Dünya Gündemi

Bolivya'da darbe girişimine katılan subaylar 30 yıla kadar hapis cezası alabilir

Bolivya’da başarısız olan darbe girişimine katılan çok sayıda subayın tutuklandığı ve 15 ile 30 yıl arasında hapis cezası alabileceği açıklandı.

Bolivya’da darbe girişimine katılan subaylar tutuklandı.

Reuters’ın bildirdiğine göre üst düzey bir hükümet bakanı, bugün yerel televizyonda yaptığı konuşmada, dün yaşanan darbe girişiminin ardından çok sayıda Bolivyalı subayın tutuklandığını duyurdu.

Bakan, subayların 15 ile 30 yıl hapis cezasına yol açabilecek suçlamalarla karşı karşıya olduklarını söyledi.

Güney Amerika ülkesi Bolivya’da General Joan Jose Zuniga liderliğindeki ordu güçleri, dün La Paz’da hükümet binasını kuşatmıştı.

Askerlerin baskınının ardından Devlet Başkanı Luis Arce, halkı demokrasiyi savunmaya çağırdı.

Halkın sokağa dökülmesinin ve Arce tarafından atanan yeni ordu komutanı Jose Wilson Sanchez’in emri üzerine, darbe girişimine kalkışan askerler birliklerine geri döndü.

Darbeci general Zuniga ise tutuklandı.

Cumhurbaşkanlığı bakanı Maria Nela Prada, bugün düzenlediği basın toplantısında 12 kişinin darbe girişimi sırasında yaralandığını açıkladı.

Prada, “Bolivya halkı ve uluslararası toplum önünde kesin ve tam bir şekilde söylüyoruz ki bugün yaşadığımız şey bir darbe girişimidir, başarısız bir darbedir” dedi. Ayrıca muhalefetin ve bazı analistlerin, “siyasi pozisyondan küçük bir dilim elde etmeye çalıştığını” belirtti.

Trump'ın tartışmalı sabıka fotoğrafı:

Eski ABD Başkanı Donald Trump, gündem olan sabıka fotoğrafı ile ilgli konuştu. Trump, fotoğrafının çekilmesinden bu yana siyah ve Latin Amerikalı seçmenlerden daha fazla destek gördüğünü iddia etti.

Kasım ayında gerçekleştirilecek ABD seçimlerinde Joe Biden’a rakip olan Donald Trump “Çektirdiğim sabıka fotoğrafı ortaya çıktığından beri, siyah ve Latin Amerikalı toplumlarından gelen destek fırladı” dedi.

Eski ABD Başkanı, “Sabıka fotoğrafı çok iyi” diye konuştu.

İLK ABD BAŞKANI 

Georgia eyaletindeki 2020 seçim sonuçlarına müdahalede bulunduğu suçlamasıyla hazırlanan iddianame kapsamında teslim olan Trump’ın dördüncü gözaltı işleminde, tutuklama dosyası için ilk kez sabıka fotoğrafı çekilmesi Trump’ı sabıka fotoğrafı çekilen ilk Amerikan başkanı yaptı.

Trump şubat ayında da benzer bir açıklama yaparak fotoğrafının siyahi seçmenlerin ilgisini çektiğini öne sürmüş ve “kendisine olanların onların da başına geldiğini” iddia etmişti.

Trump ayrıca siyah Amerikalıların sabıka fotoğrafını herkesten daha fazla “benimsediğini” söylemiş,  siyahilerin sabıka fotoğrafının basılı olduğu tişörtlerle gezdiğini ve fotoğrafı bardaklara bastığını belirtmişti. 

CANLI YAYINDA KOZLARINI PAYLAŞACAKLAR 

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak.

Trump'ın tartışmalı sabıka fotoğrafı:

Eski ABD Başkanı Donald Trump, gündem olan sabıka fotoğrafı ile ilgli konuştu. Trump, fotoğrafının çekilmesinden bu yana siyah ve Latin Amerikalı seçmenlerden daha fazla destek gördüğünü iddia etti.

Kasım ayında gerçekleştirilecek ABD seçimlerinde Joe Biden’a rakip olan Donald Trump “Çektirdiğim sabıka fotoğrafı ortaya çıktığından beri, siyah ve Latin Amerikalı toplumlarından gelen destek fırladı” dedi.

Eski ABD Başkanı, “Sabıka fotoğrafı çok iyi” diye konuştu.

İLK ABD BAŞKANI 

Georgia eyaletindeki 2020 seçim sonuçlarına müdahalede bulunduğu suçlamasıyla hazırlanan iddianame kapsamında teslim olan Trump’ın dördüncü gözaltı işleminde, tutuklama dosyası için ilk kez sabıka fotoğrafı çekilmesi Trump’ı sabıka fotoğrafı çekilen ilk Amerikan başkanı yaptı.

Trump şubat ayında da benzer bir açıklama yaparak fotoğrafının siyahi seçmenlerin ilgisini çektiğini öne sürmüş ve “kendisine olanların onların da başına geldiğini” iddia etmişti.

Trump ayrıca siyah Amerikalıların sabıka fotoğrafını herkesten daha fazla “benimsediğini” söylemiş,  siyahilerin sabıka fotoğrafının basılı olduğu tişörtlerle gezdiğini ve fotoğrafı bardaklara bastığını belirtmişti. 

CANLI YAYINDA KOZLARINI PAYLAŞACAKLAR 

ABD’de 5 Kasım’daki seçimde başkan olabilmek için yarışacak Demokrat Partili Başkan Joe Biden ile Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump, bu akşam yapılacak ilk açık oturumda kozlarını paylaşacak. 1960’dan bu yana ilk kez seyirci olmadan yapılacak tartışmada adaylar, kürsüde ayakta duraracak konuşacak.

