Dünya Gündemi

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Peki Trump mı, Biden mı önde? Albrigh Stonebridge Group Başdanışmanı Hakan Akbaş, NTV yayınında konuya ilişkin soruları yanıtladı.

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Peki Trump mı, Biden mı önde? Albrigh Stonebridge Group Başdanışmanı Hakan Akbaş, NTV yayınında konuya ilişkin soruları yanıtladı.

Rusya'da yolcu treni raydan çıktı: 2 ölü, 50 yaralı

Rusya’ya bağlı Komi Cumhuriyeti’nde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada 40 kişi ise yaralandı.

Rusya’ya bağlı Komi Cumhuriyeti’nde Vorkuta-Novorossiysk seferini yapan yolcu treninin dokuz vagonu raydan çıktı.

Kazada iki kişinin hayatını kaybettiği, 40 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Rusya Sağlık Bakanlığı, kazada yedisi ağır olmak üzere 40 kişinin yaralandığını açıkladı.

Rus Demiryolları ilk etapta 70 yaralı olduğunu bildirmiş, ancak bunların çoğunun çürük ve kesikleri olduğu aktarılmıştı.

232 yolcunun bulunduğu trende 14 vagon bulunuyordu.

Rusya Soruşturma Komitesi ise vagonların raydan çıkmasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

İlk belirlemelere göre, yoğun yağışlardan dolayı raylarda hasar oluştuğu ve kazanın bu nedenle meydana gelmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar, Meksika Körfezi’nde Son Buzul Çağı’na ait su altına gömülmüş alanları belirlemek için yeni bir çalışma başlattı.

Birleşik Krallık’taki Bradford Üniversitesi, ABD’den kuruluşlarla işbirliği içinde Meksika Körfezi’nde incelemeler ve dalışlar yapmayı planladığını  duyurdu. Yaklaşık 115 bin yıl önce başlayıp 11 bin yıl önce sona eren Son Buzul Çağı sırasında, Meksika Körfezi’nin bazı bölgeleri kara parçalarıydı. Ancak buzulların erimesi ve deniz seviyelerinin yükselmesiyle bu alanlar sular altında kaldı.

50 SU ALTI ALANI KEŞFEDİLDİ Independent Türkçe’nin haberine göre, bugüne kadar Körfez’de yaklaşık 50 su altı alanı keşfedilmiş durumda. Ancak bu alanların çoğu iyi durumda değil, bu da binlerce yıl önce yaşamış insanlara dair bilgi edinmeyi zorlaştırıyor. ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu’ndan 1,5 milyon dolarlık bir fon sağlanan ve 5 yıl sürecek olan proje kapsamında, Teksas, Louisiana, Mississippi, Alabama ve Florida kıyılarının açıklarında araştırmalar yapılacak.

YERLİ HALK DA PROJEYE DAHİL EDİLECEK Bradford Üniversitesi, arkeolojik alanların tespiti için yeni yöntemler kullanacaklarını ve yerli halkları da eğitimler ve saha çalışmalarıyla projeye dahil edeceklerini belirtiyor. Projede yer alan Dr. Simon Fitch, “Bu gerçekten heyecan verici. Yerli kökenli topluluklar, on binlerce yıl öncesine uzanan bir kültüre sahipler,” diyor ve ekliyor: “Toplum olarak buna gereken ilgiyi göstermiyoruz. Bu gerçeği kabul etmek önemlidir. Bu onların tarihi ve kültürel miraslarının bir parçası.” Deniz araştırmalarının ardından dalgıçların su altında arkeolojik alanları tespit etmesi planlanıyor. Proje, insanlık tarihinin bu dönemlerine ilişkin anlayışımızı derinleştirmeyi ve kültürel miras yönetimi uygulamalarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

Arkeologlar arayışta: Meksika Körfezi'nin altındaki kayıp dünya

Arkeologlar, Meksika Körfezi’nde Son Buzul Çağı’na ait su altına gömülmüş alanları belirlemek için yeni bir çalışma başlattı.

