eden kişi bendim. İsrail’i biz kurtardık. İsrail için en büyük destek kaynağı biziz” diye konuştu.Gazze’de savaşın durması için teklif ettiği ateşkes planını savunan Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da bu ateşkes planını kabul ettiğini ileri sürdü.Biden, “Savaşa devam etmek isteyen tek taraf Hamas” dedi. Biden’ın bu iddiası Trump tarafından reddedildi.
Trump’ın ofisten ayrılırken Amerikan ekonomisini kaos içerisinde bıraktığını söyleyen Biden, ülke ekonomisini kendisinin yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ettiğini söyledi.Biden, “Kendisi ayrıldığında, durum kaos içerisindeydi. Her şey kaos içerisindeydi. İşleri biz yoluna koyduk” dedi.
Tartışma sırasında Trump’ı eşi Melania Trump’ı aldatmakla suçlayan Biden, Trump’a seslenerek, “Toplum içinde kadınlara saldırdın. Eşin hamileyken bir yetişkin film yıldızı ile beraber oldun. Ahlak seviyen, bir sokak kedisi ile aynı seviyede” diye konuştu.Trump, Biden’ın bu suçlamalarını reddeti.
Biden ve Trump, tartışma programının sonunda el sıkışmadı.
Tartışma 1960’tan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapıldı. Bundan sonraki televizyon tartışması ise 10 Eylül’de yapılacak.
Donald Trump’ın çalışma arkadaşları, tartışma programından mutlu ayrıldı ve eski başkanın düelloyu açık bir şekilde kazandığını ileri sürdü.TV düellosunun ardından Atlanta’da destekçilerine hitap eden Başkan Joe Biden, partililer tarafından “Dört yıl daha” sloganlarıyla karşılandı. Sahneye “tartışma programının galibi” olarak davet edilen Biden, Trump’ın program boyunca yalan söylediğini ileri sürdü.
Diğer yandan Biden’ın programda düşük bir performans gösterdiğini savunan Demokrat Partili bazı analistler, Biden’ın yerine yeni bir aday belirlenmesi gerektiği çağrılarını yineledi.
Biden ve Trump, henüz partilerinin resmi adayları değil. Cumhuriyetçi Parti’nin resmi adayını temmuz ayı ortasındaki kongrede belirlemesi, Demokrat Parti’nin adayının ise ağustos ayında resmiyet kazanması bekleniyor.

Bolivya Devlet Başkanı Arce,

Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce, “kendi kendine darbe planladı” iddialarına tepki göstererek, suçlamaları kesin bir dille reddettiğini bildirdi.

Arce, yönetimsel başkent La Paz’daki Devlet Başkanlığı konutu Casa Grande Pueblo’da düzenlediği basın toplantısında, gözaltına alınan eski ordu komutanı Jose Zuniga’nın iddiaları ve bazı medya kuruluşlarının “kendi kendine darbe planladı” haberlerine cevap verdi. Zuniga’nın başını çektiği bir askeri darbe girişiminin yaşandığını hatırlatan Arce, “Bu nasıl bir talimat veya kendi kendine darbe planlaması nasıl olabilir? O kendi inisiyatifiyle hareket etti.” ifadesini kullandı. Arce, Zuniga’nın suçlamalarını son derece “çirkin” bulduğunu vurgulayarak, “Benim popülerlik kazanmam için bunu yaptığımı öne sürüyor, ben halkın kanıyla popülerlik kazanacak bir siyasetçi değilim.” diye konuştu.Eski Devlet Başkanı Evo Morales ile darbe girişiminden önce telefonla konuştuğunu dile getiren Arce, “Evet onunla farklılıklarımız olabilir, ancak önlemini alması için kendisiyle iletişime geçtim. Darbenin yaklaşmakta olduğunu gördük ve Evo yoldaşla telefonda kısa bir görüşme gerçekleştirdim. Bana geldikleri gibi (darbeci askerleri kastederek) ona da gideceklerdi.” dedi. Arce, darbe girişimi öncesi silahlı kuvvetlerde bir süredir olağan dışı hareketlenmeler gördüklerini ve olacakları tahmin ettiklerini belirtti. Gözaltına alınmadan kısa süre önce gazetecilere konuşan Zuniga, “Ben masumum. Arce ile geçtiğimiz pazar günü bir araya geldik. Devlet Başkanı, bana durumun çok kötü olduğunu ve ülkenin son derece kritik bir süreçten geçtiğinden bahsetti. ‘Popülaritemin yeniden yükselmesi için bir şeyler yapmalıyız.’ dedi.” iddiasında bulunmuştu.BOLİVYA’DA DARBE GİRİŞİMİ Bolivya Devlet Başkanı Arce, 26 Haziran’da ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek ordudan, demokrasiye saygı göstermesini istemişti. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, askeri zırhlı aracın yönetimsel başkent La Paz’daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı yer almıştı. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale edilmişti. Arce, hükümet sarayına zorla girmeye çalışan eski komutan Jose Zuniga ile yüz yüze konuşmuş ve askerlerin derhal çekilmesini talep etmişti. Ulusa seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunmuştu. Arce’nin çağrısı üzerine binlerce kişi meydanlara inmiş ve askeri darbe girişimini protesto etmişti. Bolivya ordusunun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez’in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine dönmüştü. Arce hükümetine yönelik darbe girişimine kalkışan eski komutan Zuniga, başsavcılığın talebi üzerine gözaltına alınmıştı.

