
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Mayıs’ta Refah sınır kapısının kapanmasından bu yana dün ilk kez 21 hastanın tedavi edilmek üzere Gazze dışına gönderildiğini duyurdu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 7 Mayıs’tan bu yana gerçekleştirilen ilk tıbbi tahliye ile ilgili konuştu.
Ghebreyesus, “Dün 21 hastanın Gazze dışına tahliye edilmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, 7 Mayıs’ta Refah sınır kapısının kapatılmasından bu yana gerçekleşen ilk tahliye” açıklaması yaptı.
Halen 10 binden fazla hastanın tıbbi tahliyeye ihtiyacı olduğunu belirten Ghebreyesus “Refah ve Karem Şalom da dahil olmak üzere mümkün olan tüm güzergâhlar üzerinden Mısır’a, Batı Şeria’ya, Doğu Kudüs’e ve gerektiğinde diğer ülkelere tıbbi tahliyelerin kolaylaştırılması çağrısında bulunuyoruz” dedi. Tıbbi tahliyelerin sürdürülmesi ve sürecin güvenli, zamanında, şeffaf ve organize bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulundıklarını söyleyen genel direktör “Bu hastaların acilen Gazze’de alamayacakları hayat kurtarıcı özel bakıma ihtiyaçları vardır” ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar, yünlü mamutların neslinin yaklaşık 4 bin yıl önce “genetik olmayan” sebeplerle tükendiğini öne sürdü.
Latince adı “mammuthus primigenius” olan yünlü mamutların neslinin tükenme sebepleri araştırıldı. Araştırmada, yaklaşık 10 bin yıl önce Vrangel Adası’nda mahsur kalan ve 4 bin yıl önce de nesli tükenen yünlü mamutların yok olma sebebinin bilinenin aksine “soy içi üremeye bağlı” olmadığı belirtildi. Bilgisayar yoluyla 21 yünlü mamutun genlerini inceleyen araştırmacılar, mamutların “soy içi üremeyle çoğaldığını” belirledi. Araştırmacılardan Love Dalen, “Artık genetik nedenlerle soylarının tükendiği fikrini reddedebiliriz.” ifadesini kullandı. Dalen, “Bulgular, mamutların rastgele bir olayla soyunun tükendiğini ve eğer bu olay yaşanmamış olsaydı mamutların hala hayatta olacağını gösteriyor. Bu olayın ne olduğuna ilişkin hala net bir fikrimiz yok. Ancak yok oluşun aniden gerçekleştiğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Refah’ın batısındaki El-Mevasi bölgesini hedef alan İsrail güçleri, burada yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı çadır bölgesini vurdu. Sağlık yetkililerine göre bombardımanda 11 kişi öldü, 40 kişi de yaralandı. El-Mavasi ,İsrail ordusunun göçe zorladığı Filistinliler için belirlediği “güvenli bölgeler” arasında yer alıyordu.

Saldırıda 11 kişinin hayatını kaybettiği, en az 40 kişinin yaralandığı bildirildi.







İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin (FdI) gençlik kolları iki üyesinin Nazi sloganları attığı görüntüler ülkede tartışmalara yol açtı.
İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni’nin lideri olduğu aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri Partisi’nin (FdI) gençlik kolları 2 üyesinin faşizm yanlısı söylemlerde bulunup, Nazi sloganları attığı görüntülerin ortaya çıkması ülkede tartışmalara yol açtı.
Haber sitesi Fanpage, iktidar partisinin Ulusal Gençlik isimli gençlik hareketine sızarak elde ettiği görüntü ve bilgileri yayımladı.
MELONİ GENÇLİĞİ
“Meloni Gençliği” ismi verilen dosyanın ilk bölümü iki hafta önce, ikinci bölümü de önceki gün yayımlandı. Video haberde, “Faşistiz” diye övünen, “Sieg Heil”, “Duce” (Mussolini) diye haykıran, faşist selamı veren Ulusal Gençlik üyeleri görülüyor. Görüntülerde, bazı üyelerin, FdI Senatörü Ester Mieli’nin Yahudi kökeni dolayısıyla alay ettiği, Nazi faşizmi sembollerini övdüğü görülüyor.