İsrail'den tehdit: Lübnan'ı taş devrine döndürürüz

İsrail ile Lübnan arasında “Mavi Hat” olarak tabir edilen sınır hattında gerginlik devam ediyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah’la bir savaş durumunda ordunun Lübnan’ı “taş devrine” döndürme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD’nin başkenti Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun, Hizbullah’la herhangi bir savaş durumunda Lübnan’ı taş devrine döndürme kapasitesine sahip olduğunu” ifade etti. Gallant, Tel Aviv hükümetinin, İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik bir çözüm bulmayı tercih ettiğini de sözlerine ekledi. The Washington Post’un haberine göre, Washington’da temaslarda bulunan Gallant liderliğindeki İsrail heyeti ile Amerikalı muhatapları, devam eden Gazze’de ateşkes ve esir takası müzakerelerinin yanı sıra İsrail’in Gazze’ye saldırılarının sona ermesinin ardından “ertesi gün” için olası senaryoları tartıştı.

LİBERMAN’DAN NETANYAHU HÜKÜMETİNE ELEŞTİRİ Öte yandan İsrail’de muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri ve eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman ise Binyamin Netanyahu hükümetinin performansını eleştirdi. Liberman yaptığı açıklamada, “Bu hükümetin güneyde (Gazze) de kuzeyde (Lübnan) de bir karar verip kazanamadığı, İsrail halkını güvenliğe kavuşturamadığı ve vatandaşlara güvenlik duygusunu yeniden kazandıramadığı açıktır.” ifadelerini kullandı.

HİZBULLAH’TAN MİSİLLEME Lübnan’da Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail’in tehditlerinin bizi olumsuz etkilemesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Aksine, bunun bizi daha ihtiyatlı hazırlıklar yapmaya motive ettiğini söylemeliyim. Ama bunlar boş tehditlerdir. İsrail, sahada elde edemediğini, tehditle elde edemez.” ifadelerini kullandı.

“İSRAİL SAHAYA ÇIkARSA DAHA FAZLA KAYIP VERİR” Kasım, İsrail’in sahaya çıkarsa daha fazla kayıp vereceğini ve böylece yok olma yolunda bir adım atacağını ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ABD’deki temasları sırasında sarf ettiği tehditvari sözlerin ardından Hizbullah ile savaş istemedikleri ve İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik çözüm bulmayı tercih ettikleri yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Kasım, İsrail Savunma Bakanı’na Gazze’deki savaşı durdurmasını, bunun herkes için gerçek bir kazanç olacağını ifade etti. Gallant, ABD’nin başkenti Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun, Hizbullah’la herhangi bir savaş durumunda Lübnan’ı taş devrine döndürme kapasitesine sahip olduğunu” söylemişti. Gallant, Tel Aviv hükümetinin, İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik bir çözüm bulmayı tercih ettiğini de sözlerine eklemişti. MAVİ HAT’TA GERGİNLİK Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, kuzey sınırında da Lübnan Hizbullahı ile çatışıyor. İsrail ile Lübnan arasında “Mavi Hat” olarak tabir edilen sınır hattında son haftalarda gerginlik tırmanıyor. İsrail ordusu, 18 Haziran’da Lübnan’a yönelik olası bir saldırıya ilişkin “operasyonel planı” onayladığını duyurmuştu. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz da 21 Haziran’da yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın İsrail topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırılarına izin verilemeyeceğini ve gerekli kararları yakında alacaklarını ifade etmişti.

İsrail'den tehdit: Lübnan'ı taş devrine döndürürüz

İsrail ile Lübnan arasında “Mavi Hat” olarak tabir edilen sınır hattında gerginlik devam ediyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Hizbullah’la bir savaş durumunda ordunun Lübnan’ı “taş devrine” döndürme kapasitesine sahip olduğunu söyledi.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, ABD’nin başkenti Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun, Hizbullah’la herhangi bir savaş durumunda Lübnan’ı taş devrine döndürme kapasitesine sahip olduğunu” ifade etti. Gallant, Tel Aviv hükümetinin, İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik bir çözüm bulmayı tercih ettiğini de sözlerine ekledi. The Washington Post’un haberine göre, Washington’da temaslarda bulunan Gallant liderliğindeki İsrail heyeti ile Amerikalı muhatapları, devam eden Gazze’de ateşkes ve esir takası müzakerelerinin yanı sıra İsrail’in Gazze’ye saldırılarının sona ermesinin ardından “ertesi gün” için olası senaryoları tartıştı.

LİBERMAN’DAN NETANYAHU HÜKÜMETİNE ELEŞTİRİ Öte yandan İsrail’de muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri ve eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman ise Binyamin Netanyahu hükümetinin performansını eleştirdi. Liberman yaptığı açıklamada, “Bu hükümetin güneyde (Gazze) de kuzeyde (Lübnan) de bir karar verip kazanamadığı, İsrail halkını güvenliğe kavuşturamadığı ve vatandaşlara güvenlik duygusunu yeniden kazandıramadığı açıktır.” ifadelerini kullandı.

HİZBULLAH’TAN MİSİLLEME Lübnan’da Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail’in tehditlerinin bizi olumsuz etkilemesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Aksine, bunun bizi daha ihtiyatlı hazırlıklar yapmaya motive ettiğini söylemeliyim. Ama bunlar boş tehditlerdir. İsrail, sahada elde edemediğini, tehditle elde edemez.” ifadelerini kullandı.

