
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Peru’nun orta kesimlerinde 7.2 şiddetinde deprem meydana geldiğini açıkladı. Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi ise depremin büyüklüğünü 6.9 olarak duyurdu. Depremde can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi ise tsunami uyarısı yaptı ancak daha sonra bu tehdidin ortadan kalktığını bildirdi.
Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), bugün Peru’nun orta kesimlerinde 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.
Açıklamada, bazı kıyı şeritlerinde tsunami dalgalarının oluşabileceği belirtildi.
USGS, Atiquipa bölgesinden 8,8 kilometre uzakta meydana gelen sarsıntıdan kısa bir süre sonra, daha önceki büyüklük derecesini yükseltti.
Başlangıçta herhangi bir tehdit olmadığını söyleyen Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, daha sonra “bazı kıyılarda üç metreye kadar dalgaların mümkün olduğu” uyarısında bulundu.
Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) ise Peru kıyıları yakınlarında 6.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. GFZ, depremin 10 km derinlikte olduğunu söyledi. Daha önce sarsıntının büyüklüğünü 6.4 olarak belirlemişti. ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi, daha önce tsunami tehdidi olmadığını açıklamış olmasına rağmen, mevcut verilere dayanarak depremden kaynaklanan bir tsunami tehdidi olduğunu söyledi.
Bazı kıyılarda dalgaların 1 ile 3 metreye kadar ulaşabileceği belirtildi.
Merkez daha sonra yaptığı açıklamada, tsunami uyarısını kaldırdı.
Peru Başbakanı Gustavo Adrianzen, de tsunami tehdidinin ortadan kalktığını açıkladı.
Adrianzen, deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadığını da sözlerine ekledi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, Peru’nun orta kesimlerinde 7.2 şiddetinde deprem meydana geldiğini açıkladı. Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi ise depremin büyüklüğünü 6.9 olarak duyurdu. Depremde can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi ise tsunami uyarısı yaptı ancak daha sonra bu tehdidin ortadan kalktığını bildirdi.
Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), bugün Peru’nun orta kesimlerinde 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu.
Açıklamada, bazı kıyı şeritlerinde tsunami dalgalarının oluşabileceği belirtildi.
USGS, Atiquipa bölgesinden 8,8 kilometre uzakta meydana gelen sarsıntıdan kısa bir süre sonra, daha önceki büyüklük derecesini yükseltti.
Başlangıçta herhangi bir tehdit olmadığını söyleyen Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, daha sonra “bazı kıyılarda üç metreye kadar dalgaların mümkün olduğu” uyarısında bulundu.
Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) ise Peru kıyıları yakınlarında 6.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladı. GFZ, depremin 10 km derinlikte olduğunu söyledi. Daha önce sarsıntının büyüklüğünü 6.4 olarak belirlemişti. ABD Ulusal Tsunami Uyarı Merkezi, daha önce tsunami tehdidi olmadığını açıklamış olmasına rağmen, mevcut verilere dayanarak depremden kaynaklanan bir tsunami tehdidi olduğunu söyledi.
Bazı kıyılarda dalgaların 1 ile 3 metreye kadar ulaşabileceği belirtildi.
Merkez daha sonra yaptığı açıklamada, tsunami uyarısını kaldırdı.
Peru Başbakanı Gustavo Adrianzen, de tsunami tehdidinin ortadan kalktığını açıkladı.
Adrianzen, deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadığını da sözlerine ekledi.

İran’da 14. Dönem Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için oy verme işlemi yerel saatle 08.00’de başladı. Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip ülkede, 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Dini lider Hamaney, oyunu kullanırken yaptığı açıklamada, kararsız seçmeni sandığa çağırdı.

Ayrıca, 95 ülkede kurulan seçim merkezlerinde ülke dışındaki İran vatandaşları da sandığa gidebilecek.


Muhafazakar adaylar Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, “muhafazakar kanatta birliği sağlamak için” seçime saatler kala adaylıktan çekildi.

İlk turda yüzde 50+1’in üzerine çıkan aday olmaması halinde en fazla oyu alan 2 aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz’da yapılacak ikinci turda kazanan isim ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak.

İran’da cumhurbaşkanı 4 yıl süreyle görev yapıyor ve üst üste en fazla 2 defa seçilebiliyor.

Anketlere göre, Pezeşkiyan’ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranı aldığı görülüyor.

Kararsız seçmenlere oy kullanma çağrısı yapan Hamaney, konuşmasına 19 Mayıs’ta helikopter kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve ve diğer yetkilileri anarak başladı.





İran’da 14. Dönem Cumhurbaşkanlığı Seçimleri için oy verme işlemi yerel saatle 08.00’de başladı. Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip ülkede, 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor. Dini lider Hamaney, oyunu kullanırken yaptığı açıklamada, kararsız seçmeni sandığa çağırdı.