KAMUOYUNDA VE SOSYAL MEDYADA TEPKİLER
Söz konusu internet sitesinin yayınladığı görüntüler, ülkede gündem olurken, kamuoyunda ve sosyal medyada tepkilere neden oldu. Ana muhalefet partisi Demokratik Parti (PD) lideri Elly Schlein, Başbakan Meloni’yi görüntülere karşı tutum almaya çağırdı. Roma Yahudi Toplumu da Fanpage sitesinin araştırma haberinde ortaya çıkan Meloni’nin partisinin gençlik kollarına ait görüntüleri kınadığını bildirdi. Tepkilerin odağındaki iktidar partisi FdI Milletvekili Giovanni Donzelli, partilerinde “Nazizm ve antisemitizm”e yer olmadığı yanıtını verdi. Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine, söz konusu görüntülerdeki gençlik kolları yetkilileri, Flaminia Pace ardından da FdI Milletvekili Ylenja Lucaselli’nin sekreteri Elisa Segnini dün istifa ederek, partiden ayrıldı.
BAŞBAKANDAN AÇIKLAMA Ortaya çıkan görüntüler ve tepkiler, Meloni’nin Avrupa Birliği’nin (AB) üst pozisyonlara isim belirlendiği Brüksel’deki liderler zirvesinde, “İtalya’yı izole etmekle” eleştirildiği döneme denk geldi. Partisinin gençlik kollarına dair ortaya çıkan görüntüler karşısında “sessiz” kalmakla da eleştirilen Başbakan Meloni, Brüksel’deki AB Liderler Zirvesi’nin dün gece geç saatlerde bitiren oturumlarının ardından İtalyan basınına açıklamalarda bulundu. “İTALYA’NIN KARDEŞLERİ İLE BAĞDAŞMIYOR” Meloni, “Daha önce birkaç kez söylediğim ve tekrar ettiğim gibi ırkçı, antisemitik ya da nostaljik duygulara sahip olan herkesin yanlış eve girdiğini düşünüyorum. Çünkü bu duygular, İtalya’nın Kardeşleri ile bağdaşmıyor.” dedi. Fanpage’in bir partinin organına sızarak görüntü almasını da eleştiren Meloni, “Bunun siyasi çatışmanın yeni bir cephesi olduğunu not ediyorum. Bugünden itibaren siyasi partilere ve sendikalara sızmak, toplantıları filme almak ve görüntüleri yayınlamak mümkün. Bu, 360 derece kullanılabilecek bir araç.” diye konuştu. “SORUN GAZETECİLERDE DEĞİL” Muhalefetteki “Daha Fazla Avrupa Partisi” lideri Riccardo Magi, Meloni’nin Fanpage’in gazeteciliğini eleştirmesine yanıt olarak X hesabından, “Sorunun, gazetecilerde değil İtalya’nın Kardeşleri Partisinin yeraltı dünyasında yaşayan Adolf Hitler sempatizanı geçmişinde olduğu” paylaşımında bulundu. Eski başbakanlardan ve Italia Viva Partisi lideri Matteo Renzi de Meloni’nin bu olay karşısındaki tutumuna şaşırdığını, sorunun haberi yapan gazetecilerde değil, Hitler’i övenlerin siyaset yapması olduğunu, FdI’nin bünyesindeki ırkçıları dışarı atması gerektiğini savundu. Meloni, daha önce de İtalya’nın faşist diktatörü Benito Mussolini’nin 1938’de çıkardığı ırkçı, Yahudi karşıtı ayrımcı yasaları farklı vesilelerle kınasa da kendisinin de gençlik döneminde Mussolini’yi övdüğü videolar internette bulunuyor. İtalya’da Eylül 2022’deki genel seçimleri kazanarak aynı yıl ekimde iktidara gelen Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağcı FdI’nin köklerinin MSI’ye dayandığı ve FdI’nin logosundaki “alev” figürünün MSI’den geldiği belirtiliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ABD seçimleri öncesi yapılan Biden-Trump tartışmasını izlemediği bildirildi. Kremlin, “Ancak tartışmalar sırasında yapılan açıklamaları yakından inceleyeceğiz” dedi.