Bolivya Devlet Başkanı Arce,

Bolivya Devlet Başkanı Luis Arce, “kendi kendine darbe planladı” iddialarına tepki göstererek, suçlamaları kesin bir dille reddettiğini bildirdi.

Arce, yönetimsel başkent La Paz’daki Devlet Başkanlığı konutu Casa Grande Pueblo’da düzenlediği basın toplantısında, gözaltına alınan eski ordu komutanı Jose Zuniga’nın iddiaları ve bazı medya kuruluşlarının “kendi kendine darbe planladı” haberlerine cevap verdi. Zuniga’nın başını çektiği bir askeri darbe girişiminin yaşandığını hatırlatan Arce, “Bu nasıl bir talimat veya kendi kendine darbe planlaması nasıl olabilir? O kendi inisiyatifiyle hareket etti.” ifadesini kullandı. Arce, Zuniga’nın suçlamalarını son derece “çirkin” bulduğunu vurgulayarak, “Benim popülerlik kazanmam için bunu yaptığımı öne sürüyor, ben halkın kanıyla popülerlik kazanacak bir siyasetçi değilim.” diye konuştu.Eski Devlet Başkanı Evo Morales ile darbe girişiminden önce telefonla konuştuğunu dile getiren Arce, “Evet onunla farklılıklarımız olabilir, ancak önlemini alması için kendisiyle iletişime geçtim. Darbenin yaklaşmakta olduğunu gördük ve Evo yoldaşla telefonda kısa bir görüşme gerçekleştirdim. Bana geldikleri gibi (darbeci askerleri kastederek) ona da gideceklerdi.” dedi. Arce, darbe girişimi öncesi silahlı kuvvetlerde bir süredir olağan dışı hareketlenmeler gördüklerini ve olacakları tahmin ettiklerini belirtti. Gözaltına alınmadan kısa süre önce gazetecilere konuşan Zuniga, “Ben masumum. Arce ile geçtiğimiz pazar günü bir araya geldik. Devlet Başkanı, bana durumun çok kötü olduğunu ve ülkenin son derece kritik bir süreçten geçtiğinden bahsetti. ‘Popülaritemin yeniden yükselmesi için bir şeyler yapmalıyız.’ dedi.” iddiasında bulunmuştu.BOLİVYA’DA DARBE GİRİŞİMİ Bolivya Devlet Başkanı Arce, 26 Haziran’da ülkede bazı askeri birliklerin usulsüz şekilde harekete geçirildiğini belirterek ordudan, demokrasiye saygı göstermesini istemişti. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, askeri zırhlı aracın yönetimsel başkent La Paz’daki hükümet sarayına zorla girmeye çalıştığı yer almıştı. Askerlere tepki gösteren vatandaşlara, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale edilmişti. Arce, hükümet sarayına zorla girmeye çalışan eski komutan Jose Zuniga ile yüz yüze konuşmuş ve askerlerin derhal çekilmesini talep etmişti. Ulusa seslenen Arce, halka sakin olmaları çağrısında bulunmuştu. Arce’nin çağrısı üzerine binlerce kişi meydanlara inmiş ve askeri darbe girişimini protesto etmişti. Bolivya ordusunun yeni atanan komutanı Jose Wilson Sanchez’in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine dönmüştü. Arce hükümetine yönelik darbe girişimine kalkışan eski komutan Zuniga, başsavcılığın talebi üzerine gözaltına alınmıştı.

İzmir'de ikinci Seçil Erzan vakası: Banka müdürü 300 milyon lira toplamış

Denizbank Bornova Şube Müdürü H.Ö.’nün yüksek faiz vereceğini belirterek piyasadan 300 milyon TL topladığı ileri sürüldü. İzmir’in köklü spor kulüplerinden Karşıyaka’nın Basketbol Altyapı Başkanlığı görevini de yürüten Hatice Ö. hakkında, gözaltı kararı verildi. Hatice Ö. için Karşıyaka Spor Klübü yöneticileri de şikayetçi oldu. DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “Savcılıkla beraber Teftiş Kurulumuz inceliyor. İncelemelerin önümüzdeki haftanın başına kadar sonuçlanacağı kanaatindeyim.” dedi. Karşıyaka Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, Hatice Ö’nün üç yönetim kurulu toplantısına herhangi bir mazeret beyan etmeksizin katılmamış olması nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin düşürüldüğü belirtildi.

Futbol dünyasının ünlü isimlerini yüksek kar vaadiyle dolandırdığı suçlamasıyla tutuklanan Seçil Erzan vakasının bir benzeri de İzmir’de yaşandığı iddia edildi. Denizbank İzmir Bornova şubesinin müdürü, aynı zamanda da Karşıyaka Spor Kulübü Basketbol Altyapı Şube Başkanı Hatice Ö., iddiaya göre 2’si kulüp yöneticisi toplam 5 kişiden yüksek kar vaadiyle para topladı. Karşıyaka’da bir döviz bürosu işleten S.Ç. adına para topladığının belirlenmesinin de ardından Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), konuyla ilgili inceleme başlattı.

