Dünya Gündemi

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanının evinin önündeki polis aracına molotoflu saldırı

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa’nın başkent Atina’daki evinin önünde bulunan polis aracına molototofkokteyli atılması sonucu yangın çıktı. Olayla ilgili dokuz kişi gözaltına alındı.

Yunanistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Ioanna Klapa Hristdulea’nın evinin önünde bulunan polis aracına molotofkokteylli saldırı düzenlendi. 

Yunanistan Devlet Televizyonu ERT’nin haberine göre, dün gece yarısından sonra Hristdulea’nın Atina’daki evinin önünde nöbet tutan polis aracına kimliği belirsiz kişilerin molotofkokteyli atması sonucu araçta yangın çıktı. Yangın nedeniyle nöbet tutan bir polis yaralandı. Hastaneye sevk edilen polisin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Olayla ilgili olduğu şüphesiyle gözaltına alınan 9 kişi, serbest bırakıldı. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı kınadı. Marinakis, “Ne demokrasimiz ne de adalet ve yargı çalışanları gibi demokrasimizin temelleri terörize edilebilir. Faillerin yakalanması önceliğimizdir. Yaralı polisimize acil şifalar diliyoruz” diye konuştu.

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Japonya’nın en yüksek noktası Fuji Dağı krateri yakınlarında, kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı. Japon ulusal basını yerli ve yabancı turistleri kazalar konusunda uyardı.

Japonya merkezli  Kyodo ajansına göre, Şizuoka Eyalet Emniyeti, dağcıların kaybolduğuna yönelik alınan ihbar sonrası arama faaliyeti başlattı. Fuji’ye tırmanılan patikalarda yapılan aramaların sonucunda, dağın Şizuoka’ya bakan krateri yakınlarında 3 dağcının cansız bedeni bulundu. Yılın büyük bölümünde karla kaplı Fuji Dağı’na temmuz-eylül sezonunda 200 bini aşkın ziyaretçi, popüler yürüyüş patikalarını kullanıyor. Japon ulusal basını, yerli ve yabancı ziyaretçilerin gün doğumunu izlemek dahil, turistik amaçlarla gece boyu yaptıkları tırmanışlar esnasında kazalar yaşanabildiğini bildiriyor. ULUSAL SİMGE  UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve 3 bin 776 metre yüksekliğindeki Fuji Dağı, Japonya’nın ulusal simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yamanaşi ve Şizuoka eyaletleri arasında yer alan, ülkenin en yüksek noktası Fuji Dağı, dağcıların uğrak rotaları arasında bulunuyor.

Fuji Dağı'nda kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı

Japonya’nın en yüksek noktası Fuji Dağı krateri yakınlarında, kaybolan 3 dağcının cesedine ulaşıldı. Japon ulusal basını yerli ve yabancı turistleri kazalar konusunda uyardı.

Japonya merkezli  Kyodo ajansına göre, Şizuoka Eyalet Emniyeti, dağcıların kaybolduğuna yönelik alınan ihbar sonrası arama faaliyeti başlattı. Fuji’ye tırmanılan patikalarda yapılan aramaların sonucunda, dağın Şizuoka’ya bakan krateri yakınlarında 3 dağcının cansız bedeni bulundu. Yılın büyük bölümünde karla kaplı Fuji Dağı’na temmuz-eylül sezonunda 200 bini aşkın ziyaretçi, popüler yürüyüş patikalarını kullanıyor. Japon ulusal basını, yerli ve yabancı ziyaretçilerin gün doğumunu izlemek dahil, turistik amaçlarla gece boyu yaptıkları tırmanışlar esnasında kazalar yaşanabildiğini bildiriyor. ULUSAL SİMGE  UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve 3 bin 776 metre yüksekliğindeki Fuji Dağı, Japonya’nın ulusal simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yamanaşi ve Şizuoka eyaletleri arasında yer alan, ülkenin en yüksek noktası Fuji Dağı, dağcıların uğrak rotaları arasında bulunuyor.

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel’de, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen Gare de Midi tren istasyonu yakınlarındaki bir bölgede iki kişi silahlı saldırıda öldü. Şüphelilerin kaçtığı bildirildi.

Brüksel’deki Gare de Midi tren istasyonu yakınlarında iki kişi vurularak öldürüldü, ikisi ağır üç kişi yaralandı.