“İSRAİL SAHAYA ÇIkARSA DAHA FAZLA KAYIP VERİR” Kasım, İsrail’in sahaya çıkarsa daha fazla kayıp vereceğini ve böylece yok olma yolunda bir adım atacağını ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ABD’deki temasları sırasında sarf ettiği tehditvari sözlerin ardından Hizbullah ile savaş istemedikleri ve İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik çözüm bulmayı tercih ettikleri yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Kasım, İsrail Savunma Bakanı’na Gazze’deki savaşı durdurmasını, bunun herkes için gerçek bir kazanç olacağını ifade etti. Gallant, ABD’nin başkenti Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun, Hizbullah’la herhangi bir savaş durumunda Lübnan’ı taş devrine döndürme kapasitesine sahip olduğunu” söylemişti. Gallant, Tel Aviv hükümetinin, İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik bir çözüm bulmayı tercih ettiğini de sözlerine eklemişti. MAVİ HAT’TA GERGİNLİK Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdüren İsrail, kuzey sınırında da Lübnan Hizbullahı ile çatışıyor. İsrail ile Lübnan arasında “Mavi Hat” olarak tabir edilen sınır hattında son haftalarda gerginlik tırmanıyor. İsrail ordusu, 18 Haziran’da Lübnan’a yönelik olası bir saldırıya ilişkin “operasyonel planı” onayladığını duyurmuştu. İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz da 21 Haziran’da yaptığı açıklamada, Hizbullah’ın İsrail topraklarına ve vatandaşlarına yönelik saldırılarına izin verilemeyeceğini ve gerekli kararları yakında alacaklarını ifade etmişti.

Haredilerden İsrail'de zorunlu askerlik protestosu: Polis sert müdahale etti

Ultra Ortodoks Yahudiler (Harediler), Bney Brak kentinde İsrail’deki zorunlu askerlik hizmetini protesto etti. Polisler göstericileri dağıtmak için müdahale ederken, bazılarını yerlerde sürüklendiği görüldü. 10 kişi gözaltına alındı.

Onlarca Haredi, başkent Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak kentinde, İsrail’deki zorunlu askerlik hizmetini protesto etmek için gösteri düzenledi. Göstericiler, kuzey-güney yönünde uzanan ve Bney Brak kentinden geçen 4 numaralı otoyolu trafiğe kapattı. Polisler, otoyolda oturma eylemi yapan göstericileri dağıtmak için zaman zaman müdahalede bulundu. Birbirlerine kenetlenen ve polise direnen göstericiler uzun bir süre trafiğin akışına engel oldu. Göstericileri ayırarak trafiği açmaya çalışan polisin, göstericilerden bazılarını yerde sürüklediği anlar kameralarla kaydedildi. Bazı protestocular şiddet çağrısında bulunurken, bazıları askere gitmek yerine hapse girmeyi veya ölmeyi tercih ettiğini dile getirdi Polis, direnen en az 10 Harediyi gözaltına aldı. İsrail’de, 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze Şeridi’ne başlatılan saldırıların ardından Haredilerin askerlikten muaf tutulmaya devam edilip edilmeyeceği tartışması yaşanıyor. YÜKSEK MAHKEMENİN ULTRA-ORTODOKS YAHUDİLERİN ZORUNLU ASKERLİKTEN MUAFİYET KARARI İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran’da oybirliğiyle Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) erkeklerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağının bulunmadığına ve askerliğe uygun olanların göreve alınması gerektiğine karar vermişti. Kararda, askere alınmayanların kamu tarafından finanse edilen sosyal yardım ve eğitim yardımlarından da yararlanamayacaklarına yer verilmişti. Kararın, zorunlu askerliğe uygun olduğu tahmin edilen 67 bin Haredi erkeğe toplu mu yoksa kademeli biçimde mi tevdi edileceği henüz kesinleşmedi. Haredi erkeklerin askerlik hizmetini yerine getirmesi gerektiği yönündeki kararın siyasi ve toplumsal sonuçlarının olması bekleniyor. Tarihi öneme sahip bu karar, İsrail’de yeni bir iç kargaşaya neden olma ve kültürel bir çatışmayı körükleme potansiyeline sahip. Askerlik yapmayı reddedenler artık devlet desteği alamayacak. Ultra Ortodoks Yahudileri askerlik hizmetinden kurtaran yasal muafiyet Mart 2024’te sona ermişti. HÜKÜMETİN HAREDİLERİN ASKERLİK MUAFİYETİ İÇİN EK SÜRE TALEBİ REDDEDİLMİŞTİ Yüksek Mahkeme, mart ayında Netanyahu hükümetinin yeni askerlik yasası hazırlanana kadar Ultra Ortodoks Yahudilerin (Haredi) askerlik muafiyetinin uzatılması için ek süre talebini reddetmişti. Mahkeme, şu ana kadar askerlik şubesine yazılmamış Tevrat okullarında (Yeşivalarda) eğitim gören Haredi öğrenciler için hükümetin sağladığı fonun da kesilmesi talimatını vermişti. İsrail Meclisinde, Haredilerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasına ilişkin yasa tasarısı, 11 Haziran’da yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edilmişti. Tasarının, yürürlüğe girmesi için ikinci ve üçüncü okumada onaylanmak üzere Meclisin Dışişleri ve Güvenlik Komitesinde tartışılması bekleniyordu. Muhalefet partileri Haredilerin askerlikten muaf tutulmasını eleştirirken, Netanyahu hükümetinde yer alan Ultra Ortodoks Yahudileri temsil eden partiler ise Haredilere askerliği zorunlu hale getirecek yasa tasarısına karşı çıkıyor. HAREDİLER İSRAİL NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YÜZDE 12’SİNİ OLUŞTURUYOR Çoğu dini gerekçelerle askere gitmeyi reddeden Harediler, 9 milyonluk ülkede nüfusun yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyor. Ülkedeki Haredi Yahudilerinin büyük çoğunluğu Batı Kudüs’teki Meaşerim Mahallesi’nde ve başkent Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak kentinde yaşıyor. İsrail’de 1 Kasım 2022 seçimlerinden zaferle ayrılan Likud lideri Netanyahu’nun koalisyon ittifakında aşırı sağcı partilerin yanı sıra Ultra Ortodoks Şas ve Birleşik Tevrat Yahudilik partileri yer alıyor. Laik Yahudilerle aralarında birçok konuda görüş ayrılığı olan ve toplumun geri kalanına entegre olmayı reddeden HarediYahudilerin çoğu, orduda dinlerinin gerektirdiği şekilde yaşayamayacakları gerekçesiyle askerlik yapmayı reddediyor. Kadın ve erkekler için İsrail’de 3 yıl zorunlu askerlik hizmeti bulunuyor. Ultra Ortodoks Yahudilik inanca sahip Harediler ise 26 yaşına kadar Tevrat kurslarında (Yeşiva) eğitim almaları halinde askerlikten muaf tutuluyor. İsrail’de koalisyon ortağı Haredi partiler, “Tevrat eğitiminin temel hak olduğu” yönünde bir kanun geçirerek temsil ettikleri kesimi askerlikten muaf tutulmasını yasal güvence altına almayı planlıyordu.