Yürütülen çalışmalarda, İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri soruşturma yürütürken, banka yönetiminin şubeye müfettiş gönderdiği ve şubenin geçici olarak kapatıldığı öğrenildi.

Hatice Ö. ve Karşıyaka’daki bir döviz bürosu sahibi S.Ç. hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “zimmet” iddiasıyla gözaltı kararı verildi. Polis, döviz bürosu sahibi S.Ç.’yi Karşıyaka ilçesindeki iş yerinde gözaltına aldı. Şüpheli ifadesi alınmak üzere Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü.

İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNMUŞ Evinde çok sayıda ilaç içerek intihar girişiminde bulunduğu ortaya çıkan Hatice Ö., daha sonra pişman olup gittiği İzmir Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındı. Hayati tehlikesi bulunmayan Hatice Ö.’nün başında polis beklediği, tedavisinin ardından gözaltı işlemi başlatılacağı bildirildi.

DENİZBANK GENEL MÜDÜRÜ ATEŞ: HENÜZ BANKADA BİR BORÇ-ALACAK KAYDI GÖRÜNMÜYOR   Bankadan yapılan açıklamada, olayla ilgili inceleme başlatılıp müfettiş görevlendirildiği ve Hatice Ö.’nün bankayla ilişiğinin de dün itibarıyla kesildiği belirtildi.

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, 2002’de satın aldıkları Tarişbank’ın çalışanlarının yüzde 90’ından fazlasıyla yollarına devam ettiklerini, Hatice Ö.’nün de bir Tarişbank çalışanı olduğunu hatırlattı. Hatice Ö.’nün “annesi ve kendisinin sağlık sorunları nedeniyle borçlu olduğunu” söylediğini öğrendiklerini aktaran Ateş, şöyle devam etti: “Söz konusu olayla ilgili haberleri buradan takip ediyoruz. Şu ana kadar ki incelemelerde henüz bankada bir borç-alacak kaydı görünmüyor. Bir bankacılık işlemi mi, değil mi? Bunu savcılıkla beraber Teftiş Kurulumuz inceliyor. Savcılığa, mali polise bilgi verdik. Kara para yönünden araştırılması da gerekiyor. Aynı inceleme sürecini önceki olayda da yapmıştık (Seçil Erzan olayı). Bu ilk olay çıktığında ilk 2-3 saatlik araştırmamız sonucu, müştekilerin verdikleri paralarla ilgili de kameralarımızda bir kayda ya da borç-alacak kaydına rastlamadığımız için zaten bunun bir saadet zinciri olduğu hissiyatı başta uyanmıştı. Gerek BDDK gerek savcılık gerekse bilirkişi bizi teyit etti.

Mevcut olayda ise inceleme sürdüğü için henüz bir dolandırıcılık vakası mı ya da zimmet mi bir değerlendirmede bulunamıyorum. Fakat şunu söyleyebilirim ki sosyal medyaya yansıyan rakamlar ve iddialar tamamen hayal ürünü. Teftiş Kurulumuzun bize ilettiği rakamlar ile söz konusu haberlerde yer alan rakamlar arasında dağlar kadar fark var. Yine isimleri kullanılan iş insanları ile de herhangi bir bağlantı görülmemiş olup bunun da üretilmiş olduğu anlaşılmaktadır. İncelemelerin önümüzdeki haftanın başına kadar sonuçlanacağı kanaatindeyim.” Ateş, zimmet ve dolandırıcılık olaylarının dünyanın her yerinde olduğunu, bu nedenle bankaların milyon dolar primler ödeyerek bu tür zararlarını teminat altına aldığını, sigorta poliçeleri yaptırdığını anlattı.“DENETİMLER SIKLAŞTI” Hakan Ateş, şubelerde teftişlerin yılda bir, bazı şubelerde ise iki yılda bir olabildiğini aktararak, diğer bankalarda da bu tür olaylar yaşandığını kaydetti. Ateş, “Biz biraz günah keçisi olduk. Birçok bankada karşılaşılan benzer işlemler basında haber olarak yer bulmazken bizimle ilgili en küçük gelişme enteresan şekilde sosyal medyada yer buluyor.” dedi. Dünyanın hiçbir yerinde bir şube müdürünün elden para almayacağını, böyle bir yetkisi de bulunmadığını ifade eden Ateş, “Son olaydan sonra bankada denetimler sıklaştı. Bunun sonucu olarak da daha sonraki dönemlerde ortaya çıkması muhtemel olan vakaların üst üste tespiti sağlandı. Bir şeyler var ama ne olduğunu henüz tam biz de bilmiyoruz. Savcılığa bildirdik, iddiaları araştırıyoruz. Şube Müdürü’nün ise şu anda hastanede olduğu bilgisi tarafımıza iletildi.” diye konuştu.