Olay, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen bir bölgede meydana geldi. Bir polis sözcüsü, olayın Belçika’nın başkentinin Saint Gilles bölgesindeki bir kafenin yakınında yaşandığını ve şüphelilerin kaçtığını söyledi. Brüksel bölgesi yetkilileri, bu yıl Saint Gilles’i başkentin 19 bölgesindeki 14 diğer bölge arasında uyuşturucunun yoğun olduğu bir nokta olarak tanımladı. Polis şu ana kadar silahlı saldırı ile şehrin yasadışı uyuşturucu ticareti arasında bir bağlantı kuramadıklarını bildirdi. Adli yetkililerin ilerleyen saatlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Belçika’da son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı çeteleri arasındaki rekabete bağlı olarak silahlı şiddet olaylarında artış görülüyor. Brüksel’de ve limanı Latin Amerika’dan yasadışı yollarla ithal edilen kokainin Avrupa’ya ana giriş noktası haline gelen Antwerp’te sokak çatışmaları yaşanmıştı.

Brüksel'de silahlı saldırı: 2 kişi öldü

Brüksel’de, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen Gare de Midi tren istasyonu yakınlarındaki bir bölgede iki kişi silahlı saldırıda öldü. Şüphelilerin kaçtığı bildirildi.

Brüksel’deki Gare de Midi tren istasyonu yakınlarında iki kişi vurularak öldürüldü, ikisi ağır üç kişi yaralandı.

Olay, uyuşturucu kaçakçılığıyla bilinen bir bölgede meydana geldi. Bir polis sözcüsü, olayın Belçika’nın başkentinin Saint Gilles bölgesindeki bir kafenin yakınında yaşandığını ve şüphelilerin kaçtığını söyledi. Brüksel bölgesi yetkilileri, bu yıl Saint Gilles’i başkentin 19 bölgesindeki 14 diğer bölge arasında uyuşturucunun yoğun olduğu bir nokta olarak tanımladı. Polis şu ana kadar silahlı saldırı ile şehrin yasadışı uyuşturucu ticareti arasında bir bağlantı kuramadıklarını bildirdi. Adli yetkililerin ilerleyen saatlerde bir açıklama yapması bekleniyor. Belçika’da son yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı çeteleri arasındaki rekabete bağlı olarak silahlı şiddet olaylarında artış görülüyor. Brüksel’de ve limanı Latin Amerika’dan yasadışı yollarla ithal edilen kokainin Avrupa’ya ana giriş noktası haline gelen Antwerp’te sokak çatışmaları yaşanmıştı.

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Balon savaşları ve birlik saldırıları Kore Tarafsız Bölgesi’nde belirsizliğin artmasına neden oldu. Bu bölgede yaşayanlar siyasi gerilimin ortasına yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Kuzey ve Güney arasında adım adım artan gerilim nasıl başladı,nasıl devam ediyor?