Kremlin’den yapılan açıklamaya göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Joe Biden ve Donald Trump arasındaki başkanlık münazaralarını izlemedi. Bugün gazetecilere konuşan Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov, “Rus liderin gündeminin üst sıralarında yer almadığı için” tartışmaları izlemediğini söyledi.
Ancak Kremlin’in tartışmalar sırasında yapılan açıklamaları yakından inceleyeceğini de sözlerine ekledi. Peskov, “Yapılan tüm açıklamalara aşina olacağız” dedi.
Peskov ayrıca Kremlin’in Fransa’da bu hafta sonu yapılacak parlamento seçimlerinin ilk tur oylaması öncesinde seçim kampanyasını izlediğini belirtti. Peskov, “Bazı siyasi güçlerin popülaritesini kaybetmesi ve diğer siyasi güçlerin popülaritesinin artmasıyla ilgili bir dinamik olduğunu görüyoruz” dedi. Ancak yine de bu Fransa’nın iç meselesidir” diye konuştu. Avrupa Birliği’ndeki üst düzey yetkililerin adaylıklarının blok ile Rusya arasındaki ilişkilerin normalleşmesine katkıda bulunmayacağını da ifade eden Kremlin sözcüsü, “Moskova ve Brüksel arasındaki ilişkiler için beklentiler zayıf” diye ekledi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Milli Meclisi feshederek genel seçimlerin 1 Eylül’de yapılması yönünde karar aldı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının internet sitesinde yer alan kararnameye göre Aliyev, ülkenin yasama organı Milli Meclisi feshetti. Kasımda yapılması planlanan genel seçimler, 1 Eylül’de düzenlenecek. Azerbaycan Milli Meclisi, ülkenin 11-22 Kasım’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29 Taraflar Konferansı’na (COP 29) ev sahipliği yapacak olması dolayısıyla “Meclisi feshetmesi ve kasımda yapılması planlanan genel seçimlerin iki ay öne alınması” için Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e başvuruda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Aliyev, Milli Meclisin kararını, anayasaya uygunluğunun değerlendirilmesi için Anayasa Mahkemesine göndermişti. Anayasa Mahkemesi, Milli Meclisin feshedilmesi ve genel seçimlerin öne alınmasının anayasaya uygun olduğuna karar vermişti.

Araştırmacılar, Antik Mısır’da yaşayan katiplerin, işlerinden dolayı kemik ve eklemlerinin zarar gördüğünü keşfetti.
Antik Mısır’da duvar yazılarını yazan katiplerin bel, çene ve baş parmaklarında normalin üstünde hasar bulunduğu belirlendi. The Guardian gazetesinin haberine göre, Çekya’daki Charles Üniversitesi’nde yapılan araştırmada Mısır’ın Abusir Piramit bölgesinde MÖ 2700 ile MÖ 2180 arasında gömülen 69 yetişkin erkeğin kemikleri incelendi. Kemikleri incelenen 69 kişiden 30’unun katip olduğu tespit edildi, duvar yazıları yazan bu kişilerin diğer mesleklerde çalışanlara kıyasla bel, çene ve baş parmaklarında daha çok sorun görüldüğü ortaya çıktı.
SEBEBİ ÇALIŞMA ŞARTLARI Katiplerin eklemlerinde dokuların zamanla parçalanmasına sebep olan osteoartrit rahatsızlığı diğerlerine kıyasla daha yüksek oranda gözlemlendi. İskeletlerde bu rahatsızlığın dışında diz kapaklarında çökmeler, sol kalça kemiğinde zedelenmeler ve sağ bilekte değişimler de saptandı. Araştırmacılar, bu hasarların ve rahatsızlıkların kafalarını yukarı kaldırarak, kollarına destek koymayarak ve omurgalarına baskı yaparak çalıştıkları için olabileceğini kaydetti.