Çin'de iki eski savunma bakanı hakkında yolsuzluk soruşturması

Çin’de eski savunma bakanları Li Şangfu ve Vey Fınghı hakkında yolsuzluk soruşturması başlatıldığı bildirildi.

Çin ajansı Xinhua’nın haberine göre, ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisinin (ÇKP) en üst düzey karar organı Merkez Komite Siyasi Bürosu, bugün yaptığı toplantının ardından iki eski bakanın partiden ihraç edildiği duyurdu. Merkezi Askeri Komisyon, öncesinde yaptığı toplantıda, Li ve Vey’in general rütbelerini geri alırken Çin Halk Kurtuluş Ordusundan (ÇHKO) azletti. Göreve 2023 yılı başında gelen ve 6 ay sonra aniden ortadan kaybolduktan sonra görevden alınan Li Şangfu hakkındaki soruşturmanın 31 Ağustos 2023’te başlatıldığı, soruşturma sonunda Li’nin başkaları adına çıkar sağlamak üzere büyük miktarda rüşvet aldığının ve başkalarına da rüşvet verdiğinin tespit edildiği belirtildi. Ülkede 2018-2023 yıllarında savunma bakanlığı yapan Vey hakkındaki soruşturmanın ise 21 Eylül 2023’te başlatıldığı, soruşturma sonunda Vey’in, kayıt dışı hediyeler ve para karşılığında yetkisini başkalarına çıkar sağlamak üzere kullandığının belirlendiği kaydedildi. “CİDDİ DİSİPLİN İHLALLERİ VE SUÇLAR”