Bill Clinton’un 1993’te başkan olarak ziyareti sırasında “dünyanın en korkunç yeri” olarak tanımladığı Kore Tarafsız Bölgesi (DMZ), üç yıl süren çatışmalar sonrasu 1953’te ateşkes sağlanmasıyla birlikte iki Kore arasında tampon görevi görmeye başladı. Son haftalarda sınır boyunca yaşanan olaylar bölgenin yeni bir gerginlik ve belirsizlik dönemine girdiğini gösteriyor.
Kuzey, Güney Kore sokaklarına gübre, sigara izmaritleri, kullanılmış piller, kumaş artıkları ve atık kağıtlar saçan binlerce balon gönderdi. Güney’deki muhalif gruplar da Kuzey lideri Kim Jong-un’un meşruiyetini zayıflatmak üzere tasarlanmış broşürler, K-pop ve K-drama yüklü USB bellekler içeren balonlarla karşılık verdi.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı balonlarla gönderilen atıklar arasından alınan toprak örneklerinde kırbaç kurdu, kıl kurdu ve yuvarlak kurt gibi bulaşıcı parazitlere rastlandığını açıklamıştı. Buna rağmen atıkların miktarının az olması ve ordu tarafından kontrollü olarak toplanması nedeniyle herhangi bir enfeksiyon riski oluşturmadığı belirtilmişti.
Ancak endişe verici olan gelişme bu ay 20 ila 30 Kuzey Kore askerinin, DMZ’nin ortasından geçen sınır çizgisinin güney tarafına üç “saldırı” gerçekleştirdiğinin bildirilmesi oldu. Güney’deki mevkidaşlarının uyarı ateşi açmasının hemen ardından askerlerin geri çekilmesiyle sonuçlanan olaylar medya tarafından “kaza” olarak nitelendirildi.
DMZ’deki askeri tansiyon artarken, bölge sakinleri, kırılgan barışın devamını umduklarını ancak endişeli olduklarını dile getiriyorlar. “Tüm bu durumlar bizi endişelendiriyor. Bir şey olursa ne olacak? Bu sürekli aklımızda” diyorlar.Bu olayları izlemekle görevli olan Tarafsız Milletler Denetleme Komisyonu (NNSC), Kore savaşının sona erdiği 1953 yılından bu yana DMZ’yi aktif olarak denetliyor ve şu anda beş İsviçreli ve beş İsveçli askerden oluşuyor.
BBC’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı habere göre, yeni uydu görüntüleri, Kuzey Kore’nin Güney Kore sınırına yakın birden fazla yerde duvara benzeyen bölümler inşa ettiğini ortaya çıkardı. DMZ içindeki arazinin de temizlendiğini gösteren uydu görüntülerine göre Uzmanlar bunun Güney Kore ile uzun süredir devam eden ateşkesin ihlali anlamına gelebileceğini söylüyor.
Güney Kore, 7 yıl aradan sonra ilk kez Koreler arası deniz sınırı yakınlarındaki adalarda tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdi.
Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, deniz piyadelerinin 7 yıl aradan sonra ilk kez Sarı Deniz’deki Koreler arası deniz sınırı olan Kuzey Sınır Çizgisi (NLL) yakınlarında tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Tatbikat kapsamında Yeonpyeong ve Baengnyeong adalarına konuşlanan birliklerin, K9 obüsleri, Chunmoo çoklu roketatar sistemleri ve Spike tanksavar füzeleri ile adalar açıklarındaki sulara 290’dan fazla gerçek atış yaptığı açıklandı.
Güney Kore son olarak 2017 yılında, Kuzey Kore ile askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşma imzalanmadan önce benzer bir tatbikat yapmıştı.
Güney Kore, Kuzey Kore’nin ülkenin sınır bölgelerine çöp taşıyan balonlar göndermesinin ardından 2018’de Kuzey Kore ile imzalanan askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşmadan tamamen çekilme kararı almıştı. Güney Kore, anlaşmadan çekilmesinin ardından Askeri Sınır Hattı ve sınır adaları yakınlarındaki tüm askeri faaliyetlerine yeniden başlayacağını duyurmuştu.
Eylül 2018’de Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki askeri gerilimleri azaltmak üzere imzalanan anlaşma kapsamında belirli kara ve deniz tampon bölgeleri oluşturulmuş, bu bölgelerde askeri tatbikatların yapılması yasaklanmıştı. Ayrıca, kazaları önlemek adına iki ülke sınırında uçuşa yasak bölgeler belirlenmişti.

Dünyanın en korkunç yeri: Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim yükseliyor

Balon savaşları ve birlik saldırıları Kore Tarafsız Bölgesi’nde belirsizliğin artmasına neden oldu. Bu bölgede yaşayanlar siyasi gerilimin ortasına yaşamlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Kuzey ve Güney arasında adım adım artan gerilim nasıl başladı,nasıl devam ediyor?