Birleşik Krallık’taki Bradford Üniversitesi, ABD’den kuruluşlarla işbirliği içinde Meksika Körfezi’nde incelemeler ve dalışlar yapmayı planladığını  duyurdu. Yaklaşık 115 bin yıl önce başlayıp 11 bin yıl önce sona eren Son Buzul Çağı sırasında, Meksika Körfezi’nin bazı bölgeleri kara parçalarıydı. Ancak buzulların erimesi ve deniz seviyelerinin yükselmesiyle bu alanlar sular altında kaldı.

50 SU ALTI ALANI KEŞFEDİLDİ Independent Türkçe’nin haberine göre, bugüne kadar Körfez’de yaklaşık 50 su altı alanı keşfedilmiş durumda. Ancak bu alanların çoğu iyi durumda değil, bu da binlerce yıl önce yaşamış insanlara dair bilgi edinmeyi zorlaştırıyor. ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu’ndan 1,5 milyon dolarlık bir fon sağlanan ve 5 yıl sürecek olan proje kapsamında, Teksas, Louisiana, Mississippi, Alabama ve Florida kıyılarının açıklarında araştırmalar yapılacak.

YERLİ HALK DA PROJEYE DAHİL EDİLECEK Bradford Üniversitesi, arkeolojik alanların tespiti için yeni yöntemler kullanacaklarını ve yerli halkları da eğitimler ve saha çalışmalarıyla projeye dahil edeceklerini belirtiyor. Projede yer alan Dr. Simon Fitch, “Bu gerçekten heyecan verici. Yerli kökenli topluluklar, on binlerce yıl öncesine uzanan bir kültüre sahipler,” diyor ve ekliyor: “Toplum olarak buna gereken ilgiyi göstermiyoruz. Bu gerçeği kabul etmek önemlidir. Bu onların tarihi ve kültürel miraslarının bir parçası.” Deniz araştırmalarının ardından dalgıçların su altında arkeolojik alanları tespit etmesi planlanıyor. Proje, insanlık tarihinin bu dönemlerine ilişkin anlayışımızı derinleştirmeyi ve kültürel miras yönetimi uygulamalarını iyileştirmeyi amaçlıyor.

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak.

CNN’nin Atlanta merkezindeki stüdyosunda gerçekleşecek seçim tartışmasında iki rakip karşı karşıya gelecek. CNN sunucuları Jake Tapper ile Dana Bash’in moderatörlüğünü yapacağı açık oturum, doğu yakası saati ile 21.00’de (TSİ 04.00) başlayacak ve 90 dakika sürecek.

“Adayların tartışmaya ayrılan süreyi en üst düzeye çıkarabilmelerini sağlamak” amacıyla 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak başkanlık tartışması boyunca, Biden tarafının talebi üzerine, Trump’ın araya girmelerini engellemek için yalnızca söz alan konuşmacının mikrofonu açık tutulacak. Format olarak adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Adayların, yanlarına önceden yazılmış notlar almalarına izin verilmeyecek, sadece tartışmada not almaları için bir kalem, bir deste kağıt ve bir şişe su sağlanacak.

UKRAYNA VE GAZZE’Yİ DE ELE ALACAKLAR

Oturumda Biden ve Trump’ın, ekonomi ve göçmen sorunu gibi iç meselelerin yanı sıra, Ukrayna ve Gazze gibi dış politika konuları ile yaşları ve sağlık durumlarıyla ilgili tartışmaları, gizli belgelerin saklanması başta olmak üzere kendileri veya aile üyeleriyle ilgili gündemdeki hukuki konuları masaya yatırması bekleniyor.