Ayrıca, 95 ülkede kurulan seçim merkezlerinde ülke dışındaki İran vatandaşları da sandığa gidebilecek.


Muhafazakar adaylar Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, “muhafazakar kanatta birliği sağlamak için” seçime saatler kala adaylıktan çekildi.

İlk turda yüzde 50+1’in üzerine çıkan aday olmaması halinde en fazla oyu alan 2 aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz’da yapılacak ikinci turda kazanan isim ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak.

İran’da cumhurbaşkanı 4 yıl süreyle görev yapıyor ve üst üste en fazla 2 defa seçilebiliyor.

Anketlere göre, Pezeşkiyan’ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranı aldığı görülüyor.

Kararsız seçmenlere oy kullanma çağrısı yapan Hamaney, konuşmasına 19 Mayıs’ta helikopter kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve ve diğer yetkilileri anarak başladı.





Afganistan’da Taliban yetkililerinin, pazar günü Katar’da uluslararası temsilcilerle bir araya geleceği toplantıdan kadınların dışlanması öfke yarattı. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha’da ekonomik meseleleri ve narkotikle mücadeleyi konuşacak.
Afganistan’ın Taliban yetkilileri, pazar günü Katar’da, uluslararası temsilcilerle bir araya gelecek.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından angajman sürecinin önemli bir adımı olarak sunulan görüşmeler, Afgan kadınları dışladığı için hak örgütleri tarafından kınanıyor.
Taliban hükümeti hiçbir devlet tarafından resmen tanınmıyor. BM, aralarında ABD’nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha’da bir araya gelecek.
Gündemde ekonomik meseleler ve narkotikle mücadele olacak. Ancak kadın hakları aktivistleri de dahil olmak üzere sivil toplum gruplarının bu görüşmelerden dışlanması tepkilere yol açtı. Uluslararası Af Örgütü Başkanı Agnes Callamard yaptığı açıklamada, “Taliban’ın görüşmelere katılımını sağlamak için öne sürdüğü koşullara boyun eğmek, cinsiyete dayalı kurumsallaşmış baskı sistemini meşrulaştırma riskini doğuracaktır” dedi. Callamard, “İnsan hakları konusundaki kritik tartışmaların bir kenara itilmesi kabul edilemez ve son derece zarar verici bir emsal teşkil edecektir” diye ekledi.
Taliban yetkilileri geçen yıl mayıs ayında yapılan ilk görüşmelere dahil edilmemişti. Şubat ayındaki daveti de reddettiler ve sivil toplum gruplarını dışlayarak resmi toplantıdaki tek Afgan temsilci olmakta ısrar ettiler. Bu turda bu koşul yerine getirildi. BM ve uluslararası delegasyonlar 2 Temmuz’da ana toplantıların kapanışından sonra kadın hakları grupları da dahil olmak üzere sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelme şansına sahip olacak.

Afganistan’da Taliban yetkililerinin, pazar günü Katar’da uluslararası temsilcilerle bir araya geleceği toplantıdan kadınların dışlanması öfke yarattı. Aralarında ABD’nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha’da ekonomik meseleleri ve narkotikle mücadeleyi konuşacak.
Afganistan’ın Taliban yetkilileri, pazar günü Katar’da, uluslararası temsilcilerle bir araya gelecek.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından angajman sürecinin önemli bir adımı olarak sunulan görüşmeler, Afgan kadınları dışladığı için hak örgütleri tarafından kınanıyor.
Taliban hükümeti hiçbir devlet tarafından resmen tanınmıyor. BM, aralarında ABD’nin de bulunduğu 25 elçi ve Taliban heyeti, 30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde Doha’da bir araya gelecek.
Gündemde ekonomik meseleler ve narkotikle mücadele olacak. Ancak kadın hakları aktivistleri de dahil olmak üzere sivil toplum gruplarının bu görüşmelerden dışlanması tepkilere yol açtı. Uluslararası Af Örgütü Başkanı Agnes Callamard yaptığı açıklamada, “Taliban’ın görüşmelere katılımını sağlamak için öne sürdüğü koşullara boyun eğmek, cinsiyete dayalı kurumsallaşmış baskı sistemini meşrulaştırma riskini doğuracaktır” dedi. Callamard, “İnsan hakları konusundaki kritik tartışmaların bir kenara itilmesi kabul edilemez ve son derece zarar verici bir emsal teşkil edecektir” diye ekledi.
Taliban yetkilileri geçen yıl mayıs ayında yapılan ilk görüşmelere dahil edilmemişti. Şubat ayındaki daveti de reddettiler ve sivil toplum gruplarını dışlayarak resmi toplantıdaki tek Afgan temsilci olmakta ısrar ettiler. Bu turda bu koşul yerine getirildi. BM ve uluslararası delegasyonlar 2 Temmuz’da ana toplantıların kapanışından sonra kadın hakları grupları da dahil olmak üzere sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelme şansına sahip olacak.