Soruşturmalarda, iki eski bakanın, “ciddi disiplin ihlalleri ve suçlar işlediğine dair” kanıtlar bulunduğu belirtilirken bunlara dair detay verilmedi. İki eski bakanın söz konusu suçlarla ilgili yargılanacağı kaydedilen haberde, şüphelilerle ilgili sert bir dilin kullanılması dikkati çekti. Haberde Vey’in, “partiye ve orduya inancını ve sadakatini yitirdiği”, “ÇHKO’nun siyasi ekosistemini ciddi şekilde kirlettiği”, Li’nin ise “asıl görevinden yüz çevirip partinin ilkelerini unuttuğu”, “ÇHKO’nun askeri donanım endüstrisini ciddi şekilde zehirlediği”, ikisinin eylemlerinin, “partinin davasına, ulusal savunmaya, ordunun inşasına ve kıdemli liderlerin imajına ciddi zarar verdiği” ifadeleri yer aldı. Li ve Vey, Çin’de ordu mensuplarına yönelik yolsuzluk soruşturmalarında hedef alınan son isimler oldu. ORDUDAKİ YOLSUZLUK SORUŞTURMALARI Şi, 2012’de Çin Komünist Partisi Genel Sekteri ve ardından devlet başkanı olmasından itibaren yolsuzlukla mücadeleyi en temel politikalarından biri haline getirmişti. Şi iktidarında parti, devlet yönetimi ve kamu işletmelerini kapsayan yolsuzluk soruşturmaları kapsamında çok sayıda üst düzey yetkili hedef alınırken, soruşturmaların siyasi çizgiye bağlılığı sağlamak, rakipleri ve muarızları elemine etmek için kullanıldığı da iddia ediliyor. Yolsuzlukla mücadele kampanyasında daha önce silahlı kuvvetlerin bazı üst düzey yetkilileri hakkında soruşturma yürütülmüştü. Merkezi Askeri Komisyonun eski başkan yardımcılarından General Guo Boşiong, 2016’da rüşvet vermekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, hakkında yolsuzluk soruşturması yürütülen General Şü Cayhou, askeri mahkemeye çıkarılamadan 2015’te kanserden hayatını kaybetmişti. Merkezi Askeri Komisyon Üyesi ve Genelkurmay Dairesi Başkanı General Fang Fınghui 2017’de aniden ortadan kaybolmuş, ardından 2018’de Komünist Partiden ihraç edilmiş ve 2019’da yolsuzluktan ömür boyu hapse çarptırılmıştı. ROKET KUVVETLERİNE SORUŞTURMA Yolsuzluk soruşturmaları, yakın zamanda Çin Halk Kurtuluş Ordusunun stratejik caydırıcılık bakımından kritik nükleer silah ve uzun menzilli füzelerinden sorumlu Roket Kuvvetlerini hedef almıştı. Merkez Askeri Komisyon bünyesindeki Disiplin Teftiş Komisyonu, 28 Temmuz 2023’te, Roket Kuvvetlerinin mevcut komutanı Li Yüçao ile yardımcısı Liu Guangbin’in yanı sıra eski yardımcısı Cang Cıncong’un soruşturulduğunu bildirmişti. Komutan ve yardımcısı görevden alınırken, yerlerine yeni atamalar yapılmıştı. Li’den önceki Savunma Bakanı Vey Fınghı’nın bir dönem komutanı olduğu kuvveti hedef alan soruşturma, silahlı kuvvetlerde yolsuzlukla mücadele kampanyasının süreceğinin işaretini vermişti. DONANIM GELİŞTİRME DAİRESİNE SORUŞTURMA ÇHKO’nun askeri donatım ve modernizasyonundan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesi, Temmuz 2023’te tedarik ve ihale süreçlerinde “düzenleme ve disiplin ihlalleri” nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurmuş, o sırada Savunma Bakanı olan Li Şangfu’nun daire başkanı olduğu Ekim 2017’den itibaren tespit edilen “uygunsuzluklarla” ilgili ihbar çağrısı yapmıştı. Li, bundan yaklaşık bir ay sonra Ağustos 2023’te aniden ortadan kaybolduktan sonra 24 Ekim 2023’te görevden alınmış, daha sonra yerine Donanma Komutanı Dong Cün atanmıştı. 9 GENERALİN MECLİS ÜYELİĞİNE SON VERİLMİŞTİ Çin Ulusal Halk Kongresi Merkez Komitesi, yıl sonundaki yasama oturumunun ardından 30 Aralık 2023’te 9 generalin meclis üyeliklerine son verildiğini duyurmuştu. Roket Kuvvetlerinden 5, Donanım Geliştirme Dairesinden 2, Hava ve Deniz kuvvetlerinden 1’er general meclis üyeliğinden çıkarılmıştı. Roket Kuvvetlerinden eski kuvvet komutanı Li Yüçao, görevdeki ve eski yardımcıları Liu Guangbin ve Cang Cıncong, Li’den önceki kuvvet komutanı Cou Yaning, kuvvetin donanım bölümünün başındaki Lu Hong’un Meclis üyeliklerine son verilmişti. Donanım Geliştirme Dairesinin görevdeki ve önceki başkan yardımcıları Rao Vınmin ve Cang Yülin ile 2017-2021 dönemindeki Hava Kuvvetleri Komutanı Ding Layhang ve Deniz Kuvvetlerinin Güney Filo Komutanı Cü Şinçun da Meclis üyeliği sonlandırılan askerler arasında yer almıştı. Generallerin “parti disiplini ve kanunları ciddi ihlal şüphesi” meclis üyeliklerine nedeniyle son verildiği açıklanmıştı. “Parti disiplini ve kanunları ihlal” ifadesi, Çin’de devlet görevlileri hakkında yürütülen soruşturmalarda yolsuzluk suçlamasına işaret ediyor.

Çin'de iki eski savunma bakanı hakkında yolsuzluk soruşturması

Çin’de eski savunma bakanları Li Şangfu ve Vey Fınghı hakkında yolsuzluk soruşturması başlatıldığı bildirildi.

Çin ajansı Xinhua’nın haberine göre, ülkeyi yöneten Çin Komünist Partisinin (ÇKP) en üst düzey karar organı Merkez Komite Siyasi Bürosu, bugün yaptığı toplantının ardından iki eski bakanın partiden ihraç edildiği duyurdu. Merkezi Askeri Komisyon, öncesinde yaptığı toplantıda, Li ve Vey’in general rütbelerini geri alırken Çin Halk Kurtuluş Ordusundan (ÇHKO) azletti. Göreve 2023 yılı başında gelen ve 6 ay sonra aniden ortadan kaybolduktan sonra görevden alınan Li Şangfu hakkındaki soruşturmanın 31 Ağustos 2023’te başlatıldığı, soruşturma sonunda Li’nin başkaları adına çıkar sağlamak üzere büyük miktarda rüşvet aldığının ve başkalarına da rüşvet verdiğinin tespit edildiği belirtildi. Ülkede 2018-2023 yıllarında savunma bakanlığı yapan Vey hakkındaki soruşturmanın ise 21 Eylül 2023’te başlatıldığı, soruşturma sonunda Vey’in, kayıt dışı hediyeler ve para karşılığında yetkisini başkalarına çıkar sağlamak üzere kullandığının belirlendiği kaydedildi. “CİDDİ DİSİPLİN İHLALLERİ VE SUÇLAR”