KALEM TUTMAKTAN AŞINMIŞ Katiplerin sürekli kalem tutmaları sebebiyle baş parmaklarının aşındığını belirten araştırmacılar, çene kemiklerinde görülen problemlerin ise aletlerinin uçlarını çiğnemekten dolayı oluştuğunu anlattı. Araştırmanın yazarlarından Petra Brukner Havelkova, çalışmanın Antik Mısır’da katip olmanın getirdiği riskleri gösterdiğini ve ayrıca gelecekte incelenen kişilerin hangi mesleği yaptığını saptamada fayda sağlayacağını kaydetti.

Yunan adası Delos, iklim değişikliği nedeniyle sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Araştırmacılara göre ada 50 yıl içinde yok olma riski taşıyor. Delos, Yunan mitolojisinde güneş tanrısı olarak bilinen Apollo ve ikiz kız kardeşi ay tanrıçası Artemis’in doğum yeri olarak biliniyor.
Yunan adası Delos’un yıllar içinde sular altında kalacağı öne sürüldü. Fransız Atina Arkeoloji Okulu (EFA) Başkanı Veronique Chankowski yaptığı açıklamada, “Delos yaklaşık 50 yıl içinde yok olmaya mahkum.” dedi.
Ege Denizi’nde Mikonos yakınlarında yer alan 1,3 mil karelik ada, M.Ö. 4. yüzyıl yıldan beri insanlar tarafından iskan edilmiştir.
APOLLO VE ARTEMIS’İN DOĞUM YERİ OLARAK BİLİNİYOR
Daha sonra Yunan mitolojisinde önemli bir yer olarak tanınan Delos, güneş tanrısı Apollo ve ikiz kız kardeşi ay tanrıçası Artemis’in doğum yeri olarak biliniyor.
M.Ö. 9. yüzyıla gelindiğinde Delos bir Apollon tapınağı olarak kurulmuştur.
Arkeolojik bir alan olarak Delos, M.Ö. 4. yüzyıl ile Hıristiyanlığın ilk dönemleri arasında birçok Ege uygarlığının izlerini taşıyan olağanüstü kapsamlı ve zengin bir yerdir.
ANTİK BÖLGEYİ RİSK ALTINA SOKUYOR
Günümüzde, iklim değişikliğinin neden olduğu yükselen deniz seviyeleri antik bölgeyi risk altına sokuyor.
Newsweek’ten Aristos Georgiou’nun haberine göre, EFA’dan araştırmacılar 150 yıldır Delos’u inceliyor ve son araştırmalar çoktan verilen zararı ortaya çıkardı.
SON 10 YILDA DENİZ SEVİYESİ YÜKSELDİ
Sadece son on yılda Delos’un bazı bölgelerinde deniz seviyesi yaklaşık 70 feet yükseldi.
Aynı zamanda adanın bölgedeki tektonik plakaların hareketleri nedeniyle giderek battığı belirtildi.
Araştırmacılar en fazla hasarı M.Ö. birinci ve ikinci yüzyıllara tarihlenen depo binalarının bulunduğu alanda tespit etti.
“HER YIL YENİ DUVARLARIN ÇÖKTÜĞÜNÜ FARK EDİYORUM”
Fransız misyonunun Delos’taki yöneticisi Jean-Charles Moretti, “Kışın depolara su giriyor,” diyor. “Duvarların tabanını yiyip bitiriyor. … Her yıl ilkbaharda yeni duvarların çöktüğünü fark ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Delos’un popüler bir turizm merkezi olmasından dolayı yoğun yaya trafiğiyle birlikte sorun daha da kötüleştiriyor.
Kaynaklara göre ziyaretçiler sık sık yasak bölgelerden geçerek adanın çürümesini hızlandırıyor.

Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), H3 roketiyle yeni tip “ALOS-4” gözlem uydusunun fırlatılmasını ertelediğini duyurdu. Erteleme nedeni hava muhalefeti olarak açıklandı.
JAXA, yeni tip “ALOS-4” gözlem uydusunun fırlatılmasını erteledi. JAXA’nın açıklamasına göre, güneydeki Tanegaşima Uzay Merkezi’nden yeni tip gözlem uydusunun fırlatılmasına ilişkin takvimde değişiklik yapıldı. 30 Haziran’da fırlatılacağı duyurulan gözlem uydusu, ülkenin güney bölgelerindeki kötü hava şartları sebebiyle hafta başı gerçekleştirilecek. Japonya Savunma Bakanlığınca geliştirilen kızılötesi sensöre sahip “Gelişmiş Kara Gözlem Uydusu” (ALOS-4), kullanımdaki ALOS-2’nin yerini alacak. Yeni tip “ALOS-4” uydusu, afet haritalama için veri toplama ile füze denemeleri dahil askeri faaliyetlerin izlenmesi gibi keşif görevleri yürütecek.

Kosova ve Sırbistan arasında kültürel alışverişi teşvik etmek üzere bu yıl 10. yapılcak olan Miredita Dobar Dan Festivali iptal edildi. Belgrad polisi, iptale gerekçe olarak güvenlik endişelerini gösterdi.
Kosova ve Sırbistan arasında kültürel alışverişi teşvik etmek üzere tasarlanan bir festivalin organizatörleri, Belgrad makamlarının holigan grupların baskısına boyun eğerek bu yılki etkinliği yasakladığını söyledi. Belgrad polisi, dün öğleden sonra yaptığı açıklamada, Sırbistan’ın başkentinde dün başlaması planlanan Miredita Dobar Dan (Arnavutça ve Sırpça’da “İyi günler” anlamına geliyor) etkinliğinin iptal edilmesine gerekçe olarak güvenlik endişelerini gösterdi.
Ancak festivali düzenleyen Sırbistanlı ve Kosovalı gençlik grupları, Sırbistan İçişleri Bakanlığını, festivali basan ve katılımcılara gözdağı veren milliyetçi holigan gruplara karşı kendilerini koruyamamakla suçluyor. The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre organizatörler yaptıkları açıklamada, “Festivalin polis gözetiminde gerçekleşmesi gereken alanda bulunduğumuz sırada, holiganlar arka girişe bir asma kilit yerleştirmeyi başardılar ve müdahale edemeyeceklerini iddia eden Sırbistan İçişleri Bakanlığı üyelerinin gözleri önünde insanların rehin tutulduğu bir durum yarattılar” dedi. Açıklamada, festivalin başlamasından günler önce, festivalin yapılacağı mekânın dışına “Defolun!” ve “Hoş gelmediniz!” gibi mesajlar yazıldığı da belirtildi.
10. YILDÖNÜMÜNÜ KUTLAYACAKTI Kosova ile Sırbistan arasında 1998-99 yıllarında yaşanan savaşın derinleştirdiği etnik bölünmeler arasında köprü kurmak amacıyla 2014 yılında başlatılan Miredita Dobar Dan, bu yıl 10. yıldönümünü kutlayacaktı. Belgrad, ezici çoğunluğu etnik Arnavut olan eski vilayeti Kosova’nın 2008 yılındaki bağımsızlık ilanını tanımıyor. Perşembe günü Baba ve Baba adlı oyunuyla etkinliğin açılışını yapacak olan oyun yazarı Jeton Neziraj, “Ne yazık ki festivalin yasaklanması çok öngörülebilirdi” dedi. The Guardian’a konuşan Neziraj, “Sırp siyaseti son altı yıldır Kosova ile Sırbistan arasındaki kültürel işbirliğini bir Truva atı olarak göstermek ve iç popülist amaçlarla damgalamak için çok çaba harcadı” diye ekledi.