81 yaşındaki Biden, 19 Haziran’dan bu yana Maryland eyaletinin dağlık bölgesinde bulunan, başkanların geleneksel olarak çekildiği “Camp David” yerleşkesinde danışmanları ile tartışmaya hazırlanırken, eski Başkan 78 yaşındaki Trump ise haftayı seçim kampanyalarına katılarak geçirdi. Trump’ın tartışmaya hazırlık için daha az kaygılı bir yaklaşım benimsediği kaydedilirken eski Başkan, 22 Haziran’da Philadelphia’daki seçim mitinginde, Biden’ın günlerdir seçim tartışmasına hazırlanmasına ilişkin “Biden, orada dersine çalışmak yerine uyuyordur.” şeklinde alaycı eleştiride bulundu. HER 10 YETİŞKİNDEN 6’SI TARTIŞMAYI İZLEYECEK Associated Press-NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi ile PBS News’in gerçekleştirdiği iki ayrı ankette, ABD’li her 10 yetişkinden 6’sının seçim tartışmasını canlı izleyeceği belirtildi. Tartışmayı katılımcıların yüzde 61’i canlı olarak “son derece” ilgiyle izleyeceğini, yüzde 24’ü de daha sonra haberlerden ve sosyal medyadan takip edeceğini aktarırken, yüzde 14’ü tartışmayla ilgilenmediğini kaydetti. Trump ve Biden, kasım seçimleri öncesi ikinci ve son tartışmasını, ABC televizyonunda sunucular David Muir ve Linsey Davis’in moderatörlüğünde 10 Eylül’de gerçekleştirecek. Bu tartışma için henüz mekan açıklanmadı. Daha önceki seçim tartışmalarını organize eden Başkanlık Tartışmaları Komisyonu (CPD), Biden ile Trump arasında 16 Eylül ile 9 Ekim tarihlerinde iki oturum planlamış ancak hem Biden hem de Trump tarafı, CPD’nin tartışma formatını ve programını beğenmediği için CNN ve ABC’nin önerilerini kabul etmişti. CNN ve ABC, seçim tartışmasına katılım için ulusal düzeydeki en az 4 farklı ankette seçmenlerin en az yüzde 15’inin desteğine sahip olma şartı getirdiğinden, kasım seçimlerine bağımsız aday olarak giren Robert F. Kennedy Jr. ise tartışmada yer almayacak. Biden ve Trump, en son 2020 Başkanlık Seçimi için 22 Ekim 2020’de yüz yüze canlı yayında tartışmıştı.

ABD, Biden ile Trump'ın katılacağı seçim tartışmasına kilitlendi

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak.

CNN’nin Atlanta merkezindeki stüdyosunda gerçekleşecek seçim tartışmasında iki rakip karşı karşıya gelecek. CNN sunucuları Jake Tapper ile Dana Bash’in moderatörlüğünü yapacağı açık oturum, doğu yakası saati ile 21.00’de (TSİ 04.00) başlayacak ve 90 dakika sürecek.

“Adayların tartışmaya ayrılan süreyi en üst düzeye çıkarabilmelerini sağlamak” amacıyla 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak başkanlık tartışması boyunca, Biden tarafının talebi üzerine, Trump’ın araya girmelerini engellemek için yalnızca söz alan konuşmacının mikrofonu açık tutulacak. Format olarak adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Adayların, yanlarına önceden yazılmış notlar almalarına izin verilmeyecek, sadece tartışmada not almaları için bir kalem, bir deste kağıt ve bir şişe su sağlanacak.

UKRAYNA VE GAZZE’Yİ DE ELE ALACAKLAR

Oturumda Biden ve Trump’ın, ekonomi ve göçmen sorunu gibi iç meselelerin yanı sıra, Ukrayna ve Gazze gibi dış politika konuları ile yaşları ve sağlık durumlarıyla ilgili tartışmaları, gizli belgelerin saklanması başta olmak üzere kendileri veya aile üyeleriyle ilgili gündemdeki hukuki konuları masaya yatırması bekleniyor.