Bill Clinton’un 1993’te başkan olarak ziyareti sırasında “dünyanın en korkunç yeri” olarak tanımladığı Kore Tarafsız Bölgesi (DMZ), üç yıl süren çatışmalar sonrasu 1953’te ateşkes sağlanmasıyla birlikte iki Kore arasında tampon görevi görmeye başladı. Son haftalarda sınır boyunca yaşanan olaylar bölgenin yeni bir gerginlik ve belirsizlik dönemine girdiğini gösteriyor.
Kuzey, Güney Kore sokaklarına gübre, sigara izmaritleri, kullanılmış piller, kumaş artıkları ve atık kağıtlar saçan binlerce balon gönderdi. Güney’deki muhalif gruplar da Kuzey lideri Kim Jong-un’un meşruiyetini zayıflatmak üzere tasarlanmış broşürler, K-pop ve K-drama yüklü USB bellekler içeren balonlarla karşılık verdi.
Güney Kore Birleşme Bakanlığı balonlarla gönderilen atıklar arasından alınan toprak örneklerinde kırbaç kurdu, kıl kurdu ve yuvarlak kurt gibi bulaşıcı parazitlere rastlandığını açıklamıştı. Buna rağmen atıkların miktarının az olması ve ordu tarafından kontrollü olarak toplanması nedeniyle herhangi bir enfeksiyon riski oluşturmadığı belirtilmişti.
Ancak endişe verici olan gelişme bu ay 20 ila 30 Kuzey Kore askerinin, DMZ’nin ortasından geçen sınır çizgisinin güney tarafına üç “saldırı” gerçekleştirdiğinin bildirilmesi oldu. Güney’deki mevkidaşlarının uyarı ateşi açmasının hemen ardından askerlerin geri çekilmesiyle sonuçlanan olaylar medya tarafından “kaza” olarak nitelendirildi.
DMZ’deki askeri tansiyon artarken, bölge sakinleri, kırılgan barışın devamını umduklarını ancak endişeli olduklarını dile getiriyorlar. “Tüm bu durumlar bizi endişelendiriyor. Bir şey olursa ne olacak? Bu sürekli aklımızda” diyorlar.Bu olayları izlemekle görevli olan Tarafsız Milletler Denetleme Komisyonu (NNSC), Kore savaşının sona erdiği 1953 yılından bu yana DMZ’yi aktif olarak denetliyor ve şu anda beş İsviçreli ve beş İsveçli askerden oluşuyor.
BBC’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı habere göre, yeni uydu görüntüleri, Kuzey Kore’nin Güney Kore sınırına yakın birden fazla yerde duvara benzeyen bölümler inşa ettiğini ortaya çıkardı. DMZ içindeki arazinin de temizlendiğini gösteren uydu görüntülerine göre Uzmanlar bunun Güney Kore ile uzun süredir devam eden ateşkesin ihlali anlamına gelebileceğini söylüyor.
Güney Kore, 7 yıl aradan sonra ilk kez Koreler arası deniz sınırı yakınlarındaki adalarda tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdi.
Güney Kore ordusundan yapılan açıklamada, deniz piyadelerinin 7 yıl aradan sonra ilk kez Sarı Deniz’deki Koreler arası deniz sınırı olan Kuzey Sınır Çizgisi (NLL) yakınlarında tam ölçekli gerçek atış tatbikatı gerçekleştirdiği bildirildi. Tatbikat kapsamında Yeonpyeong ve Baengnyeong adalarına konuşlanan birliklerin, K9 obüsleri, Chunmoo çoklu roketatar sistemleri ve Spike tanksavar füzeleri ile adalar açıklarındaki sulara 290’dan fazla gerçek atış yaptığı açıklandı.
Güney Kore son olarak 2017 yılında, Kuzey Kore ile askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşma imzalanmadan önce benzer bir tatbikat yapmıştı.
Güney Kore, Kuzey Kore’nin ülkenin sınır bölgelerine çöp taşıyan balonlar göndermesinin ardından 2018’de Kuzey Kore ile imzalanan askeri gerilimleri azaltmaya yönelik anlaşmadan tamamen çekilme kararı almıştı. Güney Kore, anlaşmadan çekilmesinin ardından Askeri Sınır Hattı ve sınır adaları yakınlarındaki tüm askeri faaliyetlerine yeniden başlayacağını duyurmuştu.
Eylül 2018’de Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki askeri gerilimleri azaltmak üzere imzalanan anlaşma kapsamında belirli kara ve deniz tampon bölgeleri oluşturulmuş, bu bölgelerde askeri tatbikatların yapılması yasaklanmıştı. Ayrıca, kazaları önlemek adına iki ülke sınırında uçuşa yasak bölgeler belirlenmişti.

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, bugün düzenlediği basın toplantısında tutuklanan darbeci general Zuniga’nın ifadesini paylaştı. Buna göre Zuniga ifadesinde, Viacha’dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söyledi.

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından açıklamalarda bulundu.

Vatandaşlara seslenen Prada, demokrasiyi savunma çağrısı yaptı ve tutuklanan general Juan Jose Zuniga’nın komutası altında meydana gelen olaylara şüphe düşürmeye çalışılmaması, başarısız darbenin siyasi kazanç için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Latin Amerika basınının bildirdiğine göre başkanlık kabinesi ile birlikte bugün bir basın toplantısı düzenleyen Prada, darbe girişimi ve Devlet Başkanı Luis Arce’nin görev süresini kesintiye uğratma planını önlemeye yönelik eylemleri konusundaki bakanların tutumunu ortaya koydu. Prada, “Bolivya halkı ve uluslararası toplum önünde kesin ve tam bir şekilde söylüyoruz ki bugün yaşadığımız şey bir darbe girişimidir, başarısız bir darbedir” dedi. Ayrıca muhalefetin ve bazı analistlerin, “siyasi pozisyondan küçük bir dilim elde etmeye çalıştığını” belirtti.