Soruşturmalarda, iki eski bakanın, “ciddi disiplin ihlalleri ve suçlar işlediğine dair” kanıtlar bulunduğu belirtilirken bunlara dair detay verilmedi. İki eski bakanın söz konusu suçlarla ilgili yargılanacağı kaydedilen haberde, şüphelilerle ilgili sert bir dilin kullanılması dikkati çekti. Haberde Vey’in, “partiye ve orduya inancını ve sadakatini yitirdiği”, “ÇHKO’nun siyasi ekosistemini ciddi şekilde kirlettiği”, Li’nin ise “asıl görevinden yüz çevirip partinin ilkelerini unuttuğu”, “ÇHKO’nun askeri donanım endüstrisini ciddi şekilde zehirlediği”, ikisinin eylemlerinin, “partinin davasına, ulusal savunmaya, ordunun inşasına ve kıdemli liderlerin imajına ciddi zarar verdiği” ifadeleri yer aldı. Li ve Vey, Çin’de ordu mensuplarına yönelik yolsuzluk soruşturmalarında hedef alınan son isimler oldu. ORDUDAKİ YOLSUZLUK SORUŞTURMALARI Şi, 2012’de Çin Komünist Partisi Genel Sekteri ve ardından devlet başkanı olmasından itibaren yolsuzlukla mücadeleyi en temel politikalarından biri haline getirmişti. Şi iktidarında parti, devlet yönetimi ve kamu işletmelerini kapsayan yolsuzluk soruşturmaları kapsamında çok sayıda üst düzey yetkili hedef alınırken, soruşturmaların siyasi çizgiye bağlılığı sağlamak, rakipleri ve muarızları elemine etmek için kullanıldığı da iddia ediliyor. Yolsuzlukla mücadele kampanyasında daha önce silahlı kuvvetlerin bazı üst düzey yetkilileri hakkında soruşturma yürütülmüştü. Merkezi Askeri Komisyonun eski başkan yardımcılarından General Guo Boşiong, 2016’da rüşvet vermekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, hakkında yolsuzluk soruşturması yürütülen General Şü Cayhou, askeri mahkemeye çıkarılamadan 2015’te kanserden hayatını kaybetmişti. Merkezi Askeri Komisyon Üyesi ve Genelkurmay Dairesi Başkanı General Fang Fınghui 2017’de aniden ortadan kaybolmuş, ardından 2018’de Komünist Partiden ihraç edilmiş ve 2019’da yolsuzluktan ömür boyu hapse çarptırılmıştı. ROKET KUVVETLERİNE SORUŞTURMA Yolsuzluk soruşturmaları, yakın zamanda Çin Halk Kurtuluş Ordusunun stratejik caydırıcılık bakımından kritik nükleer silah ve uzun menzilli füzelerinden sorumlu Roket Kuvvetlerini hedef almıştı. Merkez Askeri Komisyon bünyesindeki Disiplin Teftiş Komisyonu, 28 Temmuz 2023’te, Roket Kuvvetlerinin mevcut komutanı Li Yüçao ile yardımcısı Liu Guangbin’in yanı sıra eski yardımcısı Cang Cıncong’un soruşturulduğunu bildirmişti. Komutan ve yardımcısı görevden alınırken, yerlerine yeni atamalar yapılmıştı. Li’den önceki Savunma Bakanı Vey Fınghı’nın bir dönem komutanı olduğu kuvveti hedef alan soruşturma, silahlı kuvvetlerde yolsuzlukla mücadele kampanyasının süreceğinin işaretini vermişti. DONANIM GELİŞTİRME DAİRESİNE SORUŞTURMA ÇHKO’nun askeri donatım ve modernizasyonundan sorumlu Donanım Geliştirme Dairesi, Temmuz 2023’te tedarik ve ihale süreçlerinde “düzenleme ve disiplin ihlalleri” nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurmuş, o sırada Savunma Bakanı olan Li Şangfu’nun daire başkanı olduğu Ekim 2017’den itibaren tespit edilen “uygunsuzluklarla” ilgili ihbar çağrısı yapmıştı. Li, bundan yaklaşık bir ay sonra Ağustos 2023’te aniden ortadan kaybolduktan sonra 24 Ekim 2023’te görevden alınmış, daha sonra yerine Donanma Komutanı Dong Cün atanmıştı. 9 GENERALİN MECLİS ÜYELİĞİNE SON VERİLMİŞTİ Çin Ulusal Halk Kongresi Merkez Komitesi, yıl sonundaki yasama oturumunun ardından 30 Aralık 2023’te 9 generalin meclis üyeliklerine son verildiğini duyurmuştu. Roket Kuvvetlerinden 5, Donanım Geliştirme Dairesinden 2, Hava ve Deniz kuvvetlerinden 1’er general meclis üyeliğinden çıkarılmıştı. Roket Kuvvetlerinden eski kuvvet komutanı Li Yüçao, görevdeki ve eski yardımcıları Liu Guangbin ve Cang Cıncong, Li’den önceki kuvvet komutanı Cou Yaning, kuvvetin donanım bölümünün başındaki Lu Hong’un Meclis üyeliklerine son verilmişti. Donanım Geliştirme Dairesinin görevdeki ve önceki başkan yardımcıları Rao Vınmin ve Cang Yülin ile 2017-2021 dönemindeki Hava Kuvvetleri Komutanı Ding Layhang ve Deniz Kuvvetlerinin Güney Filo Komutanı Cü Şinçun da Meclis üyeliği sonlandırılan askerler arasında yer almıştı. Generallerin “parti disiplini ve kanunları ciddi ihlal şüphesi” meclis üyeliklerine nedeniyle son verildiği açıklanmıştı. “Parti disiplini ve kanunları ihlal” ifadesi, Çin’de devlet görevlileri hakkında yürütülen soruşturmalarda yolsuzluk suçlamasına işaret ediyor.

Haredilerden İsrail'de zorunlu askerlik protestosu: Polis sert müdahale etti

Ultra Ortodoks Yahudiler (Harediler), Bney Brak kentinde İsrail’deki zorunlu askerlik hizmetini protesto etti. Polisler göstericileri dağıtmak için müdahale ederken, bazılarını yerlerde sürüklendiği görüldü. 10 kişi gözaltına alındı.