81 yaşındaki Biden, 19 Haziran’dan bu yana Maryland eyaletinin dağlık bölgesinde bulunan, başkanların geleneksel olarak çekildiği “Camp David” yerleşkesinde danışmanları ile tartışmaya hazırlanırken, eski Başkan 78 yaşındaki Trump ise haftayı seçim kampanyalarına katılarak geçirdi. Trump’ın tartışmaya hazırlık için daha az kaygılı bir yaklaşım benimsediği kaydedilirken eski Başkan, 22 Haziran’da Philadelphia’daki seçim mitinginde, Biden’ın günlerdir seçim tartışmasına hazırlanmasına ilişkin “Biden, orada dersine çalışmak yerine uyuyordur.” şeklinde alaycı eleştiride bulundu. HER 10 YETİŞKİNDEN 6’SI TARTIŞMAYI İZLEYECEK Associated Press-NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi ile PBS News’in gerçekleştirdiği iki ayrı ankette, ABD’li her 10 yetişkinden 6’sının seçim tartışmasını canlı izleyeceği belirtildi. Tartışmayı katılımcıların yüzde 61’i canlı olarak “son derece” ilgiyle izleyeceğini, yüzde 24’ü de daha sonra haberlerden ve sosyal medyadan takip edeceğini aktarırken, yüzde 14’ü tartışmayla ilgilenmediğini kaydetti. Trump ve Biden, kasım seçimleri öncesi ikinci ve son tartışmasını, ABC televizyonunda sunucular David Muir ve Linsey Davis’in moderatörlüğünde 10 Eylül’de gerçekleştirecek. Bu tartışma için henüz mekan açıklanmadı. Daha önceki seçim tartışmalarını organize eden Başkanlık Tartışmaları Komisyonu (CPD), Biden ile Trump arasında 16 Eylül ile 9 Ekim tarihlerinde iki oturum planlamış ancak hem Biden hem de Trump tarafı, CPD’nin tartışma formatını ve programını beğenmediği için CNN ve ABC’nin önerilerini kabul etmişti. CNN ve ABC, seçim tartışmasına katılım için ulusal düzeydeki en az 4 farklı ankette seçmenlerin en az yüzde 15’inin desteğine sahip olma şartı getirdiğinden, kasım seçimlerine bağımsız aday olarak giren Robert F. Kennedy Jr. ise tartışmada yer almayacak. Biden ve Trump, en son 2020 Başkanlık Seçimi için 22 Ekim 2020’de yüz yüze canlı yayında tartışmıştı.

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

Rusya Ukrayna savaşı devam ederken Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki askeri gerilim de giderek artıyor. Yeni bir dünya savaşına ilişkin yorumların çoğalmasına neden olan çatışmalar nasıl sonuçlanacak?

Kuzey Kore, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in askeri birliklerini desteklemek için bir ay içinde Ukrayna’ya askeri personel gönderme sözü verdi.
Güney Kore televizyonu Chosun’un bir hükümet yetkilisine dayandırdığı haberine göre Pyongyang, yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olmak üzere temmuz ayı başlarında Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarına inşaat ve mühendislik güçleri göndererek benzeri görülmemiş bir adım atacak.
Bu nadir dış destek sözü, Putin’in geçen hafta Kuzey Kore’ye yaptığı ve neredeyse çeyrek asır sonra ilk kez gerçekleşen resmi ziyaretin ardından geldi.
19 Haziran’daki görüşmede, bir savunma anlaşması imzalandı. 
Anlaşma, imzacı tarafları “silahlı bir işgal nedeniyle savaş durumuna düşülmesi” halinde gecikmeksizin elindeki tüm imkanlarla askeri ve diğer yardımları sağlamakla yükümlü kılıyor.
Moskova, Ukrayna’nın nüfus yoğun bölgelerini vurmaya devam ederken ve kuzeyde kesin kazanımlar elde etmeye çalışırken, Kuzey Kore’nin ağustos ve ocak ayları arasında Rusya’ya yaklaşık 1.6 milyon top mermisi tedarik ettiğine inanılıyor.
Devlet medyasına göre, kutuplaşma sertleşirken, Pyongyang yetkilileri Pazartesi günü ABD’yi Ukrayna’ya artan askeri yardımı ve Güney Kore’ye bir uçak gemisi göndermesi nedeniyle eleştirdi.
Yeni bir dünya savaşına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Putin’in Pyongyang ziyaretinden birkaç gün sonra Kuzey Kore’nin üst düzey askeri yetkililerinden Pak Jong Chon, Washington’un Ukrayna’yı Rusya’ya karşı bir “vekalet savaşına” itmeye devam etmesi halinde Moskova’nın her türlü misilleme saldırısını tercih etme hakkı olduğunu söyledi. KCNA haber ajansına göre Pak, bunun Moskova’nın daha güçlü bir yanıt vermesine ve yeni bir dünya savaşına neden olabileceğini söyledi.
Pak, Pentagon’un geçen hafta yaptığı, Ukrayna güçlerinin ABD tarafından tedarik edilen silahları kullanarak Rusya sınırı boyunca herhangi bir yerdeki Rus güçlerini vurabileceği yönündeki açıklamalara atıfta bulundu.
Kuzey Kore Savunma Bakan Yardımcısı Kim Kang Il ise bir Amerikan uçak gemisinin Güney Kore sularına varışının çok tehlikeli bir güç gösterisi olduğunu ve Kuzey Kore’nin “ezici, yeni bir caydırıcılık gösterisi” için kapıları açık bıraktığını söyledi.
ABD donanma yetkilileri, 1,092ft’lik devasa bir gemi olan Theodore Roosevelt uçak gemisinin, bu ay içinde ev sahibi ülke ve Japonya ile ortak askeri tatbikatlara katılmak üzere Cumartesi günü Güney Kore’nin liman kenti Busan’a vardığını söyledi.
Washington ve Seul, Rusya ve Kuzey arasındaki askeri işbirliğinin derinleşmesinden giderek daha fazla endişe duyuyor ve Rusya’yı Ukrayna’ya karşı kullanması için silah ticareti yaparak uluslararası yasaları ihlal etmekle suçluyor.
Moskova ve Pyongyang ise herhangi bir silah transferini reddetti.