OceanGate’in kurucu ortağı ve eski CEO’su, Titan denizaltısının çökmesinden bir yıl sonra hiç keşfedilmemiş okyanus çukuruna dalış yapacağını açıkladı.


Söhnlein bu yıl, dünyanın en derin okyanus çukurlarından biri olan Bahamalar’daki çukuru tehlikeli bir keşif planlıyor.
Söhnlein’e bu yolculukta bilim adamı Kenny Broad ve baş tıbbi görevli ve eski NASA astronotu Scott Parazynski de eşlik edecek.
Söhnlein ve ekibinin yolculuk tarihi heünz belli değil.


Titan’a ait enkazın ilk parçaları, Kanada’nın St. John’s limanında toplanmaya başlanmış, vinçlerle gemiden indirilen parçaların plastik koruyucu kaplamalarla muhafaza altına alındığı görülmüştü.Titan’ın yüzeye çıkarılan ilk parçalarında insan kalıntısı bulunmuştu.

OceanGate şirketi, kazadan sonra tüm faaliyetlerini durdurduklarını açıklamıştı.

OceanGate’in kurucu ortağı ve eski CEO’su, Titan denizaltısının çökmesinden bir yıl sonra hiç keşfedilmemiş okyanus çukuruna dalış yapacağını açıkladı.


Söhnlein bu yıl, dünyanın en derin okyanus çukurlarından biri olan Bahamalar’daki çukuru tehlikeli bir keşif planlıyor.
Söhnlein’e bu yolculukta bilim adamı Kenny Broad ve baş tıbbi görevli ve eski NASA astronotu Scott Parazynski de eşlik edecek.
Söhnlein ve ekibinin yolculuk tarihi heünz belli değil.


Titan’a ait enkazın ilk parçaları, Kanada’nın St. John’s limanında toplanmaya başlanmış, vinçlerle gemiden indirilen parçaların plastik koruyucu kaplamalarla muhafaza altına alındığı görülmüştü.Titan’ın yüzeye çıkarılan ilk parçalarında insan kalıntısı bulunmuştu.

OceanGate şirketi, kazadan sonra tüm faaliyetlerini durdurduklarını açıklamıştı.

Avustralya, İsrail-Lübnan sınırında yükselen gerilim nedeniyle vatandaşlarına “Lübnan’a seyahat etmeme ve uçuşlar varken ülkeden ayrılma uyarısı” yaptı.
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan’daki durumun “son derece istikrarsız” olduğunu ifade etti. Wong, vatandaşlarını Lübnan’a seyahat etmemeleri konusunda uyararak, “Lübnan’daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeli.” ifadesini kullandı. Bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini dile getiren Wong, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki havalimanının “kısa süre içinde kapanabilme” ihtimalinin olduğunu belirtti. HİNDİSTAN DA VATANDAŞLARINI UYARDI Hindistan’ın Beyrut Büyükelçiliği’nden yapılan yazılı açıklamada da Lübnan’daki Hint vatandaşlarına “son derece dikkatli olmaları ve elçilikle iletişimde kalmaları” uyarısında bulunuldu. ABD, Rusya, Makedonya, Kanada, Kuveyt, İrlanda, Almanya ve Hollanda, vatandaşlarına Lübnan’dan ayrılmayı da içeren seyahat uyarıları yapmıştı. İsrail ordusu ile Hizbullah, 8 Ekim 2023’ten bu yana Lübnan’ın güneyi ile İsrail’in kuzeyinde karşılıklı saldırılarını sürdürüyor.

Avustralya, İsrail-Lübnan sınırında yükselen gerilim nedeniyle vatandaşlarına “Lübnan’a seyahat etmeme ve uçuşlar varken ülkeden ayrılma uyarısı” yaptı.
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan’daki durumun “son derece istikrarsız” olduğunu ifade etti. Wong, vatandaşlarını Lübnan’a seyahat etmemeleri konusunda uyararak, “Lübnan’daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeli.” ifadesini kullandı. Bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini dile getiren Wong, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki havalimanının “kısa süre içinde kapanabilme” ihtimalinin olduğunu belirtti. HİNDİSTAN DA VATANDAŞLARINI UYARDI Hindistan’ın Beyrut Büyükelçiliği’nden yapılan yazılı açıklamada da Lübnan’daki Hint vatandaşlarına “son derece dikkatli olmaları ve elçilikle iletişimde kalmaları” uyarısında bulunuldu. ABD, Rusya, Makedonya, Kanada, Kuveyt, İrlanda, Almanya ve Hollanda, vatandaşlarına Lübnan’dan ayrılmayı da içeren seyahat uyarıları yapmıştı. İsrail ordusu ile Hizbullah, 8 Ekim 2023’ten bu yana Lübnan’ın güneyi ile İsrail’in kuzeyinde karşılıklı saldırılarını sürdürüyor.