Onlarca Haredi, başkent Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak kentinde, İsrail’deki zorunlu askerlik hizmetini protesto etmek için gösteri düzenledi. Göstericiler, kuzey-güney yönünde uzanan ve Bney Brak kentinden geçen 4 numaralı otoyolu trafiğe kapattı. Polisler, otoyolda oturma eylemi yapan göstericileri dağıtmak için zaman zaman müdahalede bulundu. Birbirlerine kenetlenen ve polise direnen göstericiler uzun bir süre trafiğin akışına engel oldu. Göstericileri ayırarak trafiği açmaya çalışan polisin, göstericilerden bazılarını yerde sürüklediği anlar kameralarla kaydedildi. Bazı protestocular şiddet çağrısında bulunurken, bazıları askere gitmek yerine hapse girmeyi veya ölmeyi tercih ettiğini dile getirdi Polis, direnen en az 10 Harediyi gözaltına aldı. İsrail’de, 7 Ekim 2023’ten sonra Gazze Şeridi’ne başlatılan saldırıların ardından Haredilerin askerlikten muaf tutulmaya devam edilip edilmeyeceği tartışması yaşanıyor. YÜKSEK MAHKEMENİN ULTRA-ORTODOKS YAHUDİLERİN ZORUNLU ASKERLİKTEN MUAFİYET KARARI İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran’da oybirliğiyle Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) erkeklerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasının yasal dayanağının bulunmadığına ve askerliğe uygun olanların göreve alınması gerektiğine karar vermişti. Kararda, askere alınmayanların kamu tarafından finanse edilen sosyal yardım ve eğitim yardımlarından da yararlanamayacaklarına yer verilmişti. Kararın, zorunlu askerliğe uygun olduğu tahmin edilen 67 bin Haredi erkeğe toplu mu yoksa kademeli biçimde mi tevdi edileceği henüz kesinleşmedi. Haredi erkeklerin askerlik hizmetini yerine getirmesi gerektiği yönündeki kararın siyasi ve toplumsal sonuçlarının olması bekleniyor. Tarihi öneme sahip bu karar, İsrail’de yeni bir iç kargaşaya neden olma ve kültürel bir çatışmayı körükleme potansiyeline sahip. Askerlik yapmayı reddedenler artık devlet desteği alamayacak. Ultra Ortodoks Yahudileri askerlik hizmetinden kurtaran yasal muafiyet Mart 2024’te sona ermişti. HÜKÜMETİN HAREDİLERİN ASKERLİK MUAFİYETİ İÇİN EK SÜRE TALEBİ REDDEDİLMİŞTİ Yüksek Mahkeme, mart ayında Netanyahu hükümetinin yeni askerlik yasası hazırlanana kadar Ultra Ortodoks Yahudilerin (Haredi) askerlik muafiyetinin uzatılması için ek süre talebini reddetmişti. Mahkeme, şu ana kadar askerlik şubesine yazılmamış Tevrat okullarında (Yeşivalarda) eğitim gören Haredi öğrenciler için hükümetin sağladığı fonun da kesilmesi talimatını vermişti. İsrail Meclisinde, Haredilerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasına ilişkin yasa tasarısı, 11 Haziran’da yapılan oylamada oy çokluğuyla kabul edilmişti. Tasarının, yürürlüğe girmesi için ikinci ve üçüncü okumada onaylanmak üzere Meclisin Dışişleri ve Güvenlik Komitesinde tartışılması bekleniyordu. Muhalefet partileri Haredilerin askerlikten muaf tutulmasını eleştirirken, Netanyahu hükümetinde yer alan Ultra Ortodoks Yahudileri temsil eden partiler ise Haredilere askerliği zorunlu hale getirecek yasa tasarısına karşı çıkıyor. HAREDİLER İSRAİL NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YÜZDE 12’SİNİ OLUŞTURUYOR Çoğu dini gerekçelerle askere gitmeyi reddeden Harediler, 9 milyonluk ülkede nüfusun yaklaşık yüzde 12’sini oluşturuyor. Ülkedeki Haredi Yahudilerinin büyük çoğunluğu Batı Kudüs’teki Meaşerim Mahallesi’nde ve başkent Tel Aviv yakınlarındaki Bney Brak kentinde yaşıyor. İsrail’de 1 Kasım 2022 seçimlerinden zaferle ayrılan Likud lideri Netanyahu’nun koalisyon ittifakında aşırı sağcı partilerin yanı sıra Ultra Ortodoks Şas ve Birleşik Tevrat Yahudilik partileri yer alıyor. Laik Yahudilerle aralarında birçok konuda görüş ayrılığı olan ve toplumun geri kalanına entegre olmayı reddeden HarediYahudilerin çoğu, orduda dinlerinin gerektirdiği şekilde yaşayamayacakları gerekçesiyle askerlik yapmayı reddediyor. Kadın ve erkekler için İsrail’de 3 yıl zorunlu askerlik hizmeti bulunuyor. Ultra Ortodoks Yahudilik inanca sahip Harediler ise 26 yaşına kadar Tevrat kurslarında (Yeşiva) eğitim almaları halinde askerlikten muaf tutuluyor. İsrail’de koalisyon ortağı Haredi partiler, “Tevrat eğitiminin temel hak olduğu” yönünde bir kanun geçirerek temsil ettikleri kesimi askerlikten muaf tutulmasını yasal güvence altına almayı planlıyordu.

İranlılar yeni cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidiyor: 3 isim öne çıkıyor

İran’da halk, bugün ülkenin 9. Cumhurbaşkanını seçmek üzere sandığa gitmeye hazırlanıyor. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili öne çıkıyor.