3. Dünya Savaşı tartışmaları: Kuzey Kore ve Rusya nasıl etkileyecek?

Rusya Ukrayna savaşı devam ederken Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki askeri gerilim de giderek artıyor. Yeni bir dünya savaşına ilişkin yorumların çoğalmasına neden olan çatışmalar nasıl sonuçlanacak?

Kuzey Kore, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in askeri birliklerini desteklemek için bir ay içinde Ukrayna’ya askeri personel gönderme sözü verdi.
Güney Kore televizyonu Chosun’un bir hükümet yetkilisine dayandırdığı haberine göre Pyongyang, yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olmak üzere temmuz ayı başlarında Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarına inşaat ve mühendislik güçleri göndererek benzeri görülmemiş bir adım atacak.
Bu nadir dış destek sözü, Putin’in geçen hafta Kuzey Kore’ye yaptığı ve neredeyse çeyrek asır sonra ilk kez gerçekleşen resmi ziyaretin ardından geldi.
19 Haziran’daki görüşmede, bir savunma anlaşması imzalandı. 
Anlaşma, imzacı tarafları “silahlı bir işgal nedeniyle savaş durumuna düşülmesi” halinde gecikmeksizin elindeki tüm imkanlarla askeri ve diğer yardımları sağlamakla yükümlü kılıyor.
Moskova, Ukrayna’nın nüfus yoğun bölgelerini vurmaya devam ederken ve kuzeyde kesin kazanımlar elde etmeye çalışırken, Kuzey Kore’nin ağustos ve ocak ayları arasında Rusya’ya yaklaşık 1.6 milyon top mermisi tedarik ettiğine inanılıyor.
Devlet medyasına göre, kutuplaşma sertleşirken, Pyongyang yetkilileri Pazartesi günü ABD’yi Ukrayna’ya artan askeri yardımı ve Güney Kore’ye bir uçak gemisi göndermesi nedeniyle eleştirdi.
Yeni bir dünya savaşına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Putin’in Pyongyang ziyaretinden birkaç gün sonra Kuzey Kore’nin üst düzey askeri yetkililerinden Pak Jong Chon, Washington’un Ukrayna’yı Rusya’ya karşı bir “vekalet savaşına” itmeye devam etmesi halinde Moskova’nın her türlü misilleme saldırısını tercih etme hakkı olduğunu söyledi. KCNA haber ajansına göre Pak, bunun Moskova’nın daha güçlü bir yanıt vermesine ve yeni bir dünya savaşına neden olabileceğini söyledi.
Pak, Pentagon’un geçen hafta yaptığı, Ukrayna güçlerinin ABD tarafından tedarik edilen silahları kullanarak Rusya sınırı boyunca herhangi bir yerdeki Rus güçlerini vurabileceği yönündeki açıklamalara atıfta bulundu.
Kuzey Kore Savunma Bakan Yardımcısı Kim Kang Il ise bir Amerikan uçak gemisinin Güney Kore sularına varışının çok tehlikeli bir güç gösterisi olduğunu ve Kuzey Kore’nin “ezici, yeni bir caydırıcılık gösterisi” için kapıları açık bıraktığını söyledi.
ABD donanma yetkilileri, 1,092ft’lik devasa bir gemi olan Theodore Roosevelt uçak gemisinin, bu ay içinde ev sahibi ülke ve Japonya ile ortak askeri tatbikatlara katılmak üzere Cumartesi günü Güney Kore’nin liman kenti Busan’a vardığını söyledi.
Washington ve Seul, Rusya ve Kuzey arasındaki askeri işbirliğinin derinleşmesinden giderek daha fazla endişe duyuyor ve Rusya’yı Ukrayna’ya karşı kullanması için silah ticareti yaparak uluslararası yasaları ihlal etmekle suçluyor.
Moskova ve Pyongyang ise herhangi bir silah transferini reddetti.