“ASKERLER GEÇ KALDI” Bakan Prada, eski general Zuniga’nın La Paz’daki Suçla Mücadele Özel Kuvvetlerine (Felcc) verdiği polis ifadesinin bir bölümünde, darbe planının gerçekleşmediğini çünkü Viacha’dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söylediğini aktardı. Buna ek olarak, darbe girişiminin ordu tarafından uygulanan şiddetin bir parçası olarak en az 12 kişinin kurşunlarla yaralandığını ifade etti. Öte yandan Bakan Prada, uluslararası toplum ile Bolivya’daki farklı sosyal ve siyasi aktörlerin başarısız darbe girişimini kınadıklarını ve planlanmasından uygulanmasına kadar tüm sorumluların bulunması için cezai ve askeri yollarla soruşturulacağını belirtti.

Zuniga ve beraberindeki askerlerin hükümetin binasını kuşatmasının ardından Bolivya halkı sokağa dökülmüş ve demokrasiyi savunacaklarını söylemişti.

Askerler, halkın tepkisi üzerine ve Devlet Başkanı Luis Arce ile yeni atanan komutanın çağrıları sonucu birliklerine geri dönmüştü.

İşçi sendikaları da darbe girişimine karşı süresiz genel grev ilan etmişti.

Bolivya'da darbe girişimi | Tutuklanan komutan Zuniga'nın ifadesi ortaya çıktı

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, bugün düzenlediği basın toplantısında tutuklanan darbeci general Zuniga’nın ifadesini paylaştı. Buna göre Zuniga ifadesinde, Viacha’dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söyledi.

Bolivya Devlet Başkanlığı Bakanı Maria Nela Prada, darbe girişiminin püskürtülmesinin ardından açıklamalarda bulundu.

Vatandaşlara seslenen Prada, demokrasiyi savunma çağrısı yaptı ve tutuklanan general Juan Jose Zuniga’nın komutası altında meydana gelen olaylara şüphe düşürmeye çalışılmaması, başarısız darbenin siyasi kazanç için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Latin Amerika basınının bildirdiğine göre başkanlık kabinesi ile birlikte bugün bir basın toplantısı düzenleyen Prada, darbe girişimi ve Devlet Başkanı Luis Arce’nin görev süresini kesintiye uğratma planını önlemeye yönelik eylemleri konusundaki bakanların tutumunu ortaya koydu. Prada, “Bolivya halkı ve uluslararası toplum önünde kesin ve tam bir şekilde söylüyoruz ki bugün yaşadığımız şey bir darbe girişimidir, başarısız bir darbedir” dedi. Ayrıca muhalefetin ve bazı analistlerin, “siyasi pozisyondan küçük bir dilim elde etmeye çalıştığını” belirtti.

“ASKERLER GEÇ KALDI” Bakan Prada, eski general Zuniga’nın La Paz’daki Suçla Mücadele Özel Kuvvetlerine (Felcc) verdiği polis ifadesinin bir bölümünde, darbe planının gerçekleşmediğini çünkü Viacha’dan askeri birliklerin yanı sıra Silahlı Kuvvetler ve Hava Kuvvetleri personelinin darbeyi gerçekleştirmek üzere başkente gelmesinin uzun zaman aldığını söylediğini aktardı. Buna ek olarak, darbe girişiminin ordu tarafından uygulanan şiddetin bir parçası olarak en az 12 kişinin kurşunlarla yaralandığını ifade etti. Öte yandan Bakan Prada, uluslararası toplum ile Bolivya’daki farklı sosyal ve siyasi aktörlerin başarısız darbe girişimini kınadıklarını ve planlanmasından uygulanmasına kadar tüm sorumluların bulunması için cezai ve askeri yollarla soruşturulacağını belirtti.

Zuniga ve beraberindeki askerlerin hükümetin binasını kuşatmasının ardından Bolivya halkı sokağa dökülmüş ve demokrasiyi savunacaklarını söylemişti.

Askerler, halkın tepkisi üzerine ve Devlet Başkanı Luis Arce ile yeni atanan komutanın çağrıları sonucu birliklerine geri dönmüştü.

İşçi sendikaları da darbe girişimine karşı süresiz genel grev ilan etmişti.

ABD'de seçime geri sayım: Sonucu etkileyebilecek salıncak eyaletlerde durum nasıl?

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta durarak tartışacak. Peki Trump mı, Biden mı önde? Albrigh Stonebridge Group Başdanışmanı Hakan Akbaş, NTV yayınında konuya ilişkin soruları yanıtladı.