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin 19 Mayıs’ta helikopter kazasında hayatını kaybetmesinin ardından bir yıl öne alınan cumhurbaşkanlığı seçimleri bugün yapılacak. Seçimde yarışan adayların kampanya süreci seçimden 24 saat önce sona erdiği için bu sabah 08.00 itibarıyla her türlü propaganda faaliyeti yasaklandı. İran’da cumhurbaşkanı 4 yıl süreyle görev yapıyor ve en fazla 2 defa üst üste seçilebiliyor. Adayların ilk turda seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekiyor. İlk turda yüzde 50+1’in üzerine çıkan aday olmaması halinde en fazla oyu alan 2 aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz’da yapılacak ikinci turda kazanan isim ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak. Seçimlerde reformist aday Mesud Pezeşkiyan, muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışacak. SEÇİMDE YAKLAŞIK 62 MİLYON KİŞİ OY KULLANABİLECEK Yaklaşık 88 milyon nüfusa sahip İran’da, yaklaşık 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanabilecek. Mevcut seçim kanununa göre, seçmenlerin oy verme tarihinde 18 yaşını doldurmuş olmaları gerekiyor. Buna göre, 29 Haziran 2006 ve öncesinde doğanlar, oy kullanma hakkına sahip. Oy kullanma işlemi bugün yerel saatle 08.00’de başlayacak ve 18.00’de sona erecek. Bu süre ihtiyaç halinde İçişleri Bakanlığına bağlı Seçim Merkezinin kararıyla birkaç saat daha uzatılabilir. Anayasayı Koruyucular Konseyinin adaylıklarını onayladığı 6 isimden muhafazakar adaylar Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi, “muhafazakar kanatta birliği sağlamak için” seçime saatler kala adaylıktan çekildi. ADAYLAR, HALKA EKONOMİ KONUSUNDA VAATLER SUNDU İran’da halkın en önemli gündemi ekonomi olduğu gibi adaylar da münazaralarda ve seçim kampayanlarında ekonomiyi önceleyen vaatler verdi. Reformistlerin tek adayı Pezeşkiyan ile ılımlı muhafazakar Mustafa Purmuhammedi, kampanyalarında ekonomik sorunlarda yaptırımların ve bundan kaynaklı olarak dünya ile etkileşim eksikliğinin olumsuz etkilerini dile getirdi. Diğer muhafazakar adaylar Said Celili, Emir Hüseyin Kadızadehaşimi ve Ali Rıza Zakani, ekonominin dış gelişmelere bağlı olmaması gerektiğini ifade etti. Meclis Başkanı muhafazakar aday Muhammed Bakır Kalibaf ise bu üçlüden daha itidalli görüşleri savunurken yaptırımların etkisi olduğunu, göreve gelmesi halinde yaptırımların kaldırılmasına odaklanacağını ve yaptırımların “adım adım” kaldırılmasının önemini vurguladı. İNTERNET YASAKLARI VE ZORUNLU BAŞÖRTÜSÜ UYGULAMASINA DAİR SÖYLEMLER Adayların kampanyalarında, ülkedeki hassas ve kronik meselelerden internet yasakları, zorunlu başörtüsü uygulaması ve etnik ve mezhebi ayrımcılık konuları da gündeme geldi. Bu konularda ise özellikle reformist aday Pezeşkiyan, mevcut hükümete ciddi eleştirilerde bulundu. Pezeşkiyan, cumhurbaşkanı olması halinde internet yasaklarının büyük kısmını kaldıracağını, başörtüsü konusunda kadınlara baskıyı sona erdireceğini ve hükümeti etnik ve mezhebi ayrımcılıktan arındıracağını belirtti. KALİBAF, DİĞER MUHAFAZAKARLARA GÖRE AÇILIMI SAVUNAN SÖYLEMLER GELİŞTİRDİ Pezeşkiyan, Purmuhammedi ve Kalibaf, seçim kampanyalarında ve münazaralarda açılımı savunan söylemler geliştirirken Celili ile seçim yarışından muhafazakarlar lehine çekilen Zakani ve Kadızadehaşimi ise daha çok mevcut durumu sürdürme niyetinde olduklarını belirtti. Adayların bir kısmının ve hususen Pezeşkiyan’ın danışmanı eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in nükleer müzakereler gibi hassas konularda Reisi hükümetini eleştirmesi ve muhafazakarlara göre, “Batı’ya teslimiyetçi” yaklaşım sergilemesi sonrasında İran lideri Ali Hamaney’in, bu konudaki uyarı niteliğindeki açıklamaları dikkatleri çekti. KALİBAF VE CELİLİ ARASINDA SON SAATLERDE UZLAŞMA OLMAZSA SEÇİM İKİNCİ TURA KALABİLİR Ülkede hava, seçimin Kalibaf-Pezeşkiyan veya Celili-Pezeşkiyan rekabetine sahne olacağı yönünde esiyor ancak Pezeşkiyan’ın seçimi kazanması için gerekli olan küskün seçmenin sandığa çekilmesi konusunda halk arasında yeteri kadar büyük bir heyecan oluşturup oluşturmadığı da halen soru işareti. Tahran’da İranlıların önemli bir kısmı halen oy vermeyeceğini belirtiyor. PEZEŞKİYAN, SON ANKETTE ÖNE ÇIKTI Muhafazakarlar hala seçime tek adayla girme konusunda anlaşmaya varamadı. Celili ile Kalibaf ayrı olarak devam etmeyi tercih ederse Pezeşkiyan’ın ilk turda olmasa da ikinci turda seçimi kazanma ihtimali az değil. Öte yandan ülkede yapılan anketlerde, farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Daha önce Kalibaf önde görünürken şu anda bazı anketlerde Celili bazılarında ise Pezeşkiyan öne çıkıyor. Son olarak İranlı Öğrenciler Anket Ajansı (ISPA) tarafından 26 Haziran’da ülke genelinde yüz yüze gerçekleştirilen kamuoyu yoklamasında, yarışın ilk sırasında yüzde 33,1 ile Pezeşkiyan, ikinci sırasında yüzde 28,8 ile Celili yer alırken diğer muhafazakar aday Muhammed Bakır Kalibaf ise yüzde 19,1 ile üçüncü sırayı aldı. Anketlere göre, Pezeşkiyan’ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranına sahip olduğu görülüyor.