Aşırı sağın güç kazandığı Fransa'da antisemitizm de Müslüman karşıtlığı da arttı

Fransa’da insan hakları komisyonu CNCDH, Gazze’deki savaşın ve aşırı sağın güçlenmesinin de etkisiyle Fransa’da tüm ırkçılık türlerinin arttığını bildirdi. Rapora göre 2023 yılında antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında arttı.

Fransa’da 2023 yılında tüm ırkçılık türlerinde artış görüldü.

Fransa’nın insan hakları komisyonu CNCDH, yayınladığı yıllık raporunda, Gazze’deki savaş ve kamusal tartışmalardaki aşırı sağcı fikirlerin etkisiyle Fransa’da ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün arttığını belirtti.

CNCDH’nin Fransız anayasasında yer alan “eşitlik, kardeşlik ve özgürlük ilkelerine cepheden karşı olduğunu” ve ırkçı görüşleri cesaretlendireceğini söylediği aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN), göçmenlerin haklarının kısıtlanmasını öneren bir platformda yarışarak yaklaşan yasama seçimleri için anketlerde önde gidiyor. RN, 2022 yasama seçimlerinde 88 sandalye kazanarak parlamentodaki ikinci en büyük parti olurken, bu ayın başlarında yapılan Avrupa Birliği oylamasında da Avrupa parlamentosunda 30 sandalye kazandı.

Emmanuel Macron hükümeti de güvenlik, kimlik ve göç konularında sağa kaydı. Gazze savaşı, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Fransa’da da antisemitizm ve İslamofobinin artmasına neden oldu.

“DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ BİR SEVİYE”

CNCDH raporunda, “2023 yılına, gerek görüşlerde gerekse eylemlerde Öteki’nin reddedilmesinde güçlü bir ilerleme damgasını vurdu” denildi ve şunlar belirtildi: “İsrail-Filistin çatışması düzenli olarak (antisemitik) eylemleri tetikliyor ve bu eylemler İsrail ordusunun Filistin topraklarında yürüttüğü operasyonlarla bağlantılı olarak zirve yapıyor. Ancak bu seviye daha önce görülmemiş bir seviyedir. Şubat 2023’te hükümet tarafından önerilen ve (RN’nin fikri olan) ‘ulusal tercih’in yankılarını içeren göç yasası ve etrafındaki tartışmalar bu yabancı düşmanı eğilimi güçlendirdi.” 

YARISINDAN FAZLASI KENDİNİ EVİNDE HİSSETMİYOR

Rapora göre antisemitik eylemler yüzde 284, Müslüman karşıtı eylemler ise yüzde 29 oranında artarken, diğer ırkçı eylem türleri yüzde 21 oranında arttı. 2022 yılında Fransız vatandaşlarının yüzde 43’üne kıyasla, genel nüfustan ankete katılanların yüzde 51’i artık Fransa’da kendilerini evlerinde hissetmiyor ve bu durum rapor yazarları tarafından göçün reddedilmesine bağlanıyor.RN destekçileri arasında bu oran yüzde 91’e yükseliyor.

Ankete katılan Fransızların yüzde 43’ü güvensizliğin esas olarak göçten kaynaklandığını düşünürken, RN destekçilerinin oranı yüzde 83. Yüzde 69’u ise RN’nin iş, sosyal yardım ve barınma konularında yabancılar yerine Fransızların tercih edilmesi gerektiği yönündeki “ulusal tercih” fikrini desteklemiyor.